1 Bölüm yabancı mesaj
Ders çalışırken ardı arkası kesilmeyen mesajlara bakmak zorunda kalmıştım.
Yabancı bir numara canı sıkıldığı için eğleniyor olmalıydı.
Gökyüzüne_aşık: Ders çalışmaktan Sıkılmadın mı?
Gökyüzüne_aşık: Hadi bırak artık ders çalışmayı benimle konuş.
Gökyüzüne_aşık: Hadi kızım burada beklemekten sıkıldım.
Ay_kız: Sen kimsin? Seni tanımıyorum bile!
Sinirle telefonu kapatacağım esna da 'Görüldü' yazısını görünce sinirlenmiştim.
Gökyüzüne_aşık: Tanışırız.
Görüldü atmıştım.
Ay_kız: Akşam akşam şaka mısın?
Gökyüzüne_aşık: Yoo! Ciddiyim.
Birde ciddiyim diyor. Terbiyesiz!
Ay_kız: Terbiyesiz gecenin köründe ne istiyorsun.
Gökyüzüne_aşık: Seni.
Ay_kız: Höst! Bu kadar hızlı olur mu?
Gökyüzüne_aşık: Olmaz mı?
Ay_kız: Hem birbirimizi tanımadan bu iş olmaz.
Gökyüzüne_aşık: Ne olmaz.
Bilerek bilmemezlikten geliyordu.
Ay_kız: Neden bildiğin soruları soruyorsun.
Gökyüzüne_aşık: Soru sormadım :)
Telefonu sinirle dışarıya fırlatmama az kalmıştı.
Ay_kız: Uyanık mısın?
Gökyüzüne_aşık: Seninle konuştuğuma göre?
Ay_kız: O anlam da değil.
Gökyüzüne_aşık: Hangi anlamda?
Ay_kız: Gıcık ve uyuzsun.
Gökyüzüne_aşık: Beni görmeden nerden anladın?
Ay_kız: Seni görmeme gerek yok. Yazdığın mesajlardan anlaşılıyor.
Gökyüzüne_aşık: Güzellik olmadı bu şimdi? Kırdın beni!
Kaşlarımı çatarak ekranda ki mesajı okumaya başlamıştım. Niye kırıldı ki şimdi bu adam?
Ay_kız: Niye kırıldın? Ne dedim şimdi ki ben?
Görüldü
Çevrim içi
Çevrim dışı
Kaç saattir telefonuma bakıyorum fakat tek bir yanıt bile yoktu.
Tüm gece meraktan uyumamıştım. Sabah kalktığımda çok uykusuzdum.
Sabah kalktığımda telefonumu elime alarak mesaj yazmaya başlamıştım.
Ay_kız: Uyanık mısın?
Gökyüzüne_aşık: Ne anlamda?
Ay_kız: Tamam, seni kırdığım için üzgünüm. Tüm gece uyuyamadım.
Derin bir nefes almıştım. İçim de itiraf etmenin bir mutluluğu vardı.
Gökyüzüne_aşık: çen beni çok mu merak ettin.
Bu çocuğa sinir olmamak elde değildi. Sanki şeytan tüyü vardı. Kendisine çeken bir çekim kuvveti vardı.
Ay_kız: Şakanın sırası değil.
Gökyüzüne_aşık: Sana da günaydın.♡
Ay_kız: Hiç günaymadın.
Gökyüzüne_aşık: Seni şakacı kız!!!
Ay_kız: Neyse okula hazırlanmam gerekiyor sonra görüşürüz.
Gökyüzüne_aşık: Demek sen de okuyorsun?
Ay_kız: Aynen öyle ben de okula gidiyorum.
Gökyüzüne_aşık: Okulu değil de o kulu özlüyorum.
Ay_kız: Yine nediyon oğlum ya!
Gökyüzüne_aşık: Boşversene sonra görüşürüz.
Ay_kız: Nerede görüşmeyi planlıyorsunuz acaba beyfendi?
Gökyüzüne_aşık: Lafın gelişi canım, sende...
Gülümseyerek telefonu komidinin üzerine bırakarak okul formamı giyindim. Saçlarımı tek bağlayarak okul çantamı omzuma takarak kapının önüme geldiğim de annem elime tutuşturduğu sandviçe baktım.
"Yolda yersin canım." Diyerek gülümsediğin de annemin boynuna sarılarak yanaklarına sulu bir öpücük kondurmuştum.
Anneannem odasından çıkarak "Geç kalıyorsunuz!" Diye sitemle kızdığın da kahkaha atarak anneanneme öpücük gönderdim.
Abimin odasına koşarak kapıyı açtım hala uyuyordu.
Tebessüm ederek yanından uzaklaşacağım sırada anneannem ve terlikleri ile karşılaşınca dış kapıdan bir koşuda dışarıya çıktım.
Annem ise arkamdan bağırarak "Baban ve kız kardeşin ön kapıda seni bekliyor."
Beyaz arabamızın önüne geldiğim de kız kardeşim arabanın önün de durmuş beni bekliyordu.
"Günaydın abloş." Diyerek beyaz arabanın kapısını açarak arabanın içine girdiğin de ben de yanına oturarak cam kenarına oturmuştum.
Arabanın içine girdiğimizde başını omzumun üzerine koydu. "Abla pazartesileri sence de güzel değil mi?"
Babam bir kahkaha attı. Tüm arabanın için de babamın sesi yankılandı. "Pazartesi sendromu mu?"
Babam haklıydı... Her pazartesi okula gitmek bir öğrenci için ne kadar zorsa işe gidenler için daha zordu.
Öncelikle kız kardeşimi okula bıraktık. Kız kardeşim bir güzel tirip atarak arabadan aşağıya indi.
Gülmemek için kendimi çok zor tutuyordum. Eve gidince benden bunun hesabını kesinlikle soracaktı.
Benim okulun önüne gelince senfoni orkestrası başlamıştı. "Derslerine çok iyi çalış. Öğretmenlerini dinle..." gibi ıvır zıvır bir sürü laf gevezeliğiyle yine zırvlamıştı.
Okuldan içeriye girdiğim de telefonumun bildirim sesi gelmişti. Kimden geldiğini artık biliyordum.
Gökyüzüne_aşık: Keşke seninle aynı okul da olabilseydik.
Mesajı gülümseyerek okuyordum. Bir yanda da yürüyordum.
Gökyüzüne_aşık: Şuan kesin gülüyorsundur.
Yazıyor... Yazıyor
Birine çarpmamla telefonumun yere düşmesi bir olmuştu. "Dikkat etsene angut?" Diye bağırmak zorunda kalmıştım.
"Angut?" Kafamı kaldırınca okulun voleybol takımın da yer alan okulun en büyük zorbası karşımda duruyordu.
Arkadaş gurubu bile zorbaydı. Bunu tüm okul bilirdi. Ben de kendi kendime başıma bela almıştım.
Yutkunarak konuşmaya başlamıştım. "Ne angutu ya! Sen yanlış anlamışsındır."
Bana dik dik bakmaya devam edince bir de üzerine gözlerini kırpıştırınca gerçek bir yanıt beklediğini anlamıştım.
Elime kafamı karıştırarak bir yalan uydurmaya çalışıyordum. "Şimdi benim canım armut çekti. Canım armut çektiği için bunu sesli söylemem gerekiyordu-" cümlemin devamı yoktu.
Elini dudağımın üzerine koymuştu. "Sus anladım. Salak değilim."
Bir süre daha bana baktı. "Anladım canın armut çekmiş." Diyerek omuz atarak yanımdan yürüyerek geçtiğin de yere düşen telefonumu elime tekrar geri almıştım.
Gıcık herif! Önüne baksana ya!
Kendini beğenmiş zübbe...
İlk ders matematikti. Denklem ve fonksiyon beni benden alıyordu. Sınıftan içeriye girdiğim de herkes kendi alemindeydi.
En önde oturan ineklerin yanına oturmuştum. Sakın beni inek bir sanmayın ben inek görünmlü ineksiz öğrenciyim. Lan ne diyorum ya ben...
Sınıf başkanı telefonları toplamaya başlamıştı. Telefonumu kutunun içine katmıştım. Etrafa bakıyordum.
İçeriye o zübbe girmişti.
Nesrin hoca ile bakıştıktan sonra Nesrin hoca kafasını sallamıştı. Nesrin hoca bu yıl gelen matematik hocasıydı. Çok tatlı ve bir o kadar da güzel bir kadındı.
"Bulutcum, İlkim'in yanına oturabilirsin." Dediğinde Nesrin hocaya kısa bir bakış atmıştım.
"İnekcim çantanı alırsan yanına oturabilirim." Diye mırıldandığın da sırtıyordu.
Kaşlarımı çatarak çantamı yanımdan alarak çanta askılığına astım. Sıranın yanın da olan askılıklara asmıştım.
Ders boyunca ben ona kötü bakışlar fırlatıyordum o da bana inat gülümsüyordu.
Ders bitince Nesrin hoca sınıftan çıkınca kafamı sıraya koymuştum.
Kafama fırlatılan su ile başımı kaldırmıştım. Sırıtarak bana bakıyordu. "Ne yapıyorsun?" Diye bağırarak üzerine doğru yürümeye başlamıştım.
Sırıtarak eli hızlı bir şekilde saçımı tutarak saç tokamı çıkarmıştı. Siyah tokamı bileğine takmıştı.
"Tokamı geri versene." Diye seslendiğim de arkasına bile bakmadan sınıftan dışarıya çıkmıştı.
Sınıfta kimse yoktu yoksa ben ona gösterirdim gününü...
Öğle arasına kadar bir daha onu görmemiştim.
Öğle arasında yemekhaneye çıkarak yemeğimi yemeye başladığım da karşı masaya oturmuştu.
Yemek yerken bana bakarken, bakışlarından rahatsız olduğum için kaşlarımı çatarak kafamı iki yana sallamıştım.
Bana bakarak daha çok gülmeye başlamıştı. Gamzeleri bile belli oluyordu.
Yanına gelen uzun boylu turuncu saçları olan bir kız ellerini boynuna dolamıştı. Masadan kalkarak göz kırpmıştım.
Tekrar sınıfa dönerek içeriye girmiştim. Herkesin telefonu masanın üzerindeydi.
Telefonumu masadan alarak mesaj var mı diye telefonuma bakmıştım.
Gökyüzüne_aşık: Görmediğin birini özleyebilir misin?
Ay_kız: Görmediğin birine aşık olabilir misin?
Gökyüzüne_aşık: Bana aşık mı oldun?
Ay_kız: Beni özledin mi?
Gökyüzüne_aşık: ikisi de aynı şey değil ki?
Ay_kız: Aynı değil mi?
Gökyüzüne_aşık: Değil...
Ay_kız: Hiç aşık oldun mu?
Gökyüzüne_aşık: aşk insanı öldürür...
Ay_kız: Aşk insanı yeniden küllerinden doğmasını sağlamaz mı?
Gökyüzüne_aşık: Aşk her iki insanı da kalbinden vurur.
Ay_kız: Nereden biliyorsun?
Gökyüzüne_aşık: Yaşamadan anlayamazsın.
Ay_kız: Yaşadın mı?
Gökyüzüne_aşık: Sadece uzaktan gördüm.
Ay_kız: Yaşamadığın bir şeyi anlayamazsın, kendin söyledin.
Gökyüzüne_aşık: Yaşamama gerek yok :)
Gökyüzüne_aşık: Biletimi ön sahne de izledim.
Ay_kız: Acını dindirebilirim.
Gökyüzüne_aşık: Acımı kimse dindiremez! Sen bile...
Ay_kız: Denemeden bilemeyiz.
Görüldü
Çevrim dışı
"İlkim yanıma gelsene." Bu Nesrin hocanın sesiydi. Telefonumu cebime atarak yanına doğru yürüdüm.
Yan duvar da karşı tarafa bakan Bulut vardı. Olayı anlamak için etrafa bakınmıştım.
Nesrin hoca elini omzumun üzerine koydu. "Bulut'a matematik dersi vermeni istiyorum. Diğer derslerde de yardımcı olacaksın."
Nesrin hoca sıcak anneye benzer bir gülümseme ile "Sana güveniyorum." Diyerek önce elini omzumdan çekti.
Koridor da uzaklaştığında Bulut'a doğru döndüm. Bulut bana bakmıyordu.
"Sana ihtiyacım yok." Cümlesini söyleyerek yanımdan uzaklaşmıştı. Yanımdan uzaklaştığın da telefonumdan bildirim sesi gelmişti.
Gökyüzüne_aşık: Kalbim çok acıyor... senin de kalbin acıyor mu ay kız?
Ay_kız: Senin bir kalbin var mı Gökyüzüne aşık adam?
Gökyüzüne_aşık: Kırıcı olma!
Ay_kız: Kırıcı olmayı seviyorum.
Gökyüzüne_aşık: Ben de seni seviyorum.
Ay_kız: Bu itiraf çok erken değil mi?
Gökyüzüne_aşık: Sen ölürken mi söylememi isterdin?
Ay_kız: Neden olmasın!
Gökyüzüne_aşık: Seni kaybedeceğime kendimi öldürürüm daha iyi.
Ay_kız: Ciddi misin?
Gökyüzüne_aşık: Ciddi olmasam neden sana böyle bir cümle kurayım, aptal!
Ay_kız: Benim için canını feda etme.
Gökyüzüne_aşık: Neden?
Ay_kız: Sen daha iyilerine layıksın...
Gökyüzüne_aşık: Ben sana layığım. Ben sadece seni istiyorum.
Ay_kız: Beni tanımıyorsun bile.
Gökyüzüne_aşık: Seni bir gün tanıyacağım günü bekliyorum.
Ay_kız: Beni tanıman için kendi ruhunu feda etmen gerekir.
Gökyüzüne_aşık: Ben senin için canımı bile feda ederim.
Ay_kız: Yalan söylüyorsun.
Gökyüzüne_aşık: Yalansa kendi yalanım da öleyim.
Ay_kız: Çok büyük konuşma. Kader isterse ikimizi de ayırır.
Gökyüzüne_aşık: Ayırsın ben yine de seni bulurum.
Ay_kız: Beni ne kadar iyi tanıyorsun.
Gökyüzüne_aşık: Beş yaşında seni gördüğüm her yerde pamuk şeker yediğin gün. Benim çocukluğum bitmişti.
Ay_kız: Beni tanıyorsun?
Gökyüzüne_aşık: Kısmen seni tanıyorum...
Ay_kız: Bugün dürüstsün.
Gökyüzüne_aşık: Ben sana her gün doğruyu söylüyorum.
Ay_kız: Şimdi ağlayacağım.
Gökyüzüne_aşık: Puhaaa :)
Ay_kız: Keşke seni görme şansım olsaydı.
Gökyüzüne_aşık: Benim de seninle evlenebilmek şansım olsaydı.
Ay_kız: Şapşal!!!
Gökyüzüne_aşık: çok bilmiş!!!
Ay_kız: Çok bilirmiş.
Gökyüzüne_aşık: Çok severmiş.
Ay_kız: Çok yalancıymış.
Görüldü
Ay_kız: ŞAKAYDI!!!
Çevrim dışı
Çok alıngandı... Bulut'un sesini duydum. Telefonumu cebime kattım.
"Gidiyoruz." Dediğinde kolumu tutmuştu.
"Nereye gidiyoruz?" Diye sormuştum çünkü bazen bu halleri beni korkutuyordu.
"Cehennemin dibine gelirmisin?" Gelmezdim çünkü ben hikayelerde ki iyi kız rolünü oynayan yan karakterdim...