#iyi okumalarr💓🫶
Telefonumun ardı ardına çalaması ile gözlerimi aralayıp telefonu elime aldım.Çok merak ediyordum sabah sabah hangi deli bu kadar ısrarcı bir şekilde arıyordu.Aslan'ın aradığını görünce gözlerimi devirip telefonu açtım.
Açar açmaz gür bir çığlık sesi geldi."Lann!! Kulağımın zarı patladı mal,neden bağırıyorsun."Diye cırladım."Gerizekalı üç saattir kapıdayız aç artık şu kapıyı,ölücem acımdan."Diyip yüzüme telefonu kapattı.
Ağır ağır yataktan kalkıp,kapıya doğru ilerledim.Kapıyı açtığımda Kerem,Kaan abi,Melis ve tabi ki Alsan ayakta dikiliyordu.Aslan hiçbişey söylemeden beni iterek içeriye girdi."Yavaş lan öküz !" Diye bağırdım."Sana da günaydın,ben de seni çok seviyorum." Diyerek benimle alay etti.
Homurdanarak Melis'e sarıldım,Melis beni sıkıca sarıp sarmaladı."Bir an hiç kapıyı açmayacaksın sandım Mehtap"diyip yanağıma sulu bir öpücük bıraktı.Aslanın ardından o da içeriye girdi.
Kaan abi,Melis çekilir çekilmez kollarını açıp ona sarılmamı bekledi.Onu daha fazla bekletmeden sıkıca sarıldım.Saçlarıma küçük bir buse koyup, geri çekildikten sonra omuzlarımdan tutup hasar kontrolü yaptı herhalde.
Tek kaşını kaldırıp,"dün o kadar aradım neden açılmadı telefonlarım" Diye sordu yapay olduğunu bildiğim bir sinirle."Yeminle şarjı bitmiş,gece taktım şarja.Sonra da uyumuşum zaten"dedim.
"Bu seferlik affediyorum.Ama bir daha böyle olursa direk yanın da biterim haberin olsun."Diyip içeri geçti.En son kapıda ürkekçe bana bakan Kerem'e kollarımı açan ben oldum.O da benim gibi hızlıca bana sarıldı."Mehtap abla çok korktuk gercekten."Dedi tatlı tatlı.
"Kerem,seni cidden ısırıcam bir gün."Diyip yanağından makas aldım.Gözlerini açıp, "anlamadım ki neden" Diye sordu."Boşver tatlım,gir içeri hadi bekleme böyle kapıda."
Beni başıyla onaylıyıp içeri girdi.Kapıyı kapattıp ben de içeri girdim.
"Lan göt ,otur oturduğun yerde senin mi evin de böyle rahat davranıyorsun. "Kaan abi yerinde durmayıp mutfak dolaplarını karıştıran Aslan'a kızıyordu."Abi boşver, benim evim onun evi ne fark eder."Diyip elimi bişey olmaz der gibi salladım.
Aslan elinde nerden bulduğunu kestiremediğim, profiterolü ağzına attıp"Evet onun bütün mal varlığı benim,benim de bir mal varlığım olmadığı için sıkıntı yok " Dedi dolu ağzı ile.
"Aslında bu durumda,sen Mehtab'ın oluyorsun Kedicik" Diyip Aslan'la dalga geçiyordu Melis.Aslan anlamadığı için aval aval bize bakıyordu.Onun bu halleri bizi gülme krizine sokmuştu,Kerem bile hafiften sırıtıyordu.
"Bir mal ben miyim? Neye güluyorsunuz siz?"Diyip hemen mutfak adasının etrafından dolanıp salona girdi."Aynen kardeşim,bir mal sensin."Diyerek Kaan abi bile alaya aldı.Daha fazla dayanamayarak ayağa kalktım ve Aslan'a sarıldım.
"Siz niye gülümün üstüne gidiyorsunuz." diyip şakağına bir öpücük kondurdum.
"Ya bu kesin böyle davraniyorsa kesin bişey kaçırdım ben"diyerek sitem etti.
"Ya yok bişey açsın sen aç ,o yüzden böyle oldu."Diyip karnına şaplak attım.
Daha fazla konuşmasına izin vermeden Melis'i tuttuğum gibi mutfağa sürükledim.
Biz kahvaltı hazırlarken Aslan ise Kerem'i şıkıştırıp ağzından laf almaya çalışıyordu.
Kahvaltılıkları bir bir masaya koyup, bardaklara çayları doldurduk.
Aslan sonunda Kerem'in ağzından laf almış olacak ki evin her yerinde Melis'i kovalıyordu."Evimi sakın dağıtmayın ha gebertirim sizi."Diye bağırdım arkalarından.
Biz masaya geçip oturduktan sonra, anca Kaan abinin tehdidi ile ikisi de tıpış tıpış masaya geldi.
Kahvaltıyı, iş ve havadan sudan konuşarak hızlıca bitirdik.Kaan abi ve ben balkonda otururken,Kerem ve Melis mutfağı topluyor,Aslan ise içmek için bize kahve yapıyordu.Kaan abi huzursuz bir şekilde yerinde kıvranıyordu.
"Sor,abi."Dedim daha fazla dayanamayarak.
"Ben bu bağış işini hallettim,bi arkadaşım var.Seve seve bağış yapabileceğini söyledi,kalan işçileri ise yeni açacağımız.."
"Abi,ben gitmeye karar verdim."diyerek sözünü kestim.Yüzüme bakakaldı,"Hayır"dedi sadece."Abi","Ne abi ya,ne abi " diye sittem etti.Sesi normalden daha yüksek ve sinirli çıkıyordu.
Balkona diğerleri de giriş yapıtı,Kaan abinin bu tepkisi hepsini şaşkına uğramıştı.Aslan kaşlarını çatarak,"ne oluyor burada,ne diye bağırıyorsun Mehtab'a." Bakışlarım Aslan'ın sinirden kahveye çalmış elaları ile kesişti."Ne oluyor burada diye sordum!" Diyerek sorusunu yeniledi sinir ile.
"Mehtap gidicekmiş."Diyip sustu Kaan abi.Hepsinden aynı anda bir "NE!" nidası yükseldi."Gitmiyor bir yere siz yanlış anlamışsınızdır."Diyip yanıma oturdu Aslan.
"Hayır yanlış duymadiniz,doğru söylüyor Kaan abi." Diyip sustum.
"Hayır doğru duymadık,bir yere de gitmiyorsun."Diyerek benimle zıtlaştı Aslan.
"Allah Allah nedenmiş o, ya da dur benim gitmeme kim mani olacak"diye sordum sinir ile.Hepsi aynı anda "Ben "dediler.
Bu tavırları bana bir sürü duyguyu aynı anda yaşatıyordu.
Hem mutluydum,çünkü birileri beni önemsiyordu,hem üzgündüm ailemi geride bırakacaktım,hem şaşkındım beni seven ve benim durumumu önemseyen insanalar,ailem vardı."Bakın,oturun anlatayım." Dedim yalvarır gibi.
"Neyi anlatacaksın,bizi nasıl bırakıp gideceğini mi?" Diye sordu Melis dolu gözler ile."Bakın lütfen beni bari siz dinleyin,oturun sakin sakin konuşalım"dedim bir umut ,umutsuz çıkan sesim ile.
"Oturun ve konusması bitene kadar onu sakın bölmeyin." Dedi Aslan.Herkes tek tek sandalyelere oturdu,benim konuşmam için gözümün içine bakıyorlardı.Çok ihtiyacım olacağı için derin bir nefes aldım.
"8 senedir doğduğum,büyüdüğüm memlekettimden çok uzaktayım.Ailem ile sadece telefonda görüşüyorum.Çocukluğumun katili adam ölse bile,ben de o topraklara dönecek yürek yoktu. Hâla da yok,deli cesaretti bende ki."
Tırnaklarımı kollarıma geçirip acımı onlarda çıkartıyordum.Burnumu çekip,dolan gözlerimi tavana diktim,ağlamak istemiyordum."Annemin kokusunu unuttum,en son elinden hangi yemeği yedigimi hatırlamıyorum.
Kardeşlerimin anılarında ben yokum,beni sadece fotoğraflardan biliyorlar"
Göz yaşlarımı silip balkondan dışarı baktım."Biliyorum,canımın yanmasından korkuyorsunuz.Ama Allah için benim canım hiç o, 17 yaşında ki kız gibi bir daha yanar mı?" Ufak bir hıçkırık kaçtı ağzımdan.
"Korkakmışım ben,ölü olan birinden hala korktuğum için anne kokusundan mahrum kalmışım yıllardır."diyip sustum,çünkü artık gözyaşlarım konuşmama engel oluyordu.
Ağzımı açarsam bebek gibi hıçkırarak ağlardım.
Beş dakika sesizliğin ardından derin bir nefes alıp,"Ayrıca bazılarından almam gereken intikamlarım var.Onlar kan kusana kadar bu dünyadan ayrılmayacağım.O yüzden gitmeliyim, bu sefer o kadar eminim ki karşımda duran dağ bile olsa ezer geçerim."
"Üzüleceksin ama kıracakalar seni,belki onlar orada mutludur ve sen senelerdir bu mutluluktan maruz kaldığın için lanetler edeceksin kendine.Buna rağmen mi istiyorsun?" Diye sordu üzgün bir sesle Aslan.
Sırtımı dikleştirip çenemi kaldırdım,"Evet"dedim net bir sesle.
"O zaman bize söz düşmüyor,sen kararını vermişsin."diye karşılık verdi Kaan abi üzgün ve tiripli sesi ile."Ne zaman gideceksin ?" Diye mantıklı bir soru sordu Kerem.
Bu sorunun cevabını ben de bilemediğim için bakışlarımı Kaan abiye çevirdim."Bakma öyle,kabul edeceğini düşünmediğim için sormadım böyle birşeyi.Hafta sonu gidersin şirket bizim sonuçta,biraz geç gitsen batmaz."
Burnumu çekip güldüm."Abi seni çok seviyom yaa" dedim birden bire."Sus,ben de seni seviyorum ama tripliyim şuan sana"
dedi burun kıvırırak.Yeni duran gözyaşlarım yeniden gelmeye başlayınca bir daha burnumu çektim.
Aslan başımı kendine çekip göğsüne yasladı."Lan it döverim seni çabuk özür dile benim gülümden."Diyerek tehtid etti Kaan abiyi.Kaan abi halime acımış olacak ki kalkıp yanımda ki boş sandalyeye oturup beni kendine çekti.
"Tamam affettim,ağlama.Yoksa bu göt keser beni."Dedi.Aslan, arkadan "keserim tabi"diye söylendi."Abiye bak,kardeşi ağliyor diye değil,kesilmekten korkuyor"diyen Melis beni abisinin ellerinden çekip sarıldı.
"Yani o öyle değil.."Diye karşı çıkan Kaan abiye,Aslan"sen sus sus "diyerek laf attı.
İkisinin arasında söz savaşları başlarken Melis kafamı öpüp geri çekildi.Ondan ayrıldığımda gözlerim Keremle kesişti.
Benime göz göze gelince,gözünden akan bir damla yaşı sildi.
Onun bu hallerine gülüp ellerimi iki yana açtım.Oturduğu yerden hızlıca kalkıp Aslan'ı ittiği gibi bana sarıldı.Aslan homurdanarak yerden kalktı. Ve Kerem'in ensesinden tuttuğu gibi benden ayırdı.
"Ama ben ona doyamamıştım ki"dedim."Sus kız sarılmak istiyorsan bana sarıl,bunlara ne diye sarılıyorsun."diye karşılık verdi bana."Aslan abi,lütfen beni bırakabilir misin?"Diye masumca soran Kerem'i rahat bıraktı sonunda.
Yerimden kalktığım gibi,gidip Kerem'e sarıldım.Aslan "LAN!!" Diyerek üstümüze atladı.Kaan abi Aslan'ı tutup bizden uzaklaştırmaya çalışıyordu.Melis ile Melisliğini yapıp telefonu balkon kapısına sabitleyip,Keremin sırtına atladı.
Sonuç olarak,Kerem'in sırtında Bir adet Melis.Ben ise Asla'nın ellerinden kurtulamaya çalışırken,Aslan bana sıkıca sarılmış Kerem'den uzaklaştırmaya çalışırken ,Kaan abi de beni kurtarmaya çalıştığı komik ama güzel bir fotoğraf ortaya çıkmıştı.
Biraz daha kendi başımıza eğlendikten sonra ben hazırlanınca işe gitmek için evden çıktık.Yolda Melis'ten fotoğrafı isteyip,beyaz bir kalp koyarak duvar kağıdı yaptım.Nereye gidersem gideyim ailem hep benimle hep kalbimde olacaktı.
#bölüm sonu