İçeriğe geç

Ay Işığında Kalanlar

Bölüm 16 · 2 dk okuma

Ay Işığında Kalanlar

Bölüm 16

Beklemek

Ertesi sabah Defne, otobüs terminaline gitti.

Eylül'ün otobüsünün kalkmasına daha birkaç dakika vardı.

Eylül onu görünce şaşırdı.

“Geleceğini düşünmemiştim.”

Defne gülümsedi.

“Ben de gelmeyeceğimi düşünmüştüm.”

Eylül güldü.

Sonra ikisi sessizce birbirlerine baktılar.

“Bana kızgın mısın?” diye sordu Eylül.

“Hayır.”

“Üzgün müsün?”

“Evet.”

Eylül başını eğdi.

“Ben de.”

Otobüsün kalkmasına birkaç dakika kalmıştı.

Defne çantasından küçük bir defter çıkardı.

“Bu ne?”

“Sen gidince yazacağım.”

Eylül defteri aldı.

“Bana mı?”

“Belki.”

Eylül güldü.

“Bunu da benden öğrendin.”

“Evet.”

İkisi de gülümsedi.

Anons yapıldığında Eylül'ün yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Gitmem gerekiyor.”

“Biliyorum.”

Eylül otobüse yöneldi.

Tam merdivenlere çıkacakken geri döndü.

“Defne?”

“Efendim?”

“Beni unutma.”

Defne başını salladı.

“Unutmam.”

Eylül otobüse bindi.

Defne otobüs uzaklaşana kadar orada kaldı.

---

Sonraki günler Defne için oldukça sessiz geçti.

Okul aynıydı.

Kütüphane aynıydı.

Ama Eylül'ün oturduğu sandalye boştu.

Defne her öğle arasında aynı masaya oturuyor ve defterine birkaç satır yazıyordu.

Bugün yağmur yağdı.

Bugün seni yine düşündüm.

Bugün kütüphane çok sessizdi.

Bazen Eylül'le görüntülü konuşuyorlardı.

Bazen saatlerce mesajlaşıyorlardı.

Eylül yeni şehrini anlatıyor, Defne okulda olanları paylaşıyordu.

Aralarındaki mesafe büyümüş olsa da konuşmaları hiç bitmiyordu.

Bir akşam Eylül mesaj attı:

Eylül: Sana bir şey söyleyeceğim.

Defne: Ne?

Uzun bir süre cevap gelmedi.

Sonra:

Eylül: Burada kalmam gerekebilir.

Defne'nin yüzündeki gülümseme kayboldu.

Defne: Ne kadar?

Eylül: Bilmiyorum.

Defne telefonu masaya bıraktı.

İçinde bir korku oluştu.

Ya Eylül geri dönmezse?

Ya zamanla her şey değişirse?

Birkaç dakika sonra yeni bir mesaj geldi.

Eylül: Ama senden vazgeçmek istemiyorum.

Defne hemen cevap verdi.

Defne: Ben de senden vazgeçmiyorum.

---

Haftalar geçti.

Defne artık beklemeye alışmıştı.

Fakat bir akşam kapısının önünde bir paket buldu.

Üzerinde Eylül'ün el yazısı vardı.

Paketi açtığında içinden küçük bir ay kolyesi çıktı.

Yanında da bir not vardı:

“Bazen uzaklık, insanları birbirinden ayırmaz. Kimin gerçekten kalmak istediğini gösterir.”

Defne kolyeyi eline aldı.

Gülümsedi.

Tam o sırada telefonu çaldı.

Eylül arıyordu.

Defne hemen açtı.

“Merhaba.”

“Merhaba.”

“Paketi aldın mı?”

“Evet.”

“Beğendin mi?”

“Çok.”

Bir süre ikisi de sustu.

Sonra Eylül:

“Defne?”

“Efendim?”

“Sanırım yakında dönüyorum.”

Defne'nin yüzünde büyük bir gülümseme oluştu.

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

“Ne zaman?”

“Yakında.”

Defne güldü.

“Bu çok belirsiz.”

“Biliyorum.”

“Yine de bekleyeceğim.”

Eylül'ün sesi yumuşadı.

“Ben de seni bekliyorum.”

Telefon kapandıktan sonra Defne kolyeyi boynuna taktı.

Pencerenin dışına baktı.

Ay gökyüzünde parlıyordu.

Ve ilk kez beklemek ona ağır gelmiyordu.

Çünkü artık beklediği şeyin geri döneceğini biliyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.