Simsiyah pelerinimi çekiştirerek saçlarımı ve yüzümü iyice kapattım ve sokakta mutlu ama tedirgin bir şekilde yürümeye koyuldum biri saçlarımı fark ederse bu benim sonum olurdu.
Eve varıp kapıyı çaldım Amelia teyzem açtı ve beni görünce gülümsedi içeri girer girmez maske ve pelerinimi çıkarıp attım beyaz saçlarımı özgür bıraktım.
Teyzem bana gülümseyerek "Noldu pek keyiflisin." Dudaklarım hafifçe ne yana kıvrıldı " Yani iyi geçti Austin beni beyaz saçlarımdan ve lanetimden dolayı yargılamayan korkmayan tek kişi olabilir. Aa tabi senin dışında! " teyzemin yüzüne sıcak bir gülümseme yayıldı "İyi geçmesine sevindim, karnın açmı havuçlu kek yaptım. " havuçlu keke bayılırdım başımla onay verdim ve mutfağa doğru ilerledim evimiz küçüktü ama bize yetiyordu. Sadece ikimiz vardık teyzemden uzak durmaya çalışıyordum çünkü kiminle yakın olursam o kişi ölüyordu doğumundan bir kaç saat sonra annem altı yaşındayken Amelia teyzemin kızı Adel on iki yaşımda ise en yakın arkadaşım Astrid şimdi ise on sekiz yaşındayım şimdi kim ölecek? Benim yüzümden kim ölecek? Kekleri bitirdik her yer buram buram havuç kokuyordu evi havalandırmak için camları açtık nefes almak için cama çıkmıştım ama beni gören herkes çığlık atıp kaçmaya başladı bu beni çok incitsede artık alışmıştım ellerinde olsa beni cadı diye yakacaklardı. Hava kararmış evlerin ışıkları sönmüş herkes derin bir uykuya gömülmüştü. Ama benim bir zerre bile uykum yoktu Amelia teyzem bile uyumuştu. Camdan Ay'ı izlerken bir anda kapı çaldı kapıya doğru tedbirli adımlarla yaklaştım ve elime bir süpürge aldım. Artık süpürge ile ne yapacaksam. Kapının deliğinden baktığımda gelen Austin'den başkası değildi bir oh çekip süpürgeyi yerine bıraktım ve dışarı çıktım.
"Ne arıyorsun burada bu saatte? " diye sordum. "Durum önemli Luna... " bir iç çekti ve devam etti "... biliyorsun ben sarayda muhafızlık eğitimi görüyorum. " dedikleri doğruydu ama ne olduğunu hâlâ anlamış değildim. "Kral Abraham artık on sekiz yaşında olduğun için dışarıda kalmanı uygun bulmuyor bu durumdan dolayı." Saçlarımdan bir tutam alarak devam etti. "Senin en yakınının benim olduğumu bildiği için seni saraya götürmemi istedi. Ama istersen seni kaçıra bilirim uzaklarda yaşarız. "
Ne diyeceğimi bilemiyordum boğazım düğümlendi bir anda gözlerim yanıyordu. Bu kralın kararı bana ağır gelmişti.
İçeride bir hareketlenme oldu ve ardından Amelia teyzem kapıya çıktı "Ne oluyor burada? " dedi uykulu bir sesle.
Kendini daha fazla tutamadım ve Amelia teyzeme sarılıp gözlerimden yaşların akmasına izin verdim. Amelia teyze bir anlığına afallamıştı ardından. Austin olan biter her şeyi anlatınca yaşlı teyzemin gece gibi simsiyah gözleri dolu dolu oldu adeta yaş akmasın diye savaş veriyordu.
Austin ile içeri girip bir plan yapmaya koyulduk.