Öğrendiklerim karşisinda yıkılmıştım ne yani Nico benim ikizim değilmiydi gözlerin dolamaya başlamıştım Nico hızla yanıma geldi "Sakin ol ve bunu unutma kan bağı olmasa bile sen benim kardeşimsin seni her zaman sevicem tamam mı her ne olursa olsun bunu unutma" Hızla ayağa kalkıp ona sarıldım "Teşekkür ederim Nico İyiki varsin iyiki benim kardeşimsin...." İkimiz sıkıca sarılırken annem geldi "Bizim başımız kel mi?" Nicoyu bırakıp anneme sarıldım "Kan bağı umrumda falan değil benim gerçek annem sensin" Bir süre sonra annemden ayrıldım sonra aklıma gelen şeyle dondum "Ben büyücü soyundan mı geliyorum?!" Annem gülümseyerek bana baktı "Korkaman gerek yok iyi büyücü soyundan geliyosun"Ay çok saol anne içim rahatladı sonra aklıma bişey daha geldi "Ben bir akademiye mi gidicem?" Nico şaşırmıştı "Yoo hayır kardeşimi hiç bir yere göndermiyorum"Annem Nicoya tiptip baktı "Ama malesef gitmek zorundasın güçlerin sana ve çevrendekilere zarar verebilirmiş" Kaşlarımı çattım güçlerim bu kadar mı tehlikeliydi hala zaten olanları sindirememiştim birde güçlerimin tehlikeli olduğunu söylüyorlardı "Peki bu akademiye ne zaman gidicem?" Annem biraz bile düşünmeden direkt cevap verdi "Bugün" Oha daha bugün öğrenmiştim büyücü olduğumu neden bu kadar çabuk gitmek zorundaydım ben ailemle daha fazla vakit geçirmek istiyodum annem sanki düşünçelerimi okumuş gibi konuştu "Her yaz buraya geleceksin zaten sadece okulunu orada okuyacaksın okadar" Peki bu beni biraz daha rahatlatmıştı ama hala tam olarak rahatlamış değildim akademi kim bilir nerdedir ve orada arkadaşlarım olacak mıydı oda şüpheli zaten normalde çok sosyal bir insan değildim birde benim gibi büyücülerin olduğu bir okula gidecekmişim anneme ve Nicoya döndüm "Eşyalarımı hazırlamak için odama çıkabilir miyim?" Annem gülümseyerek bana baktı "Tabiki yardım ister misin?" Gülümseyerek hayır anlamında kafamı salladım "Gerek yok teşekkür ederim" Hızlı adımlarla odama gittim bir gün öncesine kadar hayatım tamamen normaldi normal bir şekilde yaz tatili geçiriyordum ama bugün hem üvey olduğumu öğrendim hem aslında bir büyücü soyundan geldiğini öğrendim hemde bir akademiye gideceğimi öğrendim gerçkten daha önce doğum gününde bunlar olucak deselerdi kahkaha atar geçerdim ama şimdi gerçekti hemde çok gerçekti. Bir süre sonra kalkıp eşyalarımı toparladım 2 orta boy valize sığdırmıştım her şeyimi annem aşağıdan seslendi "Hadi Elena geç kalıyoruz!" Bir valizi bir elime diğer valizide diğer elime alarak aşağı inmeye başladım "Geldim" Annem gözleri dolmuş bir şekilde bana bakıyordu "Anne birde bana üzülme diyordun baksana sen daha çok üzgünsün" Annem derin bir şekilde iç çekti "Napıyım kızım 14 sene boyunca seni büyüttüm şimdi dağın başındaki akademiye gidiyosun" Annem tip tip baktım "Anne sanki kendi isteğimden gidiyorum he güçlerim yüzünden gidiyorum hem telefon diye bişey var konuşuruz ordan"Annem peçete ile gözyaşlarını siliyordu "Haklısın kızım ama telefonada çok bakma bak gözlerin bozulur" Şu an bile annelik yapıyordu bana çok seviyorum ya seni canım annem "Gel sultanım gel" Annemle uzun bir süre sarıldık arkadan merdivenlerden hızlı inen biri vardı kafamı bile çevirmeden kim olduğunu anlayabiliyordum "Bensiz sarılma he çok büyük kırıldım size" Nico hemen arkamızda ellerimi bağdaş kurmuş bizede arkasını dönmüştü annemle sarılmayı bıraktık Nicoya doğru yürüdüm ona arkadan sarıldım "Oy benim koca bebeğim üzülmüş mü?" Niconun şuan gözlerini devirdiğini biliyordum ama kanıtlayamıyorum işte o sırada dışarıdan bir korna sesi geldi "Bu ses ne ya?" Nico dan ayrıldım ve kapının önüne doğru yürüdüm annem hızla konuşmaya başladı "Sana söylemeyi unuttum bu otobüs götürücek seni akademiye" Otobüse baktım içeri boştu pek güven vermiyordu ama yinede binmek zorundaydım valizleri mi alıp otobüse bindim hızla önlerde bir yere oturdum zaten her yer boştu camdan annem ve Nicoya el sallamaya başladım annem çoktan ağlamaya başlamıştı bile Nico ise sadece buruk bir şekilde gülümsüyordu ardından otobüs haraket etmeye başladı hızla bizim evin ordan uzaklaştık gerçekten 14 yıl sonra evimden bu kadar uzaklaşıyordum buda beni gerçekten üzüyordu şuan bunların hiçbirini düşünmemeye çalıştım kulaklığımı takıp müzik dinlemeye başladım bir süre sonra bir şarkı çaldi "Sailor Song-Gigi Perez" En sevdiğim şarkıydı bu son sese alıp dinlemeye başladım gerçekten bu şarkı bana evimdeymişim gibi hissetiriyordu. Sanırım uyuya kalmışım çünkü otobüs durdu kafamı yan çevirdiğimde kocaman ama gerçekten kocaman bir bina vardı pardon bina demek buna küfür olurdu resmen başyapıt desem daha doğru olurdu çünkü hızla valizlerimi alıp otobüsten indim otobüs ben indiğim gibi uzaklaştı karşımdaki bina pardon baş yapıtın üzerinde bir şey yazıyordu "Nyxfall Academy" Bundan sonra bu ismi çok duyacaktım sanırım.Akademinin büyük kapısını iterek içeriye girdim kocaman dı nasıl göründüğünü tarif etmeye kelimeler yetmezdi o derecede mükemmeldi yavaşça binanın içini gezmeye başladım daha bu başlangıçtı çünkü bahçenin diğer taraftandı asıl büyük bina vardı gerçekten koridorlarda yürümek bile sanki büyülü bir yerdeymişim gibi hissettiriyordu hatta bazen bir kitapta olduğumu bile düşünüyordum kendi kendime etrafı incelerken arkamdan bir ses geldi "Merhaba!" Bir ses tüm düşüncelerim içinden geçecek kadar yüksek sesliydi hemen arkamı döndüm karşımda gerçekten çok güzel bir kız vardı kızıldı çilleri yüzünün her yerindeydi ama her yerinde kızıl şaçlarını açık bırakmıştı derin bir nefes aldıö "Merhaba" Kız gülümseyerek elini uzattı "Ben Emma Nia Rodin" Hafifçe gülümseyerek kızın elini tuttum "Elena Lunette Shelton" Emma gülemseyerek bana baktı ellerimi birbirinden ayrıldı "İstersen sana okuldu gezdiriyim hem daha çok tanınmış oluruz" Gerçekten çok tatlı bir kızdı isteğini asla geri çevirmezdim "Olur" Kız valizlerime göz attı "İlk önce senin odanı öğrenelim valizler ile okulu gezmek istemeyiz" Elimde valizlere baktım kız diyene kadar tamamen unutmuştum "Evet yani tüm okulu bunlarla gezemeyiz" Kız valizlerimden birini aldı "Beni takip et" Aslında ona yük olmak istemezdim ama güçlü bir kıza benziyordu bu yüzden h zorlamadım bende diğe valisi aldım ve onu takip etmeye başladım gelen geçen herkes bana tip tip bakıyordu Emma bunu farketmiş olacakki "Merak etme yeni gelen birine hep farklı bir türmüş gibi bakarlar bir kaç hafta sonra alışırlar sana" Emmaya baktım "Kendini gerçekten farklı bir tür canlıymışım gibi hissediyorum" Emmanın küçük kahkaha koridorda yankılandı gerçekten çok samimi bir kızdı bir süre sonra bir odaya geldik sanırım müdirenın odasıydı Emma kapıyı hafifçe tıklattı içeriden "Gir" Diye bir ses yükseldi Emma derin bir nefes alıp kapıyı açtı karşımdaki kadın direkt ayağa kalktı "Emma vee yeni kız Elena hoşgeldin akademiye" Hafifçe gülümsedim "Hoşbuldum" Sonra kadın tiz sesi ile tekrar konuşmaya başladı "Sanırım Odanızı öğrenmek için geldiniz bayan Lunette" Kaşlarımı hafifçe çattım ama kimse farketmeden geri eski halime döndüm "Evet ama Elena Deseniz daha iyi olur" Kadın mahçup bir şekilde bana baktı "Çok özür dilerim Elena genelde ikinci isimle hitap etmeyi seviyorumda" Kafamı sanki ben mahçup olmuşum gibi salladım "Hayır hayır hiç sorun değil sadece o ismi pek sevmiyorum da" Kadın anladım anlamında başını salladı "189 Nolu oda Elena" Emma hızla odadan çıkmak ister gibi valizlerden birnini aldı ve odadan çıktı "Teşekkür ederiz" Deyip bende emmanın arkasından çıktım Emma içeride biraz stresli gibi görünyördü ne kadar sormak istesemde sonra sorarım diyip kestirip attım
Bölüm 2
Nyxfall Academy
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.