İçeriğe geç

Avangers ile hayal et

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Avangers ile hayal et

Bölüm 9

4. Tony Stark

Baban Tony Stark ve o öldüğünde yaşadıkların ( Şimdiden üzgünüm 😞)

Onun geri gelmeyeceğini idrak etmeye çalışıyordun. Ölmüş olamazdı. O seni bırakmazdı. Oysaki onu o mezara girerken görmüştün. Yanından ayrılmak istememiştin. Seni götürmeye çalıştıklarında mezar taşına tutunmuştun. Hala inanamıyordun. Sanki her an o çıkıp gelecekmiş ve soğuk espirilerinden birini yapacakmış gibi hissediyordun. Aklın ise onun geri gelmeyeceğini söylüyordu.

Wanda kapını daha çok çaldı. Saatlerdir kendini odana kapatmış, ağlıyordun. Çığlık atmıyor ya da bağırmıyordun. Artık onu yapacak halin bile kalmamıştı. Yatakta bir ölü gibi yatıyordun. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu.

Derken Steve'nin sesini duydun " Y/n kapıyı sen açmazsan biz açarız," dedi. Ne zamandan beri böyleydi. Belki kapıya kadar yürüyebilirdin? Yatakta döndün ve zaten alçak olan yatağının kenarından yere düştün. Kalkmaya artık tenezzül bile etmedin. Orada durup tavana baktın. Sonra gözlerini kapattın. Saymaya başladın. Üzüldüğünde ya da korktuğunda Baban ona kadar sayar ve açtığında her şey iyi olurdu. Buna baba büyüsü derdin.

" Bir... iki...Üç... dört... beş...altı...yedi...sekiz...dokuz...on," dedin. Gözlerini açtın. Her şey aynı gibi gözüküyordu. Takii Natasha " Bunun zor olduğunu biliyorum Y/n, ama bununla birlikte yüzleşeceğiz," dedi.

O hala yoktu. Çocukluğundan beri ilk defa baba büyüsü işe yaramamıştı. Gözlerini bir kez daha kapattın. Göz yaşlarının akmasına izin verdin.

Artık kapıyı açmaya başlamışlardı. Önce anahtarın düştü. Sonra kapın açılmaya başladı. Sense orada hiç kıpırdamadan yatmaya devam ettin.

Seni fark eden Wanda oldu. Hemen " Y/n iyi misin?!" Dedi endişeyle. Yerde yatmana bir anlam verememiş, düştüğünü sanmıştı. Teknik olarak düşmüştün ama orasını karıştırmayın siz. Sen ise " Gitti. Üstelik ben ona hiçbir şey diyemeden," dedin bilinçsiz bir şekilde.

Seni yerden kaldırdılar. Sense baş dönmesiyle gözlerini kapattın. Wanda ve Natasha iki yanına geçtiler. Diğerleri de sana sarıldı. Kendini yalnız hissediyordun. Öyle olmadığını biliyordun. Sadece sırtını yaslayabileceğin bir dağ olmayınca sürekli düşecekmiş gibi bir his vardı üstünde. Düşmek. Yerinden kalktın. Kemanını aldın ve çatıya çıktın. Güneş batıyordu. Yönünü denize çevirdin. Kemanını eline aldın ve experience parçasını çalmaya başladın.

Bu yeniden. Tıpkı bir Anka kuşu gibi yeniden doğuşunun bir simgesiydi. Babanın anısını yaşatmak için, büyüdüğünü göstermek için ve mücadelendeki savaş marşı olarak bunu hergün yapmaya yemin ettin sessizce. Bu seni hayata bağlardı. Gittiği yerde ona bir mesaj vermiş olurdun. Her gece, gün batarken, hayattayım ve yolumdayım demenin bir yoluydu.

Ve bu tını ancak sen babana kavuştuğunda susacaktı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.