İçeriğe geç

Av sanılan Kadın

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Av sanılan Kadın

Bölüm 2

Giriş

''Kazanan... AY KARAYÜCE!'' dedi adam kolumu kaldırarak. Sıfır yara aldığım için gayet mutlu ve gururluydum. Boks maçındaydık ve benim karşımda benden nefret eden adam vardı. Beni nakavt eder sanıyordu. Edemedi.

Sabah sabah kalkıp kulübü açmam gerektiğinden alarmımın sesi ile uyanmıştım. Beni yanına alan adam ben 17 yaşındayken ölmüştü. Krallara saygısızlık yaptığı için 3 yıl hapis yatmıştı ve ölmüştü. Tabi bu beni pek etkilememişti. Sadece kulübün tüm sorumluluğu bana kalmıştı. Her sabah saat 06:03'de kalkıp o lanet kulübü açmak zorundaydım.

Telefonun alarm sesini kapatıp yatağın yanındaki sehpaya geri koydum. Yataktan kalkıp banyoya doğru ilerledim. Elimi yüzümü yıkayıp çıktım. Lens kutumdan siyah lensi çıkartıp mavi olan gözüme taktım. ''Lanet iki renkli gözüm.'' diye mırıldanırken siyah saçımı tepeden dağınık topuz yapmıştım. Mutfak dolaplarından birini açıp mısır gevreği çıkarttım. Diğer bir dolaptan da kase çıkardım. Elimdekileri masaya bırakıp buzdolabından süt çıkardım. Gevreği yerken bir yandan da telefonumdan haberleri okuyordum. Telefonum bir anda çalmaya başladı.

''Efendim?'' dedim. Arayan numarayı tanımıyordum.

''Merhaba. Ay Karayüce ile mi görüşüyorum?'' dedi yumuşak bir kadın sesi.

''Evet? Buyrun?'' diye yanıtladım. Ne oluyordu yine?

''Üzgünüm efendim ama dövüş kulübünüzü kapatmak zorunda kaldık.'' dedi kadın. Neden kapatmışlardı? Ne oluyordu?

''Ne? Neden!'' dedim sert bir sesle.

''Efendim, lütfen sakin olun. Dövüş kulübünün sahibi olduğunuzu ve ailenizi Krallar fark etti. Bu nedenle üzülerek söylüyorum ki kulübünüz kapatıldı.'' Daha ne kadar şaşırabilirim bilmiyordum. Artık sabah açmaya gideceğim bir kulübüm yoktu. Buna hem sevinip hemde üzülmüştüm.

''Peki.'' dedim kısa kesmeye çalışarak.

''Sizi bunu haber vermek için rahatsız ettim. Kusura bakmayın.'' dedi kadın mahcup bir ses tonu ile.

''Ne kusuru? Bende hazırlanıp kulübe geliyordum. İyi ki haber verdiniz.'' dedim içten bir tavırla. Kadın içi rahatlamış gibi derin bir nefes verdi.

''İyi günler Ay Hanım.'' dedi.

''Size de iyi günler.'' diye yanıtladım. Telefonda gezdiğim haber sitesinden çıkıp İnstagram'a girdim. Keşfetimin yüzünde yine güller açıyordu. Cinayetler, kavgalar, dövüşler. Keşfetim sadece bunlardan oluşuyordu ama nedenini bilmiyordum.

Saçma sapan videolar izledikten sonra odama çıktım. Yapabileceğim pek bir şey yoktu. Yaklaşık 3 sezon dizi izlemiştim ve hava kararmaya başlamıştı. Üstüme siyah tişört giydim. Saçımı açtım. Kot pantolon ve siyah tişört benim max konbinimdi. Üzerime deri ceketimi attıktan sonra belime silahı takıp dışarı çıktım.

Elimdeki telefona kulaklığımı bağlayıp rastgele bir şarkı açtım. Sakince şarkı dinleyerek boş yolda yürüyordum. Zaten yağmur yağdığı için kimse çıkmıyordu. Bu yüzden rahatça gezebiliyordum.

İskeleye oturup denizi izlemeye başladım. Sessiz sedasız oturuyordum. Kulüp kapatıldığına göre yapacak bir iş bulmalıydım. Tabi ki üşengeç bir insan olduğum için bunu sonraya erteleyecektim. Nereden iş bulacağımı bile bilmiyordum.

Eve dönmem gerekiyordu artık. Acıkmaya başlamıştım. Hem antrenman saatim gelmişti.

Şarkıyı kapatmadan iskeleden kalktım. Telefonu deri ceketimin cebine attım. Yağmur yağmaya devam ediyordu. Saçım ıslanmıştı ve eve gidince hasta olmadığıma şükredecektim.

Yol boyunca nasıl takip edilmediğimi düşünüyordum. Önümdeki markete girip kendime 3 paket cips ve bir şişe kola aldım. Kasada şoklardan şoklara giriyordum. 73 Lira tutmuştu. 100 lirayı kasiyere verdikten sonra para üstünü de alıp çıktım. Fiyatlar uçuyordu.

Eve gelirken yolun kenarında oturan tahminimce 6 yaşında olan iki sokak çocuğu göz hizama gelmişti. Krallık bu çocuklara iyi bakması gerekirken sokağa atmıştı. Çocuklardan kız olan erkeğin omzuna başını koymuş uyumak için uğraşıyordu. Erkek olan kızın elini tutmuştu. Eli titriyordu. Montları ya da hırkaları yoktu. Onlara doğru yürüdüğümde erkek olan kızın elini daha sıkı tutmuştu.

''Sakin ol. Merak etme, size bir şey yapmayacağım.'' dedim şefkatli bir sesle. Kız kafasını erkeğin omzundan kaldırdı. Bileğinin üstü kesilmişti. Cebimden bir yara bandı çıkartıp kıza seslendim.

''Gel bakalım. Bileğin kesilmiş. İyileştirelim mi?'' dedim gülümseyerek. Kız önce tereddüt ile erkek çocuğa baktı. Çocuk kafasını git dercesine salladı. Kız ayağı kalkıp yanıma geldi. Yara bandını bileğine yapıştırıp bandın üstünü öptüm. ''Bak, iyileştirdik yaranı.'' dedim gülümseyerek. Kız da benimle birlikte gülümsemişti.

''T-teşekkür... Ederim.'' dedi. Yüzümdeki gülümseme daha çok büyüdü. Erkek çocuğunun yüzünde de gülümseme oluşmuştu. Arkama dönüp poşetten tüm cipsleri çıkarttım. Cipsleri kıza uzattım.

''Al hadi. Açsınızdır.'' dedim. Kızın gözleri dolmuştu. Erkek çocuk yerinden kalkıp bana doğru geldi. Hiç beklemediğim anda bana sarıldı. Kız çocukta bana sarıldı.

''Teşekkür ederiz.'' dedi erkek çocuk kulağıma fısıldayarak. Gözlerim dolmuştu. Bende onlara sarıldım.

''Sokak çocukları birbirine destek olmalıdır. Bende sizdenim.'' dedim. Gözümden bir damla yaş düşmüştü. Sokak çocukları benim kırmızı çizgimdi çünkü bende sokak çocuğuydum.

Kızın gözleri şaşkınlıkla açıldı. ''A-ağlama.'' dedi. Gözyaşlarımı silerek.

''Ben ağlamıyorum ki. Sizin gibi güçlüyüm ben.'' dedim sahte bir öfke ile dudaklarımı büzerek. Kaşlarım çatıktı ama gülümsüyordum. Üzerimden ceketimi çıkartıp kızın eline verdim. ''Bu cipsleri de al ceketi de. Ceket sizin artık. Cipsleri de yiyin tamam mı?'' dedim gülümseyerek. Aynı ceketi tekrardan başka bir yerden alabilirdim.

''Ama sen üşürsün.'' dedi erkek çocuk. Başımı hayır anlamında salladım. Ayağı kalkıp poşeti elime alarak ikisine de el salladım. Onlarda bana el salladıklarında arkamı dönüp eve doğru ilerledim. Cidden üşüyordum. Ama bu onlardan önemli değildi. Hem çok bir yolum kalmamıştı.

******

Eve geldiğim gibi kolayı dolaba atıp odama çıkmıştım. Uykum vardı. Hemde çok uykum vardı. Üstümü bile değiştirmeden yatağa girdim. Gözümdeki lensi çıkarttım. Silahı sehpanın üstüne bıraktım. Direkt uyumak çok iyi bir şeydi. Kafamı yastığa koyduğum gibi uyumuştum. Nereden bilebilirdim ki bu uykunun hayatımı bitirebileceğini? Hayatımın en derin uykusuna gireceğimi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.