İçeriğe geç

ATEŞLE OYNAMAK

Bölüm 22 · 2 dk okuma

ATEŞLE OYNAMAK

Bölüm 22

GERÇEĞİN GÖLGESİ

Bölüm 21 – Gerçeğin Gölgesi

Sabahın erken saatlerinde kamp alanında tuhaf bir sessizlik hâkimdi. Güneş doğmuş, kuşlar ötüyordu ama kampın içinde normalde olması gereken çocuk sesleri, kahkahalar, hareketlilik yerini bir ağırlığa bırakmıştı. Sanki herkes bir şeyin olacak olmasını bekliyordu.

Toprak, Elif’i sessizce uyandırdı.

“Uyan. Derin gözlerini açmış.”

Elif’in içi heyecanla doldu. Derin’in başına ne geldiğini öğrenmek, son günlerde üstlerine çöken korkunun ilk halkasını çözmek gibiydi. Hemen üstünü giyip onun yattığı ilk yardım çadırına gittiler. Derin hâlâ yorgun görünüyordu ama gözleri açıktı. Bilinci yerindeydi.

“Derin… beni tanıyor musun?” diye sordu Elif, kalbi sıkışmış halde.

Derin başını salladı. Dudakları çatlamıştı, sesi kısıktı.

“Ben… onu gördüm. Gerçekten vardı. Rüyada değil. Uyandım… sonra tekrar bayıldım. Ama o… gözlerini gördüm.”

Toprak, başını eğdi. “Kimi gördün Derin?”

Derin’in gözleri doldu. Fısıldadı:

“Yıllar önce bu kampta... bir kız kaybolmuş. Adı Lila’ydı.”

Elif ve Toprak birbirine baktılar.

“Onu... ormanda gördüm. Beyaz bir elbise giymişti. Ama gözleri... simsiyah.”

Toprak, soğuk bir ürpertiyle doğruldu. “Hayalet mi gördün diyorsun?”

Derin ağladı. “Hayalet değil… daha kötü. Çünkü o... bizi izliyor. Hepimizi. Ve... sembolleri o çiziyor.”

Elif’in nefesi kesildi. “Ne sembolü?”

Derin kolunu kaldırdı, bileğinde bir işaret vardı. Yanık gibi görünüyordu. Sanki ince bir daire içinde üç küçük çizgi, bir hilal ve bir göz...

“Bunu bana... dokununca hissettim.”

Toprak, hafifçe titreyerek Derin’e battaniyeyi örtmeye çalıştı. “Artık konuşma, dinlen. Bu iş... sandığımızdan karanlık.”

Elif ve Toprak, kampın uzak bir köşesindeki eski kulübelere doğru ilerlediler. Orası artık kullanılmıyordu ama bir zamanlar bu kampın ana merkezi orasıymış. Belki Lila’nın hikâyesine dair bir iz orada olabilirdi.

Kulübelerin biri yarı yıkıktı. Kapısı gıcırdayarak açıldı. İçerisi rutubet kokuyordu. Yerde eski dosyalar, kırılmış bir masa, ve duvarda çizilmiş... bir sembol.

Aynı Derin’in bileğindekinin aynısı.

Elif ağzını kapattı. “Bu... ne böyle? Burada ne olmuş?”

Toprak yere eğildi, dosyalardan birini aldı. Üzerinde tarih vardı: 1999 – Kayıp Öğrenci Vakası

İkisi de dosyayı açtı. İçinde bir fotoğraf vardı. Siyah saçlı, soluk tenli bir genç kız. Altında ad yazıyordu: Lila T. – 17 yaşında. Kayıp.

Toprak dosyadaki sayfaları çevirdi. Son sayfada sadece tek cümle vardı, kırmızı kalemle yazılmıştı:

“O hala burada.”

Elif ve Toprak kulübeye dönerken konuşmadılar. Ellerini tutuyorlardı ama parmakları buz gibiydi. Göl kıyısına geldiklerinde oturdular.

Toprak, Elif’e döndü. “Bak... yaşadıklarımız gerçekse, buradan hemen gitmeliyiz. Ama diğerleri? Bu kampın sırlarıyla yüzleşmeden bırakamam seni.”

Elif başını salladı. “Ben de gitmek istemiyorum. Ama korkuyorum. Artık seni kaybetmekten daha çok korkuyorum.”

Toprak onun yüzünü tuttu. “Söz veriyorum... ne olursa olsun, seni yalnız bırakmayacağım.”

Elif başını ona yasladı. Gözlerini kapattı. Bu duygunun sıcaklığı, içinde yükselen korkuyu bastırıyordu.

Ama bir şey hâlâ onları izliyordu. Ağaçların ardında, karanlık bir gölge... sabırla.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

23. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.