İçeriğe geç

Ateşin Çiçeği

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Ateşin Çiçeği

Bölüm 5

4. BÖLÜM𖥸

4. BÖLÜM

_Ateş_

Tam Zehra'ya kendimi açıklayacakken telefonum çaldı. Kardeşim arıyordu. Onun sesini duymayı beklerken başka birisinin sesini duyunca korktum. Arayan hastaneydi, "Ateş Bey kardeşiniz Ezgi hanım bir trafik kazası geçirdi şuan kendisi yoğun bakımda, buraya gelmeniz gerekiyor." İçim korkuyla doldu nasıl olabilirdi! "Ne?" "Hemen geliyorum!" diyerek koştum. Zehra’nın bakışlarını üzerimde hissederken hastaneye yetişmek için hızla yola koyuldum.

Arabada ilerlerken kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. "Lütfen bir şey olmasın," diye içimden dualar ediyordum. Kardeşim, tek ailem, onu kaybetme düşüncesi bile dayanılmazdı. Gözlerim doldu, direksiyona sıkıca tutunarak gözyaşlarımı silmeye çalıştım. Bu çaresizlik, bu korku, tarifsiz bir acıydı.

Hastaneye vardığımda yoğun bakımın önünde beklemeye başladım. Gece boyunca bir saniye bile gözlerimi kapayamadım. Her an kötü bir haber gelecekmiş gibi hissediyordum. Gözlerim kızarmış, bedenim yorgun düşmüştü ama umudumu kaybetmemeye çalışıyordum.

Ertesi sabah doktor geldiğinde kalbim yerinden çıkacak gibi oldu. "Durumu iyi, ama bacaklarını hissedemiyor ve bir süre yürüyemeyecek," dedi. İçimdeki üzüntüyü bastırmaya çalıştım. Odaya girerken güçlü görünmek zorundaydım. Kardeşimin yanına yaklaştım ve yüzüme bir gülümseme yerleştirdim. "Merak etme, her şey düzelecek," dedim ona. İçimde kopan fırtınaları ona hissettirmemeye çalışarak moral verdim.

O gün işe gitmedim. Tüm günümü kardeşimin yanında geçirdim. Ona destek olmak, yanında olmak en önemli şeydi. Yanına uzandım, saçlarını okşarken ona çocukluk anılarımızdan bahsetmeye başladım. "Biliyor musun, çocukken mahallede bir kız vardı," dedim. "Hep ona bulaşır, onu gıcık ederdim. Sürekli saçını çeker, oyunlarını bozardım." Gözlerinde bir parıltı belirdi. "Ama şimdi büyüyünce anladım ki, aslında hoşlandığım için yapıyormuşum bunları." Kardeşim gülümseyerek yüzüme baktı. "Ne tatlı bir hikaye! Bu kız kim?" diye sordu.

"Zehra," dedim usulca. "Mahalledeki Zehra. O zamanlar ne olduğunu anlamamıştım, ama şimdi fark ediyorum." Kardeşim heyecanla, "Bir an önce onunla tanışmak istiyorum!" dedi.

Gülümsedim, "Belki bir gün tanışırsınız," dedim kısa bir sessizlikten sonra,

"Hadi biraz film izleyelim," diyerek elimdeki tableti açtım. Beraber film izlemeye başladık. Kardeşim başını omzuma yasladı ve kısa süre içinde uykuya daldı.

Gece olmuştu, o uyurken yanındaki koltuğa uzanıp düşüncelere daldım. Zehra aklıma geldi. Ona gerçekten kötü davrandığımı fark ettim. Aslında Zehra'ya karşı bu kadar gergin olmamın altında bambaşka nedenler yatıyordu. Annemin yıllardır özel hastane odasında süren tedavisinin artık stabil durumdan kötüye gitmesi beni derinden sarsmıştı. Üstüne, çocukluğumdan beri hoşlandığım Zehra'nın Kıvanç’la sevgili olduğunu düşünmek, bardağı taşıran son damla olmuştu. Bu düşünceler beni kahrediyordu. Babama benzediğimi ve insanları üzdüğümü fark ettikçe kendime daha çok öfkeleniyordum.

Düşünceler arasında kaybolmuşken telefonumdan gelen bildirim sesiyle irkildim. Bilinmeyen bir numaradan gelen mesajı tam açacakken kapı tıklatıldı. Ayağa kalktım, içimdeki gerginlikle kapıya yöneldim...

Sizce bu bölüm nasıldı?

_______________________________________

Umarım beğenmişsinizdir lütfen yorum atmayı, beğenmeyi ve oylamayı unutmayınn

Seviliyorsunuzz 💗

Bölüm sonu

9 yorum