Mağaranın derinlikleri sessizliğe gömülmüştü. Ama sessizlik, gerçekte bir bekleyişin adını taşıyordu. Lina ve Den taş levhanın önünde durdu, gözleri birbirine kilitlenmişti. “Bu gölge… kim?” diye sordu Lina, sesi titriyordu ama kararlıydı. Gölün kalbinden çıkan siluet hafifçe gülümsedi. “Ben… gölün bekçisiyim. Yüzyıllardır ateş ve suyu dengelemek için buradayım. Ve siz, seçilmiş ikilisiniz.” Den adım attı. “Seçilmiş ikili… yani biz?” “Evet,” dedi gölge. “Ama seçim kolay değildi. Ateş ve su zıt güçlerdir; birleşmeleri tehlikeli, ama gerekliydi. Eğer başarısız olursanız, göl ve çevresindeki dünya yok olur.” Lina ellerini sıkıca birleştirdi. “Peki, ne yapmamız gerekiyor?” Gölün bekçisi ellerini açtı; duvarlarda ışıklar dans etmeye başladı. “Önce geçmişinizi anlamalısınız. Bu göl, sadece bir su kütlesi değil. Burada yatan sır, atalarınızın seçimlerinden geliyor. Onlar, ateş ve suyu mühürlediler, ama dengeyi koruyamadılar. Siz, dengeyi tamamlamak için doğdunuz.” Den başını salladı. “Yani biz… bu sırları çözmezsek, göl tamamen kaybolacak?” “Ve siz de,” dedi bekçi. “Ama bunu başarırsanız, ateş ve su bir arada yaşayacak, göl sonsuza kadar nefes alacak.” Lina taş levhaya dokundu. Semboller hareket etti, ışıklar dalgalandı ve ikisinin zihninde görüntüler belirdi: Atalarının gölü mühürlediği an… Bir zamanlar gölde kaybolmuş bir çocuk… Ve her kaybolan ruhun, gölün içinde saklandığı bir yer… “Bu… bizim geçmişimiz mi?” diye fısıldadı Lina. “Evet,” dedi bekçi. “Ama sadece başlangıç. Şimdi sıra sizde. Suyun ve ateşin sırlarını çözmeli, gölün kalbini yeniden canlandırmalısınız.” Den elini Lina’nın omzuna koydu. “Hazır mıyız?” Lina derin bir nefes aldı. “Hazırız,” dedi. Ve o anda gölün kalbi bir kez daha attı. Parlayan ışıklar, onları içine çekti, geçmiş ve gelecek birleşmeye başladı. Artık kaderin sırrı ellerindeydi.
Bölüm 12
ATEŞ VE SU
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.