Bartu'dan
Ben Efsa'nın saçını yaparken Efsa'nın kafası arkaya düşüyordu. Neden düştüğüne bakarken Efsa'nın uyuduğunu fark ettim. Efsa'nın saçını hızlıca yaptıktan sonra onu yatağa yatırıp üstünü örttüm. Bu gün onun için kötü bir gündü. İyice dinlenmesi gerekiyordu.
Biraz onun yanında durduktan sonra kendi yatağıma yattım. Bu eve uzun süredir gelmediğim için bizim örgütten Ayaz'ı aradım. Ayaz benim kardeşim gibiydi. Onunla beraber büyümüştük. Örgütteki herkese güveniyorum ama Ayaz' ın yeri bende ayrıydı. Ayaz saniyesinde açınca hızlıca lafa girdim;
"Ayaz direk konuya gireceğim benim kaldığım evi biliyordun ya, orada çatışma çıktı. Benim sana bahsettiğim savcı varya bundan sonra benimle kalıyor.
Bunlar bi anda çatışmaya başlayınca kızı aldım bizim eski gizli yerimiz vardı ya oraya getirdim burda ne doğru düzgün giyecek ne de yiyecek var yarın sabah bir şeyler bulup getirirmisin?"
"Ne demek abicim. İstemen yeter. Ben diğerlerinede haber veriyim yarın akşam size gelelim. Bu sabahta sıkıntını çözeriz senin için uygunmu?"
"Uygun uygun. Hem Efsa' nın sizinle kaynaşması lazım. O zaman yarın akşam saat 20:30."
"Tamam abi benim simdi kapatmam lazım ki sizin işleri çözeyim. Hadi eyvallah."
Evet bu işide hallettik. Ama şimdi biraz uyumam lazım. Yarın yoğun bir gün.
<——————————>
Kapının alacaklı gibi çalmasına uyandım. Ben ne olduğunu anlamazsın telefonum çaldı. Ayaz arıyordu. Açtığımda Ayaz;
"Abi iki saattir kapının önündeyim niye açmıyorsun?"
"Oğlum sabah getir dedikte dokuz da getirde demedik."
"Ne dokuzu abi saat on bir neyse kapıyı aç ağaç oldum kök saldım burada."
"Tamam oğlum ya açıyorum."
Efsa' nın üstünü örtüp aşağıya indim. Kapıyı açtığımda Ayaz hemen elindeki poşetleri bana verip;
"Abicim saat 20:30' da geliyorum haydi eyvallah."
Getirdiği şeylere baktığımda kahvaltılık, bana ve Efsa'ya kıyafet getirmişti. Bende hemen sofrayı hazırladım. Sonra Efsa'ya seslendim.
"Efsa. Hadi kahvaltı hazır." Yaklaşık 20 kez seslendiren sonra dayanamayıp yukarı çıkıp yanına oturdum. Benim oturduğumu anlamış olacakki gözlerini yavaşça açtı.
"Günaydın saat on iki oldu hadi elini yüzünü yıka gel."
"Tamam kıvırcık." Bana kıvırcık demesi çok hoşuma gidiyordu. Bende çok beklemeyip aşağıya indim.
Yaklaşın 15 dakika sonra Efsa gelip karşıma oturdu bende hemen konuya girdim.
"Efsa bu gün sekiz buçukta bizim örgüt misafirliğe gelecek. Haberin olsun. Evde yiyecek bireyler var sen hazırlarmısın?" Efsa hızla aya kalkıp.
"Kimler? Kaç kişiler? Ne severler? Ne zaman gelirler?
Sabah sekizmi akşammı? Cevap versene Bartu."
"Ayaz, Sare, Onur, Kaya, Demir ve Barış, 6 kişiler, Ne varsa yerler,, akşam sekiz buçukta gelecekler ayrıca neden bu kadar endişeleniyorsun?"
" Boşver şimdi kahvaltını yap akşama ne yemek yapsam diye düşünüyorum iki dakika konuşma."Bu halleri çok tatlıydı onu üstelemedim. İki dakika sonra ayağa fırlayarak;
"Buldum!"
"Neyi buldun."
"Akşama ne yemek yapacağımı."
"Ne yapacaksın savcım."
"Köfte,patates,makarna. Tatlı olarak napsam acaba?
Pasta mı? Puding mi?"
"Hmm güzel menü. Bence puding yap."
"Tamam o zaman pasta yapıyorum."
"E o zaman neden sordun."
"Nezaketen kıvırcık. Sen istesende, istemesende kendi bildiğimi okuyacaktım."
"İyi bende başkasından puding isterim. Canımda çok çekiyordu zaten."
"Kimden isteyeceksin bakayım."
"Marketten?"
"Öyle olmaz ben yaparım sana."
"Tamamm." Kahvaltıyı yaptıktan sonra Efsa'nın toplamasına yardım ettim. Efsa bulaşıkları makineye koyduktan sonra dolabı açtı ve şöyle dedi;
"E burda hiç malzeme yok. Bartu senden bişey isteye bilirmiyim?"
"İste bakayım."
"Evde dediğim yemekleri yapacak hiç birşey yokta markete gidebilirsiniz."
"Seni kırmayayım bari. Hazırlan gidelim."
"Teşekkür ederimm." hemen üst kata çıktı. 10 dakika sonra bol bir sweatshirt ve bol bir pantolon giymişti.
"Zevkleriniz Sare ile çok benziyor."
"Merak ediyorum bu kız nasıl biri?"
"Çok iyi biridir. Seninle çok iyi anlaşacağından eminim. Hep bu örgüte bir kız istemişti. Seni duyunca çok sevinmiştir"
"Umarım. Neyse ben hazırım hadi çıkalım."
"E ama seni o kadar dışarı çıkarıyorum bir sarılmayacakmısın?"
"Bende sana puding yapıyorum sen bana sarıl."
"Zevkle." Diyip ona 10 saniye kadar sarıldım. O da karşılık verdi. Sarılmamız bittikten sonra elini tutup onu dışarı çıkarıp arabaya bindirdim. Yaklaşın 10 dakika sonra markete gelmiştik. Arabayı park ettikten sonra markete girdik. Ben alışveriş arabasını sürüyordum, o ise pasta malzemelerini alıyordu.