İçeriğe geç

Ateş ve Kelebek

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Ateş ve Kelebek

Bölüm 3

BÖLÜM 3: SONUNDA SENİ BULDUM

Defne'nin eli titriyordu.

Telefon ekranındaki mesajı tekrar okudu.

"Seni izliyorlar."

Pencerenin önünden geçen gölge çoktan kaybolmuştu.

Yatağından fırladı.

Perdeyi hızla araladı.

Sokak bomboştu.

Sarı sokak lambalarının altında sadece yağmur damlaları parlıyordu.

Kimse görünmüyordu.

Defne'nin kalbi deli gibi atıyordu.

Belki de gözleri ona oyun oynuyordu.

Belki de bütün bunlar bir tesadüftü.

Ama içindeki ses bunun bir tesadüf olmadığını söylüyordu.

Çünkü son iki gündür her şey değişmişti.

Yaşlı kadın...

Kolyesi...

Evde duyduğu konuşmalar...

Ve şimdi bu mesaj...

Bir şeyler oluyordu.

Ama ne?

---

Sabah olduğunda Defne neredeyse hiç uyuyamamıştı.

Gözlerinin altında hafif morluklar oluşmuştu.

Nevin onu görünce suratını buruşturdu.

"Yine neyin var senin?"

"Bir şeyim yok."

"Yalan söyleme."

Defne cevap vermedi.

Masaya oturdu.

Kahvaltı boyunca evde tuhaf bir sessizlik vardı.

Cemal bile konuşmuyordu.

Bir ara Nevin ile göz göze geldiler.

Kadın hemen bakışlarını kaçırdı.

Sanki bir şey saklıyordu.

Defne bunu artık net hissedebiliyordu.

---

Öğleden sonra pazarda işler sakindi.

Defne müşterilere yardım ederken bir anda ürperdi.

Birinin ona baktığını hissetmişti.

Başını kaldırdı.

Karşı kaldırımda siyah bir araba duruyordu.

Dün geceki araba...

Aynısıydı.

Kalbi sıkıştı.

Bu kez emindi.

Araba onu takip ediyordu.

Tam bakmaya devam edecekken sürücü kapısı açıldı.

İçeriden uzun boylu bir adam indi.

Siyah mont giymişti.

Yüzü uzaktan tam seçilmiyordu.

Adam birkaç saniye boyunca Defne'ye baktı.

Sonra yürümeye başladı.

Doğrudan ona doğru...

Defne istemsizce gerildi.

Adam yaklaştıkça yüzü netleşmeye başladı.

Otuz yaşlarında görünüyordu.

Koyu kahverengi saçları vardı.

Yüz hatları sertti.

Ama gözlerinde tuhaf bir hüzün vardı.

Sanki uzun zamandır taşıdığı ağır bir yükün altında eziliyordu.

Adam birkaç adım önünde durdu.

İkisi de konuşmadı.

Birbirlerine bakıyorlardı.

Defne nedenini bilmeden huzursuz hissetti.

Adam ise şaşkın görünüyordu.

Sanki karşısında bir insan değil de bir hayalet duruyordu.

Sonunda adam konuştu.

"Defne..."

Defne'nin kaşları çatıldı.

"Benim adımı nereden biliyorsun?"

Adam derin bir nefes aldı.

Cevap vermeden önce uzun süre yüzüne baktı.

Sonra gözleri boynundaki kolyeye kaydı.

Kelebek kolye...

Adamın yüzündeki ifade değişti.

Şaşkınlık yerini kesinliğe bıraktı.

Fısıldar gibi konuştu.

"Gerçekten sensin."

Defne'nin kalbi sıkıştı.

"Ne demek istiyorsunuz?"

Adam birkaç saniye sustu.

Sonra beklenmedik bir soru sordu.

"Çocukken hiç kendini ailene benzetmediğini düşündün mü?"

Defne donup kaldı.

Bu soru...

Tam da son günlerde zihnini kemiren soruydu.

"Sen kimsin?"

Adam gözlerini ondan ayırmadı.

"Adım Aras."

"Ve sana anlatmam gereken şeyler var."

---

Aynı dakikalarda...

Şehrin başka bir yerinde.

Lüks villanın salonunda bir kadın öfkeyle ayağa kalktı.

Telefonu kulağındaydı.

"Ne dedin?"

Karşı taraftaki adam cevap verdi.

"Aras kıza ulaştı."

Kadının yüzü buz kesti.

Elindeki kadeh yere düşüp parçalandı.

"Bu olamaz."

"Maalesef oldu."

Kadın dişlerini sıktı.

Yıllardır korktuğu şey gerçekleşiyordu.

Defne bulunmuştu.

Ve eğer gerçekleri öğrenirse...

Her şey sona erecekti.

Kadın yavaşça pencereye yürüdü.

Gözlerinde karanlık bir ifade vardı.

"Demek oyun başlıyor..."

Telefonu kapattı.

Sonra başka bir numarayı çevirdi.

Karşı taraf açınca yalnızca tek bir cümle söyledi.

"Onu durdur."

---

Defne hâlâ Aras'ın karşısında duruyordu.

İçinde açıklayamadığı bir korku vardı.

"Ne anlatacaksın bana?"

Aras tam cevap verecekti ki...

Kalabalığın arasından siyah kapüşonlu bir adam onları izlemeye başladı.

Yüzü görünmüyordu.

Ama gözleri Defne'nin üzerindeydi.

Ve cebindeki telefona kısa bir mesaj yazdı.

"Kız bulundu."

Mesaj gönderildi.

Bir saniye sonra cevap geldi.

"Takip et."

Kapüşonlu adam gözlerini Defne'den ayırmadan hafifçe gülümsedi.

Ve onu izlemeye devam etti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.