İçeriğe geç

Ateş Parodisi

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Ateş Parodisi

Bölüm 1

Tahtını Kaybetmiş Bir İhtiyar

Sabah ışığı yüzümü yakıyordu.Bu yüzden gözümden yaş geldi. Uyandım Ve elimi yüzümü yıkadım. Hizmetçileri ve seslenmedim çünkü her gün 200 tane elim vücudumda gezmesinden çok rahatsızdım. Prenses olmak kolay değil. Taki benim elim yokmuş gibi davranıyorlar. Tabii onları suçlayamam o bunların görevi ama babama kaç kere söylememe rağmen hiç dinlemedi ve hala yapmayı da devam ediyor.

Aslında bir tane ablam olmasına rağmen tahta ben geçeceğim çünkü o lanet olası ablam ben narinim yapamam falan da filan diyor babam da inanıyor ama ben bunu söylediğimde bana inanmıyor. Hele ki o yalan söylerken ben gerçeği söylüyorum. Prenseslik işi bana göre değil.

Babam yaşlı iyi bir adamdı ama hiç göstermiyordu. Yani şöyle düşünün 60 yaşında bir adam 40 yaşındaymış gibi gözüküyordu. Umarım bu konuda babama çekmişimdir

O sırada aklıma konuşmaya katılacağım aklıma geldi. Babam bir konuşma yapacaktı ve o konuşmaya beni de davet etti ben istemesem de zorla katılacaktım. Maalesef.

Kendime güzel mor bir elbise seçtim. Aslında hizmetçiler beni giydirebilirdi ama ben 70 tane elin vücudumda gezmesinden nefret ediyordum. İlk defa babam beni dinlemişti. He bu arada annem de tam olarak öyleydi.

Annem sarı saçlı,58 yaşlı ama güzel bir kadındı. Ama kendisi biraz gıcık bir kadındı.Aslında sevecen ama belli etmiyor.

Cilalı, harika gözüken, güzel motifli kapımı açtıktan sonra ablamın hizmetçisi Saroe i gördüm. Ablamın hizmetçisi olmak ömrümün sonuna kadar perili bir evde yaşamaktan daha korkunçtur. İnanır mısınız bilmiyorum ama ablam tam bir haftada 235 tane hizmetçi değiştirdi.Saroe nasıl bir yıl dayandı hiç anlamıyorum.

Ama kadını her gün ter içinde görüyordum ve bu da hoşuma gitmiyordu. Bunu ablama söylersem diyeceğin tek şey"O zaman çalışmasaydı.Bir de bana çalışmak için daha fazla para alıyorlar bir zahmet katlansınlar"vardı. Şerefsiz

Saroe tonton, tatlı, 35 yaşında ve hoş biriydi. Onu hep sevmişimdir. Ama ablam için pek söyleyemem. Eğer onu da kovarsa onu saç baş yolmaya gideceğim.

Yavaşça yürüdüm ve babam Hadwert ı gördüm. Ve şöyle dedi "Harika olmuşsun canım kızım. Konuşma için hazır mısın heyecan falan var mı? Bu önemli bir konuşma olacak. Bütün halka yapacağımız şeyleri ve gücümüzü göstermeliyiz"

Tabii ki de yoktu. Ben asla prenseslik işlerini umursamam ve insan karşısında hiç utanmam, heyecanlanmam ve kelimeleri unutup kekelemem. En çok da bu yanımı seviyorum. Ama şu lanet olası konuşmayı ablam Kesita yapamaz mıydı? Lan kağıttan okuyabilirsin ya! Tabii iyi şu da var. Düşünsenize gurur dolu olan bir kağıdı hiçbir şey umursamayan cırtlak tonlu bir kız okuyor. Tabii ben de etkilenmezdim ama okumamasının sebebi bu tabii ki de değil. En azından bu görevi yerine getirebilirdim.

Aşağı indim. Elimde kağıt yoktu çünkü çok hızlı bir şekilde ezberlemiştim. O sırada ablam Kesita geldi. Ve bana pis pis sırıttı. Onunla kafes dövüşü yapmak istiyorum. "Oooo sonunda birileri odasından çıkıp kraliyet görevlerini yapmaya cesaret etmiş."dedi Kesita."En azından ben senin gibi yalandan numara yapıp prenses olamam demiyorum Kesita."Yüzünde bir kibir oluştu ve oradan ayrıldı.

Sonra ana salona geldim ve konuşmak için hazırlandım. Yanında babam, ablam ve annem vardı. Bana gururla bakıyordu"Öhm. Biliyorsunuz ki biz Sardebianlılar olarak savaşçı ruhlarız. Ve geçmişte kötü şeyler yaşadık. O bizim her şeyimizi etkiledi.Ama şimdi düzeldik ve o eski karanlık günler geride kaldı! Bundan sonra harika bir hayat, güzel günler ve ihtiyacınız olan her şeyi elde etme olanağı sağlayacağız. Bundan emin olabilirsiniz."dedim.

Sonra alkışlar falan da filan. O sırada bir ses duyuldu "Ben pek sanmıyorum Prenses Katel."dedi ve yanımdaki babamı silahla kalbinden vurdu. Herkes şok olmuş içinde babama bakıyordu. Annem titrek bir şekilde"Mu-mu hafızlaaaaaar!"dedi.

O sırada bir tane muhafız geldi ve siyah giyinmekten yüzü gözükmeyen adamı yakaladı ve kraliçenin önüne geldi."Ve babamı öldüren pislik adam"Şimdiiii!"diye bağırdı. Babamı öldüren adamı yakalayan muhafız onu bıraktı Ve elindeki mızrağı anneme sapladı. Annem korku üzüntü ile diz üstünde çökerek hayatını kaybetti. Sonra bütün muhafızlar ikisini yakaladılar ve oracıkta öldürdüler. Ablam Kesita ve ben şaşkın üzüntülü şekilde anneme ve babama baktık. Herkes korku içinde sarayı terk ediyordu. O sırada içeriye Saroe girdi. Ve sonra annemin ve babamın cansız bedenlerine baktı. Telaşla "Kraliçe Gadella! Kral Hadwert!"diye bağırdı Saroe.

Kalbim deli gibi çarpıyordu. Olan hiçbir şeye inanamıyordum.Annem,babam ölmüştü.Kesita bağırmaya başladı

Aaaaaaaaaaaaa!

Herkes hüngür hüngür ağlıyordu.Ve o sırada ilk defa olan bir şey oldu.Kesita bana sarıldı.Ve orada ağlaya ağlaya göz yaşlarımız kuruyana dek ağladık.

O sırada bir şey fark ettim.Tahta ben geçecektim.Ama eşim bile yoktu.Babamın son dileği olan benim tahta geçmem gerekiyordu Bunu zorla da olsa yapmam gerekiyordu.

Ama bilmediğim şey bunun bu kadar kolay olmayacağıydı ve karanlık yılların beni beklediğiydi...

Bölüm sonu

2 yorum