Bugün Sıla'nın son gelinlik provası ve benim doktor randevum vardı. Kendimi dün geceden beri bu güne hazırlıyordum. Arabayla da gitsek hafif belli olan karnım, benim sürekli hareket halinde olmam, normalden çabuk yorulmam ve sürekli acıkmam hayatı bir tık zorlaştırıyordu.
Sabah sekiz civarı uyandım. Ahmet yanımda uyumaya devam ediyordu. Uzanıp yanağından öptüm. Son günlerde gözüme daha da yakışıklı gözüküyordu, kesinlikle hormonlarla bir ilgisi vardı.
Boynuna dudaklarımı yaslayıp biraz orada kaldığımda kıpırdanarak uyandı. Çenemi göğsüne yaslayıp onu izlemeye başladım. Uyandığında ve kendine geldiğinde gözlerini gözlerime kenetlemişti. "Günaydın." dedi uykulu sesiyle, aynı zamanda gülümsemişti de.
"Günaydın babası, hadi kalk bugün cinsiyetini öğreneceğiz." dedim gülümseyerek. Evet, o gün bu gündü.
Başını salladı ve önce kendisi kalkıp, sonra beni kaldırdı. O telefona bakarken ben lavaboya geçip salona geldim. Sabah mide bulantılarım azalarak bitmişti, yerini iştaha bıraktığı için gayet halimden memnundum. Ben dolabımı açarken Ahmet de duşa girmişti. Ben dün gece duş almıştım. Hava bugün serindi, kasım ayındaydık.
Dolaptan kahverengi bir elbise çıkarttım. Elbisenin üzerine de delikli beyaz bir üst çıkarttım. Elbiseyi üzerime geçirdiğimde elim hafif çıkmış olan karnımın üzerinde gezdi.
"Günaydın bebeğim." dedim. Üç ayın sonunda olduğumuz için çok nadir olsa da bazen sert hareketlerini hissedebiliyordum. Kulağı oluştuğu için diyaloglarımız gelişmişti.
"Bugün ne yemek istersin canımcım? Benim canım tatlı bir şeyler istiyor gibi ama karar veremedim. Sen ne düşünüyorsun?" derken beyaz üstü de elbisenin üzerine geçirdim. Beyaz ayakkabılarımı da giydiğimde Ahmet çıkmıştı.
Ben makyaj masama geçmek için hareketlendiğim için karşı karşıya kalmıştık. Uzanıp alnımdan öptüğünde gülümsedim. Bir eli karnıma giderken, "Günaydın, nasılsınız bugün?" demişti. Her sabah rutin haline gelmişti. Gülümsedim, karnımdaki elinin üstüne elimi koydum.
"İyiyiz, ne yiyeceğimize karar vermeye çalışıyoruz." dediğimde güldü. "Pankek?" dediğinde gözlerim parladı. "Olur. Olur değil mi anneciğim? Bence olur." dedim karnıma bakarak.
Ahmet bu halime gülerken ellerimi, boynuna çıkartıp, ona baktım. Karnımdaki eli belime geçerken, yüz ifadesi değişmişti. Riskli ayların sonuna geldiğimiz için rahat bir nefes alabilirdik artık.
"Ne oldu?" dedi sesi az öncekine göre daha sakin çıkarken.
"Hiç." dedim ıslak saçlarıyla oynarken, "Kocama bakamaz mıyım?" dediğimde kaşları havalandı. "Bakarsın tabi, bakarsın da 3 aydır pek yapmadığın bir şeydi. Ondan soruyorum." dedi. Haklıydı, üç aydır hamileliğe adapte olmaya çalışırken, Ahmet'i biraz boşlamıştım.
"Haklısın, ama artık riskli aylar geçti. Artık ilgimi %50-%50 bölüşebilirsiniz." dedim. Yakınlığımızdan faydalanıp, dudaklarımızı birleştirdiğinde, cidden en son ne zaman öptüğümü sorguladım.
Birkaç saniye sonra, alnını alnıma yasladığında, "Özledim." dedi. Gözlerim kapalıyken yutkundum. "Bende özledim." dedim. Birkaç saniye sarılıp kaldığımızda birbirimize daha fazla vakit ayırmamız gerektiğini fark etmiştik. Sessiz bir anlaşma yaptık ve karnımdaki güçlü hareketiyle kendini hatırlatan bebeğimize güldük. Bazen hızlı bir şekilde dönüyordu ve bu o an bana sarılan ya da eli karnımda olan biri varsa o da hissediyordu.
Kendini hatırlatan bebeğimizle, hazırlanmaya devam ettik. Ben sade, kahve tonlarında bir makyaj yaparken, Ahmet koyu kahverengi bol bir pantolon giyerken, üzerine de bej bir kazak giymişti. Saçlarını yaptığında hazırdı. Ben de saçlarımı düzleştirip, makyajımı bitirdiğimde el ele aşağı indik.
Yardımcımız Pelin abla kahvaltıyı hazırlamıştı. "Günaydın." diyerek masaya geçtiğimizde aynı şekilde gülümseyerek karşılık vermişti. Masanın ortasında duran pankeklere baktığımda ne zaman yaptığını sorguladım. Biz söylememiştik?
"Bugün değişiklik olsun dedim." derken pankeki bana uzattı. Kahvaltıya başladığımızda Sıla da bize katılmıştı.
-----
"Sıla çok güzel oldun.." dedim Sıla'yı izlerken. Gelinliği bitmişti. Hafif kabarık olarak seçtiği gelinliğin etek kısımları çok hafif süslemeleri varken, belinden yukarısı iddialı bir süslemeyle tamamlanmıştı.
Düşük omuz olan gelinliğin askı kısımları kalındı. Hafif bir göğüs dekoltesi vardı. Belinden biraz aşağıya kadar aynı süslemeler devam ediyordu.
Ahmet telefonla konuşmasını bitirmiş içeri girmişti. Sıla'yı podyumda gelinliğiyle gördüğünde olduğu yerde kaldı. O ilk kez görüyordu. Sıla gülümseyerek ona döndüğünde benim boğazıma yine o yumru oturmuştu. Sıla, "Nasıl olmuş abi?" dedikten sonra çevresinde döndü. Ahmet far görmüş tavşan gibi kalmıştı. Zorla yutkunduğunda gözlerini kırpıştırdı.
"Çok güzel olmuş abiciğim." dediğinde Sıla gülümsedi. "Çıkartmanıza yardımcı olayım." personelle kabine geçtiğinde Ahmet yanıma oturmuştu. Ama gözleri hala kabinlerin olduğu podyumdaydı. Elimi bacağına koyup bana bakmasını sağladım.
"İyi misin?" dediğimde başını salladı. "Onu öyle, gelinlikle, görünce bir an.." dedi ama cümleyi toparlayamamıştı. Gülümseyerek yanağını okşadım. Başını elime bıraktığında derin bir nefes verdi. Sıla çıktığında biz de kalkıp arabaya geçtik. Sırada doktor kontrolü vardı.
------
İçeri girdiğimizde güler yüzlü doktorumuz karşılamıştı. "Hoş geldiniz. Buyurun." dedikten sonra yerine geçti. "Bu ay nasılız?" dediğinde durup beş saniye soluklandım.
"Sabah bulantılarım baya bir geçti. Ara ara sert hareketlerini hissediyorum. İştahım da açıldı." dediğimde doktor gülümsedi. "Harika, olması gerekenler olmuş. Bu çok iyi bir haber. Takviyelerinizi kullanıyor musunuz?" dediğinde başımı salladım. "Evet, kan takviyesi ve B12 bitmek üzere hatta." dediğimde gülümseyerek önündeki kağıda not aldı.
"Çok güzel, bir bakalım o zaman miniğe. Belki cinsiyetini öğreniriz bu gün. Şu çikolatayı yer misiniz?" dediğinde elindeki çikolatayı alıp ağzıma attım.
"Çikolata sayesinde biraz daha kıpırdayacak. Böylece daha net görebileceğiz buyurun." dediğinde renkli ultrasona geçtim. Aşırı heyecanlıydım.
Doktor her zamanki gibi jeli sürdüğünde diğer tarafımda dikilen Ahmet ve Sıla yine pür dikkat ekrana bakıyorlardı. Ahmet'in elini tuttuğumda gülümsedi. Doktor bebeği ekrana getirdiğinde yüzümde kocaman bir gülümseme belirdi.
"İşte burada." dedi, ekranı yakınlaştırdı. Yüzü az çok belli oluyordu. "Ay Ahmet, yüzüne bak!" dediğimde doktor gülmüştü. Sıla, "Abi şuna bak, bu mucize gibi bir şey." dediğinde doktor kontrolleri yapıyordu. "Baş çevresi normal, kilosu da normal. Birkaç test var onları yapacağız." dediğinde Ahmet, "Ne testi?" diye sordu.
Doktor, "Hamilelikte rutin testler var, kan grubu, kan şekeri, karaciğer fonksiyon testleri, böbrek fonskiyon testleri, troid fonksiyon testleri, hepatit taraması, TORCH taraması, idrar kültürünü içeren. Bebeğin ve annenin sağlığı için önemli." dediğinde Ahmet başını salladı.
"Cinsiyetini öğrenmek ister misiniz?" dediğinde "Evet ama şu an sadece halası öğrenecek." dedim. Doktor gülümsedi, "Tamam, cinsiyeti belli. Ben bir kağıda yazıp vereyim size." dediğinde heyecanlanmıştım.
Yerimden kalktıktan sonra anlattığı testler için gerekli şeyleri yaptık ve hastaneden çıktık. Sıla doktorun verdiği zarfı, arabada açacaktı.
"Hadi abi." Ahmet kamerayı ayarladığında giriş yaptı ve Sıla'ya çevirdi. Sıla zarfı açtı. Dikkatle yüzüne bakıyordum.
Okuduğunda yüzü parladı, çığlık atmamak için dudaklarını birbirine bastırdı ve "Tamamdır." dediğinde biraz kameraya konuşup kapattık.
Ablamla ikisi ayarlayacaktı.
-------
Bugün baby shower tadında bir parti yapacaktık. Çok abartmak istememiştik. Ablamla Sıla bahçeyi süslemişti. Tahmin edilecekti ve sonucu öğrenecektik.
Ben pembe bir elbise giyerken Ahmet mavi gömlek ve siyah pantolon giymişti. Ben saçımı makyajımı yaptıktan sonra bahçeye indim. Tüm arkadaşlarımız ve ailemiz gelmişti. Ortalama bir 25-30 kişi vardı yine.
Önce tahminler yapılacaktı. Video çekildiği için Sıla öne geçip, "Şimdi önce herkes tahmin yapacak. Ben kız diyenleri buraya Fatma da erkek diyenleri diğer tarafa yazacak." dedi. Sıradan herkes tahminini söyleyecekti.
"Önce Feride." dediğinde ben, "Ben kız hissediyorum." dedim. Sıla benim adımı yazarken, Ahmet, "Ben de kız diyorum." dedi. Bir eli sırtımdayken ben de bir kolumu sırtına attım.
"Biz cevabı bildiğimiz için tahmin yapmıyoruz. Anneannesi?" dedi Sıla. Annem, "Bence erkek."demişti. Babam, "Bence kız." dedi.
Ahmet'in annesi, babası da erkek demişti.
Mert, "Bence erkek. Erkek olsun. Erkek olmalı." dediğinde hepimiz gülmeye başladık. Elvin, "Hayır kız, kız olmalı, kız olacak." dedi. Tuğçe, "Bence de kız." dedi. Yiğit, "Ahmet'ten çıkabilecek bir erkek çocuğuna hazır değilim, bence kız." dediğinde ona gülmüştük. Berkay, "Bence erkek." demişti. Emre, "Oğluma arkadaş lazım, o yüzden bence de erkek." dedi kucağındaki Emir Ege'ye bakarken. Emir Ege şu an iki yaşındaydı. Tam deli dolu çağıydı. Zaten beş dakika yerinde durmuyordu. Şu an babasının kucağında durmadığı gibi. Annesi gibi esmer teni, siyah saçları ve iki tane gamzesiyle ablam kendisinin kopyasını doğurmuştu.
Emir Ege babasının kucağından kurtulup, Ahmet'in kucağına geldiğinde tutup elini öptüm. "Teyzem, sence ne olacak?" dediğimde bana baktı. "Bebek sence kız mı olacak erkek mi?" dediğimde düşünür gibi yaptı. Çok bilmişti. "Tız." dediğinde herkes bu hareketine gülmüştü.
"Tız, tamam yaz oraya, Emir Ege 'tız' dedi." dedim.
Sıla gülerek adını yazdı. Efecan, "Bence kız olacak." demişti. Sonunda tahminler bittiğinde, 17 kız, 11 erkek tahmini vardı.
Sıra sonucu öğrenmeye gelmişti.
Heyecandan bayılacaktım. Sıla yangın tüpüne benzer bir şey getirdiğinde Ahmet aldı. 10'dan geriye saymaya başladık.
10-9
Elim karnıma gitti.
8-7-6
Ne olursa olsun onu çok seveceğim.
5-4-3
Bundan böyle benim hayatım senin.
2-1-0
Etrafa yayılan pembe tozla gülerek Ahmet'e baktım. Yerimde zıplamıştım istemsiz. Ahmet sevinerek bağırdığında herkesten bir çığlık kopmuştu.
Bir anda arkada çalmaya başlayan Azerbaycan'dan bir şarkı ile şarkıya eşlik ettim.
"Kızım, dilimin şekeri tuzu.
Ömrümün baharı, yazı.
Ruhumun sözü, avazu.
Kızım.
En güzel alın yazım.
En güzel alın yazım."
Ahmet de erkek sanatçının girdiği kısımda şarkıya girdiğinde birbirimize sarılmıştık.
Herkes birbirine sarılırken Mert sanki erkek dememiş gibi sevinçle yerinde zıplıyordu.
Kızım olacaktı. Bizim kızımız. Bizim minik bir kızımız olacaktı..
Hoş geliyorsun kızım, hem de çok hoş..