Güven bir kere sarsılır,sonra toplayamayız.
Gece saatleriydi Berkay yeni gelebilmişti eve sessizce odasına geçti , yatağına uzanıyordu titreşim sesiyle irkildi numara yabancıydı mesajı açtı okumaya başladı :”Kardeşininin kim olduğunu biliyoruz öğrenmek istersen bora denen çocuğu yarın 2 de ormanın girişine getir he gelmezsen kardeşin yok “ mesajı okurken buz kesmiş tüyleri diken diken olmuştu yanındaki çocuklara daha sabah güven konuşması yapmışken buda neydi şimdi. Sabah gün daha yeni ağırıyordu beril mutfakta kahvaltı hazırlıyor diğerleri bahçede Berkay yeni uyanmış mutfağa giriş yapmıştı beril sessizce kahvaltı hazırlıyordu bu kız niye böyle sessiz soluksuz diye geçirdi kendini tutamadı”sadece adını biliyorum biraz kendinden bahsetmeye ne dersin*?”dediberilise dalgınlıkla “hıh”diye karşılık verdi kabul ediyorum en iyi anlaşma şekli böyle olmayabilir ama oldu işte”kendinden bahsetsene diğerleriyle muhabbet bu kadar sarmıyor “ “ne anlatayım ki kimsesiz yurtta büyüyen ezik bir kızdan ne dinlemek istersin”gözleri dolmuştu berkayın tepkisini görmek için kafasını kaldırmıştı ki “seninle ilgili herşeyi “ deyiverdi birden o esnada bir kahkaha geldi berkaydan evet bu olmamalıydı ciddi bişey sormuştu ama olmuştu “ben oyuncak değilim böyle oynanmak hiç etik değil umarım biliyorsundur bay odun “ bir ıslık çıktı ağzından “sakin prenses böyle biri değilim”diyip mutfaktan çıkıp bahçeye yöneldi ardından mutfakta kalan tek şey karamelkahve kokusu olmuştu koku çek tanıdık geldi bir an berile burnu sızlatmıştı koku çok geçmişten sanki.
…
(BERKAYDAN)
Ne yapmalıydım bilmiyorum kahvaltı çoktan bitmiş saat 1i çeyrek geçiyordu şimdi ne denirdi nasıl götürülürdü bu çocuk ne dikkatini çekerdi arkadaşları olabilirdi o dikkatini çekerdi saremiydi neydi şu kız iş görürdü onu gördüğümü söylesem gelirmiydi denemeye değerdi. “senin şu ikizin sanırım onu görmüştüm ormanın çıkışında benimle bakmaya gelirmisiniz” yanılmadım bora dan istediğim cevabı almıştım benimle geliyordu yarım saat kalmıştı 15dk sonra buluşma yerine varıyorduk. Kardeşimi öğrenmeme son 10dk kalmıştı onu bulup buraları terk edecektim nerde olursa olsun umrumda bile değildi.
Bir araba durdu önce sonra bir kızı attılar içerden ardından iki kişi boranın koluna girip arabaya koymaya çalıştılar ben şok içinde yerdeki kıza bakıyordum arkadan boğuk boğuk boranın direniş ile karışık yardım sesi geliyordu ama ben daha kardeşime yetişememişken boraya ne yapabilirdim size de kardeşin mi yoksa dünkü çocukmu deseler sizde kardeşim demez misiniz dersiniz hemde kavuşmak için bir şansınız varken bu fırsatı tepmek salaklık olmazmıydı. Şoku geçirmiştim bora gitmiş kimse kalmamıştı sadece ben ve daha adını bilmediğim sadece tekbir bebeklik fotoğrafı olan kız kardeşim kalmıştık yüzünü bile göremiyordum ona işkence etmişler belli yoksa baygın yatmazdı heralde koşup yanında diz çöktüm yerde bir kimlik kartı ve yüzüstü yatan bir beden . kızı yüzüstü çevirince yaşadığım parçalanmayı hiçbir cümle,his,davranışanlatamazdı…
…
Öğleden sonraydı evde birtek efsun ve doğu vardı ,ne kadar güvenilirdi orası muammaydı ama yapacak bir şey yoktu işte.Saatler sonra kapı çalmaya başladı gelen kucağında bir kızla 1adet Berkay kimseye bişey demeden odasına koştu kızı kendi yatağına yatırdı kimseyi odaya almadı efsun merakla kapıda bekliyor doğu umursamazca salonda sabırla bekliyordu . Berkay küçük kardeşinin baş ucunda saatlerce ağlamış gözleri kızarmıştı neden onu bu kadar zaman tanıyamamıştı onu kimsesiz hissettirmişti o sıcak yemekler yerken neden kardeşi yemekhane artığıyemişti,o sıcak yatağında yatmıştı bunun gibi birsürü cevabını bilmediği nedenler vardı. Kız sonunda uyanmıştı ama ona ne diyecekti tamam belgeler vardı kimlikler vardı ama soy isimleri farklıydı dna sonuçları da ortadaydı aslında bunu onu konuşturarak öğrenecekti .Kız doğruldu tam kelimeler ağzından dökülecekti ki susmayı yeğledi .Berkay kızın önüne oturdu belgeleri kimlikleri dizdi kenara kız da biliyordu o abisiydi yanında rahat olabilirdi ama olamadı yapamadı gözleri doldu ama yaşlar boşalamadı gözleri şiştikçe şişti en sonunda dayanamadı berkaya sarıldı ama nasıl desem öyle normal bir sarılma değildi sanki Berkay onu herkesten saklamak ister gibiydi kız ise sonunda şu hayatta bir dayanağım varmış der gibi sarılıyordu.”seni bu zamana kadar göremediğim için özür dilerim b-beril “yüzünde hafif bir tebessüm oluştu beril cıvımayı severdi o yüzden duygusal kalamazdı”bende şu ana kadar sana bela olamadığım için üzgünüm abicimmm” diyip berkayın sırtına atlayıp boynuna sarıldı berkayda karşılık olarak”her zaman bela olabilirsiniz prensesim siz söyleyin ben yapayım” berilin mutluluğu katlandı düşünür gibi bir edayla “hımm düşündüm karar verdim film izleyelim birlikte”tekrarladı Berkay “birlikte…”sormak istediği çok şey vardı ama kardeşini sıkmak istemiyordu beril sırtında kapıyı açarak efsunu umursamadan merdivenleri atlayıp salona girdiler doğu bu beklemediği görüntüyle karşılaşınca afalladı tam duygusallık ben yetişiyorum abi diyordu ki beril “abim “ deyince duygusallık vardiyayı beyine devredince hıh şeklinde bir mırıltı çıktı dudaklarından doğunun.”yani Berkay abimmiş doğu inanabiliyormusun ailem oymuş”doğu söze girdi daha düzgün bir oturma pozisyonu alıp “abi şöyleki-“ “nasıl ki paşam ne söyleyecektin*?” “abi ben berili seviyom ya germeyin beni ben gelemem strese” “düşünürüz”dedi Berkay yetkili abi edasıyla “düşünelim abi istediğin zaman nasıl buyurursan” ikisi birden güldü doğunun bu itaatkar haline oturup filme başladılar.
…
(BORANIN ANLATIMIYLA)
Buz gibi bir odadaydım oda küf kokuyordu yerde eski bir döşek vardı en son hatırladığım beni alıp bir arabaya attıklarıydı berkaya ne olmuştu acaba oda buralardamıydı bide biri vardı bir kız ama orası silikti bende kızı atmışlardı arabadan o kimdi peki sare sare olabilirmiydi Berkay takas mı yapmıştı ama yoktu olamazdı Berkay onu tanımazdı doğu istemiş olabilirmi ihante uğramış olabilirmiydim kardeşlerime bunu yakıştıracak kadar düşmüş olamazdım bu düşüncelerden temizledim aklımı toparlanmaya çalıştım.
2 saat geçmiş olmalı hava kararmıştı kapı açıldı bir silüet belirdi karşımda siyah takım elbiseli uzun boylu bir mafyadan çok iş adamını andırıyordu ama tanıyamadım hafızamı çok zorladım ama yoktu bu adama karşı kırıntı kadar bilgi yoktu zihnimde ve konuşmaya başladı evet istemedim sesini duymak fakat konuştu işte”demek sonunda tanışabileceğiz bora pardon bora karael isim hafızamn iyidir ama neyse boşversene niye burdasın bunu hiç düşündün mü düşünmen için tam tamına 3 saat 33 dakika 3 salise zaman tanımıştım ama sen zamanı kullanamazsın doğru bunu düşünmediğim için üzgünüm” daha devam edecekti bir telefonla ayrıldı yanımdan saat takıntısı vardı bariz bir biçimde ortadaydı odanın her yeri saat imgeleriyle doluydu dolap kapakları bile saat çubukları gibiydi ve 3 sayısına takıntısı vardı herşeyi bunun üstüne dizyn edilmiş gibiydi tabi ya sare kaçırıldığında da saat 3 civarı birşeydi nasıl şimdiye kadar anlamadım bize gelen tüm kağıtların arkasında ya saat resimleri ya da pusulalar vardı işte taşlar şimdi oturmuştu onu takıntılarından vuracaktım o benim zaaflarımla oynarken ben hem takıntılarınıın üstüne götüreceğim hemde planlarını bozacağım