İçeriğe geç

Aşkın Yarattığı Ölüm

Bölüm 6 · 1 dk okuma

Aşkın Yarattığı Ölüm

Bölüm 6

Gerilim Dozu (Gerçek)

Sonraki gün cenaze töreni vardı. Annem ağlıyordu. Ben is orada heykel gibi durup Nathaniel'ın gelip gelmeyeceğini kafamda soruşturuyordum. Elbette gelmeyeceklerdi çünkü bugün Jean'in (Yani Nathaniel'ın abisinin) kayboluş yıldönümüydü. Peki ya ben neden ağlamıyordum. Neyi bekliyordum ki ağlamamak için? Nathaniel'ın gelip beni kollarıyla sarmasını mı? Ya da gelip beni buradan kurtarmasını mı? Bilmiyorum [Aslında ikisi de iyi olurdu.] Benim için bir değişiklik değildi çünkü sadece yemek zamanları yüz yüze gelirdik ama ağzımızı bıçak bile açamazdı. Aynanın karşısına gidip gözümden istemsizce akan gözyaşlarımı sildim çünkü ağlamıyordum ya da üzülmüyordum. Sadece akıyorlardı aynı regl gibiydi. İstemiyordum ama doğanın isteği yüzünden derdini çekiyordum. Saçmalık insanlar neden ağlar ki? Neyse Nathaniel hala gelmedi acaba iyiler mi? Abin öldü bunu artık kafana bi' soksan şaşırırım artık.

2 Saat Sonra

Nathaniel hala gelmedi zaten gelse ne olacaktı ki? Sadece onu özledim. Aynı zamanda tanıdığım, tanımadığım herkes vardı bir tek onlar yoktu. Neden bunu düşünüyorum ki gidip onu arayacağım... Neden kimse cevap vermiyor. Tanrı aşkına neden kimse şu lanet olası telefonu açmıyor ki? [Karar verilmiştir.] Madem telefonu açmıyorsunuz o zaman bende evinize gelirim... Korkunç bir an [Çünkü ne zaman kapının ötesine giriş yapsam etrafı hüzünlü bir hava kaplıyor. Hem ceset görme riskim de

fazla.] Açıyorum kapıyı açtım.

Özür dilerim ama üşendiğim için devamını diğer bölüme saklıyorum. BYE :)

Bölüm sonu

2 yorum