İstanbula gelmiştik uraza tekrar bi tomografi çekip ameliyata aldılar . Ameliyathane nin önünde çökmüş oturuyordum önümdeki bembeyaz duvara sabit bir şekilde bakıyordum . Telefonumun çaldığını duyuyordum ama kimin aradığı ve niye aradığı umrumda değildi ameliyatın kaç saat süreceği belli değildi . Sabit bir şekilde dururken omzuma biri dokundu irkilip kim olduğuna baktım birinin geldiğini fark etmemiştim bile .
Beren korkmuş gözlerle bana bakıyordu kafamı kaldırdığımda yamaçla beratında burda olduğunu fark ettim . Beren kollarını boynuma dolayıp sarıldı.
" aklımız çıktı telefonlarımızı açmıyorsun buraya gelene kadar aklıma bin türlü şey geldi engin aradı gidin ona bakın diyede nerde olduğunu öğrendik " dedi.
" iyiyim bişey yok " dedim ayağa kalkmaya çalıştım ama kalkamadım . Berat elini uzattı elini tutup kalktım. Yamaç " Nasıl birşey yok kızım manyak mısın sen Burgaz'ı karakolu birbirine katmışsın hadi hepsini anlarım acı çekiyorsun tamam ama baş savcıyı tehdit etmek üstüne bide hem adam yaralama hem tehdit bunlar ne demek oluyor " dedi
"yamaç şuan hiç sırası değil başım çatlıyor engin anlatmış işte size herşeyi " dedim .
" anlatacaksın mesleğinden mi olmaya çalışıyorsun ?sen he cevap ver bana seni sevmeyen bi adam için bunları yapmaya değer mi ? Cevap ver bana " dedi bana sesini yükselterek .
" değer tamam mı değer berene aynı şey olsa sen yapmaz mıydın ? " dedim .
" aynı şey değil " dedi
" aynı ne farkı var " dedim .
" değil değil çünkü ......" deyip sustu.
" hadi söyle ! söylesene ! Durma yak canımı o seni sevmedi sevmeyecek de beren beni ben onu seviyorum ama uraz seni hiç sevmedi de desene " diye bağırdım hem bağrıyor hem ağlıyordum kolumdan tutup çekti beni sımsıkı sarıldı.
"bırak beni " diyip itmeye çalıştım. "şşşşşşt tamam tamam sakinleş " dedi saçımı sevip beni sakinleştirmeye çalışıyordu .
Biliyorum benim kötülüğümü istemiyordu bi abi gibi davranıyordu yaş olarak aramızda büyük olan yamaçtı bana hep öz kardeşiymişim gibi davranır. Kızar korur kollardı üniversiteden beri bu böyleydi . Berenlede sevgililer bi süre öylece durup ağladım . Sonra beni biryere oturttu gözlerimi açtığımda Berat elindeki suyu bana uzatıyordu yamaç elinden alıp bana içirdi sonra biraz eline döküp yüzümü yıkadı.
beren"ağrı kesici bulmamı ister misin ? " dedi kafamı hayır anlamında salladım .
Berat geldiğinden beri ilk defa konuşup" saçındaki tokayı çıkaralım" dedi .yamaç tokayı canımı yakmadan yavaşça çıkardı . Bende o sıra berata bakıyordum . Urazın gözlerine baktığımda görmek istediklerimi beratın gözlerinde çok net bir şekilde görüyordum ve hissediyordum . Beni seviyordu ben nası urazı karşılıksız seviyorsam oda beni öyle seviyordu başlarda ona haksızlık yaptığımı düşünüyordum ama sonra başkasını severken onunla olursam bunun ona daha büyük haksızlık olacağını düşündüm .
Urazı sevdiğimi oda biliyordu ve buna saygı duyuyordu . Yanıma oturup saçıma masaj yapmaya başladı .
Yamaç "ben sana bi kahve alayım" deyip gitti beren yanıma oturdu " bişey olmıyacak iyileşecek " dedi hafif tebessüm ederek ona baktım .
6 SAAT SONRA
Uraz ameliyata gireli 6 saat olmuştu bu sırada
Aysel teyzeler gelmişti . Engin arabamı göndermişti Berat otoparka park ettiğini söylemişti . Yamaç , Berat , Beren hala buradaydı gitmelerini söylesemde gitmemişlerdi . Enginde aramıştı annemi eve bıraktığını söylemişti . Öyle bekliyorduk o sıra doktor çıktı ameliyathaneden yanına gittik .
"Hastanın kanamasını durdurduk ama malesef kurşunu çıkaramadık . Kurşun çok derinde sinirlere de zarar vermiş " dedi .
"peki ne olacak şimdi " dedim.
"hasarın ne olduğunu ne kadar olduğunu uyanmadan bilemeyiz tabi uyanır mı onuda bilemiyoruz bekleyeceğiz durumu hala kritik herşeye hazırlıklı olun " dedi ve gitti ayaklarım sanki beni taşımadı yoktular sanki Berat beni tutup " sude " diye haykırışını duydum ama gerisi karanlık .
................................................................................
Bilincim yavaş yavaş yerine gelirken gözlerimi açmaya çalıştım . Beren " uyandı " dedi uyumuş muydum ben kötü bir kabustu bu dimi ? Uraza bişey olmamıştı içimden bunun gerçek olmasını diledim .
Yamaç yanıma gelip " çok korkuttun bizi " dedi
" ne oldu bana ? " diye sordum " bayıldın " dedi
" ne kadardır baygınım ben uraz nerde ? " diye sordum Beren " sitresten ve açlıktan bayılmışsın uyku yapıcı ilaçlar verdiler o yüzden bayadır uyuyorsun sabah olmak üzere " dedi.
" o kadar saat uyumama nasıl izin verdiniz ? " dedim kalkmaya çalışırken yamaç engel oldu "kalkma başın dönecek " dedi " urazı görücem " dedim .
beren " yoğun bakımda göremezsin izin vermiyorlar " dedi "doktoruyla görüşürüm o zaman " dedim Yamaç " Sude ! Kalkmıyorsun " dedi uyarı dolu sesiyle kalkıp ayakkabılarımı giydim odadan çıktım yoğun bakımın oraya gittim Aysel teyze Kerim amcanın omzuna yaslanmış uyuyorlardı . Hava daha yeni yeni aydınlanıyordu muhatap bulacak birini bulamazdım bu saatte .
1 AY SONRA
Urazın vurulduğu günden tam tamına 1 ay geçmişti . Nasıl geçmişti onu bende bilmiyordum uraz gibi ben de bitkisel hayat yaşıyordum .
Eve doğru dürüst gitmiyordum sadece duş alıp üstümü değiştirmek için gidiyordum . Ya hastanede yada orda burda uyuya kalıyordum bişey yiyemiyordum doktorlar umut olmadığını söylüyordu .
Aysel teyzeler hergün 10 dk görüyordu urazı bana da girmemi söylediler ama ben giremedim . Bi kere girmeyi denedim sadece ondada sinir krizi geçirdim .
26 GÜN ÖNCE
Dördüncü gündü urazın yoğun bakımda olduğu dördüncü gün benim girmemi istediler yanımda sadece yamaç vardı . Berenin davası vardı o gün beratta bi ihbara gitmişti . Yoğun bakımın önüne gelmiştik yamaçla bana istediğim an geri dönebileceğimizi sakin olmamı söylüyordu sürgülü kapı açıldı .
Yeşil kıyafetleri olan bir adam vardı . Hemen arkasında da kapalı bir sürgü kapı daha İsmini bilmediğim pekte umrumda olmayan adam " Tek kişi girebilir sadece " dedi yamaç kimliğini çıkarıp " savcı Yamaç Yıldırm içeri girmicem avukat hanıma siteril kıyafetlerini giyerken yardımcı olucam " dedi
"tabi sayın savcım " diye cevap verdi adam .
yamaç bana yeşil önlüğü giydirdi yandan bağlayıp saçıma bone tarzı bişey taktı boş boş yüzüne bakıyordum yüzümü avuçları arasına alıp " bana bak sude " dedi gözlerimi gözlerine çevirdim " girmek zorunda değilsin onu nasıl göreceğini bilmiyoruz heran vazgeçe bilirsin ben burdayım girmek istediğine emin misin ? " diye sordu kafamı belli bellirsiz salladım "tamam ben burda bekliyorum seni " dedi sürgülü kapının önüne geldiğimde adam kapıyı açtı .
İçeriden kalp atışlarını gösteren makinanın sesleri geliyordu . Gözümün önüne babam geldi onuda böyle yoğun bakımda görmüştüm sesler birbirine karışmaya başladı gözlerim bulanık görmeye başladı " hayır hayır yapamam onu göremem onu orda çaresizce yatarak göremem yapamam " bağırmaya başladım kulaklarımı kapatıp sesleri susturmaya çalıştım yamaç beni kolumdan çekip dışarı çıkarttı ben hala yapamam göremem diye sayıklayıp ağlıyordum yamaç beni duvara yasladı kafamı tutup " tamam çıktık ! çıktık ordan sude girmiceksin bak burdasın yanımdasın " dedi ona bakıp sustum ama ağlamaya devam ediyordum . Yamaç bana sımsıkı sarıldı .
GÜNÜMÜZ
O günü hatırlayınca tüylerim diken diken olmuştu . Onu orda öyle görürsem daha çok yıkılırdım hiç birşey yapamazdım o yüzden o gün yanına gidememiştim . Onu en son gördüğüm haliyle kalmayı tercih ediyordum .
2 gün önce doktoruyla görüşmeye gittiğimde durumunun hala kritik olduğunu hatta yeniden bi kanamasının olduğunu öğrenmiştim müdahale edemeyeceklerini söylüyorlardı bende başka doktor aramaya başlamıştım .
Amerikanın Boston şehirinde bi doktor bulmuştum urazın roporlarını e mail aracılığı ile sekreterine göndermiştim durumu değerlendirip bugün geri dönüş yapacaklarını söylemişlerdi . Bende şuan adliyenin önünde arabanın içinde oturuyordum . Öğle tatilinin bitmesini bekliyordum o kadar uykusuzdum ki biraz kestirsem mi diye düşünüyordum .
Arabamın camına tıklatıldı boşta bulunduğum için korkmuştum . Yamaç camı aç işareti yaptı camı açmak yerine çantamı ve dosya mı alıp arabadan çıktım . "Napıyorsun burda gelsene içeri " dedi " uyumayı düşünüyordum " dedim " sude kaç gündür uyumuyorsun yemek yemiyorsun hasta olacaksın farkında mısın ? Psikoloğunada gitmemişsin iki kere randevu aldım " dedi " sayın savcım imzalamanız gereken dosyalar var kaleminize bırakmıştım " dedim " konuyu değiştirme sen yemek yedin mi ? " diye sordu " olumsuz savcım özel hayatıma karışmaya hakkınız yok " dedim " sude beni sinirlendirme düş önüme ifadeni alıcam senin " dedi " acıyın bana savcım ben suçsuzum " dedim yamacın odasına doğru gittik .
Arkamdan gelirken sipariş verdiğini duydum ama pek ilgilenmedim . Odasına girip oturdum kendimi tutamayıp esnedim " şu haline bak ya kızım sen napmaya çalışıyorsun böyle kendini yıpratarak urazı iyleştirebilecek misin ? Ne geçecek eline " dedi duymazlıktan geldim koltukları çok rahattı savcı koltuğu tabi gözlerimi kapatıp öylece durdum .
O sıra kapı çaldı kimin geldiği umrumda bile değil şurda azıcık dinlenicem poşet fışırtısı duydum yemek gelmişti heralde inşallah beni bu koltuğa zorla bağlayıp yedirmezdi . " kalk bakalım yemek yiyeceğiz " dedi " afiyet olsun savcım " dedim gözlerimi açmadan " sude " dedi cevap vermedim " avukat hanım hemen buraya gelip yemek yiyorsunuz derhal " dedi gene sesimi çıkarmadım ve devam etti " aksi taktirde sizi savcıya mukavemetten içeri aldırıcam " dedi tek gözümü açıp ona baktım ciddi gözüküyordu " orda artık sizde rahat edersiniz bende " dedi " aman iyi be tamam ver " diyip yemeğe başladım .
Yemek yedikten sonra beren gelmişti . Adliyede hareketlenmeye başlamıştım öğle tatili bittiği için işlerimi halletmem gerekiyordu ama kalkamıyordum yamaçta dosyaları inceliyordu arasında benim de getirdiğim imzalaması gereken dosyalar vardı . O sıra telefonum çaldı Amerika'dan arıyorlardı dışarı çıkmaya yeltendim ki " Burda konuşuyorsun " dedi yamaç gözlerimi devirip telefonu açtım .
Telefonla konuştuktan sonra bi umut ışığı doğmuştu doğmuştu ama aynı anda dünyamda başıma yıkılmıştı . Doktor kurtulma ihtimalinin olduğunu urazın Amerika'da ameliyat olabileceğini söylemişti daha sonrasında ücret için sekreterine yönlendirdiğinde ameliyat ücretinin 2 milyon dolar olduğunu tabi ekstra masraflarında çıkacağını söylemişti .
O kadar parayı nasıl bulurdum ailesi veremezdiki o parayı . yamaçla Beril'e anlattığımda yamaç " sen elinden geleni yaptın bundan sonra bişey yapamayız " dedi bi yolu olmalıydı " dosyaları imzaladıysan alabilir miyim ?" diye sordum " sude bak o bakışını hiç beğenmedim saçma sapan bişeyler yapmaya sakın kalkma duydun mu beni ? " dedi
" Off bişey yapamıyorum zaten ver şunlarıda işleme koyalım" diyip elinden dosyaları aldım adliyede işlerimi halledip şirkete doğru gittim .
Girişte danışmaya selam verip turnikelere kartımı okutup asansörlere doğru gittim odamın olduğu kata gidip önce diğer avukatların bulunduğu alana gittim
" evet arkadaşlar kayda değer bişey bulabildik mi ? " diye sordum yüksel sesle herkes suratıma boş boş bakarken " yok tabi n'aptınız hiçbir şey şirket ihaleye girecek bizim elimiz hala boş aferin size derya al bu dosyaları " diyip eline tutuşturdum " 1 saat arkadaşlar 1 saat içinde bana kayda değer bişey buluyorsunuz " diyip odama doğru gittim .
asistanım korkmuş gözlerle yanıma geliyordu "sude hanım" dedi nası söyleyeceğini bilmez bi hali vardı "ne oldu açelya söyle gene nasıl bi sorunumuz var bunca derdimizin arasında " dedim sinirle gülerek " sude hanım ateş beyler geldi odanızda sizi bekliyor " dedi " Ateş beyler bu sefer kaç korumayla gelmiş açelya ve sen onu benim odama nasıl alırsın açelya ah açelya " diyip odama doğru gittim .
" sude hanım söyledim ama sizi odanızda bekleyeceğini söyledi " dedi odama geldiğimde kapının önünde iki koruma vardı kapıyı açıp içeri girdim masamın karşısındaki koltukta oturuyordu yüzü her zamanki gibi sertti bu adam gülmeyi bilmez miydi hiç aman sanane sude " Hoşgeldiniz sude hanım bende sizi bekliyordum " dedi sinirle gülüp " ben sizin için aynısını söyleyemeyeceğim ateş bey anlaşılan yine boşa geldiniz " dedim kendi yerime geçip oturdum " siz sormadan ben cevabınızı vereyim ateş bey ihaleden çekilmiyoruz " dedim " ayrıca odama ben yokken izinsiz girmenizde hiç hoşuma gitmedi " dedim yüzüme baktı kapkara gözleriyle " korkmayın avukat hanım odanızı karıştırmadım eğer sizin hakkınızda bişey merak edersem zaten öğrenirim böyle şeylere gerek yok " dedi sinir adam " benim hakkımda bişey merak edemezsiniz zaten ateş bey bugün çok yoğunum söyleyecekleriniz bittiyse lütfen çıkın bi daha da gelmeyin " dedim " görüşücez sude hanım " dedi ve odamdan çıktı bişeyler karıştırıyordu ama ne olduğunu henüz bilmiyordum.
Masamın üstüne baktığımda urazla ilgi evraklar şirketle ilgili ve müvekkilimin gireceği ihale için olan evraklar vardı . Sadece 2 saat dışarı çıkmıştım o yüzden evrakları kaldırmamıştım geleceğim için şirket telefonundan açelya yı arayıp odama gelmesini söyledim gelince " Açelya burda benim masamda bana şirkete dair bir sürü evrak var nası sokarsın o adamı buraya " dedim " sude hanım söyledim ama dinlemedi burda beklemek istedim onada izin vermedi " dedi "bundan sonra kapımı kitlicem adam çıldırtacak beni neyse kısa çok kısa Özet geç " dedim elindeki kağıtlara bakıp " elçin hanım geldi efendim sizinle görüşmek için bekliyor yarın boşanma davası var çok acil bişey göstermem gerekiyor dedi kendisi , yarım saat önce Ahmet bey aradı size ulaşamamış galiba ihale için bi fikri var bana söylemedi ama sizin aramanızı rica etti . " dedi " lütfen bi fikri olsun artık gerçekten yeter bu katta 20 tane avukat hiç biri bişey bulamadı ben giricem artık araştırmaya hepsinide kovucam o olacak açelya git bak şunlara Allah aşkına başka bişey yoksa bana söyleyeceğin " dedim "sude hanım bugün başka görüşmeniz yok yarın dava gününüz zaten bütün gün adliyedesiniz bide sude hanım odanıza gelirken Haldun bey geldi işi bitince bana bi uğrasın dedi "
" tamam açelya elçine bi kahve falan söyle ben bi Haldun beye bakayım " dedim kalkıp odamın anahtarını aldım açelyayla birlikte çıkıp kapıyı kitledim bir üst katta Haldun beyin odasına gittim
kapıyı çalıp içeri girdim içerde benim yaşlarımda esmer bi kız vardı "Haldun bey beni çağırmışsınız efendim " dedim " gel sude bak tanıştırayım kızım hale italyada okuyordu biliyorsun okulu bitti döndü artık aramızda çalışacak " dedi elimi uzatıp " Hoşgeldiniz aramıza " dedim kızda elimi sıkıp gülümsedi Haldun bey oturma mı işaret edip " sude şirketimizin en hırçın korkusuz avukatı ne yapacağını asla kimse kestiremez diğer avukatlarında başı sende onun yanında çalışacaksın diğer avukatlardan üstün ama senin sude kadar deneyimin yok o yüzden onun yanında yetişmeni istiyorum daha yeni mezun oldun sudenin yarın davası var onunla gidiceksin sude herşeyi yaptır benim kızım olması bişey değiştirmeyecek " dedi
" tabi efendim o zaman yarın 8 buçuk ta adliyenin önünde buluşuyoruz " dedim kız gülümseyerek " tabi " dedi Haldun bey " sen bizi kapının önünde bekle ben sudeyle bi konu hakkında konuşucam " dedi kız dışarı çıktığında "sude asla acımıyorsun başta ayak işlerini yaptır davaları izlesin arşivi bi karıştırsın senin kurduğun düzen güzel ama o adliyedeki karışıklığı bi görsün diğer avukatların yanında bi masa ver ona benim kızım olduğunu şimdilik bilmesinler " dedi " tabi efendim nasıl isterseniz " dedim "senin gibi dişli korkusuz olsun istiyorum " dedi sonrada ciddileşip " Ahmet beyin ihalesi ne oldu bişey bulabildiniz mi ? " dedi
" henüz birşey yok efendim araştırıyoruz ama bulucam " dedim " adamın birsürü kumarhanesi yasa dışı işi var hiç birşey ispatlayamıyor muyuz ? " dedi " efendim herşey yasalara uygun gözüküyor ama bir yerde bi açığını bulucam merak etmeyin " dedim " bir ay dır sude bir aydır tam olarak kendinde değilsin şu işi en kısa zamanda hallet hale bu işi asla karışmasın sen tek başınasın bu işte artık " dedi " tamamdır efendim " dedim çıkabilirsin deyince dışarı çıktım .
hale kapıda bekliyordu bi alt kata inip masasını gösterdim kısaca aramıza yeni katıldığını söyledim açelya ya bi mac book vermesini söyledim diğerlerinin elinden de bütün dosyaları alıp bu işle artık ilgilenmediklerini bugün gözüme gözükmemelerini söyledim odama doğru gittiğimde elçin bekleme solanunda oturuyordu " elçincim 5 dk sürmez bi telefon konuşmam olucak sonra gel tamam mı ? " dedim " tamam tamam ben burdayım " dedi anahtarla kapıyı açıp içeri girdim masama dosyaları koyup telefonumu elime aldım 20 cevapsiz çağrı vardı annem bir kere 14 kere beren 3 kere Berat 2 kerede yamaç aramıştı onları boşverip şirket için çalışan özel ajanı aradım .
" senden birini araştırmanı isteyeceğim herşeyini ama ne yapar nereye gider nerde takılır bu adamın açığını arıyorum en acil şekilde " dedim " Tabi adını soyadını söyleyin " dedi " Ateş Yakar " dedim telefonu kapatıp hepsine iyiyim işim var mesajı attım şirket telefonundan açelya ya elçini içeri almasını söyledim .
" Hoşgeldin canım gel beklettim senide kusura bakma " dedim " yok canım sorun değil şunları görmen lazım " deyip bi zarf uzattı bana içini açtığımda kocasının başka kadınla fotoğrafları vardı içinde " bunları nasıl buldun gerçek dimi bunlar " dedim " gerçek işimize yarar mı ? " diye sordu " şaka mısın yarar tabi yarın biter bu iş " dedim şirket telefonundan açelyayı arayıp " Açelya Elçin hanımın dosyasını haleyle gönderir misin ? " dedim .
ardan biraz zaman geçtikten kapımı tıkladı gelebilirsin dedim hale içeri girdiğinde " he halecim gel dosyanın içinde en üstte ki kağıdı elçin hanıma imzalatalım " dedim elçin kağıdı imzaladığında fotoğrafların olduğu zarfla birlikte dosyaya koydum haleye uzatıp " al bakalım bu dosyayı iyice incele yarın duruşmamız var " dedim elçinle biraz konuştuktan sonra elçin gitmişti .
bende Ahmet beyi aradım " merhaba Ahmet bey kusura bakmayın açamadım telefonunuzu " dedim " sude hanım benim bu ihaleyi almam lazım biliyorsunuz rakibin ya bi açığını bulucaz yada verdikleri rakamın üstünde bi teklif vermemiz lazım " dedi " Ahmet bey şöyleki rakamı ne kadar yüksek verirsek verelim rakibimiz bişekilde o ihaleyi alacak ben o yüzden çekilmeleri tarafıyım " dedim " sude hanım iki gün sonra ateş yakarın düzenlediği bi davet varmış kendi mekanında hemde o önemli belgelerini orda tutar diye biliyorum tabi bide oraya katılacak insanlarda belki işimize yarayabilir diye size haber vermek istedim " dedi " tabi Ahmet bey ben bi araştırayım size tekrar geri dönerim " diyip telefonu kapattım benim o davete katılmam lazımdı .
Eşyalarımı toplayıp yarınki davaların dosyalarını aldım cübbemide alıp odamdan çıktım kapımı kitlemeyide unutmadım tabi . Otoparktan arabamı alıp hastaneye doğru gittim yolda en az 10 kere yamaç aramıştı ama hiç konuşacak halim yoktu kim bilir ne söyliyecekti gene hastanenin otoparkına girip arabamı park ettim .
O sıra telefonum yine çaldı ama bu sefer annem arıyordu açıp konuştum biraz olsun iyi gelmişti buraya gelmek istediğini söylemişti ama olmazdı bu ara en yakın zamanda yanına geleceğimi söyleyip idare etmiştim yukarı urazın olduğu kata çıktım yoğun bakımın önüne gelip urazla konuşmaya başladım .
Bu saate burda kimse olmuyordu o yüzden bende rahatlıkla konuşabiliyordum .
" Uraz , ben geldim gene burdayım seni görmeye cesaret edemiyorum ama burdan da ayrılamıyorum . Bugün Boston daki doktorunla konuştum kurtulabilir dedi ama oraya gidip ameliyat olman lazım . " acı bi tebessüm edip göz yaşlarımı sildim " lisedeyken hep Amerika'ya gitmek istediğini söylerdin neresiydi orası orda fotoğrafım olacak derdin adını unuttum . şimdi Amerikaya gitmen gerekiyor ama çok saçma bi sebebten dolayı bi şerefsiz yüzünden bu kadar acı çekiyorsun o kansıza gün yüzü göstermiyorum merak etme hapiste olması yetmiyor içim soğmuyor . A bu arada söylemeyi unuttum o koruduğun kızı buldum 17 yaşındaymış bi kliniğe yatırdım tedavi oluyor bağımlı olmuş maalesef ama iyileşicek sende iyleşiceksin ameliyatını olup o adını unuttuğum yere gidip fotoğrafını çekeceksin uraz " dedim bi süre sessiz kalıp sonra " beni sevmeyeceksin ama yaşayacaksın " dedim göz yaşlarımı tekrar silip ayağa kalktım doktorun odasına gittim .
Doktoruyla konuştuğumda bu ameliyatta %50 olasılıkla kurtulma imkanının burda ameliyat yapsalar bile kurtulma şansının olmadığını öğrendim sızıntı bir şekilde kanamasının devam ettiğini götürebilme imkanımız varsa bir an önce götürmemizi söyledi . Allahım yardım et bana bir yol göster diye dua ettim içimden Aysel teyzelerin yanına gittim 1 aydır insanlar Burda perişan olmuşlardı .
" Aysel teyze nasılsınız " dedim " nası olalım yavrum doktorlar hiç birşey söylemiyor bekliyoruz " dedi söylememelerini ben istemiştim " siz dua edin Aysel teyze " dedim sıkı sıkı sarıldı bana ona sarılırken ayak sesleri duydum gözlerimi açıp baktığımda 2 çift ayak görmüştüm kim olduğuna baktığımda yamaçla Berat olduğunu gördüm öğrenmişlerdi demek ki yoksa buraya gelmezlerdi ulan bi tutamadınız mı adamın ağzını gözlerimi kapatıp Aysel teyzeden ayrıldım .
" sude bizimle geliyorsun hemen " dedi yamaç
" gelmiyorum işim var siz gidin sonra yamaç " dedim " sude gidiyoruz hadi " dedi kolumdan tutup yanına çekti beni kolumu kurtarıp " gelmiyorum zorla götüremezsin beni sonra dedim sonra şimdi gelmek istemiyorum gidin burdan " dedim
" sude beni delirtme kendine gel artık " dedi " gelmiyorum bırak beni " dedim Berat aramıza girip " yapmayın hastanedeyiz sude sende zorluk çıkarmadan bizimle gel önemli bi konu " dedi . yamaç " biz buna niye sorucaz ki yapmış işte gözlerinden belli o yüzden gelmek istemiyor " dedi. Berat " abi bi sakin ol belki yapmadı böyle yaparak daha çok inatlaştırıyorsun onu " dedi sonra bana dönüp " lütfen güzelim zorluk çıkarma gidelim hadi nolur " dedi . yamaç " zorluk çıkarmadan olur mu olmaz sude bu sana kızım mesleğinden olucan mesleğinden haberin yok korumaya çalışıyoruz yapacağından gene geri kalmıyor " dedi
"koruma koru diyen mi oldu rahat bırak beni gelmiyeceğim ben bişey yapmadım suçlanacak gene ne duydunda beni suçluyorsun " dedim " yapmadın yapmadın öyle mi ? Lan o zama....." diye devam ediyordu Berat sözünü kesti " yamaç burda değil burda değil abi sende daha fazla zorluk çıkarma gidelim konuşalım " dedi
" gelmicem gidin siz daha sonra ne soracaksanız sorarsınız şimdi değil " dedim " gidiyoruz sude yeter artık daha çok ileri gitmeden bitiricez bu meseleyi " dedi " kim konuşuyor şuan karşımda !!!! en yakın arkadaşım , sırdaşım beni anladığını düşündüğüm adam mı yoksa savcımı " dedim hiddetle gözlerinde şimşek çaktı resmen " öyle mi ? " diye sordu ardından " savcı konuşuyor tak kelepçeyi Berat gidiyoruz " dedi .
" bunu yapamazsın " dedim
" yaparım nası yapıyorum gör bakalım daha bugün uyardım seni ya bugün " deyip yerdeki çantamı aldı
" ne duruyorsun berat tak kelepçeyi " dedi .
Berat "yamaç kendine gel ben takamam kelepçeyi "
dedi " yamaç değil savcı tak dedim sana " dedi berat kahretsin deyip ellerime kelepçe taktı gözü dönmüştü bi kere yamaçın
...................................................................................
Merhaba arkadaşlar
Yeni bölüm nasıldı ?
Oy ve yorum yapmayı unutmayın lütfen 🙏🙏
Düşünceleriniz benim için çok önemli 🥰