İçeriğe geç

Aşkın üçgeni

Bölüm 1 · 19 dk okuma

Aşkın üçgeni

Bölüm 1

1 . BÖLÜM URAZ MERTOĞLU

Sabahın ilk ışıkları yüzüme vurduğunda huysuzlanarak yatakta yüz üstü döndüm uyumak istiyordum ve gece uyumadan önce boyumun asla yetmediği uzun perdeleri çekmeyi unutmuştum.

"Bula bula heryeri cam olan , 18. Katta bir ev buldun dimi sude aferin sana " diye kendi kendime söylendim uykum kaçmıştı .

Yatağımda bağdaş kurup oturdum . uzaktan ama gözlüğümü takmadan asla göremediğim boğaz köprüsüne baktım .

Saatin 7 di olduğuna o kadar eminim ki telefonumu alıp bakma gereksiniminde hiç bulunmadım . Yüzümü yıkamak için banyoya doğru gittim daha sonra ayılamayacağımı anlayıp duşa girmeye karar verdim .

Duşumu alıp giyindikten sonra mutfağa gittim ilacımı içip kendime yağsız kaşarlı tost yapmaya başladım. Tostum olurken şöyle bi evime göz gezdirdim 2+1 bana gayet yeten Amerikan mutfaklı bi evde oturuyordum . Bana göre gayet toplu ama anneme göre dağınık olan evim ne var yani koltuğumun üstünde pike olunca ne oluyor gece üşüyebiliyorum sehpanın üstünde sürekli duran ama her hafta değişen kitaplarım ve oyun konsolumun kolları ha bide latte bardaklarım bence hiç dağınık durmuyorlar .

Tostumu alıp televizyonun karşısına geçtim . Bugün annemin yanına gidecektim ve tabi onu görmeye 1 aydır görmüyordum onu özlemiştim .

O sıra telefonumun sesini duydum a hadi ama şimdi kim onu gidipte yatak odasından alacak burda kahvaltı etmeye çalışıyorum . Ayağı kalkıp odama doğru giderken katyayı gördüm "ben kalktıysam sen de çalış canım " diyip robot süpürgeyi çalıştırdım odama girip telefonumu aldım annem arıyordu .

"Efendim anne " dedim telefonu açıp "kalkmadın mı daha sen hadi kalk gel ! bak sude bu haftada gelmezsen ben gelicem ona göre " diyen anneme göz devirdim tabi o bunu görmedi görseydi ağzımın ortasına terlikle yapıştırmıştı .

" Ana kraliçem sabah sabah bu enerji nereden geliyor sana bi günaydın güzel kızım de önce nasılsın de dimi ama ? " dedim

" Bugünde gelmiceksin dimi sen ondan böyle konuşuyorsun . " dedi " hayır geliyorum erkenden kalktım , duşumu aldım , kahvaltımı ettim hatta evi bile süpürdüm " dedim gülerek

" yalan söyleme katya süpürmüştür " dedi " ne yani tuşuna basınca ben süpürmüş olmuyor muyum ? sonuçta komutu ben veriyorum ona . " dedim

" seninle hiç tartışamıycam sude hadi biran önce gel çok özledim seni " dedi "bende seni çok özledim ana kraliçem giyinip çıkarım birazdan bak bu sefer bir hafta kalıcam hemen dönmiyecem bavulum bile hazır " dedim

"şimdi sen iki saat giyinemezsinde kombin falan yaparsın " dedi

" aşk olsun anne hemen giyinip gelcem söz hem resmî giyinmiycem o kadar uzun sürmez " dedim " sen zaten nasıl avukatsın sude ben bilmiyorum dağınıksın ...." diye başladığı sözüne " anne kapı çalıyor ben bakayım bi hadi görüşürüz " diyip kapattım ohh sabah sabah nelere demişti bana o ya .

Siyah tayt , siyah krop giyip sarı saçlarımı düzleştirdim , lenslerimi taktım , hafif makyaj yapıp güneş gözlüklerimi taç gibi başıma geçirdim güzel olmuştum . İç sesim cenazeyemi gidiyorsun simsiyah giyinmişin dese de duymazlıktan geldim aşağı arabamın yanına indim . Kırmızı opelim seviyorum seni diyerek Burgaz'a sürdüm

2 SAAT SONRA

AY Bu ne sıcak hava ya mayıs ayındayız daha annemi arayıp aşağı inmesini söyledim şuan hiç yukarı çıkamam . Avm ye gidip bir kahve içer , hemde onu görürüm . Bu şehirde güzel anılarımda olmuştu kötüde İstanbul'da doğup Burgaz'da büyümüştüm sonra üniversiteyide İstanbul'u kazandım . Okulu bitirip iyi bir hukuk bürosunda işe başladım .

Küçük ama istediğim gibi hayatım vardı . Karışanım onu yapma bunu yapma diyenim yoktu . Annemide götürmek istemiştim ama annemi anneannemlerden ve akrabalarından koparamamıştım. O burda ben İstanbul'da mutluydum.

Tabi annem hep burda çalışmamı istiyordu stajlarım burda geçmişti . Sırf annemi üzmemek için ama ben bu şehirde kalamıyor boğuluyordum en fazla bir hafta kalıp dönüyordum . Sevinçlerimin , hüzünlerimin hepsi bu şehirdeydi . Babamı bu şehirde kaybetmiştim .

İlk kez bu şehirde aşık oldum . Acılarımın hepsi bu şehirdeydi ben derin düşüncelere dalmışken annem geldi .

"Hoşgeldiniz avukat hanım yüzünüzü gören cennetlik " dedi annem ben de ona gülümseyerek

" Hoşbulduk sultanım gel ben seni bi seveyim " Diyip yanaklarını sulu sulu öpüp sıktım hiç sevmedi

"Dur deli kız yapma " diye bağrıyordu.

Arabayı çalıştırıp avm'ye doğru sürdüm. Onu göreceğim için içimde bir heyecan ama bir yandan da anlamlandıramadığım bir sıkıntı vardı . Kötü düşünmek istemiyorum .

Arabamı park edip annemle beraber avm ye girdik güvenlikten geçtikten sonra gözlerim onu arıyordu nerde acaba diye o sırada gözlerim bal köpüğü rengi gözleriyle buluştu .

Her zamanki gibi derin ama ne düşündüğü hiç bir zaman bilemediğim bakışlarıyla bana bakıyordu sap sarı saçları üstünde güvenlik inüforması her zamanki gibi yakışıklıydı .

1 ayda sanki hiç değişmemişti . O zaten 8 yıldır hep aynıydı ki hiç değişmemişti bakışları sadece vücudu daha gelişmişti .

Tam onun karşısında kalan cafe ye oturduk annemle beraber annemin tam arkasında benim ise tam karşımdaydı gözleri ben den hiç ayrılmamıştı .

Ben ise garsona siparişleri vermiş güneş gözlüğümü gözümden çıkarıp masaya koymuştum .

Annemde telefonunda bişeylere bakıyordu . Gözlerimi tekrar bal köpüğü rengi gözlerine çevirdim hala bana bakıyordu . Neden sevmedin beni Uraz mertoğlu hiç mi sevmedin ?

8 yıl dile kolay 8 yıl sevdim seni liseye başladığım ilk günden beri aşığım sana niye beni fark etmiyorsun diye konuştum içimden belki gözlerimden anlardı söylediklerimi duyardı haykırışımı ondan başka kimseyi istememiştim hayatımda normal erkek arkadaşlarım vardı ama sevgili olarak ondan başka kimseyi istemiyordum ona 16 yaşımdan beri aşıktım 25 yaşımdayım hala onu seviyorum bilmiyorum belkide gerçekten sevebileceğim bi erkek çıkmamıştı karşıma .

O sıra kahvelerimiz geldi kahvemden bir yudum içip aşık oldum gözlere tekrar baktım oda bana bakıyordu .

Tam o anda hiç tahmin edemeyeceğim bişey oldu kulakları sağır eden bir silah sesi duyuldu bal köpüğü gözlerinden ilk defa bir şeyi bu kadar net görüyordum .

"ACI "

"KORKU "

Hayır hayır böyle bişey olmuş olamazdı sol tarafa baktığımda eli silahla bir adam vardı silahın ucunda da uraz .

Anneme baktığımda oda çok korkmuştu güvenlikler adamın elinden silahı alırken uraza baktım dimdik ayakta duruyordu gözleri sabit bir şekilde bana bakıyordu .

Anneme " burdan sakın kıpırdama sakın " dedikten sonra uraza doğru gitmeye başladım .

Annem arkamdan gitme diye bağırıyordu ama onu dinlemiyordum gözlerim dolmaya başlamıştı o....o vurulmuş olamazdı .

uraz o sırada dizlerinin üstüne düştü .

Koşmaya başladım yanına geldiğimde kendini saldı kafasını bir yere çarpmasın diye hemen dizime koydum . o sıra da bi sıcaklık bi sıvı hissettim elimi kaldırıp baktığımda kan gördüm

" hayır hayır hayır " diye sayıklamaya başladım .

Tam kulağının arkasından vurulmuştu .

" ambulans çağırın hemen biriniz arayın " diye

bağırmaya başladım .

Uraza baktığımda bişey söylemek ister gibiydi .

"Bak bana bak bana bişey olmıyacak tamam mı ? Kapatma gözlerini " dedim

benim gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı bile

urazın gözünden bir damla yaş aktı "ö...özür di..."dedi

"şşt tamam yorma kendini bişey olamayacak sana "

dedim yanımıza bi güvenlik şok olmuş gözlerle bize bakıyordu .

" ambulans nerde kaldı ?" diye sordum

"yolda geliyor"dedi çok kanaması vardı .

" bana bişey bul !" dedim boş boş suratıma baktı .

" bakma öyle çok kanaması var gömleğini çıkar " dedim çıkarıp verdi yavaşça başının altına koydum .

" korkma tamam mı hastaneye gidicez şimdi " dedim Allahım ne olur onu benden alma daha kavuşamadım ben ona diyordum içimden urazın gözleri kapanmaya başladı .

" bak bana bana bak uraz bende kal ! " desemde gözleri kapandı .

" hayır uraz beni bırakamazsın uraz ne olur bunu bana yapma babam gitti sende gidemezsin ne olur bırakma beni hem hem bende sana hiç birşey söyleyemedim ben daha seni ne kadar sevdiğimi anlatmadım lütfen uraz urazzzzzz "diye haykırmaya başladım.

en sonunda o kadar çok ağlıyordum ki gözlerim bulanık görüyordu o sırada ambulans geldi !

kucağımdan alıp sedye ye koydular .

"sarsmayın hangi hastaneye götüreceksiniz " dedim

" devlet hastanesi " dediler

" hayır olmaz beyin cerrahı yok orda arayın şuan hangi hastanede beyin cerrahı varsa ona götüreceksiniz " dedim

" bakın hanfendi devlet hastanesine gidelim ordan nakil ederlerler prosedür böy...." Diyordu

" başlarım sizin prosedürünüze kafasından vuruldu farkında mısınız ? ordan oraya nakil olcak diyorsunuz arayın nereye arayacaksanız beyin cerrahı nerde varsa oraya gidecek " dedim

" ek ücrete girer " dediğinde cinnet geçirmeme çok az kalmıştı

" acil hasta bu farkında mısın ? Üstelik ben avukatım bununla beni kandıramazsın " dedim bağırarak bozulmuş bir şekilde telefonundan birini aradı annemin yanına gittim .

" anne seni bi taksi ile eve yollayım mı benimle gelicek misin ? "diye sordum

" seninle geleyim sakin ol kızım " dedi

" tamam bişey olmıyacak "dedim

masanın üstüne biraz para koyup çantamı ve telefonumu aldım yanıma az önce tartıştığım adam geldi .

" özel hastanede şuan bi doktor var oraya gidebiliriz" dedi

" hemen gidiyoruz " diye cevap verdim .

urazı ambulansa koyuyorlardı . Bende annemin elinden tutmuş olabildiğince hızlı bir şekilde yürüyordum tam avm nin çıkışında o adamı kelepçelemiş bekliyorlardı muhtelemen polisi bekliyorlardı annemin elini bırakıp çantamı yere attım ve adamın bağazına yapıştım .

" kimsin bilmiyorum , uraza niye zarar verdin onuda bilmiyorum ama öğrenicem o zaman seni inim inim inleticem gün yüzü görmemen için elimden ne geliyorsa yapıcam dua et dua et ona bişey olmasın eğer olursa ölümün benim elimden olur duydun mu beni ? " dedim başlarda sakin olan sesim sonlara doğru yüksek çıkmıştı .

Güvenlikler beni geri çekmeye çalışıyordu annemde sude yapma diye adamın boğazını bırakıp

" bırakın " diye tısladım adam nefessiz kalmıştı .

çantamı alıp annemle birlikte arabaya gittik arabayı çalıştırıp ambulansın peşinden gitmeye başladım şehirin dışında bi hastaneye götürüyorlardı .

Sinirle direksiyona vurup " lanet olsun " dedim

o sırada fark ettim ellerim kan olmuştu sevdiğim adamın kanı hemde annem " sakin ol " dedi

" nasıl sakin olayım anne ya nasıl yıllardır sevdiğim adamın kanı elimde bi şerefsiz nedeni belirsiz bir şekilde gözümün önünde vurdu onu nasıl sakin olayım " dedim

o sıra aklıma gelen şeyle telefonu çıkardım ve engini aradım bi kaç kere çaldıktan sonra telefonu açtı .

" o sarı bomba sen arar mıydın bizi ya " dedi

" Engin beni iyi dinle şimdi avm de silahlı saldırı oldu biraz önce " dedim

" e kızım bize daha yeni anons geçti sen nasıl duydun " diye sordu

" Engin beni dinle o şerefsizin sorgusuna kimse girmeyecek ben giricem ilk tamam mı ayarla bişekilde adliye ye gitmeden ben giricem sorguya " dedim

"tamam ayarlarız da ne oldu sen iyimisin avm de misin şuan ? biz geliyoruz bekle beni " dedi

" hastaneye gidiyorum karakola gelicem sonra . o şeresizi sakın kaçırma engin sakın " dedim

" sude cevap versene sen iyi misin ? " dedi endişeli bi sesle " uraz vuruldu " dedim

engin herşeyimi biliyordu " deme " dedi " kapatıyorum sorguya ilk ben giricem tamam mı ? " dedim ve telefonu kapattım .

YARIM SAAT SONRA

Hastaneye gelmiştik acile kapısı önünde bekliyorduk annem oturuyor ben bi oraya bir buraya geziyordum bişey de demiyorlar dı . Delirecektim

Hemşire ; "Uraz mertoğlunun yakını" diye sordu

" Şuanlık benim galiba " dedim elime urazın

eşyalarını verdi .Elimde kıyafetleri , saati , yüzüğü , cüzdanı , ve telefonu vardı . Telefonu çalıyordu hemşire " açsanız iyi olur çok çaldı " dedi

başımı sallayıp annemin oturduğu yerin tam karşısındaki duvara çöktüm telefonu elime aldığımda annesinin aradığını gördüm Aysel teyze Merak etmiş olmalıydı beni hatırlar mı bilmiyorum ama büyük ihtimalle hatırlamazdı

annem " annecim açsana telefonu yakınlarına haber ver " dedi telefonu açıp kulağıma götürdüm

" oğlum nerdesin sen çok merak ettim " sesini duydum boğazımdan bir hıçkırık kaçtı .

telefonu uzaklaştırdım kendimden derin bi nefes alıp " Aysel hanım merhaba ben avukat sude demir " dedim bi sessizlik oldu

"sude kızım sen misin ? " dedi acı tebessüm ettim .

" benim Aysel teyze" dedim

" ah güzel kızım benim nasılsın " dedi gene bi sessizlik çünkü diyecek bişey bulamadım

"sen urazın yanında mısın ? onu çok merak ettim . ben kızım yanındaysa verir misin ? " dedi

kendimi toplayıp " Aysel teyze Kerim amcayla birlikte hastaneye gelebilir misiniz ? " dedim zar zor " bişey mi oldu oğluma lütfen söyle kızım bişey mi oldu oğluma" dedi oda ağlamaya başlamıştı sesinden anlıyordum "siz gelin ben burdayım " dedim hastanenin adını söyledikten sonra telefonu kapattım annem omzumu ovuyordu .

..............................................................................

" 1 saat oldu ya 1 saat niye bilgi verilmiyor biri çıksın artık doktor nerde " diye bağırıyordum Aysel teyzeler gelmiş annemin yanında oturuyorlardı durumu ben açıklayamamış hastane polisi açıklamıştı .

Hemşire " sakin olun lütfen hanfendi güvenliği çağırmak zorunda kalıcam " dedi

" çağır bana bilgi vermek zorundasınız " dedim telefondan birilerini aradı ve güvenlik karşıdan gelmeye başladı büyük ihtimal beni dışarı atacaklardı .

" Hanfendi sizi dışarı alalım " dedi

" çıkmıyorum bana bilgi vermek zorundasınız " dedim tam kolumu tutup beni dışarı çıkmaya zorlayacaklarında engin içeri girdi .

" hop .. hop sakin bende arkadaşlar sorun yok " dedi kolumu sert bir şekilde çektim .

" ama " diyen güvenlik görevlisini engin susturdu "bende dedim ciğerim bende sorun yok siz gidin " dedi güvenliği gönderdi .

"durumu nasıl " diye sordu " hiç birşey söylemiyorlar " diyip duvarı yumrukladım engin elimi tutup sakin ol diyordu o sıra doktor çıktı .

" hastanın durumu kritik acil müdahele edilmesi gerekiyor " dedi "e etsenize ne duruyorsunuz " dedim " üzgünüm ekipmanımız yeterli değil İstanbul'a nakil edilmesi gerek"dedi " nasıl gidecek böyle gidemez " dedim " eğer isterseniz ambulans la gidebilirsiniz ama muhasebeyle görüşmeniz gerek bunun için " dedi " siz ne diyorsunuz " diye çıkıştım

" içerideki ağır hasta beyninde kurşun var Ve sen ücret karşılığında veriyorsun ambulansı en acil şekilde helikopter ambulansını ayarlıyorsunuz ve hastayı nakil ediyorsunuz yoksa size yüklü bi tazminat davası açıcam avukat olarak " adam bi düşündü sonra tamam deyip gitti .

Kerim amca yanıma gelip " kızım biz nasıl ödiyeceğiz bunları " diye sordu " Kerim amca para almıyacaklar merak etme ben halledicem siz dua edin sadece " dedim " ah be kızım senin hakkını nasıl ödeyeceğiz" dedi " Uraz iyi olsun o yeter bana " dedim

engin " sude bişey dicem iki gözüm bi gelsene " dedi annemlerin oturduğu yere gittim .

" sen napmışsın avm de öyle ya " dedi derin bi soluk verip " bişey yapmadım " dedim " adamın boğazına yapışmışsın bide üstüne adamı ölümle tehdit edmişsin " dedi " oldu öyle bişeyler işte " dedim

" he tamamda o yüzden sorguya giremiyorsun " dedi " ne alaka ya ben giricem o sorguya " dedim " vallah benlik bi durum değil baş savcıma intikal etmiş olay ilk o girecek sorguya " dedi sinirle gözlerimi kapattım .

" Kenan savcımı " diye sordum " maalesef " dedi " kim şikayet etmiş " dedim " bizim çocuklar değil güvenlikten büyük ihtimalle " dedi " offfff " diye bağırdım " bi sakin ol bende giricem sorguya hem sen nasıl geleceksin ki İstanbul'a gitmen lazım senin " dedi " ben giricem o sorguya" dedim

telefonumu çıkarıp Kenan savcıyı aradım engin ters ters baksada dinlemedim "buyrun avukat hanım " diyerek açtı telefonu " Kenan savcım merhaba ben sizden bişey rica edecektim " dedim " reddedildi avukat hanım " diye cevap verdi " baş savcım o sorguya ilk benim girmem lazım lütfen " dedim " avukat hanım bence siz hakkınızda işlem başlatmadığıma dua edin işimede mani olmayın lütfen " dedi " savcım benim için çok önemli gerçekten 10 dk bile olsa olur hem geçen sene ben size yardımcı olmuştum hatırlatırım savcım sırrınız bende güvende biliyorsunuz " dedim sabrının son kırıntılarınla oynuyordum farkındayım ama buna mecburdum .

" 10 dk avukat hanım sadece 10 dk adliyeden çıktım karakola gidiyorum " diyip yüzüme kapattı telefonu engin şok olmuş gözlerle bana bakıyordu " sen az önce baş savcıyı mı tehdit ettin ? " diye sordu ona ne var dergi gibi baktım .

Doktor geldiğinde " helikopter hazırlanıyor yarım saat içinde yola çıkacak " dedi tamam diyip engine döndüm " ben gidiyorum sen burda kal " dedim " hayır bensiz bi yere gidemezsin " dedi Kerim amcada yanımıza gelip " kızım bende gelmek istiyorum " dedi "siz bilirsiniz Kerim amca ama burda kalsan daha iyi sanki " dedim "gelmek istiyorum " dedi başımı sallayıp anneme burda durmasını hemen geleceğimi söyledim .

Kerim amaca "yarım saatte hem gidip hem gelemezsin kızım " dedi bişey demeyip arabama doğru gittim arkamdan engin " sude mi gidemeyecek şuan çok sinirli " dedi sonrada bana söylenmeye başladı "kızım bi dursana ya beni bekle bende seninle gelicem , boşuna sana sarı bomba demiyoruz hayır yani emniyette gidiyoruz biz emniyette miyiz acaba " diyordu birden arkamı dönünce susmak zorunda kaldı " bitti mi ? Şimdi beni arabanla takip et yada burda kal " dedim ve arabaya bindim engin Kerim amcaya " beybaba sen şimdi bu araca geç bunun napacağı belli olmaz " dedi " engin " diye bağırınca tamam tamam deyip arabaya bindi hızla karakola gittim .

Yol enginin söylenmesi , sakin olmam gerektiği uyarılarıyla geçmişti he bide savcıya ters yapmamam gerektiğini söylemişti arabayı park etmeden indim Serkan kapıda duruyordu benimle sorguya gelicekti büyük bi ihtimal ama ben ona naptım " arabamı düzgün bir yere çek fazla durmıycam " dedim engin arkadan ya sabır çekerken peşimden geliyordu .

Sorgu odasına doğru giderken Aysun karşıma çıktı . "Savcı geldi mi ? " dedim "aşağıda sizi bekliyor " dedi merdivenlerden aşağı inip sorgu odasına girdim " hoşgeldiniz avukat hanım bizde sizi bekliyorduk " dedi " yalnız giricem burda bekleyin " deyip içeri girdim . Savcı engine " silahı yok dimi " diye sordu enginde " inşallah evde unutmuştur " dedi

pislik içerde kelepçeli bir şekilde oturuyordu karşısına oturup " anlat bakalım urazı neden vurdun onunla derdin ne " dedim adam sırıtarak " polis misin ? " diye sordu "ne olduğum seni ilgilendirmez anlat " dedim "işime karıştı " dedi " ha işine karıştı bende vurayım mı ? Dedin doğru dürüst anlat şunu " dedim masaya vurarak

" bana birinin borcu vardı ödemiyordu sonra bu adı herneyse o herif işime karıştı bana el kaldırdı bende cezasını kestim o kadar suçumu itiraf ediyorum işte " dedi " sana kimin borcu vardı ? " diye sordum "vardı birinin işte " diye cevap verdi " kimin sana ne borcu vardı lan söyliceksin , sen söyleyene kadar biz burdan çıkmıycaz " Dedim yüzüme baktı bi müddet ne kadar ciddi olduğumu anlamış ki " bi kızın adını bilmiyorum " dedi " sana borcu var ve sen adını bilmiyorsun ne borcu var bu kızın sana " dedim " benden borç almıştı onu ödemedi " dedi " urazın kızla ne alakası var " diye sordum "orasını bende bilmiyorum kızı gelip yanımdan aldı aklı sıra beni tehdit etti bu kızın yanına yaklaşmıcaksın diye ama bak kendine dikkat etmedi " dedi sırıtarak pislik herif "nerde oldu bu olay " diye sordum "kızın okulunda " dedi "kızın okulu mu bu kız kaç yaşında " dedim

o sıra engin içeri girdi "daha bitmedi sorgu" dedim "bi gelsene önemli" dedi dışarı çıkıp kapıyı kapattım "ne oldu " dedim "adamın dosya kabarık bide madde satıyormuş okullarda " dedi kızın borcu var dediği buydu demek ki tekrar içeri girdim bu sefer kapıyı kitledim

" sen kızdan borcunu almaya gittin uraz'la mı karşılaştınız o gün ne oldu anlat saat kaçtı anlat "dedim " geceydi " sustu "devam et " diye bağırdım sandalyeye tekme atıp "ordan geçiyordu sanırım " dedi kekeleyerek anladığımı anlamıştı "gece geç saatte okulun ordan geçiyordu bi ses duydu sen o sırada kıza madde satıyordun kızın parası olmayıncada ona zarar vermeye kalktın o da müdahale etti dimi ? " adam hiç birşey demedi ellerine bakıyordu " cevap ver lan bana " diye bağırdım gülerek kafasını kaldırdı "borcu başka türlü almaya çalışıyordum ama o herif engel oldu " dedi bu benim sabrımı taşıran son noktaydı adamı kaldırıp duvara yapıştırdım "sen ne adi ne şerefsiz bi insansın ikiside suçsuz hele uraz nasıl yaparsın lan böyle bi şeyi cevap ver bana " dedim engin bağırarak kapıyı açmaya çalışıyordu kırardı birazdan zaten " o gece işime karışmasaydı şuan ölmüş olmazdı öldü dimi o yaşamıyor ölmeyi haketti " demesiyle birlikte gözüm dönmüştü belimdeki silahı çıkarıp alnına dayamıştım az önce gülerek konuşan pislik korkuyla bana bakıyordu .

"ne oldu az önce gülüyordun ne değişti konuşsana ölmeyi haketti demek o sen niye yaşıyorsun o zaman " dedim ve sıra kapıyı kırıp içeri girdiler engin " sude sakin ol o elindekini bana ver hemen " dedi "ölüm korkusu nasılmış he söyle bana nasılmış sustun ne oldu şimdi " dedim savcı "sude bırak şu silahı hakkında işlem başlatmak zorunda bırakacaksın beni " dedi adamı kolundan tutup çektim yüzüne sağlam bir yumruk attık tan sonra karnına tekme attım yakasından çekip hafif kaldırdım " bana öldür beni diye yalvaracaksın duydun mu beni ölmekten beter edicem seni " dedim kafanına silahın kavzası ile vurup adamı bayılttım kafasından kanlar akıyordu beter olsun silahı belime koyup dışarı çıktım .

Engin yanıma gelip "napıyorsun sen kendine gel " dedi "ben kendimdeyim gidiyorum ben gerisi sizde ha bu arada sorgu odasının kamerasında arıza var galiba ona bi baktır " dedim "onu ne ara bozdun " dedi kerim amcayı dışarı çıkarken gördüm "Kerim amca gel gidelim " dedim arabaya geçtik hastaneye doğru giderken Kerim amca " kızım naptın sen öyle başın belaya girmesin " dedi " ben bişey yapmadım ki Kerim amca sorguda biraz hırpalamış arkadaşlar sadece " dedim

HASTANE

Helikopter hazırlanmıştı urazı birazdan çıkarırlardı heralde acil kapısının önünde bekliyorduk . Annem Aysel teyze Kerim amca ve ben o sıra ambulans geldi enginler o pisliği getirmiştiler . Kerim amca anneme ve Aysel teyzeye adamı benim o hale getirdiğimi anlatıyordu enginde aferin bakışları atıyordu.

Engin " avukatları var mı ? Sen mi alıcaksın dosyayı " dedi Aysel teyzenin yanına gidip elini tuttum " Aysel teyze Kerim amca biliyorum çok saçma geliyor şuan ama bi avukata ihtiyacınız var . Eğer bi bildiğiniz avukat varsa çağırın yoksa da eğer sizinde izniniz olursa ben davayı almak istiyorum " dedim Aysel teyze " yavrum bizim bildiğimiz bir avukat yok sen yardımcı olsan bize durumumuzuda biliyorsun " dedi " tamam Aysel teyzem sen hiç merak etme yalnız sizden vekâlet almam lazım imzanız gerekiyor istanbula gidince halledicez tamam mı ? " dedim o sıra doktor geldi " Hasta ve helikopter hazır yanına bi kişi olması lazım kim gidicek ? " diye sordu Aysel teyzeler biz binemeyiz helikoptere deyince mecbur ben gitmek zorunda kaldım anneme döndüm " anne seni taksiye bindireyim gel " dedim engin " olur mu öyle şey ben bıkarım hatta sen arabanın anahtarınıda ver ben istanbula göndereyim orda lazım olur sana " dedi engine sarılıp " iyiki varsın " dedim "ne demek canım , sen benide haber dar et ben ararım gerçi senide bak orda da bi delilik yapmaya kalkma " dedi anahtarı verdim anneme sarıldım " dua et olur mu anne ? " dedim " edicem kızım sende orda dikkat et iyileşecek Allah'ın izniyle " dedi onlardan ayrılıp doktoru takip etmeye başladım .

Helikopter pistinin olduğu yere geldik uraz içerdeydi yanındaki koltuğa oturmamı söylediler kemerimi bağlayıp kulağıma büyük bi kulaklık taktılar . İlaçlarla uyutuyorlardı onu daha önce hiç dokunmadığım saçlarına dokundum neden sevmedin beni uraz güzel değil miydim çok mu kötü duruyordum yanında ben sana deliler gibi aşıkken sen benden başka herkesi sevdin . Hiç mutlu olmaya sevilmeye hakkım yokumuydu benim ben seni çok sevdim ama hiç sevilmedim senin beni sevmen için herşeyi mi verirdim . Ağlıyordum gene ben kolay kolay ağlamayan biriydim konu babam ve uraz olduğunda bu kadar çok ağlıyordum .

................................................................................

Merhaba arkadaşlar

İlk bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz

Düşünceleriniz benim için çok önemli

Oy ve yorum yapmayı unutmayın Lütfen 🙏 🙏

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.