İçeriğe geç

Aşkın Sırası

Bölüm 8 · 12 dk okuma

Aşkın Sırası

Bölüm 8

7.Bölüm: İpler Elimde

Şimdi ne yapacaktım? Yazacak mıydım?

Eve geldiğimden beri aklımdaki tek soru bu.

Diz üstü laptobumu dizlerime koydum ve hesap adına baktım çantamdan kağıdı alıp.

Sonra kağıdı ceketimin cebine koydum.

Hesap adını okuyup durdum kendi kendime.

" yıllanmışanılardakaybolanmasum"

Bu isim bana çok tanıdık gelmişti nedense. Ama kim olduğunu bilmiyordum ki tanıdık gelsin.

Ben de farklı bir e mail ile yazmalıyım diye düşündüm ve bir sahte e mail de ben açtım.

E mailimi şöyle yaptım:

Asırlaragömülenkardelen

İsmi tekrar okuyunca içinde Asırın adı geçen bir isim koyduğumu fark ettim.

Neden asırın adını kullanmıştım ki? Ama çok beğenmiştim e mail ismimi. Kardelen ne alaka derseniz en sevdiğim çiçek kardelen benim.

Sohbet kısmına girdim ve yazmaya başladım.

Kime:@yıllanmışanılardakaybolanmasum

Kimden:@Asırlaragömülenkardelen

Selam yıllanmış anılarda kaybolan masum. E mail hesabını yazdığını görünce şaşırdığımı söylemeliyim. O kadar yazmışsın hesabı bir mail atmasak ayıp olurdu demi?

Laptopu açık bırakıp mutfağa kendime bir fincan kahve almaya gittim.

Kahveyi hızla yapıp döndüğümde e mail kutumdaki o bildirimi görmek garip hissettirmişti. Hemen cevap vermişti demek. Acaba yazmamı mı bekliyordu mail hesabının başında.

Kime: Asırlaragömülenkardelen

Kimden:@yıllanmışanılardakaybolanmas-

Yazmanı beklediğimi itiraf etmeliyim sanırım. Aksi takdirde hemen nasıl cevap verebilirim değil mi?

Söylesene kardelen, deldiğin o kar sana hiç acı verdi mi?

Ne demek istemişti ki? Ne demek istediğini kafamda tarttım uzun bir süre. Sanırım hayatımda beni zorlayan bir şeyler olup olmadığını bilmek istemişti.

Kime: @yıllanmışanılardakaybolanmasum

Kimden: @Asırlaragömülenkardelen

Her hayatta mı var o anlar? Yoksa sadece bana mı özeller masum? Ben çok yoruldum yaşamaktan, hayata tutunmaktan...

Yeni tanıdığın birine hemen güvenemezsin !

Ben de diyorum iç sesim nerde kaldı?

Kime:@Asırlaragömülenkardelen

Kimden: @yıllanmışanılardakaybolanmas-

Hayır kardelen hayır, hayat herkese toz pembe değil. Hayat herkese güzellikler sunmak zorunda değil. İstemezdim kardelen, hem de hiç istemezdim...

Anlamadım, neyi istemezdi bu masum? Ne demek istiyordu? Neyi istemezdim diyordu? Sormak en mantıklısı gibi geldi o an.

Kime: @yıllanmışanılardakaybolanmasum

Kimden: Asırlaragömülenkardelen

Neyi istemezdin masum? Fark ettim de tıpkı bir arkadaşım kadar anlaşılmaz konuşuyorsun. O da böyle süslü cümleler kurar ve o cümlelerde kendince anlam görür , benim göremediğim anlamları görür.

Aklım Asıra gitmişti yine acaba şuan ne yapıyor diye düşündüm istemsizce.

Asır anladığım kadarıyla pek sosyal değildi. Benden başka arkadaşı olmadığını düşünüyorum. Var demişti. Neydi adı? Evet hatırladım. Dirhan demişti. Ama ben o dirhanı hiç görmedim.

Hayali arkadaşı mı acaba?

" Öh çiçek öh az daha durursan tıpa kafa tutan aklı başında birini şizofreni çıkaracaksın."

Kendi kendime konuşurum hep. Aldırmayın bana o yüzden.

Kime: @Asırlaragömülenkardelen

Kimden:@ yıllanmışanılardakaybolanmas-

İnsan insana benzer. Bazen huy bazen kişilik bazen fiziksel ama insan insana benzer kardelen. Kardelen en sevdiğin çiçek bu arada, bunu anlamamak için kör olmak gerek sanıyorum. Bana bir o kadar yakın ama bir o kadar da uzaksın kardelen. Adım atsam düşerim metrelerce yükseklikten adım atmasam yanarım elini elime değdirememekten... İyi ki geldin,iyi ki varsın kardelen. Yarın görüşürüz

Yazdığı satırları tekrar tekrar okudum. Cevap vermeyecektim. Çünkü verecek bir cevap bulamadım.

Aklımın içinde dönüp duruyordu şu sözleri: Adım atsam düşerim metrelerce yükseklikten adım atmasam yanarım elini elime değdirememekten...

Masum mu Asır mı bir karar ver artık kızım?

Doğrusunu istersen bunu ben de bilmiyorum iç sesim. Ama ipler benim elimde. Kendimi teslim edemem.

Masum sanki kayıp yanım gibi, Asır ise hiç olmamış kardeşim gibi. Asır abi şefkatli biri ama masum o sadece sevgi dağıtan biri.

Asır'ın pek sevgi dağıttığını söyleyemem ama masum sanki kelimelerle de olsa belli edeyim sevdiğimi der gibi.

....

Düşünürken uyuyakalmışım. Uyandığımda neredeyse okula geç kalmak üzere olduğumu düşünmeye başladım.

Neyseki Asır'ın motoru ile gidiyorduk.

Hemen giyinip aşağı indim.

Motoruna yaşlanmış beni bekliyordu. Ama pek bir dalgın gözüküyordu bugün. Acaba ne düşünüyordu?

Benim orda olduğumu bile fark etmedi. Hafifçe öksürdüm.

" Öhm Öhm."

Hemen kafasını bana çevirdi.

" Günaydın, bugün Ağaç Asır olarak karşınızdayım Çiçek Hanım."

Onu beklettiğim için aklınca bana laf sokuyordu.

" Uyanamamışım ya. Keşke gitseydin beklemeseydin."

Gözlerimin içine baktı ve konuştu.

" Olsun beklerim sorun değil benim için."

Bu çocuk seni seviyorum demese de olur be Çiçek!

Arkadaş diyorum iç ses arkadaş. Asırı sadece arkadaşım olarak görüyorum.

" Teşekkür ederim Asır. Hadi gidelim geç kalıcaz."

Bunu demem üzerine hemen motora gitti ve kaskı getirdi.

" Kaskı takmana yardım edeyim."

Elimle hayır anlamında bir işaret yaptım.

" Bugün saçlarımı çok özenle yaptım bozulsun istemiyorum."

Saçlarıma baktı ve yutkunup konuştu. Yutkunduğunu aşağı hareket eden adem elmasından anlamıştım.

" Bir farklılık göremiyorum aslında ben. Her zamanki saçların işte."

Ben de gözlerine kınayan bir bakış attım.

" Erkek değil misiniz? Hepiniz aynısınız. Güzel olmuş desen ölürdün sanki."

Tekrar bana baktı ve konuştu.

" İyi de saçların her günki haliyle gayet güzel zaten."

Bunu dedikten sonra yüzüme bakmadan motora doğru gitti.

Utanmış mıydı?

Ben de arkasından gittim ve arkaya oturdum.

Ellerim sırtını sarınca hemen sürmeye başladı motoru.

Tam durakların önünden geçerken Helin ile göz göze geldik ama kafamı hemen farklı tarafa çevirip onu görmemiş gibi davrandım.

Arkadaşımın sevdiği çocuk beni neden her gün alıyordu evden ya da neden bırakıyordu? Ben nasıl bir hikayenin içindeyim Allah'ım.

İlk defa sorguladığımı fark ettim Asırla bu yakınlığımızı.

Sonra içime içime konuştum

O seni arkadaşı olarak gördüğünü söyledi ya çiçek, korkacak bir şey yok kızım.

Asır'ın belini saran ellerimi gevşettim. Tam bırakacaktım ki kollarımı tekrar beline dolayan eli ile şok olmuş bir şekilde ona baktım.

Kafasını bir bana bir yola çeviriyordu.

" Düşeceksin Çiçek, kask da yok tut şu lanet olası belimden."

Sonra elini kolumdan çekti ve tekrar önüne döndü ve yola odaklanmaya devam etti.

Kaskı takmadığım için onu endişelendirmiştim.

Okula girince yine Asır'ın hayran tayfası kız grubunu yine onun motorunun göz hizalarına girmesini beklerken gördüm.

Asır indi kaskını çıkardı ve yine hep yaptığı gibi saçını düzeltmek adını saçını savurdu.

Bugün giydiği tişört sırt ve karın kaslarını açıkça belli ederken o bunun hiç farkında değil gibiydi.

Giydiği kareli pantolon ve dar tişört ile birlikte convers ayakkabıları ve güneş gözlüğü takarak tamamlamıştı bugünkü kombinini.

Yavaş yavaş sohbet ede ede yürüyüp binaya girecekken yanlarından geçtiğimiz hayran kız grubundan bir kızın duyulmadığını sanıp söylediği şeyleri duydum.

" Galiba birlikteler. Ama ben Asırı yıl sonu balosuna davet edecektim daha."

Diğer kız hemen ona baktı.

" Yok be, çiçek ve asır ne alaka hiçbir alakaları yok bence. Ayrıca aşırı uyumsuzlar. Hem Asır gibi ultra yakışıklı badboy o kıza mi bakar?"

Diğer bir kız atladı hemen.

" Çiçek de aşırı güzel öyle deme bence."

Neden yaptığımı ne düşünüp yaptığımı bilmeden birden Asır'ın elini tuttum.

Bir anda şaşırmış şekilde bana baktığını hissettim ama ona bakmadım.

O da benim elimi sımsıkı tuttu ve kızların yanından geçerken bana bakarak geçmeyi tercih etti.

Kantinin önüne geldiğimiz an elimi hızla çektim.

Bir açıklama yapmam lazım mıydı acaba ya?

Neyse mecbur yapacaktım.

" Seni hergün orda beklemelerinin seni rahatsız ettiğini hissediyordum ve belki benimle olduğunu görürlerse seni rahat bırakırlar diye düşündüm."

Tamam anlamında kafasını salladı ve konuştu.

" Teşekkür ederim Çiçek."

Bugün hep olduğu gibi değildi. Daha az konuşuyordu benimle. Morali mi bozuktu acaba?

Elimi yavaşça omzuna koyup omzunu sıktım.

" Bir arkadaşım bana canım sıkkın olunca bir şey demişti."

Merakla gözlerimin içine baktı.

" Ne demişti?"

" Hayat üzülmek için çok kısa işte. Herkesin derdi var, herkesin tasası, herkesin sıkıntısı var. Ama herkesin de bir hayatı var. Ve kimse o hayatı yolda bulmadı. Üzülme her şey geçer." dedim onun bana dediği şeyleri hatırlayarak.

Hafifçe gülümsedi. Elimi ellerinin içine aldı ve bana bakmaya devam etti.

" Kimmiş bu arkadaş?"

Ben de gülümsedim ve yüzüne bakarak konuştum.

" Senmişsin akıllı."

Elini elimden çekti ve gözlerime bakarak konuşmaya devam etti.

" Görüşürüz çıkışta. Bugün canım sıkkın değil ama içim acıyor nedensizce."

" Vallahi bir an önce iyi olsan çok iyi olur, senin bu haline alışık değilim ben"

Gülümsemeye çalıştı ama başaramadı. Yüzü tekrar buruştu.

Endişe ile sordum.

" Asır iyi olacak mısın? Söz ver iyi olacağına. Ben iyi olmanı istiyorum. Arkadaşım mutsuz olmasın istiyorum. Mutlu ol istiyorum."

" Olucam Çiçek merak etme." dedi bu sefer gülmeyi başararak.

Sonra işaret parmağının tersini yanağıma yavaşça sürdü ve yanağımda gezdirip gitti.

Arkasından bakakaldım. Sonra kantine doğru yol aldım. Kahve içecek vaktim vardı.

Kantine gelir gelmez helin'i gördüm ve orda duran sandalyeyi çekip yanına oturdum.

" Günaydın güzellik" dedim yüzüne bakarak.

" Gün bana değil sana aymış Çiçek."

Kaşlarımı çattım söylediği şey ile.

" Ne demek istiyorsun?"

Gözleri dolarak bana döndü.

" Asırla seni konuşuyor tüm okul. El ele okula girmişsiniz. Hatta asır neredeyse içine düşüyormuş senin. Tüm koridorlarda duyuyorum çiçek. Bana bir şey hissetmiyorum abim gibi dedin sen. Ben inandım. Ben - sana - inandım ya inandım."

Gözlerinin içine baktım ve konuştum.

" Helin rahatsız ediyordu o kızlar onu. Ben de belki benim kız arkadaşı olduğumu düşünürlerse bırakırlar peşini dedim. Koridordan geçerken doğru düzgün bakamıyordu bile hep, ayaklarına bakıp yürüyordu bir tanesi ile göz göze gelip umut vermiş gibi olmayayım diye."

Söylediklerimi dinledi ve tekrar konuştu.

" Ona tamam hadi, peki bu asır kaç gündür niye tek başına kütüphanede hâlâ sürmekte olan o kitap yerleştirme işini yapıyor çiçek. Sen neden yapmıyorsun da o her şeyi tek başına yapıyor."

Dediği şey ile şoka uğradım.

" Bana bitti demişti. Yaptım demişti. Artık gelmemize gerek yok yerleştirdim tüm kitapları dedi."

Bana baktı ve konuştu.

" Gördüm onu ben. Görevlilerden karton kutu talep etti ve kütüphaneye gitti kaç gün önce. Sonra takip ettim kütüphaneye girdi ve tüm kitapları kutulara yerleştirdi. Sonra da kenara koydu. Hergün sabah erkenden gelip yapıyormuş yerleştirme işlerini sonra çıkıp gelip seni alıyordu ben de sen biliyorsun diye düşündüm."

" Demek ben şüphelenmeyeyim diye gelip beni alıyordu. Peki ya okul sonları? Beni bırakıp tekrar mı okula dönüyor?"

Sorunun cevabı gayet açıktı. Öyle yapıyordu tabi ki.

" Öyle yapıyor tabi ki. Hatta şuan boş dersi ve kütüphanede."

Hemen çantamı omzuma attım ve ayaklandım gidecekken Helin kolumdan tuttu.

" Bana bak Çiçek. Ben sana bir şey hissediyor musun dedim hayır dedin ama olaylar öyle demiyor şimdi tekrar soruyorum bir şey hissediyor musun ona karşı? Eğer öyleyse onun da sana bir şeyler hissettiğini düşünüyorum. Aradan çekilirim ben."

Gözüne baktım sonra kalbimi dinledim ama bir sonuca varamadım.

" Bilmiyorum Helin. Ben ben anlayamıyorum. Asır benim için ne ben bilmiyorum. Gitmem gerek üzgünüm."

Hemen kolumu kurtarıp kütüphaneye gittim.

Kapıyı açtığımda oturduğu sandalyede kafası masaya dayalı şekilde uyuyakalan Asırı görmem ile içim garip oldu.

Sessizce yanına gittim ve bir anda saçlarını okşarken buldum kendimi.

Kıpırdanmaya başladığı an elimi çektim.

Gözlerini ovaladı, vücudunu esnetti ve bana baktı.

" İçim geçmiş ya."

Gözlerimde ona mahçup olduğumu bildiren bir bakışla bakıp konuştum.

" Neden yaptın Asır? Neden bitti dedin?"

Bu soruyu sormamı beklemiyor gibi dumura uğradı ama sonra hemen anlamamazlıktan geldi.

" Ne bitti dedim? Anlamıyorum"

Hemen konuştum bende.

" Yeme beni Asır. Senin aşırı zeki olduğunu biliyorum. Hemen anladığını da biliyorum neden yaptın?"

" Özür dilerim sana yalan söylemek istemedim çiçek. Ama gözlerinin altı her gün daha çok morarıyordu ve havalar da yağışlı gidiyordu sabahları soğuk oluyordu. Hasta olmanı istemedim."

Bu dedikleri ile kendimi değerli hissederken konuştum.

" Ama bu benim de cezamdı. Artık gerisini ben devralıyorum. Bundan sonra senin gelmene gerek yok buraya."

Kapıyı gösterdiğim elimi tuttu ve bana baktı.

" Gerek yok Çiçek. Çünkü bugün gerçekten bitti. Son kitapları koyduğum an gözlerim yoruldu diye buraya kafamı dayadım uyuyakalmışım."

Emin olmak için etrafa baktım. Gerçekten bitmişti.

" Asır sen çok harikasın teşekkür ederim. Bazen senin gibi bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum."

Gülümsedi ve hiçbir şey söylemedi.

Sonra aklına bir anda gelmiş gibi konuştu.

" Beni gerçekten arkadaşın olarak görüyor musun? Beni gerçekten dostun görüyor musun çiçek?"

Sorusuna ister istemez şaşırdım.

" Şüphen mi var? Gerçekten diyorum asır."

" Hayır şüphem olduğundan değil. Pek arkadaş edinmem de bir dir-" devamını getirmedi ama anlamıştım. " Bir de sen işte"

Gülümsedim.

" Kalk hadi arkadaşım. Sana bir kahve ısmarlayayım, hak ettin bunu."

" Latte olmazsa içmem şimdiden söyliym de."

Elimle asker selamı durdum.

" Emredersiniz paşam emredersiniz."

" Hadi hadi gevezelik etme de düş önüme" dedi ama bıyık altından gülmeyi de ihmal etmedi.

Kantine geldiğimizde helini hâlâ orda oturuyor görmem ile hemen Asırı o yöne çektim.

Bu ikisinin konuşması lazımdı. Eğer Helin ilk defa birine aşık olmasaydı bilemiyorum ama Helin ilk defa birini sevdi ve benim ona bunu yapmaya hakkım yok o yüzden asıra karşı daha mesafeli olmaya çalışcam.

Masaya oturmamız ile Helin kalkmaya yeltendi ama Asır ona seslendi.

" Bizimle kahve içmeyecek misin Helin? Ben de 3 arkadaş kahve içeriz diye düşünmüştüm."

Helin Asır direkt onunla konuşunca oturdu masaya geri.

" Ben istemezsiniz diye düşünmüştüm."

Heline aşk olsun bakışı atarken asır konuştu.

" Arkadaşımın arkadaşı benim de arkadaşım sayılır. Değil mi Çiçek?"

" Evet kesinlikle öyle."

Biz helinle hayallerimizden felan bahsederken asır hep dinledi hiç anlatmadı ama baya eğleniyora benziyordu.

Keyfi yerindeydi. Sonra da derse gidiyorum diyip kalktı yanımızdan. Biz de helinle tıp amfisine doğru yol aldık.

~ASIR~

Artık eminim. Bilmek istiyorum kardelen kimmiş bilmek istiyorum.

Her zaman not bıraktığım o zamanlardan birindeyim.

Kardelen gelecek ve tam oturduğum yere oturacak ben de kimmiş görücem.

Köşede kalabalığın arasına gizlenmiş bekliyordum onu.

Sonra içimden bir ses gizli kalmasının daha mantıklı olduğunu söyledi ve öğrenmeden kalkıp çıktım geri o sınıftan.

Derslerden sonra bahçede çiçeği beklemeye başladım onu eve bırakıp ben de eve geçecektim. Az sonra geldi. Tam karşımda durdu.

" Bugün ağaç olmak için uyanmışım." dedim ve hafifçe gülümsedim. Gözlerimin içine baktı ve konuştu.

" Kusura bakma"

Aşırı soğuk geldi sesi, bunun altında bir şey yatıyordu kesin ama ben sadece susup beklemeyi tercih ettim.

" Asır bence biz biraz fazla sıkı fıkıyız, biraz mesafeli olmalıyım bence sana. Sabah da birden elini tuttum felan ama bir daha olmicak söz veriyorum."

Sadece dinledim ve bitirince konuşmaya başladım.

" İstemeden bir hatam olduysa özür dilerim çiçek. Ben sana o amaçla yaklaşmadım hiçbir şekilde ama öyle sezdiysen bu benim hatam. Üzgünüm."

Bana baktı ve kafasını sallayıp konuştu.

" Saçmalama. Sen öyle yaptın demiyorum. Senin bir hatan yok. Sadece öyle olması gerek. Sonra görüşürüz."

~Çiçek~

Görüşürüz diyip gidiyordum ki kolumdan tuttu birden ve beni kendine çevirdi. Sonra dediklerimi hatırlamış gibi hemen kolumu bırakıp mahcubiyetle yere baktı.

" Helin için değil mi? Helin ile arama girdiğini düşündüğün için. Ama şunu unutuyorsun Çiçek. Helin benden hoşlanıyor ben helinden değil. Ayrıca ben Helinle senin aranda bir tercih yapmak zorunda kalsaydım- neyse boşver"

Devamını duymayı o kadar çok istedim ki o an.

" Ne diyecektin?"

" Boşver Çiçek." dedi huysuzca.

" Boşvermiyorum"

Bir anda hızla bağırdı.

" HELİNLE SENİN ARANDA TERCİH YAPMAK ZORUNDA KALSAYDIM SENİ SEÇERDİM DİYECEKTİM, OLDU MU?"

Birden bağırması ile korktuğum için kenara geçmiştim.

Korkmuş olduğumu görünce yanıma geldi. Bana sımsıkı sarıldı ve konuştu.

" Özür dilerim çiçek. Seni korkutmak istemedim. Çok özür dilerim."

Sonra beni bıraktı ve yüzüme bile bakmadan motoruna binip gitti.

Ben neden bu kadar mutsuz hissediyordum ki şimdi?

Neden birden gitmişti peki? Yüzüme bile bakmadan. Söylediği şey yüzünden utanmış mıydı?

Bölüm Sonu...

Selamlar

Naber nasılsınız?

Nasıl buldunuz bölümü?

Asır öğrendi çiçek olduğunu. Sizce çiçek ne zaman asır olduğunu öğrenecek?

Seviliyorsunuzzzz hoşçakalın ❤️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.