Ben Çiçek Erdemli.
Nilay Erdemli ve Gökhan Erdemli'nin kızıyım.
Tek çocuğum ben.
Annem ve babam da pek sevmez zaten birbirlerini.
Annem ve babam benim yüzümden evlenmişler aslında.
Annem babamla tanıştıktan sonra bir gün annem bana hamile kaldığını öğrenmiş.
Babama gitmiş ve " babam hamile olduğumu öğrenirse beni yaşatmaz" demiş.
Sonra babam mecburen annemle evlenmek zorunda kalmış.
Beni de hiç sevmezler zaten.
Ben yokmuşum gibi davranırlar hep.
Annem de babam da nefret eder benden.
Benim evim odamdır. Evim dediğiniz şeyin içinde bir eviniz olduğunu hayal edin beni anlarsınız.
Bana karşı Uçurum Kıyısında Nefrete sahipler sanki.
Ölsem umurlarında bile olacağını sanmıyorum.
Alıştım böyle yaşamaya.
Bu hayatta tek güvendiğim insan arkadaşım Aslı.
Annesi ve babasının prensesidir o.
Annesi ve babası ilk doğduğunda ona isim vermek için tartışmışlar.
Babası Aslı, annesi Helin olsun demiş.
Sonra da birbirlerinin inatlarını kıramadıkları için ismini Aslı Helin koymuşlar.
Ben ona genellikle Helin derim ama arada Aslı dediğim de oluyor.
Şimdi Helin ile birlikte kantine iniyoruz.
Helin bir taraftan da yürüyor bir taraftan da benim gibi okula isyan ediyordu.
Okuduğum üniversitede bazı derslerimize farklı farklı sınıflarda gireriz biz.
Yine farklı sınıfta girilecek o halk ve işletme dersine gireceğim.
Gireceğim sınıf normalde tıp sınıfı olarak kullanılıyor.
Bugün de o derslerden biri.
Hiç sevmiyorum bazı derslerde sınıf değiştirmeyi.
Herkes kendi sınıfında girse ne olacak sanki anlamıyorum ben.
Çok saçma geliyor bu yöntem bana.
Üniversiteye zorunda olduğum için geliyorum. Sırf diplomam olsun diye.
Yoksa umurumda bile değil öyle okul okumakmış felan.
Neyse ne çok konuştum. Hep çok konuşurum diye şikayetçi çevremdekiler benden.
Kendi kendime söylene söylene gitmem gereken sınıfın kapısının önündeyim şuan. Helin ile aynı sınıfta olduğumuz için o da benim yanımda.
Hep ortadaki sıralardan birine otururum amfide.
Neden mi?
Çünkü ilk sıralara oturursam hocaların çok gözünün önünde kalıyorum.
Arka sıralara otursam boyum kısa olduğu için ön tarafı göremiyorum.
Her zamanki sıram sabit yani. Hemen yerime oturdum ben de.
Helin bana göre biraz daha çalışkan ve hep ön sıraları sever çünkü hocalarla haşır neşir olmayı sever o.
Helin de ön sıralardan birine oturdu.
Derse hazırlanmak adına tam kitaplarımı çıkarıp masama koymuştum ki masanın üzerine kalın kalın yazılmış bir yazı gördüm.
Yazı şöyleydi:
SELAM SANA YABANCI!
Ne kadar çocukça diye geçirdim içimden.
Üniversiteye gidiyorduk kim niye böyle saçma sapan sıralara yazı yazardı ki?
Aman her neyse.
Bu yazıya diyecek bir şey bulamıyorum.
Ders boyunca aklım yazıya gidip durdu yine de.
Sonra bu sıkıcı hayatımda biraz eğlenmeyi düşündüm ve ben de bir cevap ekledim altına.
SELAMINI ALDIM. BENDEN DE SANA SELAM BU YAZIYI YAZAN KİŞİ :)
Bu yazıyı sıraya kalın harflerle yazdım.
Çok eğlenecektim, buna eminim.
Ders boyunca derse odaklanmayı denedim.
Bazı yerleri anladım bazı yerleri anlamadım.
Not felan tuttum belki sonra tekrar çalışırım diye.
Sıradaki yazıya bakıp bakıp duruyordum.
Sırf eğlenmek için bu kişiyle uğraşacaktım.
Sonra dedim ki kendime
" Kızım Çiçek sen eğlenmek adına yazdın ama dikkat et de seninle eğlenmesinler."
Bunları sesli söylemiş olmalıyım ki herkes bana bakıyordu ve hoca bana seslendi.
" Çiçek, bir sorun mu var?"
" Yok hocam."
" Madem sorun yok o zaman şu son söylediğim cümleyi söyle bakalım bana."
" Şey hocam ben bilmiyorum."
" Ah Çiçek ah. Bu gidişle sınıfta kalacaksın. Haftaya ödev sana bir yere not al bakalım."
Hemen kalemimi elime aldım ve defterin bir köşesine götürdüm. Hoca hazır olduğumu görmüş olacak ki söylemeye başladı.
" Kendi kendine konuşan insanlar deli midir? Bu soruyu araştırıp geliyorsun"
Tüm amfi hocanın bu dediği ile bana bakıp gülmeye başladı.
Bense içimden hocaya binbir türlü hakaret yağdırıyordum.
Zil çaldı ve herkes kendi sınıfına gitmek için yol aldı.
Helin hemen benimle konuşmaya başladı.
" Aa asma yüzünü. Bilmiyor musun Feyyaz Hoca bu işte. İlla derste birine gıcıklık yapacak ya."
" Aman Helin. Adamın bana ayrı bir takıklığı var ya."
" Çekemiyor seni hayatım ,ondan."
Helin gülmem için böyle bir şey söylemişti biliyorum ve birlikte gülmeye başladık.
O sırada merdivenlerden inerken önümüzden bir çocuk geçti ama ben dönüp bakmadım bile.
Çocuk tamamen geçip gidince Helin kolumu dürttü.
" Off Çiçek, çocuk efsane yakışıklıydı yaa. Eridim bittim şuan. Aşık oldum ben sanırım."
Bunları söylerken elinin tersini de alnına koymuştu ve bu onu daha da komik gösteriyordu.
" Sen zaten erkek sineğe bile aşık oluyorsun kızım. Her hafta gördüğün bir erkeğe aşık olmak gibi bir hobin var senin."
" Çiçek ya bu seferki gerçekten farklı ama kalbim yerinden fırlayacak."
" Niye firlayacak yeri mi rahat değilmiş?"
Helin bana cidden bu espriyi yaptın mı der gibi baktı ve konuştu.
" Komik miydi sence şimdi bu?"
" Bence komikti."
" Mizah seviyen bu kadar işte Çürük Çiçek seni."
" Ben sana bir daha bana öyle deme demedim mi Uyuz Aslı?"
Aslı ismini daha az sevdiği için bana bozuk baktı ilk sonra da kahkaha atmaya başladı. Ben de güldüm o böyle yapınca.
Bu halimiz normaldi. Böyle şeyler söylesek de şakasınaydı. Hiç kırılmazdık biz birbirimize.
Tüm derslere girdik ve eve gittik.
Babam da annem de evde değildi.
"Zaten evde olsalar şaşırırdım ya"
Kendi kendime konuşuyordum yine.
Bir sandviç yapıp yedim ve odama geçtim.
Bugün benim doğum günümdü belki de sürpriz yapmak için gitmişlerdi.
Pasta ve hediye alacaklardı belki de.
Bu ümitle beklemeye başladım onları.
Sonra biraz uyuya kalmışım. Uyandığımda saat 00:30 du. Ee doğum günüm bitmişti ki.
Salona çıktım ve ikisinin de gelmediğini gördüm.
İşte ben onlar için bu kadar önemliydim.
Sonra Heline bir mesaj yazdım.
Helin dün geceden doğum günümü kutlamıştı ve bugün de elinde hediyesiyle gelmişti okula.
Bana çok güzel bir saat almıştı.
En azından beni seven biri var diye düşündüm.
Uyudum.
Sabah olmuştu ki alarmımın sesi ile uyandım.
Okula gitmek gerekti yine.
Çantamı ayarladım ve pantolon ve kazak giyerek saçımı da at kuyruğu yapıp salona çıktım.
Yine annem ve babam yoktu. Kesin gece geç gelmiş sabah da ben uyanmadan gitmişlerdi.
Çok da umurumdaydı.
Hazırlandım ve okula gittim. Kantinde kitap okuyarak Helini beklemeye başladım.
Kantine Helin girdi sonra.
Biz Helinle oturmuş kahvelerimizi içerken masaya okulun en zenginlerinden Furkan yaklaşmaya başladı.
Helin dişlerinin arasından konuştu.
" Çiçek Furkan buraya mı geliyor bana mı öyle geldi?"
Ben de dişlerimin arasından cevap verdim.
"Evet buraya geliyor."
Furkan geldi önümüzde durdu ve konuştu.
" Çiçek oturabilir miyim? Seninle bir şey konuşmak istiyorum da."
Helin bize baktı ve konuştu.
" Beni Feyyaz Hoca çağırmıştı. Görüşürüz çiçek sınıfta."
Helini hoca çağırmamıştı,yalan söylemişti. Ona seninle sonra görüşücez der gibi bakıp bende konuştum.
" Sınıfta görüşürüz canım arkadaşım."
Helin gittikten sonra Furkana baktım.
"Ee hadi ne söyliyeceksen söyle de gideyim."
Furkan bir anda masada duran elimin üzerine elini koydu ve konuştu.
" Çiçek ben senden çok hoşlanıyorum ne zamandır ama söyleyemedim. Benimle çıkar mısın?"
Hemen konuştum ve elini itekledim.
" Ay hoşt, sen önce o elini çek bakalım bı. Ne bu tavırlar? Kendini vazgeçilmez derecede yakışıklı felan mı sanıyorsun da bu egon. Egolu olman hiçbir kıza o izin vermeden dokunma hakkı vermez sana. Bir daha yoluma çıkma."
Tam sandalyeden kalkmış arkamı dönmüş gidiyordum ki Furkanın söylediği şey ile yerime çakıldım.
" Bunu tanışıp selamlaşma olarak kabul ediyorum Çiçek. Daha çok tanışacak zamanımız olacak."
Ona cevap bile vermeden tekrar hareket etmeye başladım.
Acaba olabilir miydi?
Acaba o sıraya yazıyı yazan kişi Furkan mıydı?
Acaba bunu mu ima etmek istemişti?
Saçmalama Çiçek diye düşündüm içimden.
Sonra kendi kendime dışıma doğru konuştum.
" Neyin içine düştün ya sen Çiçek. Sanki hayatındaki dertler yetmiyordu."
Bölüm Sonu
Selamlar.
Naber ,nasılsınız?
Biraz kısa oldu ama onun dışında bölüm nasıldı sizce?
Bir de iki tane karakter tanıtımı yapıp sorular sorarak bölümü kapatıcam.
İlk karakterimiz:

İpek gerçekten çok güzel bir kadın. Kitaptaki rolü Çiçek Erdemli. Üniversite öğrencisi.
İkinci karakterimiz:

Aslıhan Malbora Helin için en uygun yüz bence.
Kitaptaki rolü Aslı Helin Demirci. Üniversite öğrencisi ve Çiçek ile aynı sınıfta . Çiçeğin en yakın arkadaşı.
Sorularıma geçelim.
Sizce sıraya o yazıyı yazan kişi Furkan mı?
Furkansa eğer neden açılmak yerine sıraya o yazıyı yazdı ki?
Seviliyorsunuzzzz hoşçakalınnn ❤️