Öğle arası.
Kantin.
Hava sıcak, gürültü fazlaydı ama Leyla’nın masası sanki ayrı bir alandaydı.
Meva konuşuyordu ama Leyla dalgındı.
Bir anda sandalye çekildi.
Doğukan.
“Yer var mı?” dedi.
Sesi sakin, kontrollüydü.
Meva hemen dikleşti. “Var ama—”
Leyla araya girdi. “Oturabilirsin.”
Doğukan oturdu.
Ama gözleri Leyla’dan hiç ayrılmadı.
“Sen Leyla’sın,” dedi.
Bu bir soru değildi.
Leyla hafifçe başını salladı.
Doğukan gülümsedi.
“Güzel.”
Meva gözlerini devirdi. “Bu okulda herkes tuhaf…”
Ama Leyla’nın dikkatini çeken şey Doğukan değil…
Ekin’in kantin kapısında duruşuydu.
Ve o an…
Ekin içeri baktı.
Doğukan’ı gördü.
Leyla’yı gördü.
Ve ilk kez rekabet netleşti.