İçeriğe geç

Aşkın gizemi

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Aşkın gizemi

Bölüm 5

VAROLUŞUN SEZSİZLİĞİ

Karanlık kapıdan geçtikleri an, duyuları tamamen devre dışı kaldı. Ne bir rüzgar sesi, ne attıkları adımların yankısı, ne de Draco’nun asasının cılız ışığı... Burası zamanın ve mekanın durduğu, "Hiçlik" dedikleri o boyuttu.

Hermione, elini havaya kaldırdığında kendi parmaklarının bile görünmediğini fark etti. "Malfoy?" diye seslendi. Sesi sanki kendi zihninin içinde yankılanıyor gibiydi. "Burada mısın?"

"Buradayım," dedi Draco'nun sesi, sanki hemen yanı başındaymış gibi net, ama bir o kadar da uzaktaymış gibi soğuk. "Asanı kullanma. Buradaki enerji, büyüye aç. Eğer asanı yakarsan, o ışığı hemen emip bizi daha derin bir karanlığa sürükler."

Aniden, çevrelerinde binlerce küçük ışık noktası belirdi. Yıldızlar gibi değil; bunlar, dünyadan çekilen her bir büyü kırıntısının son nefesleriydi. Gözlerinin önünde yavaşça sönüyorlardı.

Hermione dehşetle fısıldadı: "Bütün büyü... hepsi buraya mı akıyor? Dünya tamamen bu hale mi gelecek?"

"Evet," dedi Draco. "Burası dünyanın mezarlığı. Biz de buraya, büyünün son kalıntısını kurtarmaya değil, belki de onu tamamen kapatmaya geldik."

Draco'nun elini arayan Hermione, bir an için onun buz gibi parmaklarını yakaladı. Artık birbirlerini görmüyorlardı ama ten teması, ikisinin de bu mutlak boşlukta kaybolmasını engelleyen tek çapaydı. Tam o anda, Hiçlik'in tam ortasında devasa bir kütle belirdi: Antik bir saat kulesinin çarkları gibi dönen, kristalize olmuş bir büyü çekirdeği.

"İşte o!" dedi Hermione, sesi titreyerek. "Kara deliğin merkezi. Eğer o çarkları durdurabilirsek, çekimi tersine çevirebiliriz."

"Ama bunu yapmak için," dedi Draco, sesindeki tereddüdü gizleyemeyerek, "birimizin o çekirdeğin içine girmesi ve büyüyü kendi yaşam enerjisiyle beslemesi gerekiyor."

Sessizlik çöktü. İkisi de bu fedakarlığın ne anlama geldiğini biliyordu. Çekirdeğin yaydığı ışık, yavaş yavaş onların yüzlerini aydınlatmaya başladı. Hermione, Draco’nun yüzündeki o ifadeyi gördü; bu, korkudan çok kabullenişti.

"Senin borcun bu değildi, Draco," dedi Hermione, sesi artık bir fısıltıdan ibaretti.

Draco, elini yavaşça Hermione’nin yüzüne götürdü. İlk defa, o maske tamamen düşmüştü. "Belki de başından beri buraya gelmemin tek sebebi buydu Granger. Belki de hayatım boyunca kaçtığım şey, tam olarak bu andı."

Çekirdek aniden hızla dönmeye başladı. Zaman, onlar için daralıyor, seçenekler tükeniyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.