DOĞUDAN BATIYA
SAYFA 1
Van’da sabahlar çoğu insan için sadece günün başlangıcıydı. Ama Mehmet için sabah, her zaman bir tür sessizlikle birlikte gelirdi. Bu sessizlik dışarıdan bakıldığında huzurlu görünürdü; rüzgârın dağlardan aşağıya doğru süzülmesi, gölün yüzeyinde ince dalgalar bırakması, uzaklarda bir köyden gelen belirsiz sesler… Ama Mehmet’in içinde bu sessizlik hiçbir zaman tamamen huzur anlamına gelmemişti. Daha çok, düşüncelerin birbirine çarptığı, ama hiçbirinin tam olarak şekil almadığı bir boşluk gibiydi.
O sabah da farklı değildi.
Küçük odasının penceresinden Van Gölü’nü görebiliyordu. Göl, sabah ışığında neredeyse hareketsizdi. Sanki zaman bile burada yavaşlamayı kabul etmiş gibiydi. Mehmet, elindeki çayı soğumuş olmasına rağmen içmeyi sürdürdü. Çünkü alışkanlıklar bazen sıcaklıktan daha güçlüydü.