
(Elif temsili)
Şarkı adı: Günlük -GGOX-
Evett bölüme geçiyoruzzzz♡♡♡
♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤
Evden nihayet çıktığımızda kısa bir yürüyüş sonrası zeyneple yollarımızı ayırdık. Saat geç olduğu için sağlık ocağı sessiz görünüyordu. Sağlık ocağından içeri girdiğimde girişte ki kıvırcık saçlı 30 larında olduğunu tahmin ettiğim abla bana gülümseyerek baktı. "Kime baktın kuzum" yanına ilerleyip aynı sıcakgülümseden kendisine göndererek "teyze ben yeni atanan doktorum bugün geldim de başhekime bakmıştım."
"He o içerdedir koridorun sonundaki mavi kapılı oda kızım."
Teyzeye teşekkür ettikten sonra odanın önüne gelip boğazımı temizleyip 3 defa tıklatıp gel sesiyle içeri girdim.
Beni hafif şişman kel üzerindeki mavi tişörtünün üstüne giydiği doktor önlüğüyle tam bir aile hekimi olan doktor karşıladı.
"Gel kızım" diyerek sandaleyeyi gösterdi.
"Hayırlı akşamlar hocam. Ben yeni atanan doktorum adım Elif. Ne zaman işe başlayacağımı öğrenmek için gelmiştim."
Sözlerim üzerine bilgisayarından bir şeylere bakmasıyla "Elif Erendiz?" Evet anlamında kafamı salladım.
"Kızım seni askeriye doktoru olarak atanmışsın buraya. Askeriyeye git ordaki kazım komutan sana yardımcı olur."
Kafamı onaylar anlamda sallayıp "teşekkürler hocam iyi akşamlar." Deyip oturduğum yerden kalktım
"Hayırlı akşamlar kızım benim adım Yusuf. bir ihtiyacın olduğunda gel çekinme." gülümseyerek kafamı sallayıp çıktım.
O zaman benim şuan askeriyeye gitmem ve kazım komutanı bulmam gerekiyordu. Sağlık ocağından çıktığım gibi askeriyenin yolunu tuttum. Askeriyeye vardığımda etrafa göz gezdirdim ve giriş olduğunu düşündüğüm kapının önüne geldim. İçeriye girecektimki kapının önündeki bankta sigara içen kişinin "içeriye asker dışı sivil almıyoruz"
Sesiyle bakışlarımı ona çevirdim. Kahverengi hareleri dümdüz bakarken kumral kıvırcık saçları buğday tenine dökülmüştü. Üstü başı yara bereydi, görevden dönen bir asker olmalıydı. Doktorluktan olsa gerek adamın ciddi bir yarası varmı diye vücuduna göz gezdirdim.
Kaşında bir yarık vardı onun dışında elleri çiziklerle doluydu ve kollarındaki üniforması tahriş olmuştu. Üst vücudunda ağır bir yara yoktu. Sıfır ciddi yara giderken dizindeki yoğun miktardaki kurumuş kanla yutkunup yüzümü buruştırdum. Çatık kaşlarla bana baktığını fark ettiğimde gözlerimi daha çok yarasında tutmadan çektim.
"Yeni atanan doktorum ben askeriyede çalışacağım söylendi kazım komutana bakmıştım." Şüpheci bakışlarla ayağa kalktı.
Benim neredeyse iki katım olan boyuyla karşımda dikilince bir tırsmadım değildi hani!
Zeynebin boyuda uzun olsada o benden 10 cm falan uzundu yani.
"Adın ?"
Af buyur?
"Sen kazım komutanmısın?"
Diyerek sorusunu soruyla cevap verdim.Bunu dememle hafif güler gibi olmuştu.
"Beni kazım komutan olarak var say" saçma cümlesinin üstüne sorusunu tekrarladı "adın?"
Sabır sabır(aha taştı sabrım;) bir yere kadardı.
Tek kaşımı kaldırarak cümlemi tekraladım."Kazım komutana bakmıştım?" İnatsa inattı hadi bakalım.
İnşallah sonu bok çukuruna gitmez.
Bana doğru bir kaç adım atmasıyla nefesimi tuttum
hayır yani bok mu var da askerle inatlaşıyorsun kızım asker o adam asker!
Askeriyenin demir kapısının açılma sesini duymam ve gördüğüm simayla tuttuğum nefesimi geri verdim. Evet big girl'üm gelmişti big girl'lüğünü asker olmasıyla bağdaştırıyordum ama yani dışardan baksam "bu kız asker" demezdim.
Benden önce bakışlarını karşımdaki askere çevirip duruşunu düzeltip daha önce benim bile görmediğim bir ciddiyetle "Ayaz komutanım kazım komutan sizi çağırıyor."
Adının Ayaz olduğunu öğrendiğim adam başını sallayarak bana son bir bakış atıp askeriyeye girdi.
Bana doğru dönen Zeyneple gülümsedim. "Ben askeriyede çalışacakmışım kızım."
Bunu duymasıyla yüzündeki tebessüm soldu. "Kızım sen sağlık ocağında çalışmayacak mıydın nerden çıktı askeriye?"
Endişesini anlıyordum ama kendisi askerken bunu söylemesi de ayrı bir ikonikti!
"Sen hep askeriyedesin onu napıcaz?"
"Kızım askerim ben asker nerde olayım ya?"
"Bende doktorum!" sinirlerim bozulmuştu.
Bunu anlamış gibi daha ılımlı bir ses tonuyla devam etti
"Canım benim biliyorum doktorsun da sağlık ocağında olmak varken askeriye hastanesinde çalışacaksan görevlere atanma ihtimalin artıyor."
Omuz silktim "ben zaten askeriye doktoru olarak atandım buraya."
Bunu duyan zeynep şok olmuş gibi bana bakıyordu "lan sen bana sağlık ocağında görevli olcam dedin."
Yani demişimdir ufak bir yalan yani ne var bunda!
Elimi umursamazca sallayıp "aman canım ha askeriye ha sağlık ocağı ne fark ederrr."
"Tabi kızım hiç fark etmez ya hiç hemde!"
Konuyu değiştirmek adına koluna girdim.
"Aman boşver şimdi onu, sen timinle tanıştın mı?" Hevesle sorduğum soru karşısında "geçmedi yalnız önceki konu konuşcaz onu sonra haberin olsun."
Biraz meraklı bir kişiliğim olduğu ve bir tık da konu değiştirmek için sorumu sorularla devam ettirdim.
"Nasıl tanıştınız?" "Her tim kaç kişi?" "İlk görevine ne zaman çıkacaksın" diyerek sorularımı ard arda sıraladım. Daha bir dizi daha soru sorabilirdim ama şimdilik bunlar en ilgimi cevdedenlerdi
Evet evet cevdetti.
Ard arda sorularım karşısında yüzünü buruştursada hepsini sabırla cevapladı.
"Çoğu tim 5 asker 1 doktordan oluşuyor ancak her time her zaman doktor atanmıyor ve sayı asker sayısına ve göreve bağlı doktor sayısıda değişebiliyor. Senin gibi askeriye doktorları genellikle askeriyenin hastanesinde kalsalarda görevden göreve timle beraber göreve gittikleri de oluyor." Konuşması bitince sustu.
Bir sorumu atlamıştı!
"Timin? ve ne zaman başlayacaksın göreve?"
Derin bir nefes alarak devam etti "görevime 2 gün sonra başlayacağım ve timimi hiç sorma."
♤♤♤♤♤♤♤♤♤
Şu sıralar biraz moralim bozuk yazamıyorum kusura bakmayın
Bir dahaki bölüm zeynebin ağzından olucak canlarım iyi okumalarrrr♡♡♡♡
