
Gururlu kalbim sana hayırlı günler diler
Şarkı Adı:hayırlı günler ~Aydın kurtoğlu~
İyi okumalarrrrr♡♡♡♡
♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧
Dolabımdaki son bluzuda bavuluma yerleştirmemle dolabımı 2 bavula sığdırmayı başarmıştım. Tabi yanındaki 2 sırt çantası ve 3 kol çantasını saymazsak. Bence buna şükretmelilerdi çünkü resmen Iğdıra gidiyordum!
Evet ben çok şanslı bir insan olduğum için doktorluğumu alır almaz ilk görev yerim Iğdırdı.
Sınıra yakın olduğu için çok fazla yaralı asker oluyordu ve benide askeriyeye destek doktor olarak atanmaya layık bulmuşlardı. Aman ne güzel hayaller antalya hayatlar ığdır resmen.
Annemin "vah bu günleridemi görecektim"
"Kızım gitmesen başka yere tayin istesen" "kızım sen napacaksın oralarda kız başına"
Gibi söylemleride hiç yardımcı olmuyordu. Zaten gidesim yoktu bir de sen vurma be kadın! Annem bu şekilde bana moral vermeye devam ederse ciddili kocaya kaçma planlarım vardı. Şaka bir yana eril varlıklar benden uzak dursundu. İptal iptal iptal.
Fatma sultanımın "kızım uçak kalkacak hadi daha kahvaltı yapacaksın, kahvaltı yapmadan bırak Iğdırı markete göndermem haberin olsun." Demesiyle o düşüncelerden çıkıp başka düşüncelere dalmam uzun sürmedi.
Ah be annem özlicem senide yani saat sabahın beşi şafak operasyonu gibi kaldırdın beni uçak saat 8 de 1 saat yol desem 2 saat önde uyandırmışsın be sultanım.
Neyse kahvaltı ve hazırlanmayla vakit öldürecektik artık. Bavullarımı odamda terk edip beyaz üstünde sarı ayıcıklar olan pijamamla mutfağa gittim.
Sultanım yine döktürmüştü. Masaya şöyle bir göz gezdirdim en sevdiğim peynirden peynirli yumurta bile yapmıştı. My sheylaa.
Annemin boyu bendende kısa olduğu için acele acele masayı kurerken gözüme çok tatlı görünmüştü. O yüzden neşeli bir şekilde "Anaların sultanııı döktürmüşsünn" deyip yanağına onun en sevmediğinden 2 sulu öpücük kondurdum. Annemin hoşuna gitsede gitmemiş gibş yapıp yüzünğ buruşturdu. "Elif sırnaşma kızım sofraya otur hadi hadi" dedi.
Hoşuna gittiğini seni tanımasam inanıcam be sultanım ama yemezler. Yanağından makas alıp döktürdüğü masaya oturdum.
Ne kadar anneme belli etmesemde içimde burukluk vardı. Bende burayı bırakıp gitmek istemiyordum. İzmirim gibisi yoktu, dağ ayısı abimi bile özleyecektim diye düşünüyodumkiii iti an çomağı hazırla misali abim mutfağa girip "naber lan cadı" diyip kafama bir tane geçirene kadardı bu sempatim. Max erildi işte.
Bu arada bu mağara adamı bırakacaktı beni havalimanına. Babam henüz uyanmamıştı gece geç saatte geldiği için anneme ben giderken uyandırırım demiştim oda üstelememişti zaten. Yine şanslısın ha tontiş yanaklı babacım, benim gibi düşünceli bir kızın var yani. Bir elif kolay yetişmiyor.
Yemeğe gömülmeden önce dağ ayısına "acıdı lan ayı, annee al şu çocuğunu ya vuruyo bana" dedim. Abim benmi vurmuşum aaa der gibi bakıp "anne valla yalan dokundum sadece."
Yani acımamış olması benim bunu söyleyeceğim anlamına gelmiyodu. Nihahahahha.
Annem azarlayıcı bir tonda "kocaman oldunuz hâlâ küçücük çocuk gibi tartışıyosunuz yeter ama ha" dedi.
Ama yani sultanım ayı ayıydı yıllar geçsede değişmiyordu. Tabi annemin terlikle bana dalmaması için bu hakı düşüncelerimi kendime sakladım. Abim "Anne ya zaten gitcek şurda iki dk uğraşmayalımmı yani" demesiyle annemden terliği yemesi arasındaki sürede pek bir fark yoktu. Pis pis kolunu tutan abime baktım. Ancak gülüşüm totoma yediğim terlikle beraber uçup gitmişti.
"Ya ben naptım yaa gülmektemi yasak" diye isyan ettim bir yandanda annem misali söylenmeye başladım.
"Döv anne sen zaten ya son dövüşün olucak gidiyorum buralardan" diye dramatize ediyordumkii annemin
"şşt o nasıl laf öyle dönmeyecekmiş gibi, ayrıca oraya gittiğinde öyle kurtuldum falan sanma haa bu elinden düşürmediğin telefonunu yanından ayırmak yok her şeyi haberdar edeceksin, aradığımda bu telefona ulaşılmazsaa ığdır mığdır dinlemem gelirim seni terlik manyağı yaparım" anne dur bi motorun soğusun ya.
Annem taramalı tüfek gibi tehditlerini saydırmaya devam etti bende peynirli yumurtamla aşk yaşarken onun dediklerine onaylayan mırıltılar çıkardım.
Sonunda abimle beraber yumurtanın dibini sıyırıp kahvaltımızı bitirdiğimize göre hazırlanma vaktiydi. Şıpıdı şıpıdı terliklerimle odama gittim ve ilk aşkım olan yatağıma atlayıp ikinci aşkım olan telefonumdan saate baktım. Saat 6 ya geliyordu.
Playlistimden bir şarkı seçip telefonun ekranını kapattım ve yatağa geri fırlatıp yataktan kalktım.
Eşyaları bavula yerleştirmeden önce giyeceğim kombinimi ayırmıştım tabikisidee. Aralık ayında olduğumuz için donmamal adına açık renk bol kot pantolonumun altına içlikte giymiştim. Ben nasıl yarışıyım kışın mini etek giyen kızlarla. Üstüme ise star yazan bordo renkli bir sweet shirt giymiştim. Kombinimi gold takılarla tamamladım ve makyaj masasına geçtim ilk önce asfalt gibi dümdüz kumral rengi belime gelen saçlarımı taradım ve açık bıraktım.
Evettt şimdi geldik en güzel kısmaaaa make uppp.
İlk başta beyaz tenime pembemsi bir allık uyguladım. Zaten cilt makyajım da allıktan ibaretti. Kirpiklerimi uzun uğraşlar sonucu kıvırıp kaçak kat çıkarak rimel sürdüm. Maşallah yine kirpiklerim kaşıma değdiğine göre başarmıştım. Yapıyosun bu işi be kızım.
Göz pınarlarıma beyaz göz kalemi sürdüm.
Dudağıma ise vişne rengi nemlendiricimden sürdüm. Vee bu kadardı. Son olarakta vanilyalı parfümü üstüme bocalayıp parfümümle gusül abdesti aldığıma göre hazırdım.
Kaçıncı şarkıyı açtığını bilmediğim telefonumu alıp saats baktım. Evett yediye on dakika vardı. Tam vaktinde hazırlanmıştım.
Bavul ve çantaları arabaya taşıması için abime seslendim "Abiiii, gel taşı şu bavullarımı hadii" ama kendisinde aldığım tek cevap sessizlik olduğu için odasına doğru gelip medeniyeti haketmediğini düşünüp kapısını ayağımla ittirdim.
Ve evett mağara adamı demiştim. Üstünü giyinmiş uyuyordu. Hatta parfümünü bile sıkıp uyuduğunu burnuma gelen tüm erkeklerin aynı olduğunu düşündüğüm parfüm kokusundan anlaşılıyordu.
Üstüne benim gibi açık kot rengi pantolon ve beyaz tişört giymişti.
Kafasına okkalı bir sille çakıp uyanmasına yardımcı oldum.
Sıçrayarak uyanan abim etrafına boş bakışlar atarken beni görmesiyle bakışları anlam buldu.
"Lan cadı gel buraya" diyerek beni kovaladı bende odama doğru koştum ve ellerimi kaldırdım
"Bavullar taşınac-" diyemeden oda benim kafama bir tane yapıştırdı. Ya abi niye kafama vuruyosun zaten iki gram beyin hücrem kaldı ona bari acı be! Abim diye sert vurmayacağınu düşünüyorsanız büyük yanılgıdasınız çıkın ordan çıkınnn çimenlere girmee, bu baya hayvan gibi vuruyor yani. İç sesimi dışa da yansıtarak
"Hayvan."dedim. Bu hakaretimi duymazlıktan gelmeyi tercih ederek bavullarımı alıp kapıya doğru taşıdı. Bu arada benim best friendslerin frendsi, ruh twinim, ennn yakın arkadaşım olan zeynep de msü ye girerek asker olmayı başarmıştı benim big girl üm. Big girl dediğime bakmayın kendisi sarıya kaçan kısmen uzun saçları,beyaz teni ve kahverengi gözleri ve ona çok yakıştırdığım yuvarlak gri gözlükleriyle mükemmel bir çıtırdı.
Her neyse işin kısası o da ığdıra atanmıştıııı ve beraber gidip aynı evde kalıcaktıkkk. Bu olayı evrenin bize evlenin mesajı diye yorumladım yani. Benim olayları götten anlama şekli.
Abimin "hadi elif daha Zeynebi alcaz."
"Geldimm" diyerek odama son bir kez bakıp ışığı kapatıp çıktım.
Gitmeden önce babamı uyandırdım ve onunlada uzun bir vedalaşma sonrası abimin siyah arabasının arkasına bindim çünkü aşk böceğim de yanıma gelicek.
Uzun bir overthink sonrası zeynebin evinin önüne geldik. Merdivenden inerken bordo bluzunun üstüne giydiği yüksek ihtimalle abisinden çaldığı bol kot ceketinin kollarını hafif sıvamıştı altınada bol kot bordo bir pantolon giymişti.
Hızlıca yanıma bindiğinde abimde onun elindeki bavulları bagaja yerleştirmekle meşguldü.
Bu arada kombinlerimiz matchleşmişti. Zeyneple sarıldıktan sonra abimde şoför koltuğunda yerini aldı ve radyodan zorla şarkı açtırıp abimin söylenmesine aldırış etmeden bağıra bağıra şarkı söyleyerek yolu tamamladık.
Havalanıma geldiğimizde abim bavulalrı indirdi. Bende uyuyan güzelimi uyandırmakla meşguldüm.
"ZEYNEPPPP" recep ivedik sesini taklit ederek seslendim bir ufak bağırmış olabilirim ama birazcık zeynep korkuyla sıçrayınca uykulu sesiyle "lan gerizekalı ne bağırıyon kulağımın dibinde" diye isyan etmesini umursamadan "canım camış gibi yattığın için vardık kalk artık."
Zeynep sonunda uyandığında onu kaldırınca bize gülümseyerek bakan abimle bakıştık.
Üzerimizdeki sessizlikle uçağın yanına kadar gidip görevliye bavulları verdik. Normalde susmayacak olan abimde bile büyük bir sessizlik vardı.
Uçağa binmeden önce abime gözlerim dolu şekilde bakınca zeynebin de aynı durumda olduğunu fark ettim. "Gelin lan buraya cadılar sizi." İkimizde abime sarılırken o da bizim saçımızı karıştırıyordu. Benim abim bir yandan zeynebinde abisi gibiydi, abim öz kardeşi gibi onu severdi zeynep için de durum öyleydi.
Ortamdaki hüzünlü havayı dağıtmak için zeynebe göz kırparak abimi işaret ettim. O anlamıştı boşuna ruh twinim demiyorum bu kıza be!
Ben "bizde seni özlicez be mete" dedim zeynepse kafasına bir tane geçirdi ve abim "lan!" Diyerek bize yönleliyorduki koşarak uçağa binip ona uzaktan öpücük yolladım. Zeynepte el sallarken abim gülümseyerek bakıyordu.
Sonunda uçağa bindiğimizde yan yana olan koltuklarımıza tam bir centilmen olduğum için cam kenarını zeynebe vermiştim asla zaten onun omzuna yaslanarak uyuyacağım için değildi yani!
Zeyno geçer geçmez kapüşonunu kapatıp sarı tutamlarını içeri mahkum edip uyku moduna geçmişti.
Aynı şekle bürünüp üstüme cekedimi yorgan gibi örtüp başımı zeynebin omzuna yasladım. Yavaş yavaş kapanan göz kapaklarımla kendimi uykunun kollarına bıraktım.
Gözlerimi pilotun inişe geçiyoruz demesi ve alkış sesleriyle açtığımda zeynep hâlâ uyuyodu bu uykusunda ölü gibi mübarek 3. Kere dürtmeme rağmen kız da çıt yok!
En son sesimi biraz yükseltip ZEYNOOO dememle yani sesimi ayarlayanayıp bağırmış bulunmamla şuan insanlar bana bakıyordu zeynep "noluyo lan" diyip doğrulmasıyla insanların bakışlarından kaçınıp ona bakıp "zıkkımın kökü oluyor gerizekalı geldik ve yarım saattir seni uyandırmaya çalışıyorum"
Uyanır uyanmaz onu azarlamamdan dolayı olacak olmalıki o da ters ters "duymadım mal" diyerek etrafına bakınca insanların bize baktığını görünce tedirgin bakışlarını bana çevirdi "bunlar niye bize bakıyo elifcim" alacağı cevapdan korkar gibi bir hâli vardı korksundu bi zahmet rezil oldum bir uçak dolu insana
Sabır dilenerek ona döndüm
"İki saat kalkamadığın için sesimi biraz yükseltmiş bulunduğum için bskıyor olabilirler mi gerizekalıcım?"
~~~~~~~~~~~~~~
Evetttt ilk bölümü nasıl buldunuz? Elifin iç sesine bayılıyorum. Hep hayalim bölüm sonuna not bırakmaktı dkdmkdmxmxkxmxm neyseee bence bu bölüm eğlenceliydi sizce?
Zeynebi nasıl buldunuz bence kafa kız sizce?
Bir kaç bölüm yazılı hemen onları paylaşıp aklıma geldikçede yazıcam iyi okumalar öpüldünüzz♡♡♡♡
