İçeriğe geç

ASKER Ve YAZAR

Bölüm 2 · 4 dk okuma

ASKER Ve YAZAR

Bölüm 2

2.Bölüm

Geçmişten

Bir damla su

İkinci damla su.

Üçüncü damla su.

"Merak etme Zeynep, annen ve baban seni unutmaz birazdan gelecek ve senin ile ilgilenecekler. Annen gelip saçını okuşuyup öpecek, baban sana masal anlatacak. Sen saymaya devam et."

Kilit sesi duymam ile tuvalleten çıktım. " Bak geldiler."

Annem önde girmişti arkasından babam geldi. İkisi de çok sinirli idi. Gene kavga edecekleri belli idi.

"Bıktım murat." diyen annem eline geçen vazoyu attıp kırdı.

"Ben çok memnunum sanki Tomris!"

"Boşanalım en iyisi. On üç sene sana çok katlandım."

Hiç bir zaman aralarına girmemiştim. Ama onlar boşanırsa ben ne yaparım?

"Anne ve baba." dediğim de ikiside bana odaklandı.

"Daha uyumadın mı şu?" diyen babam ismimi bile kullanmadı. Onun için "şu" olarak kalacaktım.

"Zeynep odana!" diyen anneme baktım.

"Zeynep odana, benim için sadace bunun için konuşuyorsunuz. Hiç yanıma gelip bir sorunun var mı diye sordun mu anne? Bende normal çocuklar ile sevilmek istedim. Her zaman uslu çocuk olayım beni sevin istedim. Çok bir şey istemedim sizden! Ufak sevgi. Kuşlar gibi yerde bulunan ekmek kırıntısı kadar sizden sevgi bekledim. Ama siz anne ve baba olarak onun bile bana fazla gördüğünüz." ağlamamak için kendimi tutuyorum ama ikisi bana aynı duygusuz sekilde bakıyor.

"Sen hatasın benim için. Hata olan şeylerden nefret ederim." diyen annem.

"Ufak zevkiniz için bir hataydım!" diye bağırdım.

"Hadini aşma senin karşında annen var." diyen babam.

"Daha adımı bile bilmiyorsun. Anne dediğin kişi ufak sevgi gösterir. Bu mu anne?" dedim an yüzüme yediğim tokat ile yüzüm yana düşmüştü.

"Cezalısın." diyen anneme bakıp odama gittim.

Şimdiki Zaman

Bir banka oturmuş denize bakıyorum. Dalga seslerini dinliyorum. Dalgalar onlara anlatman beni anlıyabiliyormuş gibi dertlerimi alabiliyor. Hatırladığım anı ile buruk tebbesüm peyda oldu dudaklarımda onlar için bir hata idim. Annem ufak hatalara bile tahammül edemezdi.

Babam matematik öğretmeni olarak işlem hatalarına tahammül edemiyor. Bana örnek olarak "Sen benim için bana boş kümesin." dedi. Duyduğum küçük çocuk sesi ile yanıma baktım. Kız çocuğu,anne ve babası vardı. Babası, kızın peçete ile ağzını siliyor. Annesine bozulmuş saçını topluyordu.

Benim için asla gerçek olamayacak bir aile tablosu. Ailem boşanırken bana bıraktıkları tek ve en iyi miras yazmak olduk. On üç yaşından beri yazıyorum ama her zaman yazdığım diyemem. Üniversite geçince işe başlamak zorunda kaldım. Çünkü sözde annem ve babam olacak insanlar para isteyince göndermem dedi. Ama boşanıp evlendikten sonra olan çocuklarına her şeyi yapıyorlar. Yazın eve gidence evde olmazlar. Diğer aileleri ile tatile giderler. Onlar için tatil yapacak paraları var.

Abime de böyle davranmışlar doğunca anneannem ve dedem bakmış. Onlar ölünce yatılı okula gitmiş. Abimi bir kez gördüm. Oda daha demin düşünün annem ve babam benden bahsetmemişler.

"Zeynep." diye seslenen abime bakım. Elinde su ile geldi. Adını dedem koymuş adı Tolga.

"Efendim." dediğinde yanıma oturdum.

Elimde tuttuğum kitaba baktı. "Kitabın yazarı kim?" diyince güldüm. Çok meraklı bir abim vardı. İki saat içinde onu öğrendim.

"Yavru Vatan'ın yazarı mı?" dedim.

"Elinde başka bir kitap mı var zeynep?" diyen abim.

"Yok." dedim.

"Eee." diyen abim.

"Eee?" diye cevap verdim.

"Deniz kenarı sana yaramıyor zeynep onu anladım ve o kadını ve adamı unut. Bundan sonra ben varım. Abin Tolga Su."

"Kitabın yazarı benim abi." diyince abim bir bana bir de kitaba baktı.

"Nasıl bastırdın zeynep bu kitabı?" diyen abim.

"Bir kaç tanıdık yardım etti ve tabii kredi çektim. O kadının ve adamın bana bıraktı tek ve en iyi miras bu kitap." diyince abim gurur ile bana baktı.

"Konusu ne?" diye soran abim ile heyecanlanmıştım.

"Askeri bir kurgu. Sevdiği kadını şehit olduğunu sanan bir askerin hikayesi." dedim.

"Peki neden yavru vatan kitabın adı?" diyen abim.

"Çünkü sevdiği kadın aslında şehit olmadı. Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyetin de gizli görev yürüten bir asker." dedim.

"Peki bu görevin amacı ne?" diyen abim. İyice merak ettiği belli idi. "Bu da sır." dediğimde güldü.

"Bizi anlatan bir kitap yazmışsın. Peki neden ilk kitabın askeri kurgu Zeynep." diyen abim ile yüzüm düşmüştü.

"Çünkü benim yüreğimde her zaman olacak bir meslek askerlik." dediğim de abimin tek kaşı kalkmıştı.

"Neden gastronomi okuyorsun o zaman?" dedi.

"Anne ve babamın ben ile ilgilenmemesi yüzünden. On altı yaşımda idim. Kalbim de bir ağrı oluyordu. Koşarken çarpıntım oluyordu. Bir ayda artınca ilk önce anneme söyledim takmadı, babama söyledim ufak bir şeydir dedi. Okulda aniden bir ağrı saplandı sonra sol kolum uyuştu, midem bulanıyordu. Tabii o zaman matematik dersindeyiz. Ayağa kalktım lavaboya gitmek için izin bile umrumda değil idi. Ondan sonra bayılmışım gözlerimi açtığımda hastanede idim. Kalp krizi geçirmişim stent takılmış. Yoğun bakımdan çıkarken yanımda tuttukları hasta bakıcı vardı." dedim.

Abim bana sarılınca ağlamaya başladım. Neden ağladığımıda bilmiyordum? "Ama diğer çocuklarının bir ateşi çıksın uyumadan başında beklediğini gördüm abi. Benim ne suçum vardı. Paralarını bile istemiyorum. Tek istediğim ufak bir sevgi idi." zar zor konuşabiliyordum.

"Söz veriyorum abicim. Bundan sonra hep yanındayım. Söyle bakalım senin sevgilin var mı bakalım?" dediğinde "Abi!" diye gülmeye başladım. Anladığım bir şey varsa abim benim ayarlarım ile oynayacağı belli idi. Çalan telefon ile abimden ayrıldım. Telefonu çıkardım.

'Geleceğin teğmeni.' yazısını görünce göz yaşı mı sildim. Bal peteğim arıyordu. Kendisi kara harp okulu dördüncü sınıf öğrencisi oluyordu. Telefonu açtım.

"Alo zeynom. Yazarların en iyisi. Tebrik ederim kuzum. Fazla konuşamıyacam kapatmam lazım. Seni seviyorum yazarların en güzeli." diye kapandı.

Telefona baktım sonra abime baktım gülmeye başladım. Gülme kahkaha olunca abim deli görmüş gibi bana bakıyordu.

Bölüm sonu

2 yorum