Demir’in Ağzından Bahçede sessizce yürüyorduk. Rüzgâr hafifçe yüzümüze çarpıyor, yapraklar ayaklarımızın altında hışırtıyla eziliyordu. Ama içimdeki fırtına daha güçlüydü. Ayça’ya söylemem gereken şey… artık saklayamayacağım kadar büyük ve önemliydi. Derin bir nefes aldım, elimdeki sıcaklığı hissettim ve söyledim: “Ayşa… sana bir şey söylemem gerekiyor. Bunu artık gizleyemem.” O durdu, gözleri bana kilitlendi. “Ne demek istiyorsun, Demir?” dedi hafifçe. Sesindeki merak ve hafif korku bir aradaydı. “Benim gerçek adım… Demir Aslan,” dedim sessizce. “Evet, hayatım boyunca seni hep Demir olarak tanıdın. Ama ailem, geçmişim… her şey, Aslan soyadının ardında gizliydi.” Ayça bir an sustu. Gözlerindeki şaşkınlık ve anlamaya çalışma hali beni hem endişelendirdi hem de cesaretlendirdi. “Peki… neden şimdi söylüyorsun?” diye sordu sonunda, sesi titrek ama kararlı. “Çünkü artık hiçbir şeyi gizlemeye tahammülüm yok. Senin yanında olmak, seninle birlikte bir gelecek kurmak… Bunun için dürüst olmak zorundayım. Sana her şeyi anlatmak istiyorum; geçmişimi, ailemi, hatalarımı ve seçimlerimi.” Ayça derin bir nefes aldı. Bir süre sessizce baktı, sonra yavaşça elimi tuttu. “Demir… senin yanında olduğum sürece, soyadın ya da geçmişin fark etmez. Önemli olan… senin kim olduğun ve yanımda olman.” O an içimde bir ağırlık kalktı. Gözlerimdeki sıkışmış duygular bir anda serbest kaldı. “Teşekkür ederim, Ayça… seni kaybetmekten korkuyordum,” dedim, sesi titrek ama içten. “Ama artık biliyorum ki, ne olursa olsun… birlikteyiz. Ve bu, her şeyin önünde.” Ayça gülümsedi, hafifçe başını eğdi. Rüzgâr saçlarımızı savururken, ikimiz de sessizce yürümeye devam ettik. Bu kez geçmişin sırları arasında kaybolmayacak, birlikte bir gelecek inşa edecektik. Bak, Ayça…” dedim, gözlerimi ondan ayırmadan. “Hayatım… kolay değildi. Doğduğum aile, çevrem, sorumluluklar… Hepsi beni bugün olduğum insan yaptı. Ama seni tanıyana kadar hiçbir şey tamamlanmış gibi hissetmedim.” Ayça hafifçe yana eğildi, merak ve endişe karışımı bir bakışla dinliyordu. “Gerçekten anlatacak mısın?” dedi. Başını salladım. “Ben… küçük yaşta ailemin işlerinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldım. Hep güçlü olmak zorundaydım. Ama bunun yanında… yalnızdım. İnsanlara güvenmek zor, sevmek zor. Ta ki seni tanıyana kadar. Seninle tanışana kadar hayatım eksikti. Senin yanında olmak, her şeyi anlamamı sağladı.” Gözlerimde biriken hisleri fark ettim. “Ve soyadım… Aslan. Bu, ailemin adı. Her zaman söylemekten kaçındım çünkü sırların bir kısmı, hayatımı karmaşık hale getiriyordu. Ama artık… artık bunu gizlemek istemiyorum. Seninle her şeyi paylaşmak istiyorum, Ayça. Her korkumu, her hatamı, her başarımı…” Ayça derin bir nefes aldı, gözlerindeki sıcaklık içimi biraz olsun rahatlattı. “Demir… seni sen olduğun için seviyorum. Geçmişin, soyadın ya da hataların hiçbiri fark etmez. Önemli olan… senin benim yanımda olman,” dedi. O an içimde bir yük kalktı. Kalbim hızla çarptı, rüzgârın sesi bile yavaşlamış gibiydi. “Sen yanımda olduğun sürece, hiçbir şeyden korkmam. Artık her şeyi paylaşabilirim seninle. Ve biliyorum ki, birlikte her şeyin üstesinden geliriz,” dedim, sesi titrek ama kararlı. Ayça gülümsedi ve elimi sımsıkı tuttu. İçimde bir huzur yayıldı; geçmişin gölgeleri artık bize dokunamazdı. Bundan sonra yalnızca biz vardık. Ve bu kez, gerçekten birlikteydik. Arkadaşlar, bugünlük bu kadar! Demir ve Ayça’nın birbirlerine olan güveni ve sevgisi, geçmişin sırlarını geride bırakmalarını sağladı. Ne olursa olsun, artık yan yana ve birlikte… Bir sonraki bölümde, onların yeni başlangıçlarını, karşılarına çıkacak sürprizleri ve aşklarının sınandığı anları göreceksiniz. Kaçırmayın!
Bölüm 16
14. Bölüm.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.