İçeriğe geç

Aşka Acil Düşüş

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Aşka Acil Düşüş

Bölüm 4

Yüreğimdeki bu his ne?

​— Sesi duydunuz mu komutanım?

— Evet duydum, sanki bir çarpma sesiydi. Sen kışlaya dön, ben bakıp geliyorum.

​Askerliğe henüz yeni başlamış olan Ebabil, aldığı emirle temkinli adımlarla ilerlemeye başladı. Kendini koruyarak yürürken yerde akan bir kan izi fark etti ve izi takip etti. Çalıların arasında bulduğu manzara şok ediciydi: Uçak koltuğunda kanlar içinde yatan bir kadın vardı. Hemen kadının yanına koştu ve endişeyle bağırdı:

— 괜찮아요? 일어나세요! (İyi misiniz? Uyanın!)

​Genç kadından hiçbir tepki gelmeyince Ebabil hemen telsizine sarıldı:

— 빨리 구급차 불러와요, 여자가 있어요! (Çabuk ambulans çağırın, burada bir kadın var!)

​Pyongyang ormanlarında bu sesler yankılanırken, birkaç dakika içinde bölgeye ambulans ulaştı. Bilinci hafifçe yerine gelen Edibe, başında üniformalı bir asker görünce biraz olsun rahatlamıştı. Başını gökyüzüne doğru kaldırdığında ise gördüğü şeyle şoke oldu: Kocaman bir direğin üzerinde Kuzey Kore bayrağı dalgalanıyordu!

​Bu durumun yarattığı şokla gözlerinden yaşlar süzülürken, Ebabil onun uyandığını fark edip hemen yanına eğildi:

— 괜찮아 있어요? (İyi misiniz?) diye sordu büyük bir tedirginlikle.

Edibe’nin cevap vermeye meali olmasa da dudaklarından tek bir kelime döküldü:

— İyiyim...

​Ebabil duyduğu bu Türkçe kelimeyle donakaldı. Karşısındaki kız bir Türk’tü! Edibe’nin gözleri yeniden kapanırken, Ebabil arkasından "İyi olacaksın!" diye bağırdı. Sağlık görevlileri Edibe’yi sedyeye alırken, genç kızın çantası yere düştü.

​Ebabil çantayı titreyen ellerle açtı. İçinde bir Samsung Galaxy Z Flip 7, makyaj malzemeleri, cüzdan, bir iPad, ajanda ve Türkiye Cumhuriyeti pasaportu vardı. Kızın Türk olduğu kesinleşmişti. Ebabil hemen kimlik kartını eline alıp okumaya başladı:

​Adı: Edibe

Soyadı: Baharat

Baba Adı: Edebi

​— Edebi mi? Edebi Baharat mı?!

​Okuduğu her satırda şokun dozu daha da artıyordu. Çünkü Edebi Baharat, Ebabil’in üvey babasından başkası değildi! Ebabil resmen dehşete düşmüştü. Yanına gelen ambulans görevlisinin "Bu kişinin neyi oluyorsunuz?" sorusuna, o an panikle aklına gelen ilk yalanı söyledi:

— Kocasıyım! Eşim iyi olacak mı?

— Yüce başkanımız için elimizden geleni yapacağız, dedi görevli.

​Ebabil, kendini tamamen bu role kaptırarak ambulansa bindi ve birlikte Pyongyang Royal Hastanesi’ne doğru yola çıktılar. Hastaneye ulaştıklarında Edibe acilen ameliyata alınırken, Ebabil de polis sorgusuna çekildi:

​— Eşinize ne oldu Ebabil Bey?

— Eşim beni görmek için gelmişti... Onunla şakalaşıp oynaşırken ayağı kaydı ve kafasını sertçe vurdu.

— Eşinizin ismini öğrenebilir miyiz? Bir de kimliğini verir misiniz?

— Eşimin ismi E-di-be... Kimliği şu an yanımda değil.

— Peki tamam, bir sonraki gelişinizde kimliğini getirirsiniz.

​Sorgu bu şekilde kazasız belasız bitti ama Ebabil koridorda ne yapacağını düşünüyordu. Gerçekleri öğrenmesi lazımdı fakat bunu direkt sorarsa büyük bir siyasi kriz çıkabilirdi. Belki de üvey babası Edebi, geçmişteki bu kızını hiç istemiyordu ve Ebabil şimdi kendi canını riske atıyordu. Yine de babasına gitmeliydi.

​O esnada ameliyathanenin kapısı açıldı ve uzman operatör doktor dışarı çıktı:

— Ebabil Bey, eşinizin durumu basit bir ayak kaymasından çok daha fazlasına benziyor. Kazada alt bölgesine giren bazı demir parçaları yüzünden dalak, pankreas ve prostatını almak zorunda kaldık. Ayrıca bacağı ciddi şekilde kırılmıştı, bu yüzden bacağına altın-platin karışımı özel bir levha taktık. Şu an durumu iyiye gidiyor ama bir süre yoğun bakımda kalmalı.

​Ebabil derin bir nefes aldı. Türkiye’den gelen bu kızı kurtarmıştı. Şimdi hemen eve gitmeliydi. Eğer yetkililere uçak kazasını söylerse Edibe’nin hemen Türkiye’ye iade edilmesinden korkuyordu. Babası buradayken kız geri dönmemeliydi. Tedbir amacıyla uçak kazasından bahsetmemeye karar verdi. Jet hızıyla bir taksiye binip eve ulaştı. İçeri girer girmez sakin kalmaya çalışarak babasının karşısına geçti:

​— Baba, acil bir kıza sahte kimlik çıkarmamız lazım. Hayatı büyük tehlikede.

Edebi, oğlundaki bu telaşı görünce şaşırdı:

— Oğlum ne oluyor, sakin ol! Peki tamam, sen bilgileri ver, ben hemen hallederim.

​Evdeki hiçbir hizmetçi korkudan Edebi’nin yüzüne bakamıyordu, hatta Ebabil’in bile başı hafifsö eğikti. Ebabil heyecanla Edibe’nin bilgilerini yazdırdı; artık Edibe resmi olarak bir Kuzey Kore vatandaşı olacaktı. Ebabil odasına çıktığında kalbi pırpır ediyordu. Ancak televizyonu açtığı an asıl büyük şoku yaşadı. Haberlerde, Edibe’nin bindiği uçaktaki herkesin öldüğü ve hayatını kaybedenler listesinde Edibe Baharat’ın da adının yer aldığı duyuruluyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.