Dolabın kapağını açıldı ve Berfin direk bana sarıldı. Kafasını göğsüme yasladı ve bende ona sarıldım. "Bir şey yok. Ben yanındayım." Berfin ağlıyordu. Ebru'ya sinirli gözlerle baktım "şakalaşıyordum" diye kendini savundu. Berfinin kolunu omzuma atıp onu yürüttüm. Otele girdik ve herkes odasındaydı ses çıkarmamamız gerekiyordu. Berfini merdivenlere oturtup asansörün olduğu yere gittim. Asansörün önünde 'bakımda.' yazısını gördüm. Berfinin yanına gittim ama Berfin orada değildi. Onu ararken kusma sesi duydum. Sese doğru ilerledim ve Berfin bahçedeki çöp kutusuna kustuğunu gördüm. Benim geldiğimi gördü ve bana sarıldı. "Gel gidelim." Berfin zar zor yürüyordu. Onu merdivenlerin önüne getirdim ve bir ses duydum. Sesi duymamla berfini refleks olarak bıraktım. Berfin dengesini kaybetti ve az kalsın düşecekti. "Hop hop." Berfini tuttum ve kucağıma aldım. Yavaş yavaş merdivenlerden çıkmaya başladım."Woow kaslarına bak. Kolların semsert." Berfin benim kollarımı cimciriyordu o hali o kadar komiktiki. "Biliyomusun aslında cam bir sıvı akıyor böyle vuup diye ama biz göremiyoruz." Kahkaha atmamak için kendimi zor tutuyordum. "Çantandan kartı çıkart." Berfin çantasını kurcalıyordu ve bir şey buldu "bumu." Diyip ama kimliğini gösterdi. "Hayır o değil." Berfini tekrar merdivene oturttum ve çantasından kartı çıkardım. "Bunu tut tamammı." Berfine kartı uzattım ve çantasını bileğime geçirdim ve berfinide kucağıma aldım. Sonunda yukarı çıktık berfine kartı okutmasını söyledim ve okuttu. Odaya girdik ve berfini Gece'nin yanına dikkatlice yatırdım. Ayakkabılarını çıkarttım ve üstünü örttüm. Tam kalkıcakken kolumdan tuttu "gitme korkuyorum." Berfinin yatağına doğru eğildim. "Seni ne korkutuyor." Berfinin ağazından laf almanın tam sırasıydı. "Babam..." Gözlerimi fal taşı gibi açtım ve berfine şaşkın şaşkın baktım "babanmı baban sana ne yaptı?" Bir kaç saniye bekledim ama cevap vermedi. "Berfin?" Yine cevap yok. Sızmıştı yavaş yavaş odadan çıktım ve kendi odama girdim. Bartu tüm yatağı kaplamış camış gibi uyuyordu. Balkona çıktım ve oturdum. Gökyüzünü, evlerdeki ışıkları, geçen arabaları seyrederek berfinin babasının ona ne yapmış olabileceğini düşündüm...
BERFİN YILMAZ
Gece tarafından uyandırıldım ama başım Çook ağrıyordu. "Hadi kalk kahvaltıya inicez." Kalktım ve tuvalete girdim. Aynada kendimi görünce korktum. Maskaram akmıştı ve çok korkunç görünüyordum saçlarımı kıskaçlı bir tokatyla topladım ve yüzümü yıkadım. Makyajımı temizleyince resmen hafifledim. Tuvaletten çıktım ve Gece'ye baktım." Kaçta kalktın. Duş falan almışsın." Gece saçlarını düzleştirirken konuşmaya başladı. "5 başım çok ağrıyordu bende bi ağrı kesici yutup duş aldım. " Bende bi tane ağrı kesici aldım ve yuttum. "Sis gel göz altlarını kapatalım." Yok şeklinde kafamı salladım. "Ben üstümü değiştiriyim sonra makyaj yaparım." Gece tamam şeklinde başını salladı. Üstüme siyah crop altımada gri eşofman giydim. Yüzüme hafif bi makyaj yaptım ve Gece'yle aşağı indik. Ayaz ve bartu'yu bi masada otururken gördük ve onların yanına gittik. "Günaydın." Diyip masaya oturdum. "günaydın kızlar." Yemeklerimizi sipariş verdik ve yemeklerimiz geldi. "Size çok ilginç bir bilgi vereyim mi." Diye konuşmaya başladı ayaz. "Ver." Bartu heyecanla Ayaz'ın söyleyeceği şeyi dinliyordu. "Aslında camlar bir sıvıymış. Hatta vuup diye akıyormuş." Ayaz bunları bana bakarak anlatıyordu ve aklıma dün gece geldi. Dün gece... Dün gece... Hiç bir şey hatırlamıyordum dün geceye dair. Kesin bu ilginç bilgiyi ben demiştim.Benim söylediğime neredeyse emin olduğum için Ayaz'a ''Çok gıcıksın''dedim.Sırıtarak ''Evet öyleyim biliyorum''demesiyle Ebrunun yanımıza yaklaşması bir oldu.Ne oluyordu da bu kız sürekli Ayaz'ın yanına geliyordu.Bu sefer gülerek gelmiyordu ne olmuştu da o kocaman gülümsemesi sönmüştü.Yanımıza gelip kafasıyla bize hafif bir selam verdikten sonra Ayaz'a dönüp ''Dün geceden sonra senle konuşmakta kararsızdım ama şuan senle konuşmak istiyorum eğer bi 5 dakika vaktin varsa konuşabilir miyiz ''diye sordu.Dün gece ne olmuştu.Benim bunları acilen hatırlamam gerekiyordu.Ayaz Ebruya kızgın bir şekilde bakıp ''Dün geceden sonra senle konuşmayı bırak seni görmek bile istemiyorum Ebru''dedi.Ayaz bu şekilde sert bir tepki verdiğine göre gerçekten dün gece kötü şeyler olmuştu.Telefonumu çıkarıp Ayaz'a 'Dün gece ne oldu'diye mesaj attım.Ebru yanımızdan uzaklaşırken Ayaz önüne döndü ve telefonunu eline aldı.Biraz telefonda bir şeylerle uğraştıktan sonra telefonuma bildirim geldi.'Gerçekten dün neler olduğunu hatırlamıyor musun'diye bir cevap vermişti Ayaz.Bilsem niye ona sorayım ki.İçimden geçen sesin aynısı yazdım 'Bilsem sana sormam dimi?' mesajı gönderdim ve karnım ağrımaya başladı. "Ben tuvalete gidip gelicem." Karnımı tutarak masadan kalktım. Tuvalete gittim ve aynada kendime bakıp saçlarımı düzelttim ve çıktım. Çıkarken biri beni çekti. Beni çeken kişi Ayazdı. Beni duvarla arasına aldı. "Napıyorsun tam olarak." Diye sorduğumda bir etrafa baktı ve sonrada yüzüme çevirdi bakışlarını. "Gece ne olduğunu sormadın mı onu anlatacam." Tamam şeklinde kafamı salladım."Dün siz geceyle bir top atma oyunu oynuyordunuz ya çok içtiniz işte sonra Bartu Gece'yi götürdü bende seni götürecektim ama sen ceketini içeri de unuttuğunu fark ettin. İçeri girdin dakikalar geçti ama sen gelmedin bende merak edip içeri girdim ve..." Ayaz duraksadı bana ne olmuştu? "Ve? Ayaz devam etsene." Ayaz gözlerime derin derin bakıyordu. "Ebru seni dolaba sokmuş ve üstüne dolabın kapısını kapatmış. Sende neden bilmiyorum ama çok korkmuştun bir şey gördün herhalde."Ayaz lafını bitince dün olanlar birer birer gözümde canlandı.Ebru'ya olan sinirim çok daha arttı ve gözlerim Ebrunun yaptığı şey bana babamı hatırlattığı için doldu. "Berfin iyi misin." Burnumu çektim. "İyiyim ama senden bir şey istiyorum lütfen beni Ebru'nun olduğu bir ortama sokmayın."Gözlerim artık iyice dolmuştu neredeyse ağlayacaktım o yüzden Ayazdan kurtulup gitmeye çalıştım.Çünkü Ayaz'ın yanında ağlamaya başlarsam yüksek ihtimal ne olduğu hakkında bana bir sürü soru soracaktı ama ben o adamla ilgili hiçbir şey hatırlamak istemiyordum.Ayazdan kurtulmaya çalıştım ama beni bırakmadı.''Niye benden kurtulmaya çalışıyorsun Berfin ''diye bir soru sordu.Aslında ondan kurtulmak istemiyordum onun kokusu bana iyi geliyordu.Ben sadece cevabını sevmediğim sorulardan kaçıyordum.O an daha fazla dayanamadım ve sorusuna cevap bile veremeden Ayaz'a sarıldım.Ona sarılmamla istemsiz olarak ağlamaya başlamam bir oldu.Yaklaşık 10 dakika boyunca o şekilde kaldık.Üzülmemem için Ayaz bana tek kelime bir şey demedi.Biraz kendime geldiğim zaman Ayaz sadece ''Geceler bizi merak etmesin daha iyiysen gidelim artık''dedi ve haklıydı da.Gecenin beni ağlarken görmemesi lazımdı.Zar zor ayağa kalktım,tuvalete gidip yüzümü yıkadım.Saçlarımı düzelttim ve dışarı çıktım.Ayazla birlikte masaya dönüyorduk ki Ayaz kulağıma eğilip ''Biraz gülmeye mi çalışsan '' dedi.Gecenin anlamaması için gülmem gerekiyordu istemesem de yüzüme bir gülümseme kondurdum.Aslında gülmek için aklıma Ayaz'ı getirdim.Benle ilgilenmesini,benim için Ebruya kızmasını düşündüm. Masaya oturduk. "Ay sonunda." Gece konuşurken benim konuşucak durumun olmadığı için yemek menüsüne bakıyordum. Yemeklerimizi sipariş ettik ve geldi. "Buyrun beyfendi." Garson hanım en son bartu'nun yemeğini getirdi ve giderken bartu'nun eline dokundu. "Alışkınsın herhalde." Gece konuşmaya başlayınca bartu'nun selasını duydum resmen. "Eli değmedi mi yanlışlıkla." Gece ayağa kalktı ve bartu'nun yanına gitti. Gece bartu'nun kafasına vurdu "yanlışlıkla elim geldi." Dedi ayaz ve ben gülüyorduk. Gece'yi bu yüzden seviyordum her halinde beni güldürüyordu. Birkaç dakika daha kavga ettiler ve yanımıza Ayaz'ın amcası geldi. "Afiyet olsun gençler." Ben tam ayağa kalkıcakken ayaz benim kolumdan tuttu ve çekti. Ben ayağa kalkmadan oturdum. "Ayaz nasıl gidiyor tatil." Ayaz başını salladı "güzel." Dedi. Amcası bana bakarak "gençler size bi haberim var. Size bi yat turu hazırlattım." Hepimiz şaşırmış şekilde Ayaz'ın amcasını dinliyorduk. "Ayaz bi gelsene oğlum." Ayaz yanımızdan ayrıldı ve amcasıyla bizden biraz uzaklaşarak konuşmaya başladılar. Ayaz amcasının dediği şeylere sırıtıp bana bakıyordu. Çok merak etmiştim ne konuştuklarını. Off benim bu merakım ne olucak.Ayaz yanımıza geldi ve direk konuşmaya başladı. "Yemekten sonra hemen hazırlanın yata gidicez. He bide dün gece biri bahçenin çöp kutusuna kusmuş yaa." Elimle anlıma vurdum çünkü bunu yapan yine bendim. "O zaman gece gel biz hazırlanalım işimiz uzun sürer." Gece'yle yukarı çıktık ve hemen dolabımızı açtık. "Evet şimdi yat girl olucağımız için hem basit hem şık bişey olması lazım." Moda ikonası gece yine iş başında. "Gece bak bu eşofman bide bu crop olurmu." Gece bana göz devirdi."saçma salak konuşma." Gece eline mini kot etek aldı ve üstüne tuttu. "okey bunun üstünede bi beyaz crop bitti." Sıra bana geçmişti çünkü moda ikonası benim kombinlerimi salak saçma buluyordu. "Kanka bak bu kot şortu bide mavi crobu giy mükemmel kombin." Aslında bu kombin kafama yatmıştı ama gecenin gösterdiği mavi crop bi bez parçası gibiydi. "Kanka bu çok açık değilmi." Gece oflaya puflaya dolabına döndü ve bi mavi crop daha gösterdi. "Al bu açık değil sadece göğüs dekoltesi var. Ayrıca zaten çıkaracaksın. " Bu crobu beğenmiştim. İçime siyah bikinimi giydim ve Üstümede gece hanımın yaptığı kombini. Üstümü giyinirken odanın kapısı çaldı. "Gece! Kapıya bak." Kapının açılma sesini duydum ve iki çift ayak sesi. Tam crobumu giyerken bikinimin ipinin açıldığını fark ettim. "Gece! Bi gelsene. Acil!" Banyonun kilidini açtım ve gece'yi bekledim. Tuvalete gece girdi ve ipi bağlamaya başladı. "Sıkımı?" Duyduğum ses gece değildi . Kesinlikle değildi. Eminim gecenin sesi değildi. Bu Ayaz'ın sesiydi! "Ayaz?" Ben ayaz dememle ayaz ipi bi tık genişletti. "Şimdi iyimi." Ben hala olayın şokundaydım."ayaz." Ayaz kokumu içine çekecesine derin bi nefes aldı. "Efendim." Arkamı döndüm ve ciddi ciddi ayaz karşımda dimdik duruyordu. "Daha düğüm atmamıştım." Ayaz iki kolunuda arkama uzattı ve bikinimin iplerine düğüm attı. Birbirimize çok yakındık. Hemde hiç olmadığı kadar yakındık. Ayaz kendini geri çekti ve yüzüme baktı. "Olmuştur umarım." Tuvaletten çıktı. Kapıyı kapatıp kapıya yaslandım. Ne yaşadım ben öyle. Crobumu giydim ve tuvaletten çıktım. Gece üstünü giyinmiş Bartu ile telefonlarına bakıyolardı. "Hadi gidelim." Ayaz'ın sesiyle gece ve Bartu ayağa kalktı. "Gidelim." Odadan çıktık ve aşağı indik. Otoparka indik ve ayaz bizi bi arabaya götürdü. Ayaz arabanın sürücü koltuğuna oturdu bartuda onun yanına. Kıyıya geldik ve çok büyük bi yatın önünde durduk "bumu." Diye sordum. "Evet hadi gelin." Ayaz önden gitti bizde onu takip ettik. Yata bindik ve hareket etmeye başladı. Bir odadan EBRU çıktı. Ayazla göz göze geldim ve gözlerim doldu bunu bana inatmi yapıyordu? Direk yatın üst katına çıktım. "Berfin! Ya bi dinle." Ayaz'ı hiç dinlemedim. Ayaz benim kolumu tuttu. " Ya sana daha saatler önce dedim." O bana yaklaşıyordu ben ondan uzaklaşıyordum. "Tamam haklısın ama." Ama? "Ama ne ya ne yalvardımı sana sarıldınız ağladınızmı." Ayaz çok pişmandı gözlerinden anlıyordum ama o an çok sinirliydim. Ben arkama bakmadan geri geri gittim. "Berfin!" Ayaz'ın bana bağırmasıyla gözlerim sadece gökyüzündeki bulutları ve güneşi gördü. Şiddetli bir şekilde suya düştüm. Kendimi toparlayamadım. Gözlerim kapandı...
AYAZ BOZAN
Berfinin suya düşmesiyle devrelerim yanmıştı. O an hiç düşünmeden suya atladım. Berfini belinden tuttum ama Berfin bayılmıştı. O an tek istediğim berfine bişey olmamasıydı. Berfinide alıp yata doğru gittim ve yata çıktım. Berfini yatırdım ama ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yoktu. berfinin burnunu kapatıp suni teneffüs yaptım. "Berfin nolur gitme Berfin." Gece ben ve Bartu kahrolmuş şekilde Berfinin bize hayatta olduğuna dair bi tepki göstermesini bekliyorduk. "Berfin! Kalk kardeşim ne olur gitme. Ben annene ne dicem!" Gece'nin o hali benim bile içimi acıtıyordu. Sonunda Berfin öksürmeye başladı. "Berfin!" Yuttuğu suyu çıkardı ve gözlerini yavaşça açmaya başladı. Saçlarımdan yüzüne damlayan sularla kendine iyice geldi. "Noluyo." Berfini kucağıma aldım ve yattaki bir yatak odasına yatırdım. "Gece üstünü çıkar üşümesin benim tişörtlerimden birini giydir." Gece başını salladı ve odadan çıktım...