Yağmur hızla barandan ayrıldı zaten aklı karışıktı iyice karışmıştı baranı arkasında bırakarak oradan uzaklaşmıştı aslında aklı karışık değildi sadece korkuyordu babasının annesini bıraktığı gibi baranın da onu bırakmasından bilmiyordu ki ne kadar kaçsa da barana daha çok yaklaşıyor üç kız arasından en çok babasına düşkün olan yağmurdu babasının gitmesi onu çok yıkmıştı her gece rüyasın da ağlıyordu baba ne olur geri dön günler aylar yıllar geçmişti ama içinde ki özlemde acı da geçmemişti duygular içinde en can yakıcı olanı da özlem duygusu yağmur kendini hızla eve attı üzerini değiştirdi yatağına yattı gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı ev ahalisi her zaman ki gibi kendi halindeydi yağmur onlara hiçbir şey anlatamazdı bir tek kız kardeşlerine anlatırdı ama şuan onların da işi vardı yağmur çok aklıyla kalbi arasında sıkışmıştı ağlamaya başladı her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen Yağmur konu aşka gelince afallamıştı ne yapacağına nasıl davranacağını bilmiyordu gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı akşam olunca herkes eve toplanmıştı masal hemen ablasının yanına geldi
Masal : abla yemeğe gelmiyor musun sen
Yağmur : ben biraz hastayım yiyin siz ben bir şey yemeyeceğim
Masal : abla ağlıyor musun
Yağmur masala doğru döner yatak da oturur pozisyona gelir
Yağmur : yok bir şey desem inanacak mısın
Masal : tabi ki inanmayacağım ne oldu sana niye bu kadar üzgünsün
O sırada odaya güneş girdi
Güneş : nerde kaldınız sizi çağırıyorlar abla iyi misin ne niye ağlıyorsun
Yağmur : yemekten sonra anlatırım siz inin şimdi aşağıya benim için hasta falan dersiniz sonra anlatırım
Kızlar aşağıya indi bu arada tek acı çeken Yağmur değildi baran yağmurun onu bıraktığı andan itibaren sanki hayata küsmüş gibi konuşmuyordu baran bugüne hiç birini sevmeyen aşka sevgiye inanmayan bir adamdı ta ki o gün yağmura çarpana kadar ondan ona o kadar kaptırmıştı ki kendine hele birde ona car car cevap vermesi yok mu çekip öpesi geliyordu ki bugün zaten yapmıştı ama Yağmur gitti arkasına bile bakmadan gitti Serkan baranı eve getirdi baran konuşmuyordu yağmurun ondan tamamen gittiğini düşünerek yıkılmış durumdaydı Ömer yanlarına geldi
Ömer : abi şirketten aradılar sorun varmış abi ne oldu sana neyi var abimin
Serkan : anlatırım bir ara
Serkan baranı odasına götürdü baran odasında balkona gitti derin derin düşünmeye başladı bu sırada kızlar yemekten hemen sonra yağmurun odasına geldiler olanı biteni merak ediyorlardı çünkü yağmuru ilk kez ağlarken görüyorlardı yağmur gözyaşlarını akması için hep geceyi bekliyorlardı kızlar yağmurun odasına girdi yanına oturdular
Güneş : hadi anlat abla yıllardır sen bizi dinledin bizi anladın şimdi sıra bizde
Masal : evet aynen öyle dinliyoruz
Yağmur : ya kızlar ben ben ben galiba aşık oldum
Güneş – masal : NE AŞIK MI OLDUN
Yağmur : evet de o nasıl bir tepki sanki ben aşık olamazmışım gibi
Masal : öyle değil de ablacım senin yıkılmaz duvarların yok muydu biz ondan şaşırdık
Yağmur : vardı onu tanıyana kadar vardı ona kendimi kaptırana kadar vardı ben nasıl olduğunu bilmiyorum ama böyle nefes alamıyor gibi hissediyorum canım öyle yanıyor ki ne yapacağımı bilmiyorum
Güneş : ve bizden yardım istiyorsun
Masal : bizde kardeşlerin olarak sana seve seve tam destek veririz en baştan anlat bakalım ona göre
Yağmur : şimdi şöyle hani ben kuru temizlemeye kıyafet almaya gittim ya o zaman bana çarptı ben tabi canım yanıyor ben de söylendim baran da alta kalmadı bana cevaplar verdi sonra ben canım acıyor deyince işte beni kucağına alıp arabaya bindirdi hastaneye gittik ben hastanelerden korkuyorum biliyorsunuz biraz gerildim sadece kontrol edecek seni deyip beni sakinleştirdi doktor zaten arkadaşıymış biz durduk mu orada da kavga ettik tabi sonra doktor bize siz sevgili misiniz dedi sevgili gibi tartışıyorsunuz dedi bizde hayır dedik sonra ağrım vardı doktor iğne yapıcam dedi ben istemedim geri geri giderken baranla burun buruna geldim istemeyen gözlerle ona baktım ama ben yanındayım falan dedi sonra işte çıktık hastaneden seni hastaneye de getirdim ben gidiyorum dedi bende kolundan tuttum hemen gitmesen hem özür amaçlı hem de teşekkür etmek amaçlı bir kahve ısmarlasam sana ama çok konuşmamak kaydıyla dedim konuşuyorum diye şikayetçiydi işte kahve içtik sonra beni eve bıraktı o gece isteme vardı ya bana bir numara mesaj attı buğunun tekrarlanmasını isterim diye bende tanıyamadım kimsiniz diye yazdım baran ben numaranı hastaneden aldım dedi sonra bende sorusuna bakarız dedim ama kalbim tabi heyecandan pır pır atıyor falan sonra bir gün sonra hastaneden çıkınca eve gelince sizde evde değildiniz bende salonda dinlenmek için otururken kapı çaldı bende açtım kimse yoktu biraz dışarı çıktım etrafa bakınmak için sonra ağzıma biri bir şey bastırdı sonrasını hatırlamıyorum gözümü açtığımda bağ evi çiftlik evi gibi bir yerdeydim
Masal : sen kaçırıldın mı ve bundan bizim haberimiz yok abla sen niye bize bir şey söylemedin kim kaçırdı seni niye kaçırdı neden kaçırdı sana bir şey yaptı mı polise gittin mi
Yağmur : sakin ol devamını anlatayım bir neyse ki telefonum yanımdaydı ben baranı aradım dedim ki kaçırıldım nerede olduğumu bilmiyorum dedim o da ben ne yapabilirim ki dedi nerede olduğunu bilmiyormuşsun dedi telefonu kapattı
Güneş : öylece bıraktı mı seni pes ama ya mesaj atmasını biliyor ama
Yağmur : neyse ben nasıl ağlıyorum korkuyorum da haliyle sonuçta beni orada öldürse kimse bulamaz diye düşünüyorum
Masal : ay abla sus Allah korusun deme öyle şeyler bak içim kötü oldu oldu
Yağmur : ama yalan yok öyle düşündüm sonra hazırlanmamı istedi patron diye biri gelecekmiş ben dedim heh psikopatın teki bana kafayı taktı kızım yağmur sen zor kurtulursun dedim sonra beni arka tarafa götürdü çiftlik evinin orada küçük bir müştemilat gibi bir yer getirdi beni içeri itti kapıyı kapattı ben nasıl korkuyorum kapıyı açmaya çalışıyorum ama açamıyorum falan sonra birinin arkadan sarılmasıyla durdum bu bana sarılan kişinin baran olduğunu anladım
Güneş : abla sen baranın olduğunu nasıl anladın arkadan sarıldıysa hadi doğru söyle biz bizeyiz kokusundan tanıdın demi
Masal : abla bak bak kızardı demek ki kokusundan tanımış yanakların ele verdi seni ablacım
Yağmur : ya tamam uzatmayın evet kokusundan tanıdım neyse devam ediyim önüme döndüm hani bulamazdın dedim sonra bana dönüp de demesin mi bunların hepsi bir oyundu seninle baş başa kalmak için yaptım dedi
Masal : valla bravo baş başa kalmak için yaptığı plana bak enişte fazla film izliyor herhalde bu ne ya
Güneş : ay masal bir kesme de anlatmaya devam etsin abla sen devam et
Yağmur : sonra ben dedim ki seni dinlemek istemiyorum son bir soru soracağım silahlı olan adam kim dedim
Masal : silah da mı vardı abla sana ateş etmeye kalmadı demi
Yağmur : yok korkma kuru sıkıymış bana değil havaya sıktı sonra baran demesin mi kardeşim diye ben daha da şaşırdım baranın kardeşinin masaya koyduğu silahı aldığım gibi onlara doğrulttum
Güneş : abla sen ciddi misin onlara silah mı doğrulttun
Masal : ben şuan ona degilde silahlı kişinin kardeşi olmasına aşırı şaşırdım da sen silah sevmezsin ki niye eline aldın
Yağmur :sevmem ama o an o kadar sinirli ve korkmuş bir haldeydim ki dedim ki böyle şaka mı olur böyle oyun mu olur her gün kaç tane kadın kaçırılıyor hayattan koparılıyor dedim benim korkudan aklım çıktı biri bana kafayı taktı dedim oda defalarca özür diledi dinlemedim sonra ya sen bana değer verseydim gözyaşlarımı görmezden gelmezdin seni yeni tanımama rağmen bu kadar güvenirken nasıl yapabildin dedim
Masal : abla valla on numara konuşmuşsun helal olsun kıyamam kim bilir ne kadar çok korkmuşsundur hayır biz sormasak bize hiçbir şey anlatacağın yok bundan sonra seni yalnız bırakmıyoruz
Güneş : masal haklı ablamız bunca şey yaşamışken biz hiçbir şey olmamış gibi yataklarımızda sıcak sıcak uyuyorduk
Yağmur : tamam tamam devam edeyim sonra işte özür diledi yanıma geldi senin canını yakmak istememiştim dedim ben seni dedi tam bir şey söylecekken pat diye silah patladı
Masal hızla yağmurun üzerini aramaya başladı bir yandan da gözleri dolu doluydu
Masal : hani kurşun yarası yok izi yok vurulma falan yok silah patladı dedin
Yağmur : masal sakin ol evet silah patladı ama ben değil baran vuruldu
Güneş : bir şey diyeceğim sakın tetik de benim parmağım vardı ben bastım deme
Yağmur : ikimizin de parmağı vardı ama baranı ben vurdum
Güneş : abla ne yaptın sen peki sonra ne oldu ay sicilin mahvolacak
Yağmur : baran sayesinde olmayacak devam ediyorum Serkan barana hastane gitmemiz lazım dediğinde gitmem yağmurun başı belaya girer dedi Serkan girerse girsin çeksin cezasını dedi
Masal : şuna bak ya hem suçlu hem güçlünün vücut bulmuş hali hem kaçırıyor seni hem de cezasını çeksin diyor
Güneş : sorma ya bende ona aşırı sinir oldum sonra ne oldu
Yağmur . beni aldılar karakola götürdüler göz altına alındım sonra aşağıya bir memur geldi çıkıyorsun dedi anladım ben sanıyorum ki size haber geldi bizimkilerden biri geldi sandım yukarı çıktım karşımda baranı görmeyim mi ona bir şey olmadığına o kadar sevindim ki dolu gözlerle hızla koştum boynuna atladım iyi sana bir şey olmadı iyi ki buradasın dedim oda ben seni bırakır mıyım dedi
Masal : vay be aşka bak enişte de az romantik değilmiş ha
Güneş : ya abla seni ne güzel seviyor anlat sonra ne oldu
Yağmur : offff utandırmayın susun devam ediyorum sonra ben dedim ki baran ben süre görüşmek istemiyorum dedim en azından kafamı toparlayan kadar dedim sonra karakoldan hızla çıktım ama nasıl yağmur yağıyor hızla giderken peşimden geldi ben bıraksana bir süre görüşmek istemiyorum dedim bitti dedim o da senin bitti demenle bitmez dedi
Güneş : yürü be enişte kim tutar seni
Masal : abla sonra ne oldu da senin yine yanakların kızardı
Yağmur : sonra bir şey olmadı adi gidin artık benim uykum geldi
Güneş : abla sonra ne oldu
Yağmur : işte öyle dedi ve beni kendisine çekti öptü
Güneş – masal : ne yaptı
Yağmur : beni öptü öylece kalakaldım sonra ayrıldım arkama bile bakmadan uzaklaştım ne düşüneceğimi ne yapacağımı bilmiyordum çünkü
Masal : abla yeni bölüm ne zaman gelir
yağmur : ne yeni bölümü masal ne anlatıyorsun
Masal : hayır film gibi olay yaşamışsın ya tam romantik komedi onu diyorum yeni bölüm gelince kaçırmayayım
yağmur : masal hiç dalga geçme zaten kafam çok karışık
Güneş : belki de sorun budur abla
yağmur : anlamadım nasıl yani
Güneş : ben senin kardeşinim seninle yıllarım geçti sen hep mantığınla hareket eden her işini planlı yapan biri oldun hep mantığını kullandın bir kere kalbini dinledin mi o sana ne söylüyor belki de barandan kaçma nedenin de kalbinin sana verdiği cevaptır bence sen önce kendine baranı gördüğünde ne hissettiğini o seni öptüğünde kalbin nasıl tepki veriyor onu düşün emin ol kalbin doğru olanı seçecek sadece ona izin ver
Masal : güneş ablam doğru söylüyor abla bak biliyorum sen babamdan dolayı kimseyi sevemiyorsun çünkü babamın annemi bırakıp gittiği gibi baran abinin de seni bıracagını düşündüğün için korkuyorsun ama baran abi seni çok seviyor baksana adam sen görüşmeyelim deyince o anki korkusuyla gidip seni öpmüş sensiz olmaktan korkuyor kim bilir şuan ne haldedir
yağmur : tamam haklı olabilirsiniz ama şuan ben ne durumdayım biliyor musunuz kalbimle aklım arasında sıkıştım kaldım ne yapacağımı bilmiyorum
Güneş : ona sen karar vereceksin ablacım bu savaşta hangisinin kazanmasını istiyorsan onu dinleyeceksin ama şunu bil ne karar verirsen biz senin yanındayız kardeşlerin olarak
Masal : aynen öyle abla senin yanındayız biz şimdi seni yalnız bırakalım sen düşün eminim doğru olanı seçeceksin her zaman olduğu gibi
yağmur : teşekkür ederim iyi benim kardeşlerimsiniz sizi çok seviyorum
Yağmura sımsıkı sarıldılar
Güneş – masal : bizde seni çok seviyoruz
Diyerek yağmuru yalnız bıraktılar yağmur şöyle bir düşündü ilk tanıştığı zamanı atışmalarını sonra sırf merak ettiği için kapıya gelmesini ona sarılışını sonra yaptığı oyunu silah hastane karakol ifade bir çok şeyi düşündü ve karar verdi baranla görüşmeyecekti onun için en iyisi buydu yoksa içinde ki bu acı geçmeyecekti o yüzden barana bir mesaj atmaya karar verdi ‘ bir süre görüşmek istemiyorum bundan dolayı gidiyorum sen sakın kendini üzme belki başka zaman tekrar görüşürüz elveda ‘ yazıp gönderdi sonra kalktı valizini toplamaya başladı babaannesinin yanına gidiyordu şöyle bir iki hafta kafasını dağıtmaya ihtiyacı vardı bu arada baran yağmurun attığı mesajla yıkılmış durumda zaten yıkılmıştı daha da yıkıldı yağmur onun yüzünden gidiyordu
sabah annesinin ve o adamın işi vardı erkenden çıktılar güneş ablasının yanına geldi
Güneş : günaydın ablaların en şahanesi
Yağmur : günaydın güzelim nereye böyle
Güneş : ay çok bunaldım dışarıya alıverişe çıkacağım masal da uyuyor hala gel birlikte gidelim
Yağmur : sen git güneş ben gidiyorum
Güneş : nereye abla nereye gidiyorsun senin ne planın var
Yağmur : ben babaannemin yanına gidiyorum valizimi hazırladım bile
Güneş : abla sen bizi bırakıyor musun am biz sensiz yapamayız ki
Yağmur : bırakmıyorum sadece biraz kafamı toplamaya ihtiyacım var geri geleceğim
Güneş : tamam sen yapacağını bilirsin iyi yolculuklar babaanneme söyle yakın zaman da biz de yanına uğrarız
Yağmur : hadi o zaman bende seninle çıkayım misafir odasındaydı valizim
Ama yağmur evden çıkmadan masalın odasına çıktı onu öpüp öyle indi aşağıya valizi yükledi arabaya güneşe sarıldı arabaya binip bahçeden çıktı güneş ablasını idare edecekti güneş de kapıyı kilitlemeye başladı diğer yanda Serkan abisinin durumuna çok üzüldü çünkü yağmurdan gelen mesaj onu etkilemişti Serkan da yağmurlar konuşmak için hemen yağmurun evine gitti neyse ki karakoldan ev adresini öğrenmişti o gün sabah baran işe gitmedi odasında öylece balkonda duruyordu Serkan yağmurun evine geldi ama evde kimin olup olmadığını bilmediği için beklemeye başladı o sırada güneş kapıyı kilitleyip bahçenin çıkışına doğru gidiyordu ki Serkan hemen onu belinden tutup kenara çekmesiyle ağzını kapattı güneş ne olduğunu anlamamıştı korkuyordu bu kimdi çırpındı sonra
Serkan : sakin ol korkmana gerek yok
Güneş : sen kimsin ya birde gelmiş korkmana gerek yok diyorsun
Serkan : ya tamam böyle yapmamam lazımdı da evde kimin olup olmadığını anlamadığım için yaptım güneş : evde kimse yok da sen bizim evi ne yapacaksın ya sen kimsin önce onu açıkla
Serkan : Serkan ben baranın kardeşi
Güneş : demek baran eniştenin o psikopat kardeşi sensin ha
Serkan : ayıp oluyor ne psikopatlığımı gördün
Güneş : silah desem anlar mısın
Serkan : ya tamam onun için zaten çok pişman oldum ama şimdi yağmur nerede onunla konuşmam lazım
Güneş : üzgünüm geç kaldın ablam gitti bile
Serkan : nasıl hemen mi gitti dün gece abime mesaj atmış abim yıkıldı ben şimdi nasıl derim yağmur gitti diye
Güneş : ne deyim baran eniştede unutmaya baksın
Serkan : bak benim abim bugüne kadar kimseyi sevmedi çocukluğundan beri her şeyini bize verdi sevgisini çabasını emeğini yıllar sonra birini o kadar sevdi ki şu an da canı çok yanıyor ben ona yağmuru unut diyemem
Güneş : deme o zaman ara abini hemen çıkalım yola döndürelim ablamı o inatsa biz daha inat olalım
Serkan bu fikri sevdi hemen abisini aradı hızla yola çıktılar iki araba yağmurun gittiği yolu navigasyonla ne yöne gittiklerini buldular hızla yağmurun peşindeler nihayet yağmurun arabasını buldular baran hemen şerit değiştirip yan şeride geçti
Baran : yağmur sağa çek de konuşalım
Yağmur : ben konuşmak istemiyorum niye geldiniz ki peşimden
Baran : seninle konuşmadan olmaz öyle mesaj atıp da gidemezsin
Yağmur : ya beni bir rahat bırak gelme peşimden düş yakamdan ya
Baran : ben seni kolay kolay bırakmam kızım unut sen onu
Yağmur : ama ben seni bırakırım
Diyerek yağmur daha da hızlandı baranda hızlanıp yağmurun aracının önünü kesti ve aşağıya indi
Yağmurda sinirle indi hızla baranın üstüne doğru yürüdü
Yağmur : sen ne yaptığını sanıyorsun ya ne bu arabanın önünü kesmeler sağa çek konuşacağız demeler sen ne yaptığını sanıyorsun ya görüşmek istemiyorum dedim neden anlamıyorsun neden zorluyorsun sen benden ne istiyorsun
Baran : senden özür dilemek istiyorum senin gitmeni istemiyorum hayatımda olamaman canımı yakıyor ben sana bu kısacık sürede çok fazla bağlandım ben seni çok seviyorum anladın mı
Yağmur : ama ben istemiyorum özrünü de istemiyorum seni de istemiyorum beni sevmeni de istemiyorum çünkü buna inanırsam sonra yine aynısı olursa
Baran : yağmur gözlüm inan bana ben seni kendimden bile çok seviyorum senin bana car car cevap vermelerini
Yağmur : YA SUS BANA ÖYLE SESLENME SEVME BENİ YA SEVMEYİN BENİKİMSE SEVMESİN İSTEMİYORUM KİMSENİN BENİ SEVDİGİNE İNANMIYORUM BABAM DA AYNISINI SÖYLERDİ BENİ SEVDİGİNİ SÖYLERDİ TERK ETTİ BENİ SANA NASIL İNANAYIM
Baran : yağmur gözlüm ben
Yağmur : YA SUS BANA ÖYLE SESLENME BABAM SESLENİRDİ HER DUYDUGUMDA CANIM YANIYOR DAYANAMIYORUM ANLADIN MI BEN BABAM YÜZÜNDEN NE SEVMEYE NE DE SEVİLMEYE DAYANAMIYORUM ONUN YANIMDA OLMAYIŞI CANIMI YAKIYOR YA BİZ SEVİLMEYECEK NE YAPTIK BİLMİYORUM AMA HAKETMEDİK O YÜZDEN SEVMEYİN BENİ BEN SEVİLMEK İSTEMİYORUM BEN SADECE BABAMI İSTİYORUM ANLADIN MI
Yağmur ağlayarak olduğu yere çöktü güneş ablasının sözlerine dolup taşan gözyaşlarını sildi babasının ona nasıl seslendiğini hatırladı babası güneşi her sabah parıl parıl parlayan güneşim diye severdi
Baran : yağmur biliyorum çok üzgünsün canın yanıyor korkuyorsun da izin ver bütün korkularını sarayım biliyorum çok zor biliyorum ama izin ver elini tutayım
Yağmur : sende beni bırakıp gitmezsin demi
Baran : gitmem güzelim ben tuttuğum eli bırakıp da bir yere gitmem
Baran yağmuru ayağa kaldırdı yağmur barana sımsıkı sarılmıştı en başta mantığını dinlemişti ama şimdi bu savaşı kazanan kalbi olmuştu bakalım aileler bu işe ne diyecekti iki aileninde şirketi var ama bu şirketler bugüne nasıl geldi ne oyunlar döndü hiçbir şeyden haberleri yoktu ama birbirilerini seven bu çift aşklarıyla her şeyin üstesinden gelmeye başaracaklar mı onlarda görecek
Baran : o zaman eve gitmeyelim iki üç gün kafa dinleriz
Yağmur : olur da nereye gideceğiz ki
Baran : agvaya gidelim hem güzel yer ne dersin
Yağmur : olur
Serkan : abi aşk olsun bizi niye çağırmıyorsun
Baran : evet çağırmıyorum bir yere de gelme be
Güneş : valla baran enişte senin kardeşini bilmem ama ben ablamı bir yere bırakmıyorum demi ablacım daha dün konuştuk
Yağmur : aslında biraz ertelesek
Güneş: cık olmaz ya hep beraber gideriz yada sizde gidemezsiniz ailelere ne söylemeyi düşünüyorsunuz en azından bizimle olursanız bahane olur serkanlayım dersin güneşleyim dersin demi
Baran : doğru söylüyor o zaman sen ablanın arabasını al yağmur benim arabama binsin Serkan da kendi arabasına binsin gidelim kafa tatili yapalım
Herkes arabalarına bindiler yaklaşık bir buçuk saat sonra geldiler otele yağmurla güneş aynı odada serkanla da baran aynı odada kalmak için anlaştılar
Odalarına yerleştiler yemek yemek için aşağıya indiler dördü oturup güzelce yemeklerini yiyince biraz bahçede oturmaya ortamın güzelliğinin keyfini çıkarmaya devam ettiler
Baran : dün tek başıma otururken yalnız mutsuz bir insandım ama şimdi sen kollarımdasın
Yağmur : bende kızlarla konuşurken sürekli ağlıyordum onlar bana akıl veriyordu
Baran : iyi ki yanımdasın yağmur senin sayende ilk kez böyle duygular yaşıyorum ben daha önce hiç böyle hissetmemiştim bu duygu bambaşka bunun için sana çok teşekkür ederim
Yağmur : bende beni sevdiğin için teşekkür ederim sevildiğini hissetmek güzelmiş ve birini sevmek
Baran : o zaman bunu kutlayalım siz güzel bayan ne içersiniz
Yağmur : ben bir portakal suyu alayım beyefendi
Baran yağmurun yanında kalkıp meyve suyu almaya gitmişken fırsat bu fırsat diye serkan yağmurun yanına geldi özür dilemesi lazımdı
Serkan : yağmur biraz konuşalım mı
Yağmur : olur konuşalım otursana
Serkan : bak nereden nasıl başlarım bilmiyorum yaptıklarım için özür dilerim bak sana söylediklerim için de şikayet ettiğim için de özür dilerim ama sen beni anlarsın bak biz babasız büyüdük abim bizim için baba gibi ona bir şey olacak korkusuyla öyle bir çıkıştım özür dilerim her şeye yeniden başlayalım mı ne dersin bana bu şansı verir misin yenge
Yağmur : yenge mi bu hoşuma ayrıca veririm zaten pişman olduğun gözlerinden belli ayrıca abine düşkünlüğünü de biliyorum ve de seni anlıyorum artık üzülmene gerek yok
Serkan : oh be rahatladım affetmezsin diye korkuyordum
Yağmur : niye affetmeyeyim içtenlikle dilenen özür ve dile getirilen pişmanlık zaten kişinin duygularını gösteren ifadedir sende o pişmanlığı görüyorum
Serkan : işte benim yengem be
Onlar konuşurken baran elinde içeceklerle geldi
Baran : ne konuşuyordunuz böyle neşeli neşeli
Yağmur : hiç Serkan yengesinden özür diledi de
Baran : yengesi derken
Yağmur : ne yani yengesi değil miyim
Baran : öylesin tabi afferim Serkan doğru olanı yaptın
Serkan : başından beri haklıydın abi neyse ben gidiyim de siz baş başa kalın
Serkan içeri girdi o sırada güneşi gördü biriyle tartışıyordu yavaşça yaklaştı
Güneş : sen ne laftan anlamaz adamsın ne yüzle çıktın karşıma
Hakan : güneş ben seni unutamadım seni terk ettiğim için çok pişmanım beni affet bak kader seni burada karşıma çıkardı ben hala seni seviyorum
Güneş : ben seni çoktan sildim senin beni bıraktığın gün sildim ben seni
Serkan güneşin yanına gitti
Serkan : geldim güzelim beklettim mi
Güneş : yok bekletmedin
Serkan : bu arkadaş kim sen kimsin
Hakan : hakan ben güneşin erkek arkadaşı ya sen
Güneş : ben söyleyeyim Serkan kendisi nişanlım olur
Hakan : nişanlandın demek öyle mi beni bu kadar çabuk mu unuttun
Güneş : evet seni bu kadar çabuk unuttum tıpkı senin yaptığın gibi
Hakan : vay be seni de gerçekten seven biri varmış şaşırdım
Güneş : o ne demek ne saçmalıyorsun sen
Hakan : ben saçmalamıyorum sadece gerçekleri söylüyorum
Güneş : sen ne gerçeğinden bahsediyorsun
Hakan : ben seni hiçbir zaman sevmedim sana hiç aşık olmadım ben sadece seninle oynadım çünkü ben yağmura aşıktım baktım onunla olmuyor bende seninle takıldım baktım senden sıkıldım seni terk ettim
Güneş : sen var ya gördüğüm en şerefsiz adamsın hatta adam bile değilsin
Hakan : bir yağmur olamadın benim gözümde
Güneş : git buradan SANA GİT BURADAN DEDİM DEFOL
Hakan arkasına bile bakmadan gitti güneş yıkılmıştı Serkan güneşi sandalyeye oturttu o sırada baranla yağmurda gülerek içeri girdiler yağmur güneşi o halde görünce endişeli bir şekilde güneşin yanına geldi
Yağmur : güneş ablacım iyi misin neyin var
Güneş : sen bana hiçbir şey sorma seni ne görmek istiyorum ne de sesini duymak istiyorum
Yağmur : güneş neler oluyor niye böyle davranıyorsun
Güneş : niye mi böyle davranıyorum sen biliyorsun ha bilmiyorsan da şöyle söyleyeyim hakan desem anlar mısın
Yağmur : sen nasıl öğrendin
Güneş : sen biliyor muydun HAKANIN SENİ SEVDİGİNİ BENİMLE OYNADIGINI BENİ KANDIRDIGINI BİLİYOR MUYDUN
Yağmur : hayır seninle oynadığını seni kandırdığını bilmiyordum ben sadece beni sevdiğini biliyordum o kadar ama cidden ben ona karşı hiçbir şey hissetmedim
Güneş : hissetmedin öylemi SORUN DA BU YA ZATEN ETRAFIMDA Kİ HERKESİN DİLİNDE SEN VARSIN YAGMUR BÖYLE YAGMUR ŞÖYLE YAGMUR DA YAGMUR BENİ NİYE KİMSE GÖRMÜYOR SEVİLMEYEN SEN DEGİLSİN BENİM BENİ KİMSE SEVMİYOR SENİN YÜZÜNDEN BENİ KİMSE SEVMİYOR ÇOCUKLUGUMDAN BERİ SEN KONUŞULUYORSUN YAGMUR NE USLU NE AKILLI BİR KIZ ÇOK ÇALIŞKAN İYİ YERLERE GELECEK BİZ NERDEYİZ YAGMUR SÖÖYLESENE GÜNEŞ NERDE BEN SÖYLEYEYİM NEREDE KÖŞEYE SİNMİŞ ABLASINI ÖVMELERİNİ DİNLİYOR
Yağmur : güneş ben özür dilerim ama benim bir suçum yok ki ben de en az senin kadar üzgünüm mutsuzum neden anlamıyorsun beni
Güneş : üzgünsün öyle mi senin üzgün olacak neyin var herkes etrafında pervane Kaan gidiyor hakan geliyor hakan gidiyor baran geliyor baran gidiyor Serkan geliyor ohhhh maşallah yağmur hanım
Yağmur : yağmur kendine gel bak sinirlisin ama ileri gidiyorsun haddini aşma
Güneş : aşarsam ne olur bu sefer elimden ne alırsın alacak bir şey bırakmadın ki zaten ne yapabilirsin
Yağmur : güneş yeter sevilmediysen sorumlusu ben değilim bunun faturasını bana kesemezsin dön bir kendine önce
Güneş : kendime bakayım öyle mi benim senden ne farkım vardı sen yetenekliysen bende yetenekliydim seni tuttular sen başarılıydın okulunu birincilikle bitirdin bende birincilikle bitirdim yine seni tuttular ya mezun oldum seninle aynı gün de senin yanına geldiler ben yine tek başımaydım hep sen sevildin benim senden ne farkım vardı ki beni bu kadar görmediler
Yağmur : hesap farkı vardı ben hiçbir şeyi hesaplamadım ama sen çocukluğumdan beri kıskandın beni arkadaşlarımı çevremi başarımı ondan benimle aynı başarıya sahip oldun kontrol edemediğin kıskançlık duygunun hırsı yaptırdı sana bunları küçüklükten beri kendime bir şey alınmasını istemedim kardeşlerime alın dedim ama sen bana alınan bir tokayı bile kıskandın
Güneş : çünkü hep biz kötü görünüyoruz he sen iyisin sen fedakarsın sen mükemmelsin herkes seni seviyor herkes sana aşık oluyor dayanamıyorum senin bu kadar mükemmel olmana dayanamıyorum bu beni çıldırtıyor senden de senin başarılarından da bıktım
Yağmur : güneş yeter daha fazla uzatmayalım bak herkes bize bakıyor rezil oluyoruz hem baranla serkanda burada sonra konuşalım
Güneş : tek derdin bu demi rezil olmak güneş kırılmış parçalanmış dağılmış umurun da değil sadece rezil olmak umurun da senin böyle bir insan olduğunu bilmiyordum
Yağmur : güneş kapa çeneni yeter sınırı aştın iyice nasıl bir insanmışım ben söyle
Güneş : kardeşini görmeyen sadece kendisinin sevilmesini istemeyen bencil iki yüzlünün tekisin
Yağmur : güneş sen sakinleş öyle konuşalım çünkü ağzından çıkanı kulağın duymuyor
Güneş : sonra da konuşmayalım hatta biz hiç konuşamayalım bu arada baran sen de dikkat et senden sıkılıp da başkasına gitmesin
Yağmur : güneş sen ne ima ediyorsun senden sıkılıp başkasına gitmesin ne demek
Güneş : bence ne ima etti mi anladın adamların biri gidiyor biri geliyor sence
Yağmur güneşin söylediği sözden sonra daha sinirlendi güneşe tokat attı sinirle odasına çıktı baran peşinden gitti yağmur çok kötü olmuştu
Yağmur : özür dilerim buna tanık olmanı istemezdim ama anlatayım sana beni yanlış tanımanı istemem
Baran : anlatmana gerek yok ben gözlerine bakınca her şeyi görüyorum ayrıca tanık olmam iyi oldu seni böyle bir şeyin için de tek bırakamazdım
Yağmur : ben teşekkür ederim ama benim canım çok yanıyor bana ne ima etti hala inanamıyorum
Baran : üzme kendini belli ki o adamın söylediği sözler ona ağır gelmiş o da en yakınından çıkardı hıncını
Yağmur : bana çattı yani ama bende de suç var kendimi kontrol etmem lazımdı ama yapmadım benden nefret ediyor o bakışları sanki düşmana bakar gibiydi
Baran : tamam haklısın ama bazen bazı durumlarda kendimizi tutamayız ayrıca böyle konuştuğuna göre de sen ondan nefret etmiyorsun demi
Yağmur : nasıl ediyim baran kardeşim o benim sırdaşım arkadaşım çocukluğum canım ben ondan nasıl nefret ediyim ama haklı ona anlatmam lazımdı
Baran : niye anlatmadın güneşe senden duysaydı bu kadar şiddetlenmezdi
Yağmur : ben o kırılmasın üzülmesin diye söylemedim meğer onu üzmeyeyim derken en çok onu üzen benmişim
Baran : tamam üzme kendini sakinleştiğinizde konuşursunuz çözersiniz bu meseleyi konuşarak çözülemeyecek şey yok sadece şu an biraz zamana ihtiyacınız var o kadar
Yağmur : teşekkür ederim baran iyi buradasın iyi ki yanımdasın yok ben ne düşünürüm nasıl hareket ederdim bilmiyorum
Baran : teşekküre gerek yok ben her zaman senin yanındayım sen elini tutmama seni sevmeme izin verdin ya bundan sonra hep yanındayım sen kovsan da beni istemesen de ben senin yanındayım
Yağmur : ben mi seni istemem ben sevgisiz büyüdüğüm dünyamda bana sevmenin nasıl bir şey olduğunu gösterdin bakma güneşin herkes yağmuru seviyor demesine başarılı olduğumuz için övgü alıyordum ama bir çocuk başarısız olsa da sevilmek ister ben o yüzden o kadar çalışkandım belki gerçekten beni severler diye ama bir çocuk sevilip sevilmediğini anlar bana hiçbir zaman içten davranmadılar hep kendi çıkarlarını düşündüler
Baran : o kadar iyi anlıyorum ki bende de durum aynı bende çocukluğumdan bu yana sevilmedim bende birini sevmenin nasıl güzel bir şey olduğunu seninle anladım yağmur kader bizi bir araya getirdi yaralarımızı birlikte saracağız
Yağmur : saralım yaralarımıza merhem olalım belki çocuklukta açılan bu yaranın acısı geçer belki
Baran : emin ol geçecek geçmesi için ne gerekirse yapacağım ama şimdi konumuza geri dönelim güneşle ne yapmayı planlıyorsun uzlaşmak mı kaçmak mı yoksa tartışmaya devam etmek mi
Yağmur : bilmiyorum ne yapacağımı bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var o da madem çocukluğumda bu kadar üzüldü kıskandı doğru olanı en iyisi bunu ona vermek bu onun hakkı
Yağmur çantasından bir toka çıkardı işte bu tokaydı çocukluğundan beri yanından ayırmadığı güneşin çocukken yağmura aldılar diye kıskandığı kırmızı tokaydı yagmur yatağında oturmuş öylece tokaya bakarken güneş odaya girdi
Yağmur : güneş konuşalım mı sakince
Güneş : ben seninle konuşmayacağım hatta senin kaldığın odada kalmayacağım
Güneş eşyalarını aldığı gibi çıktı odadan kendine başka bir oda buldu odasına geçti ama içten içe üzülüyordu ablasına söylediği sözler ettiği laflar içi içini kemiriyordu derken güneşin telefonuna bir mesaj geldi ‘ eskiden yağmuru seviyordum ama artık bir tek seni seviyorum merak etme yağmur aramızdan çıkacak sevgilim kavuşacağız bu otel bizi ayıranlara mezar olacak ‘ güneş bu mesajı görünce hemen ona geri mesaj atma ‘lütfen hiçbir şey yapma tamam gel al beni gidelim buradan kimse ayıramasın bizi’ ’üzgünüm sevgilim yağmur bunu çoktan hakketti ‘ ne demek istiyor bu derken yangın alarmı çalmaya başladı güneş anladığı gibi hemen fırladı odasından aşağı kata koştu herkes telaş içindeydi yağmurun odasına geldi kapısı kapalıydı kırmaya çalıştı en son saç tokasıyla açtı kapıyı girdi içeri içerisi cayır cayır yanıyor dumandan ablasını bulmaya çalıştı ama yoktu o sırada lavabodan bir ses ‘ imdattı kimse yok mu yardım edinnnnnnn ‘ hemen koştu kapıyı açamaya çalıştı
Güneş : abla geldim ben buradayım dayan çıkarıcam seni buradan
Yağmur : güneş sen çıkmadın mı kendini kurtarmak için
Güneş : seni bırakıp nereye gidebilirim ki
yağmur : buradan hemen çık birimizin hayatına devam etmesi gerekiyor
Güneş : sensiz olmaz o yüzden unut o dediğini ben şimdi bulacağım anahtarı
Güneş anahtarı aramaya devam ediyor ama bulamayınca düşündü ablasına kapının arkasından uzaklaşması gerektiğini söyledi tüm gücünü toplayıp kapıyı tekmeyle açtı Yağmur da güneş de fazla duman solumuştu ablasını alıp hızla çıkaracaktı
yağmur : güneş ben özür
yağmur cümlesini tamamlayamadan güneşin kollarına yığıldı yağmur ablası güneşin gücü kalmamıştı bu otelde yanacaklardı güneş de ablasının yanında yığıldı böyle mi olacaktı
Güneş : böyle olsun istemedim özür dilerim abla seni kıskandım
yağmur : bende özür dilerim sana vurmamalıydım
Güneş : ya biz kurtulamazsak
yağmur : o zaman anla işte seni uğruna ölecek kadar seviyor ablan
yağmur gözlerini kapattı dayanacak gücü kalmamıştı kafa dinlemeye geldikleri tatil de başlarına gelene bak güneş ablasının elinde bir şey tuttuğunu fark etti elini açtı bu küçükken sırf yağmura verildi diye kıyamet kopardığı kırmızı tokaydı güneş o an ne yaptığının farkına vardı sorun ne kendisindeydi ne ablasındaydı sorun ailesiydi akrabalarıydı çevresiydi sürekli kıyaslanmasıydı ablasını çok kırmıştı çok üzmüştü niçin hiç değmeyecek bir şey için bu muydu yani kardeşliklerine bu yüzden mi zarar vermişti söylediği sözleri düşündü onun kendisine söylediklerini düşündü belki başkası o sözleri söylese önemsemez geçerdi ama kardeş öyle olmuyor her yaptığın davranış hareket yada söylenen bir söz içine oturuyor güne ne yapacağını ne düşüneceğini bilemiyordu buradan çıkabilirler mi onu da bilmiyordu tek bildiği ablasının gözlerini kapatmadan önce söylediği anla işte seni uğruna ölecek kadar seviyor ablan belki de buraya kadardı bu ikiliden birinin hikayesi son bulacaktı kurtulamasalardı
Güneş : hayır abla hayır kurtulacağız aç gözünü bırakamazsın beni masal ne yapar sensiz aç gözünü kendinle birlikte beni de öldürme aç gözünü çok kırdım seni çok üzdüm lütfen aç gözünü yalvarırım başaramadım senin beni koruduğun gibi ben seni koruyamadım denedim olmadı ikna edemedim benim yüzümden hepsi benim suçum özür dilerim abla
Güneşin de gücü kalmamıştı yangın daha da alevlendiğinde umutsuzca başını salladı demişti hakana beni al gidelim buradan demişti sırf yağmura bir şey olmasın diye sonuçta kardeş bu senin kanından senin canından çocukluğunda en iyi arkadasın büyüdüğünde sırdaşın ama hayat ya bu bazen atışırsın bazen kavga edersin ama yine de arkanı dönüp de gitmezsin ne kadar canını yakmış olursa olsun
Güneşin gözleri kapanıyordu ağzından çıkan tek şey
Güneş : yardım edin
belki de buraya kadarmış ikisinden sadece biri kurtulacaktı belkide ikiside ama güneş kendini suçlayacaktı son bir kez yardım edin dedi kendini karanlığa bıraktı
