İçeriğe geç

aşk sana benzer

Bölüm 4 · 25 dk okuma

aşk sana benzer

Bölüm 4

yardım edin

Yağmur hızla barandan ayrıldı zaten aklı karışıktı iyice karışmıştı baranı arkasında bırakarak oradan uzaklaşmıştı aslında aklı karışık değildi sadece korkuyordu babasının annesini bıraktığı gibi baranın da onu bırakmasından bilmiyordu ki ne kadar kaçsa da barana daha çok yaklaşıyor üç kız arasından en çok babasına düşkün olan yağmurdu babasının gitmesi onu çok yıkmıştı her gece rüyasın da ağlıyordu baba ne olur geri dön günler aylar yıllar geçmişti ama içinde ki özlemde acı da geçmemişti duygular içinde en can yakıcı olanı da özlem duygusu yağmur kendini hızla eve attı üzerini değiştirdi yatağına yattı gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı ev ahalisi her zaman ki gibi kendi halindeydi yağmur onlara hiçbir şey anlatamazdı bir tek kız kardeşlerine anlatırdı ama şuan onların da işi vardı yağmur çok aklıyla kalbi arasında sıkışmıştı ağlamaya başladı her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen Yağmur konu aşka gelince afallamıştı ne yapacağına nasıl davranacağını bilmiyordu gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı akşam olunca herkes eve toplanmıştı masal hemen ablasının yanına geldi

Masal : abla yemeğe gelmiyor musun sen

Yağmur : ben biraz hastayım yiyin siz ben bir şey yemeyeceğim

Masal : abla ağlıyor musun

Yağmur masala doğru döner yatak da oturur pozisyona gelir

Yağmur : yok bir şey desem inanacak mısın

Masal : tabi ki inanmayacağım ne oldu sana niye bu kadar üzgünsün

O sırada odaya güneş girdi

Güneş : nerde kaldınız sizi çağırıyorlar abla iyi misin ne niye ağlıyorsun

Yağmur : yemekten sonra anlatırım siz inin şimdi aşağıya benim için hasta falan dersiniz sonra anlatırım

Kızlar aşağıya indi bu arada tek acı çeken Yağmur değildi baran yağmurun onu bıraktığı andan itibaren sanki hayata küsmüş gibi konuşmuyordu baran bugüne hiç birini sevmeyen aşka sevgiye inanmayan bir adamdı ta ki o gün yağmura çarpana kadar ondan ona o kadar kaptırmıştı ki kendine hele birde ona car car cevap vermesi yok mu çekip öpesi geliyordu ki bugün zaten yapmıştı ama Yağmur gitti arkasına bile bakmadan gitti Serkan baranı eve getirdi baran konuşmuyordu yağmurun ondan tamamen gittiğini düşünerek yıkılmış durumdaydı Ömer yanlarına geldi

Ömer : abi şirketten aradılar sorun varmış abi ne oldu sana neyi var abimin

Serkan : anlatırım bir ara

Serkan baranı odasına götürdü baran odasında balkona gitti derin derin düşünmeye başladı bu sırada kızlar yemekten hemen sonra yağmurun odasına geldiler olanı biteni merak ediyorlardı çünkü yağmuru ilk kez ağlarken görüyorlardı yağmur gözyaşlarını akması için hep geceyi bekliyorlardı kızlar yağmurun odasına girdi yanına oturdular

Güneş : hadi anlat abla yıllardır sen bizi dinledin bizi anladın şimdi sıra bizde

Masal : evet aynen öyle dinliyoruz

Yağmur : ya kızlar ben ben ben galiba aşık oldum

Güneş – masal : NE AŞIK MI OLDUN

Yağmur : evet de o nasıl bir tepki sanki ben aşık olamazmışım gibi

Masal : öyle değil de ablacım senin yıkılmaz duvarların yok muydu biz ondan şaşırdık

Yağmur : vardı onu tanıyana kadar vardı ona kendimi kaptırana kadar vardı ben nasıl olduğunu bilmiyorum ama böyle nefes alamıyor gibi hissediyorum canım öyle yanıyor ki ne yapacağımı bilmiyorum

Güneş : ve bizden yardım istiyorsun

Masal : bizde kardeşlerin olarak sana seve seve tam destek veririz en baştan anlat bakalım ona göre

Yağmur : şimdi şöyle hani ben kuru temizlemeye kıyafet almaya gittim ya o zaman bana çarptı ben tabi canım yanıyor ben de söylendim baran da alta kalmadı bana cevaplar verdi sonra ben canım acıyor deyince işte beni kucağına alıp arabaya bindirdi hastaneye gittik ben hastanelerden korkuyorum biliyorsunuz biraz gerildim sadece kontrol edecek seni deyip beni sakinleştirdi doktor zaten arkadaşıymış biz durduk mu orada da kavga ettik tabi sonra doktor bize siz sevgili misiniz dedi sevgili gibi tartışıyorsunuz dedi bizde hayır dedik sonra ağrım vardı doktor iğne yapıcam dedi ben istemedim geri geri giderken baranla burun buruna geldim istemeyen gözlerle ona baktım ama ben yanındayım falan dedi sonra işte çıktık hastaneden seni hastaneye de getirdim ben gidiyorum dedi bende kolundan tuttum hemen gitmesen hem özür amaçlı hem de teşekkür etmek amaçlı bir kahve ısmarlasam sana ama çok konuşmamak kaydıyla dedim konuşuyorum diye şikayetçiydi işte kahve içtik sonra beni eve bıraktı o gece isteme vardı ya bana bir numara mesaj attı buğunun tekrarlanmasını isterim diye bende tanıyamadım kimsiniz diye yazdım baran ben numaranı hastaneden aldım dedi sonra bende sorusuna bakarız dedim ama kalbim tabi heyecandan pır pır atıyor falan sonra bir gün sonra hastaneden çıkınca eve gelince sizde evde değildiniz bende salonda dinlenmek için otururken kapı çaldı bende açtım kimse yoktu biraz dışarı çıktım etrafa bakınmak için sonra ağzıma biri bir şey bastırdı sonrasını hatırlamıyorum gözümü açtığımda bağ evi çiftlik evi gibi bir yerdeydim

Masal : sen kaçırıldın mı ve bundan bizim haberimiz yok abla sen niye bize bir şey söylemedin kim kaçırdı seni niye kaçırdı neden kaçırdı sana bir şey yaptı mı polise gittin mi

Yağmur : sakin ol devamını anlatayım bir neyse ki telefonum yanımdaydı ben baranı aradım dedim ki kaçırıldım nerede olduğumu bilmiyorum dedim o da ben ne yapabilirim ki dedi nerede olduğunu bilmiyormuşsun dedi telefonu kapattı

Güneş : öylece bıraktı mı seni pes ama ya mesaj atmasını biliyor ama

Yağmur : neyse ben nasıl ağlıyorum korkuyorum da haliyle sonuçta beni orada öldürse kimse bulamaz diye düşünüyorum

Masal : ay abla sus Allah korusun deme öyle şeyler bak içim kötü oldu oldu

Yağmur : ama yalan yok öyle düşündüm sonra hazırlanmamı istedi patron diye biri gelecekmiş ben dedim heh psikopatın teki bana kafayı taktı kızım yağmur sen zor kurtulursun dedim sonra beni arka tarafa götürdü çiftlik evinin orada küçük bir müştemilat gibi bir yer getirdi beni içeri itti kapıyı kapattı ben nasıl korkuyorum kapıyı açmaya çalışıyorum ama açamıyorum falan sonra birinin arkadan sarılmasıyla durdum bu bana sarılan kişinin baran olduğunu anladım

Güneş : abla sen baranın olduğunu nasıl anladın arkadan sarıldıysa hadi doğru söyle biz bizeyiz kokusundan tanıdın demi

Masal : abla bak bak kızardı demek ki kokusundan tanımış yanakların ele verdi seni ablacım

Yağmur : ya tamam uzatmayın evet kokusundan tanıdım neyse devam ediyim önüme döndüm hani bulamazdın dedim sonra bana dönüp de demesin mi bunların hepsi bir oyundu seninle baş başa kalmak için yaptım dedi

Masal : valla bravo baş başa kalmak için yaptığı plana bak enişte fazla film izliyor herhalde bu ne ya

Güneş : ay masal bir kesme de anlatmaya devam etsin abla sen devam et

Yağmur : sonra ben dedim ki seni dinlemek istemiyorum son bir soru soracağım silahlı olan adam kim dedim

Masal : silah da mı vardı abla sana ateş etmeye kalmadı demi

Yağmur : yok korkma kuru sıkıymış bana değil havaya sıktı sonra baran demesin mi kardeşim diye ben daha da şaşırdım baranın kardeşinin masaya koyduğu silahı aldığım gibi onlara doğrulttum

Güneş : abla sen ciddi misin onlara silah mı doğrulttun

Masal : ben şuan ona degilde silahlı kişinin kardeşi olmasına aşırı şaşırdım da sen silah sevmezsin ki niye eline aldın

Yağmur :sevmem ama o an o kadar sinirli ve korkmuş bir haldeydim ki dedim ki böyle şaka mı olur böyle oyun mu olur her gün kaç tane kadın kaçırılıyor hayattan koparılıyor dedim benim korkudan aklım çıktı biri bana kafayı taktı dedim oda defalarca özür diledi dinlemedim sonra ya sen bana değer verseydim gözyaşlarımı görmezden gelmezdin seni yeni tanımama rağmen bu kadar güvenirken nasıl yapabildin dedim

Masal : abla valla on numara konuşmuşsun helal olsun kıyamam kim bilir ne kadar çok korkmuşsundur hayır biz sormasak bize hiçbir şey anlatacağın yok bundan sonra seni yalnız bırakmıyoruz

Güneş : masal haklı ablamız bunca şey yaşamışken biz hiçbir şey olmamış gibi yataklarımızda sıcak sıcak uyuyorduk

Yağmur : tamam tamam devam edeyim sonra işte özür diledi yanıma geldi senin canını yakmak istememiştim dedim ben seni dedi tam bir şey söylecekken pat diye silah patladı

Masal hızla yağmurun üzerini aramaya başladı bir yandan da gözleri dolu doluydu

Masal : hani kurşun yarası yok izi yok vurulma falan yok silah patladı dedin

Yağmur : masal sakin ol evet silah patladı ama ben değil baran vuruldu

Güneş : bir şey diyeceğim sakın tetik de benim parmağım vardı ben bastım deme

Yağmur : ikimizin de parmağı vardı ama baranı ben vurdum

Güneş : abla ne yaptın sen peki sonra ne oldu ay sicilin mahvolacak

Yağmur : baran sayesinde olmayacak devam ediyorum Serkan barana hastane gitmemiz lazım dediğinde gitmem yağmurun başı belaya girer dedi Serkan girerse girsin çeksin cezasını dedi

Masal : şuna bak ya hem suçlu hem güçlünün vücut bulmuş hali hem kaçırıyor seni hem de cezasını çeksin diyor

Güneş : sorma ya bende ona aşırı sinir oldum sonra ne oldu

Yağmur . beni aldılar karakola götürdüler göz altına alındım sonra aşağıya bir memur geldi çıkıyorsun dedi anladım ben sanıyorum ki size haber geldi bizimkilerden biri geldi sandım yukarı çıktım karşımda baranı görmeyim mi ona bir şey olmadığına o kadar sevindim ki dolu gözlerle hızla koştum boynuna atladım iyi sana bir şey olmadı iyi ki buradasın dedim oda ben seni bırakır mıyım dedi

Masal : vay be aşka bak enişte de az romantik değilmiş ha

Güneş : ya abla seni ne güzel seviyor anlat sonra ne oldu

Yağmur : offff utandırmayın susun devam ediyorum sonra ben dedim ki baran ben süre görüşmek istemiyorum dedim en azından kafamı toparlayan kadar dedim sonra karakoldan hızla çıktım ama nasıl yağmur yağıyor hızla giderken peşimden geldi ben bıraksana bir süre görüşmek istemiyorum dedim bitti dedim o da senin bitti demenle bitmez dedi

Güneş : yürü be enişte kim tutar seni

Masal : abla sonra ne oldu da senin yine yanakların kızardı

Yağmur : sonra bir şey olmadı adi gidin artık benim uykum geldi

Güneş : abla sonra ne oldu

Yağmur : işte öyle dedi ve beni kendisine çekti öptü

Güneş – masal : ne yaptı

Yağmur : beni öptü öylece kalakaldım sonra ayrıldım arkama bile bakmadan uzaklaştım ne düşüneceğimi ne yapacağımı bilmiyordum çünkü

Masal : abla yeni bölüm ne zaman gelir

yağmur : ne yeni bölümü masal ne anlatıyorsun

Masal : hayır film gibi olay yaşamışsın ya tam romantik komedi onu diyorum yeni bölüm gelince kaçırmayayım

yağmur : masal hiç dalga geçme zaten kafam çok karışık

Güneş : belki de sorun budur abla

yağmur : anlamadım nasıl yani

Güneş : ben senin kardeşinim seninle yıllarım geçti sen hep mantığınla hareket eden her işini planlı yapan biri oldun hep mantığını kullandın bir kere kalbini dinledin mi o sana ne söylüyor belki de barandan kaçma nedenin de kalbinin sana verdiği cevaptır bence sen önce kendine baranı gördüğünde ne hissettiğini o seni öptüğünde kalbin nasıl tepki veriyor onu düşün emin ol kalbin doğru olanı seçecek sadece ona izin ver

Masal : güneş ablam doğru söylüyor abla bak biliyorum sen babamdan dolayı kimseyi sevemiyorsun çünkü babamın annemi bırakıp gittiği gibi baran abinin de seni bıracagını düşündüğün için korkuyorsun ama baran abi seni çok seviyor baksana adam sen görüşmeyelim deyince o anki korkusuyla gidip seni öpmüş sensiz olmaktan korkuyor kim bilir şuan ne haldedir

yağmur : tamam haklı olabilirsiniz ama şuan ben ne durumdayım biliyor musunuz kalbimle aklım arasında sıkıştım kaldım ne yapacağımı bilmiyorum

Güneş : ona sen karar vereceksin ablacım bu savaşta hangisinin kazanmasını istiyorsan onu dinleyeceksin ama şunu bil ne karar verirsen biz senin yanındayız kardeşlerin olarak

Masal : aynen öyle abla senin yanındayız biz şimdi seni yalnız bırakalım sen düşün eminim doğru olanı seçeceksin her zaman olduğu gibi

yağmur : teşekkür ederim iyi benim kardeşlerimsiniz sizi çok seviyorum

Yağmura sımsıkı sarıldılar

Güneş – masal : bizde seni çok seviyoruz

Diyerek yağmuru yalnız bıraktılar yağmur şöyle bir düşündü ilk tanıştığı zamanı atışmalarını sonra sırf merak ettiği için kapıya gelmesini ona sarılışını sonra yaptığı oyunu silah hastane karakol ifade bir çok şeyi düşündü ve karar verdi baranla görüşmeyecekti onun için en iyisi buydu yoksa içinde ki bu acı geçmeyecekti o yüzden barana bir mesaj atmaya karar verdi ‘ bir süre görüşmek istemiyorum bundan dolayı gidiyorum sen sakın kendini üzme belki başka zaman tekrar görüşürüz elveda ‘ yazıp gönderdi sonra kalktı valizini toplamaya başladı babaannesinin yanına gidiyordu şöyle bir iki hafta kafasını dağıtmaya ihtiyacı vardı bu arada baran yağmurun attığı mesajla yıkılmış durumda zaten yıkılmıştı daha da yıkıldı yağmur onun yüzünden gidiyordu

sabah annesinin ve o adamın işi vardı erkenden çıktılar güneş ablasının yanına geldi

Güneş : günaydın ablaların en şahanesi

Yağmur : günaydın güzelim nereye böyle

Güneş : ay çok bunaldım dışarıya alıverişe çıkacağım masal da uyuyor hala gel birlikte gidelim

Yağmur : sen git güneş ben gidiyorum

Güneş : nereye abla nereye gidiyorsun senin ne planın var

Yağmur : ben babaannemin yanına gidiyorum valizimi hazırladım bile

Güneş : abla sen bizi bırakıyor musun am biz sensiz yapamayız ki

Yağmur : bırakmıyorum sadece biraz kafamı toplamaya ihtiyacım var geri geleceğim

Güneş : tamam sen yapacağını bilirsin iyi yolculuklar babaanneme söyle yakın zaman da biz de yanına uğrarız

Yağmur : hadi o zaman bende seninle çıkayım misafir odasındaydı valizim

Ama yağmur evden çıkmadan masalın odasına çıktı onu öpüp öyle indi aşağıya valizi yükledi arabaya güneşe sarıldı arabaya binip bahçeden çıktı güneş ablasını idare edecekti güneş de kapıyı kilitlemeye başladı diğer yanda Serkan abisinin durumuna çok üzüldü çünkü yağmurdan gelen mesaj onu etkilemişti Serkan da yağmurlar konuşmak için hemen yağmurun evine gitti neyse ki karakoldan ev adresini öğrenmişti o gün sabah baran işe gitmedi odasında öylece balkonda duruyordu Serkan yağmurun evine geldi ama evde kimin olup olmadığını bilmediği için beklemeye başladı o sırada güneş kapıyı kilitleyip bahçenin çıkışına doğru gidiyordu ki Serkan hemen onu belinden tutup kenara çekmesiyle ağzını kapattı güneş ne olduğunu anlamamıştı korkuyordu bu kimdi çırpındı sonra

Serkan : sakin ol korkmana gerek yok

Güneş : sen kimsin ya birde gelmiş korkmana gerek yok diyorsun

Serkan : ya tamam böyle yapmamam lazımdı da evde kimin olup olmadığını anlamadığım için yaptım güneş : evde kimse yok da sen bizim evi ne yapacaksın ya sen kimsin önce onu açıkla

Serkan : Serkan ben baranın kardeşi

Güneş : demek baran eniştenin o psikopat kardeşi sensin ha

Serkan : ayıp oluyor ne psikopatlığımı gördün

Güneş : silah desem anlar mısın

Serkan : ya tamam onun için zaten çok pişman oldum ama şimdi yağmur nerede onunla konuşmam lazım

Güneş : üzgünüm geç kaldın ablam gitti bile

Serkan : nasıl hemen mi gitti dün gece abime mesaj atmış abim yıkıldı ben şimdi nasıl derim yağmur gitti diye

Güneş : ne deyim baran eniştede unutmaya baksın

Serkan : bak benim abim bugüne kadar kimseyi sevmedi çocukluğundan beri her şeyini bize verdi sevgisini çabasını emeğini yıllar sonra birini o kadar sevdi ki şu an da canı çok yanıyor ben ona yağmuru unut diyemem

Güneş : deme o zaman ara abini hemen çıkalım yola döndürelim ablamı o inatsa biz daha inat olalım

Serkan bu fikri sevdi hemen abisini aradı hızla yola çıktılar iki araba yağmurun gittiği yolu navigasyonla ne yöne gittiklerini buldular hızla yağmurun peşindeler nihayet yağmurun arabasını buldular baran hemen şerit değiştirip yan şeride geçti

Baran : yağmur sağa çek de konuşalım

Yağmur : ben konuşmak istemiyorum niye geldiniz ki peşimden

Baran : seninle konuşmadan olmaz öyle mesaj atıp da gidemezsin

Yağmur : ya beni bir rahat bırak gelme peşimden düş yakamdan ya

Baran : ben seni kolay kolay bırakmam kızım unut sen onu

Yağmur : ama ben seni bırakırım

Diyerek yağmur daha da hızlandı baranda hızlanıp yağmurun aracının önünü kesti ve aşağıya indi

Yağmurda sinirle indi hızla baranın üstüne doğru yürüdü

Yağmur : sen ne yaptığını sanıyorsun ya ne bu arabanın önünü kesmeler sağa çek konuşacağız demeler sen ne yaptığını sanıyorsun ya görüşmek istemiyorum dedim neden anlamıyorsun neden zorluyorsun sen benden ne istiyorsun

Baran : senden özür dilemek istiyorum senin gitmeni istemiyorum hayatımda olamaman canımı yakıyor ben sana bu kısacık sürede çok fazla bağlandım ben seni çok seviyorum anladın mı

Yağmur : ama ben istemiyorum özrünü de istemiyorum seni de istemiyorum beni sevmeni de istemiyorum çünkü buna inanırsam sonra yine aynısı olursa

Baran : yağmur gözlüm inan bana ben seni kendimden bile çok seviyorum senin bana car car cevap vermelerini

Yağmur : YA SUS BANA ÖYLE SESLENME SEVME BENİ YA SEVMEYİN BENİKİMSE SEVMESİN İSTEMİYORUM KİMSENİN BENİ SEVDİGİNE İNANMIYORUM BABAM DA AYNISINI SÖYLERDİ BENİ SEVDİGİNİ SÖYLERDİ TERK ETTİ BENİ SANA NASIL İNANAYIM

Baran : yağmur gözlüm ben

Yağmur : YA SUS BANA ÖYLE SESLENME BABAM SESLENİRDİ HER DUYDUGUMDA CANIM YANIYOR DAYANAMIYORUM ANLADIN MI BEN BABAM YÜZÜNDEN NE SEVMEYE NE DE SEVİLMEYE DAYANAMIYORUM ONUN YANIMDA OLMAYIŞI CANIMI YAKIYOR YA BİZ SEVİLMEYECEK NE YAPTIK BİLMİYORUM AMA HAKETMEDİK O YÜZDEN SEVMEYİN BENİ BEN SEVİLMEK İSTEMİYORUM BEN SADECE BABAMI İSTİYORUM ANLADIN MI

Yağmur ağlayarak olduğu yere çöktü güneş ablasının sözlerine dolup taşan gözyaşlarını sildi babasının ona nasıl seslendiğini hatırladı babası güneşi her sabah parıl parıl parlayan güneşim diye severdi

Baran : yağmur biliyorum çok üzgünsün canın yanıyor korkuyorsun da izin ver bütün korkularını sarayım biliyorum çok zor biliyorum ama izin ver elini tutayım

Yağmur : sende beni bırakıp gitmezsin demi

Baran : gitmem güzelim ben tuttuğum eli bırakıp da bir yere gitmem

Baran yağmuru ayağa kaldırdı yağmur barana sımsıkı sarılmıştı en başta mantığını dinlemişti ama şimdi bu savaşı kazanan kalbi olmuştu bakalım aileler bu işe ne diyecekti iki aileninde şirketi var ama bu şirketler bugüne nasıl geldi ne oyunlar döndü hiçbir şeyden haberleri yoktu ama birbirilerini seven bu çift aşklarıyla her şeyin üstesinden gelmeye başaracaklar mı onlarda görecek

Baran : o zaman eve gitmeyelim iki üç gün kafa dinleriz

Yağmur : olur da nereye gideceğiz ki

Baran : agvaya gidelim hem güzel yer ne dersin

Yağmur : olur

Serkan : abi aşk olsun bizi niye çağırmıyorsun

Baran : evet çağırmıyorum bir yere de gelme be

Güneş : valla baran enişte senin kardeşini bilmem ama ben ablamı bir yere bırakmıyorum demi ablacım daha dün konuştuk

Yağmur : aslında biraz ertelesek

Güneş: cık olmaz ya hep beraber gideriz yada sizde gidemezsiniz ailelere ne söylemeyi düşünüyorsunuz en azından bizimle olursanız bahane olur serkanlayım dersin güneşleyim dersin demi

Baran : doğru söylüyor o zaman sen ablanın arabasını al yağmur benim arabama binsin Serkan da kendi arabasına binsin gidelim kafa tatili yapalım

Herkes arabalarına bindiler yaklaşık bir buçuk saat sonra geldiler otele yağmurla güneş aynı odada serkanla da baran aynı odada kalmak için anlaştılar

Odalarına yerleştiler yemek yemek için aşağıya indiler dördü oturup güzelce yemeklerini yiyince biraz bahçede oturmaya ortamın güzelliğinin keyfini çıkarmaya devam ettiler

Baran : dün tek başıma otururken yalnız mutsuz bir insandım ama şimdi sen kollarımdasın

Yağmur : bende kızlarla konuşurken sürekli ağlıyordum onlar bana akıl veriyordu

Baran : iyi ki yanımdasın yağmur senin sayende ilk kez böyle duygular yaşıyorum ben daha önce hiç böyle hissetmemiştim bu duygu bambaşka bunun için sana çok teşekkür ederim

Yağmur : bende beni sevdiğin için teşekkür ederim sevildiğini hissetmek güzelmiş ve birini sevmek

Baran : o zaman bunu kutlayalım siz güzel bayan ne içersiniz

Yağmur : ben bir portakal suyu alayım beyefendi

Baran yağmurun yanında kalkıp meyve suyu almaya gitmişken fırsat bu fırsat diye serkan yağmurun yanına geldi özür dilemesi lazımdı

Serkan : yağmur biraz konuşalım mı

Yağmur : olur konuşalım otursana

Serkan : bak nereden nasıl başlarım bilmiyorum yaptıklarım için özür dilerim bak sana söylediklerim için de şikayet ettiğim için de özür dilerim ama sen beni anlarsın bak biz babasız büyüdük abim bizim için baba gibi ona bir şey olacak korkusuyla öyle bir çıkıştım özür dilerim her şeye yeniden başlayalım mı ne dersin bana bu şansı verir misin yenge

Yağmur : yenge mi bu hoşuma ayrıca veririm zaten pişman olduğun gözlerinden belli ayrıca abine düşkünlüğünü de biliyorum ve de seni anlıyorum artık üzülmene gerek yok

Serkan : oh be rahatladım affetmezsin diye korkuyordum

Yağmur : niye affetmeyeyim içtenlikle dilenen özür ve dile getirilen pişmanlık zaten kişinin duygularını gösteren ifadedir sende o pişmanlığı görüyorum

Serkan : işte benim yengem be

Onlar konuşurken baran elinde içeceklerle geldi

Baran : ne konuşuyordunuz böyle neşeli neşeli

Yağmur : hiç Serkan yengesinden özür diledi de

Baran : yengesi derken

Yağmur : ne yani yengesi değil miyim

Baran : öylesin tabi afferim Serkan doğru olanı yaptın

Serkan : başından beri haklıydın abi neyse ben gidiyim de siz baş başa kalın

Serkan içeri girdi o sırada güneşi gördü biriyle tartışıyordu yavaşça yaklaştı

Güneş : sen ne laftan anlamaz adamsın ne yüzle çıktın karşıma

Hakan : güneş ben seni unutamadım seni terk ettiğim için çok pişmanım beni affet bak kader seni burada karşıma çıkardı ben hala seni seviyorum

Güneş : ben seni çoktan sildim senin beni bıraktığın gün sildim ben seni

Serkan güneşin yanına gitti

Serkan : geldim güzelim beklettim mi

Güneş : yok bekletmedin

Serkan : bu arkadaş kim sen kimsin

Hakan : hakan ben güneşin erkek arkadaşı ya sen

Güneş : ben söyleyeyim Serkan kendisi nişanlım olur

Hakan : nişanlandın demek öyle mi beni bu kadar çabuk mu unuttun

Güneş : evet seni bu kadar çabuk unuttum tıpkı senin yaptığın gibi

Hakan : vay be seni de gerçekten seven biri varmış şaşırdım

Güneş : o ne demek ne saçmalıyorsun sen

Hakan : ben saçmalamıyorum sadece gerçekleri söylüyorum

Güneş : sen ne gerçeğinden bahsediyorsun

Hakan : ben seni hiçbir zaman sevmedim sana hiç aşık olmadım ben sadece seninle oynadım çünkü ben yağmura aşıktım baktım onunla olmuyor bende seninle takıldım baktım senden sıkıldım seni terk ettim

Güneş : sen var ya gördüğüm en şerefsiz adamsın hatta adam bile değilsin

Hakan : bir yağmur olamadın benim gözümde

Güneş : git buradan SANA GİT BURADAN DEDİM DEFOL

Hakan arkasına bile bakmadan gitti güneş yıkılmıştı Serkan güneşi sandalyeye oturttu o sırada baranla yağmurda gülerek içeri girdiler yağmur güneşi o halde görünce endişeli bir şekilde güneşin yanına geldi

Yağmur : güneş ablacım iyi misin neyin var

Güneş : sen bana hiçbir şey sorma seni ne görmek istiyorum ne de sesini duymak istiyorum

Yağmur : güneş neler oluyor niye böyle davranıyorsun

Güneş : niye mi böyle davranıyorum sen biliyorsun ha bilmiyorsan da şöyle söyleyeyim hakan desem anlar mısın

Yağmur : sen nasıl öğrendin

Güneş : sen biliyor muydun HAKANIN SENİ SEVDİGİNİ BENİMLE OYNADIGINI BENİ KANDIRDIGINI BİLİYOR MUYDUN

Yağmur : hayır seninle oynadığını seni kandırdığını bilmiyordum ben sadece beni sevdiğini biliyordum o kadar ama cidden ben ona karşı hiçbir şey hissetmedim

Güneş : hissetmedin öylemi SORUN DA BU YA ZATEN ETRAFIMDA Kİ HERKESİN DİLİNDE SEN VARSIN YAGMUR BÖYLE YAGMUR ŞÖYLE YAGMUR DA YAGMUR BENİ NİYE KİMSE GÖRMÜYOR SEVİLMEYEN SEN DEGİLSİN BENİM BENİ KİMSE SEVMİYOR SENİN YÜZÜNDEN BENİ KİMSE SEVMİYOR ÇOCUKLUGUMDAN BERİ SEN KONUŞULUYORSUN YAGMUR NE USLU NE AKILLI BİR KIZ ÇOK ÇALIŞKAN İYİ YERLERE GELECEK BİZ NERDEYİZ YAGMUR SÖÖYLESENE GÜNEŞ NERDE BEN SÖYLEYEYİM NEREDE KÖŞEYE SİNMİŞ ABLASINI ÖVMELERİNİ DİNLİYOR

Yağmur : güneş ben özür dilerim ama benim bir suçum yok ki ben de en az senin kadar üzgünüm mutsuzum neden anlamıyorsun beni

Güneş : üzgünsün öyle mi senin üzgün olacak neyin var herkes etrafında pervane Kaan gidiyor hakan geliyor hakan gidiyor baran geliyor baran gidiyor Serkan geliyor ohhhh maşallah yağmur hanım

Yağmur : yağmur kendine gel bak sinirlisin ama ileri gidiyorsun haddini aşma

Güneş : aşarsam ne olur bu sefer elimden ne alırsın alacak bir şey bırakmadın ki zaten ne yapabilirsin

Yağmur : güneş yeter sevilmediysen sorumlusu ben değilim bunun faturasını bana kesemezsin dön bir kendine önce

Güneş : kendime bakayım öyle mi benim senden ne farkım vardı sen yetenekliysen bende yetenekliydim seni tuttular sen başarılıydın okulunu birincilikle bitirdin bende birincilikle bitirdim yine seni tuttular ya mezun oldum seninle aynı gün de senin yanına geldiler ben yine tek başımaydım hep sen sevildin benim senden ne farkım vardı ki beni bu kadar görmediler

Yağmur : hesap farkı vardı ben hiçbir şeyi hesaplamadım ama sen çocukluğumdan beri kıskandın beni arkadaşlarımı çevremi başarımı ondan benimle aynı başarıya sahip oldun kontrol edemediğin kıskançlık duygunun hırsı yaptırdı sana bunları küçüklükten beri kendime bir şey alınmasını istemedim kardeşlerime alın dedim ama sen bana alınan bir tokayı bile kıskandın

Güneş : çünkü hep biz kötü görünüyoruz he sen iyisin sen fedakarsın sen mükemmelsin herkes seni seviyor herkes sana aşık oluyor dayanamıyorum senin bu kadar mükemmel olmana dayanamıyorum bu beni çıldırtıyor senden de senin başarılarından da bıktım

Yağmur : güneş yeter daha fazla uzatmayalım bak herkes bize bakıyor rezil oluyoruz hem baranla serkanda burada sonra konuşalım

Güneş : tek derdin bu demi rezil olmak güneş kırılmış parçalanmış dağılmış umurun da değil sadece rezil olmak umurun da senin böyle bir insan olduğunu bilmiyordum

Yağmur : güneş kapa çeneni yeter sınırı aştın iyice nasıl bir insanmışım ben söyle

Güneş : kardeşini görmeyen sadece kendisinin sevilmesini istemeyen bencil iki yüzlünün tekisin

Yağmur : güneş sen sakinleş öyle konuşalım çünkü ağzından çıkanı kulağın duymuyor

Güneş : sonra da konuşmayalım hatta biz hiç konuşamayalım bu arada baran sen de dikkat et senden sıkılıp da başkasına gitmesin

Yağmur : güneş sen ne ima ediyorsun senden sıkılıp başkasına gitmesin ne demek

Güneş : bence ne ima etti mi anladın adamların biri gidiyor biri geliyor sence

Yağmur güneşin söylediği sözden sonra daha sinirlendi güneşe tokat attı sinirle odasına çıktı baran peşinden gitti yağmur çok kötü olmuştu

Yağmur : özür dilerim buna tanık olmanı istemezdim ama anlatayım sana beni yanlış tanımanı istemem

Baran : anlatmana gerek yok ben gözlerine bakınca her şeyi görüyorum ayrıca tanık olmam iyi oldu seni böyle bir şeyin için de tek bırakamazdım

Yağmur : ben teşekkür ederim ama benim canım çok yanıyor bana ne ima etti hala inanamıyorum

Baran : üzme kendini belli ki o adamın söylediği sözler ona ağır gelmiş o da en yakınından çıkardı hıncını

Yağmur : bana çattı yani ama bende de suç var kendimi kontrol etmem lazımdı ama yapmadım benden nefret ediyor o bakışları sanki düşmana bakar gibiydi

Baran : tamam haklısın ama bazen bazı durumlarda kendimizi tutamayız ayrıca böyle konuştuğuna göre de sen ondan nefret etmiyorsun demi

Yağmur : nasıl ediyim baran kardeşim o benim sırdaşım arkadaşım çocukluğum canım ben ondan nasıl nefret ediyim ama haklı ona anlatmam lazımdı

Baran : niye anlatmadın güneşe senden duysaydı bu kadar şiddetlenmezdi

Yağmur : ben o kırılmasın üzülmesin diye söylemedim meğer onu üzmeyeyim derken en çok onu üzen benmişim

Baran : tamam üzme kendini sakinleştiğinizde konuşursunuz çözersiniz bu meseleyi konuşarak çözülemeyecek şey yok sadece şu an biraz zamana ihtiyacınız var o kadar

Yağmur : teşekkür ederim baran iyi buradasın iyi ki yanımdasın yok ben ne düşünürüm nasıl hareket ederdim bilmiyorum

Baran : teşekküre gerek yok ben her zaman senin yanındayım sen elini tutmama seni sevmeme izin verdin ya bundan sonra hep yanındayım sen kovsan da beni istemesen de ben senin yanındayım

Yağmur : ben mi seni istemem ben sevgisiz büyüdüğüm dünyamda bana sevmenin nasıl bir şey olduğunu gösterdin bakma güneşin herkes yağmuru seviyor demesine başarılı olduğumuz için övgü alıyordum ama bir çocuk başarısız olsa da sevilmek ister ben o yüzden o kadar çalışkandım belki gerçekten beni severler diye ama bir çocuk sevilip sevilmediğini anlar bana hiçbir zaman içten davranmadılar hep kendi çıkarlarını düşündüler

Baran : o kadar iyi anlıyorum ki bende de durum aynı bende çocukluğumdan bu yana sevilmedim bende birini sevmenin nasıl güzel bir şey olduğunu seninle anladım yağmur kader bizi bir araya getirdi yaralarımızı birlikte saracağız

Yağmur : saralım yaralarımıza merhem olalım belki çocuklukta açılan bu yaranın acısı geçer belki

Baran : emin ol geçecek geçmesi için ne gerekirse yapacağım ama şimdi konumuza geri dönelim güneşle ne yapmayı planlıyorsun uzlaşmak mı kaçmak mı yoksa tartışmaya devam etmek mi

Yağmur : bilmiyorum ne yapacağımı bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var o da madem çocukluğumda bu kadar üzüldü kıskandı doğru olanı en iyisi bunu ona vermek bu onun hakkı

Yağmur çantasından bir toka çıkardı işte bu tokaydı çocukluğundan beri yanından ayırmadığı güneşin çocukken yağmura aldılar diye kıskandığı kırmızı tokaydı yagmur yatağında oturmuş öylece tokaya bakarken güneş odaya girdi

Yağmur : güneş konuşalım mı sakince

Güneş : ben seninle konuşmayacağım hatta senin kaldığın odada kalmayacağım

Güneş eşyalarını aldığı gibi çıktı odadan kendine başka bir oda buldu odasına geçti ama içten içe üzülüyordu ablasına söylediği sözler ettiği laflar içi içini kemiriyordu derken güneşin telefonuna bir mesaj geldi ‘ eskiden yağmuru seviyordum ama artık bir tek seni seviyorum merak etme yağmur aramızdan çıkacak sevgilim kavuşacağız bu otel bizi ayıranlara mezar olacak ‘ güneş bu mesajı görünce hemen ona geri mesaj atma ‘lütfen hiçbir şey yapma tamam gel al beni gidelim buradan kimse ayıramasın bizi’ ’üzgünüm sevgilim yağmur bunu çoktan hakketti ‘ ne demek istiyor bu derken yangın alarmı çalmaya başladı güneş anladığı gibi hemen fırladı odasından aşağı kata koştu herkes telaş içindeydi yağmurun odasına geldi kapısı kapalıydı kırmaya çalıştı en son saç tokasıyla açtı kapıyı girdi içeri içerisi cayır cayır yanıyor dumandan ablasını bulmaya çalıştı ama yoktu o sırada lavabodan bir ses ‘ imdattı kimse yok mu yardım edinnnnnnn ‘ hemen koştu kapıyı açamaya çalıştı

Güneş : abla geldim ben buradayım dayan çıkarıcam seni buradan

Yağmur : güneş sen çıkmadın mı kendini kurtarmak için

Güneş : seni bırakıp nereye gidebilirim ki

yağmur : buradan hemen çık birimizin hayatına devam etmesi gerekiyor

Güneş : sensiz olmaz o yüzden unut o dediğini ben şimdi bulacağım anahtarı

Güneş anahtarı aramaya devam ediyor ama bulamayınca düşündü ablasına kapının arkasından uzaklaşması gerektiğini söyledi tüm gücünü toplayıp kapıyı tekmeyle açtı Yağmur da güneş de fazla duman solumuştu ablasını alıp hızla çıkaracaktı

yağmur : güneş ben özür

yağmur cümlesini tamamlayamadan güneşin kollarına yığıldı yağmur ablası güneşin gücü kalmamıştı bu otelde yanacaklardı güneş de ablasının yanında yığıldı böyle mi olacaktı

Güneş : böyle olsun istemedim özür dilerim abla seni kıskandım

yağmur : bende özür dilerim sana vurmamalıydım

Güneş : ya biz kurtulamazsak

yağmur : o zaman anla işte seni uğruna ölecek kadar seviyor ablan

yağmur gözlerini kapattı dayanacak gücü kalmamıştı kafa dinlemeye geldikleri tatil de başlarına gelene bak güneş ablasının elinde bir şey tuttuğunu fark etti elini açtı bu küçükken sırf yağmura verildi diye kıyamet kopardığı kırmızı tokaydı güneş o an ne yaptığının farkına vardı sorun ne kendisindeydi ne ablasındaydı sorun ailesiydi akrabalarıydı çevresiydi sürekli kıyaslanmasıydı ablasını çok kırmıştı çok üzmüştü niçin hiç değmeyecek bir şey için bu muydu yani kardeşliklerine bu yüzden mi zarar vermişti söylediği sözleri düşündü onun kendisine söylediklerini düşündü belki başkası o sözleri söylese önemsemez geçerdi ama kardeş öyle olmuyor her yaptığın davranış hareket yada söylenen bir söz içine oturuyor güne ne yapacağını ne düşüneceğini bilemiyordu buradan çıkabilirler mi onu da bilmiyordu tek bildiği ablasının gözlerini kapatmadan önce söylediği anla işte seni uğruna ölecek kadar seviyor ablan belki de buraya kadardı bu ikiliden birinin hikayesi son bulacaktı kurtulamasalardı

Güneş : hayır abla hayır kurtulacağız aç gözünü bırakamazsın beni masal ne yapar sensiz aç gözünü kendinle birlikte beni de öldürme aç gözünü çok kırdım seni çok üzdüm lütfen aç gözünü yalvarırım başaramadım senin beni koruduğun gibi ben seni koruyamadım denedim olmadı ikna edemedim benim yüzümden hepsi benim suçum özür dilerim abla

Güneşin de gücü kalmamıştı yangın daha da alevlendiğinde umutsuzca başını salladı demişti hakana beni al gidelim buradan demişti sırf yağmura bir şey olmasın diye sonuçta kardeş bu senin kanından senin canından çocukluğunda en iyi arkadasın büyüdüğünde sırdaşın ama hayat ya bu bazen atışırsın bazen kavga edersin ama yine de arkanı dönüp de gitmezsin ne kadar canını yakmış olursa olsun

Güneşin gözleri kapanıyordu ağzından çıkan tek şey

Güneş : yardım edin

belki de buraya kadarmış ikisinden sadece biri kurtulacaktı belkide ikiside ama güneş kendini suçlayacaktı son bir kez yardım edin dedi kendini karanlığa bıraktı

Bölüm sonu

1 yorum