Neslihan çığlık çığlığa bağırırken Ahmet koştu arabayı getirdi yağmuru arabaya bindirip hastaneye doğru hızla yola çıktılar diğerleri de onların peşinden gittiler Neslihan kendine çok kızgındı gözü evlatlarına karşı nasıl böyle kör olmuştu onlarla ilgilenmemişti ama yağmuru hastaneden çıksın kızlarına daha yakın olacaktı hastaneye geldiler
Neslihan : yardım edin sedye getirin
Yağmuru sedyeye yatırdılar içeri müdahale odasına aldılar doktor bir bakışta yağmuru hatırladı
Hemen müdahale etmeye başladı ardından yağmuru bir süre uyutmaları gerektiği için yoğum bakıma aldılar doktorumuz hemen barana mesaj attı bilmesi gerektiğini düşünmüştü baran parkta bankta öylece oturmuş yağmuru düşünüyordu evleniyordu yağmur o böyle düşünürken doktordan gelen mesaj ‘ kardeşim yağmuru acile getirmişler yaralı bir halde bilmek istersin diye düşündüm ‘ baran hızla banktan kalktı arabaya binip hızla hastaneye doğru gitmeye başladı kızlarda hastanede ablalarının uyanmasını bekliyordu ablası için en çok korkanda masal dı Neslihan biraz rahatlaması için Ahmet onu kafeteryaya indirdi
Masal : yeter ya yeter ne zaman uyanacak daha ne kadar uyutacaklar ablamı açsın artık gözlerini sesini özledim abla senin
Güneş : uyanacak ablacım biraz daha beklememiz lazım açacak gözlerini
Güneş masala sarıldı masal güneşi itti
Masal : sarılma bırak istemiyorum seni senin yüzünden ablam bu durumda
Güneş : masal saçmalama ben mi ittim ablamı neden benim yüzümden olsun tamam üzgünsün ama beni suçlamanı yanlış buluyorum
Masal : yanlış buluyorsun demi ya sen değil miydin seni değil ablamı istedikleri gece sinirlenip ona saydıran içinden beddua da mı ettin söyle onu kıskandığın için yaptın itiraf etsene yiyorsa itiraf et en azından yağmur ablam dobra aklına geleni söylüyor ama sen mıy mıy hareketler kıskandın demi onun doğal olmasını sürekli her şeyde ön plana çıkmasını kıskandın
Güneş : masal kırıcı oluyorsun yeter sus bak kalbini kırarım söylediklerin ağır
Masal : kalbimi mi kırarsın sen bana hiçbir şey yapamazsın ayrıca söylediklerimde haklıyım üste çıkamazsın güneş
Güneş : vay şimdi güneş oldum ha ablaya ne oldu masal hanım buraya kadar mı sevmiyor musun artık beni
Masal : abla demem ablam hakkında kötü düşünen birine abla demem evet sevmiyorum seni çünkü kötüsün kendi kardeşini kıskanacak kadar kötüsün
Güneş : ya ben kötü falan değilim kardeşimi kıskanmadım ben sadece onun kadar sevilmek istedim ailem beni de görsün istedim ama olmadı yağmur yağmur yağmur takılmış dillerine bir yağmur bıktım masal bıktım beddua etmemiştim ama kurtulmasını da istemiyorum
Masal güneşe sert bir tokat atıp üstüne yürüdü
Masal : ya sen ne kötü bir insansın Allah seni bildiği gibi yapsın bencil iki yüzlünün tekisin nefret ediyorum senden aklım almıyor biz mi seni masum sanırdık yada sen hep böyle kötü müydün
Güneş : ya neden anlamıyorsun bende sevilmek istedim beni de sevsinler diye uğraştım
Masal : seni sevsinler diye ya kızım sen kötüsün kötü kim seni sevsin seni eski nişanlın bile sevmeyip terk etmedi mi sen sevilmeyi hak etmiyorsun
Güneşin gözleri dolmuştu masal ne söylediğinin farkına vardı ama iş işten geçmişti güneşi en hassas yerinden yaralamıştı güneş hastaneden arkasına bakmadan çıkmıştı yanına ne çanta ne telefon alamadan yol boyunca yürümüş yürümüş ta ki sokakta ki sersilere denk gelene kadar tartışmış güneş param yok dedikçe para istemişler serseriler polis arabasının sesini duyunca o panikle biri kaçmış diğeri polise şikayet edip ifade vermesin diye güneşe bıçağı taktı güneş olduğu yere yığıldı polis aracı güneşin yanında durdu hemen ambulans çağırdılar güneş ambulansla hastaneye kaldırıldı masallar hastanede bahçede bekliyorlardı hem hava alıyorlardı hem de içeride yoğum bakımın önünde kalabalık yapmayalım diye dışarıdalardı ambulansa bahçeye giriş yaptı
Masal : yaralı getirdiler her halde umarım iyi olur
Neslihan : Rabbim bütün hastalara şifa versin kızım
Ambulansın kapısı açıldı sedyeyle güneşi indirdiler masal güneşi sedyede öylece baygın görünce
Masal : güneşşşşş ne oldu sana kim yaptı bunu sana bir şey söyleyin ablama ne oldu
Hemşire : bıçakla yaralanmış izin verin de müdahale edelim
Güneşi içeri götürdüler masal hemen annesinin yanına fırladı
Masal : anne güneş
Neslihan: ne oldu güneşe kızım söylesene
Masal : anne güneşi getirdiler anne güneş bıçaklanmış
Neslihan : nasıl bıçaklanmış kim benim yavrumu bıçakladı
Masal : bilmiyorum içeri aldılar şimdi gidelim bekleyelim
Neslihan masal Ahmet içeri girdi güneşin olduğu kata çıkıp beklemeye başladılar Neslihan için zor bir bekleyişti gece uzun saatler geçmek bilmiyordu bu arada baran hastaneye gelmişti doktor arkadaşının odasına girdi doktor baranı baştan aşağı süzdüğünde bitmiş tükenmiş bir adam görüyordu arkadaşını daha önce hiç böyle görmemişti arkadaşını aşk çarpmıştı gerçekten de ilk görüşte aşk olduğuna inandı arkadaşı sayesinde
Baran : yağmur nerde durumu nasıl neden hastanede onu görmek istiyorum
Doktor : kardeşim bir sakin ol başını taşa sert çarptığı için burada durumu stabil yoğum bakımda uyutuyoruz onu daha sonra görürsün şimdi yoğum bakımda
Baran : yağmuru görücem
Doktor : baran bak şimdi olmaz
Baran : bak rica ediyorum yağmuru görmem lazım yanında olduğumu söylemem lazım
Arkadaşını kırmayıp onu hazırladı yağmurun yanına götürdü sadece beş dakika dedi baran içeri girdi yağmuru öyle yatarken görünce kalbine bir ağrı saplandı
Baran : yağmur ben geldim sen çok güçlü bir kızsın bunu da atlacaksın şimdi uyansan konuşssan sen konuşmayınca garip oluyormuş ben şu kısacık zamanda sana çok alıştım ben aslında kızlarla konuşamam ama seninle konuşmaya başlayınca da susamam ben ne yaşıyorum bilmiyorum ne hissediyorum onu da bilmiyorum bildiğim tek bir şey var ben sensiz yapamıyorum yani böyle bana car car cevap veren inatçı birinin hayatımda olmaması kötü olurdu benim hayatıma ışık oldun ben senden önce nefes almıyormuşum sen benim nefesim oldun yine olsa yine sana arabayla çarparım çünkü sinirli sinirli konuşunca çok güzel konuşuyordun evlendin mi bilmiyorum ama tek bildiğim şey içimdeki duygular evli de olsan sana uzakta olsam uzaktan da olsa sen hep benim kadın olarak kalacaksın o kadar bağlanmışım ki sana yüzünün her zerresini zihnime kazımak istiyorum uyanınca seni bekliyor olacağım benim eşsiz meleğim
Yağmur elini oynattı baran hemen heyecanla ayağa kalktı yağmur yorgun sesiyle baranı sayıklamıştı
Yağmur : baran
Baran : buradayım güzelim yanındayım
Yağmur : ben ben
Baran : yorma kendini ben hemşireyi çağıracağım şimdi
Yağmur : söylemem lazım ben evlenmedim
Baran : bunları sonrada konuşuruz
Baran hemen kapıdan hemşire diye bağırdı hemşire içeri girdi baranı dışarı çıkarıyordu ki
Yağmur : baran gitme
Baran hemşireden izin alarak yağmurun yanına gitti
Baran : güzelim gitmiyorum burada kapının önündeyim doktorlar hemşireler seni muayene edecek sonra tekrar yanına gelicem tamam mı
Yağmur : tamam gitme bir yere
Baran : sen istesende gitmem
Baran yağmurun alnından öpüp odadan çıktı doktoru beklemeye başladı doktor çıktı yağmuru normal odaya alıyorlarmış baran derin bir oh çekti rahatlamıştı baran baran hemen dışarı çıktı yandaki çiçekçiye gidip yağmura bir çiçek alacaktı ama yağmur nasıl bir çiçek severdi ki sonra düşündü ona çarptığı günü hastaneyi düşündü hatırladı boynunda menekşe desenli menekşe almaya karar verdi çiçekçiye girdi menekşeyi alıp çıktı hastaneye geri geldi yağmurun oda numarasını öğrenip odasının önüne geldi üstünü düzeltti kapıyı tıklayıp içeri girdi çiçekleri arkasına sakladı
Yağmur : baran neredeydin çok merak ettim
Baran: sana bu çiçekleri almak için dışarı çıktım
Yağmur : menekşe mi onlar ya çok severim de sen nerden biliyorsun
Baran : kolyen seni ele vermiş olabilir al bakalım
Yağmur : çok güzeller teşekkür ederim
Baran : anlat bakalım neden hastanedesin
Yağmur : şimdi yorgunum daha sonra anlatsam şimdilik raporlu sayılsam
Baran : iyi öyle olsun bakalım ailene yakalanmadan ben kaçıyım sen de dinlen
Baran yağmurun alnından öpüp çıktı
Bu arada Güneşin durumu gayet iyi onu normal odaya almışlar masal Neslihan hanım ve Ahmet beyde yağmuru görmeye geldiklerinde yoğum bakım boştu hemşireye sordular odaya çıkarıldığını ve oda numarasını söylediler hızla çıktılar yağmurun yanına masal hemen kapıyı açıp girdi içeri yağmura sımsıkı sarıldı ağlamaya başladı
Masal : abla sana bir şey olacak diye çok korktum
Yağmur : masalım tamam sakin ol iyiyim bak ama biraz daha sıkarsan iyi olmayabilirim
Masal : şey özür dilerim farkında değildim
Yağmur : sorun değil üzülmeyin artık ben iyiyim hem benden öyle kolay kolay kurtulamazsınız haberiniz olsun
Masal : kurtulmak isteyen yok zaten
Yağmur : güneşi göremedim güneş nerde masal niye öyle bakıyorsun kızım söylesene güneş nerde
Masal : güneş yaralandı ama şimdi senin gibi onu da odaya aldılar durumu iyi
Yağmur : ne diyorsun masal sen ne yaralanması ne oldu güneşe doğru dürüst anlat şunu
Masal : anlatacağım ama kızmak yok
Yağmur : masal pazarlık yapma anlat kızar mıyım kızmaz mıyım ben karar veriyim anne siz doktora sorsanıza ilaçlarımı ne zaman çıkacağımı
Neslihan hanım Ahmet beyle çıktılar odadan zaten bugüne kadar kızların arasında olanları anlamadı bugünde değişmedi zaten yüreği yanıyordu Neslihan’ın bir yavrusu hastaneden çıkmadan diğer yavrusu hastanelik olmuştu ama güçlü olacaktı doktorun odasına geldiler ilaçları çıkış zamanını falan konuşacaklardı o sırada yağmur güneşe ne olduğunu öğrenecekti
Masal : biz güneşle tartıştık ben biraz ağır konuştum o da kırıldı gitti sokakta da sersiler saldırmış ama ben böyle olacağını bilsem öyle söyler miyim gerçekten istemeden oldu
Yağmur : sen güneşin bu kadar kırılacağı ne söyledin
Masal : o bana sevilmek istediğini söyledi bende seni eski nişanlın bile sevmeyip terk etmiş sen sevilmeyi hak etmiyorsun dedi
Yağmur : afferim sana masal mükemmel bir şey yapmışsın kızım sen ne söyleginin farkında mısın böyle bir şeyi nasıl söylersin üstelik o zor zamanlarda sen bizzat yanındaydın
Masal : ya biliyorum evet ben yanındaydım ama sinirle söyledim abla beni bir daha affetmez demi
Yağmur : affetmesini geçtim konuşursa iyidir ama merak etme sen sana kıyamaz gerçi sen ablana kıymışsın ama
Masal : ya abla deme öyle zaten çok pişmanım güneş gözlerini açsın özür dileyeceğim
Yağmur : ikidir dikkatimi çekiyor güneş diyorsun abla demiyorsun ne olursa olsun o senin ablan
Masal : tamam abla o benim ne olursa olsun ablam
Yağmur yavaşça yerinden doğruldu güneşi görmesi lazımdı kardeşleri ne yaparsa yapsın arkasındaydı
Masal : abla ne yapıyorsun yatman lazım
Yağmur : yatmam değil benim güneşi görmem lazım hangi odada
Masal : tamam ben seni götüreyim ama yavaş hareket et
Yağmur : tamam tamam
Odadan çıkıp asansöre bindiler güneşin odasının olduğu katta indiler masal dışarıda kaldı yağmur odaya girdi güneşine şöyle bir baktı sandalyeye yanına oturdu
Yağmur : benim güzel güneşim ben geldim bak kim bilir nasıl canın yanmıştır ama şimdi iyisin buradasın hiçbir şeyin önemi yok
Güneş : abla iyisin buradasın şükürler olsun
Yağmur : buradayım güneşim yalnız ben değil masal da burada
Güneş : abla ben masalla konuşmak istemiyorum ona çok kırıldım hakanı hatırlatıp beni buradan vurması çok canımı yaktı
Yağmur :anlıyorum seni ama onun da sinirli haline denk gelmiştir şimdi görsen çok pişman hem sana güneş de demiyor abla diyor
Güneş : gerçekten mi öyleyse gelsin içeri bir konuşalım bakalım ama öncesinde özür dilerim abla
Yağmur : neden özür diliyorsun güneşim
Güneş : ya abla ben galiba seni biraz kıskandım beni değil de seni istediklerinde her zaman ön planda olmanı hazmedemedim masalda ondan dolayı beni suçladı bende onun sözlerine sinirlenip herkesin ağzında yağmur da yağmur var dedim kurtulmasını istemiyorum dedim ama gerçekten sinirden söyledim ben çok özür dilerim
Yağmur :sorun değil güneşim ben içten söylediğini düşünmüyorum ayrıca hiç kimse sizi sevmesin ben ikizinizde seviyorum bugün yaşananları unutuyoruz tamam mı ayrıca biz kardeşiz tartışabiliriz küsebiliriz kırılabiliriz ama birbirimize arkamızı dönmeyiz unutma
Güneş : haklısın abla hadi durma o zaman masalı çağır da küçük kardeşimizde gelsin
Yağmur kapıya gitti yavaşça kapıyı açtı masal mahcup bir şekilde odaya girdi masal söze nereden başlayacağını bilmiyorum
Güneş : gel buraya gel bakma öyle masum masum
Masal : ya abla ben çok özür dilerim ya ben seni çok seviyorum o sözler için çok pişmanım
Güneş : tamam artık üzülme ablamın da dediği gibi bugünü unutalım
Yağmur : ellerini koyun elimin üstüne bu eller hiç ayrılmasın birbirimize kızsak da tartışıp küssek de hatta birbirimizin canını da yaksak ayrılmıyoruz çünkü biz kardeşiz aynı bahçenin farklı çiçekleriyiz unutmayalım babaannem hep biz öyle demez miydi benim bahçemin birbirinden güzel çiçekleri
Güneş : evet öyle derdi özledim onu abla buradan çıkınca gidelim mi bir hafta sonu kaçarız
Yağmur : hastaneden bir çıkalım da bakarız ayrıca nerede olduğunu öğrenmemiz lazım önce
Masal : o zaman o iş bende sevgili anne ve Ahmet amcaya bir tık yakın olurum annem nasılsa konuşur
Yağmur : bu arada ben kızlara hiçbir şey demedim sizde söylemeyin
Güneş : merak etme abla benden sır çıkmaz ama masalı bilemem
Masal : bak ya laf mı çaktı o bana buradan çıkalım görürsün sen
Kızlar hastanede bir aradalar Neslihan hanım ve Ahmet bey bahçede baran eve gitmişti her ne kadar hastaneye tekrar gitmek istese de eve gidip kardeşlerine bakması lazım aynı yağmur gibi onun da sorumluluğu var eve geldi arabasını bahçeye park edip eve girdi
Serkan : kimleri görüyorum baran bey siz evin yolunu bilir miydiniz
Baran : kardeşim ne sen sor ne ben söyliyim yoğundum diyelim
Serkan : bak sen de bu aralar değişik bir haller var ne lan aşık mı oldun yoksa
Baran : yok ya onu da nerden çıkardın
Serkan : şirketteki işlerinden bugüne kadar hiç işe gitmemezlik yapmazdın bu aralar şirkete uğradığın yok sen hayırdır neler çeviriyorsun
Baran : bu cümleyi bir kere kurucam bir kerelik dalga geçmene göz yumucam ama abartmak yok Oğlum ben aşık oldum aslında ne hissetimi bilmiyordum ama bu kıza fena tutuldum onunlayken hiçbir şey düşünmüyorum bana bir cevaplar veriyor var ya daha çok seviyorum
Serkan : ooooooo sen olmuşsun benim sert asabi abim gitmiş yerine pamuk şekeri gibi biri gelmiş o zaman bu şarkı benden sana gelsin o eski halinden eser yok şimdi
Baran : geç oğlum sen de dalganı geç ama bir seferlik izin veriyorum
Serkan : şaka bir yana senin adına çok sevindim de biz yengeyle ne zaman tanışacağız
Baran : oğlum ben açılamadım ki kıza hayır daha önce hiçbir kızla konuşmuşluğum bile yok ne yapacağım bilmiyorum
Serkan : abi şöyle yapalım yengeyi kaçıralım
Baran : ne diyorsun oğlum sen ne kaçırması
Serkan : abi bir dinle bizim çiftlik evini ayarlayacaz yengeyi oraya kaçıracağız biz içeride dururken sen arka taraftaki bahçeyi hazırlayacaksın ben onu oraya getireceğim sende o sırada ona açılırsın
Baran : oğlum iyi plan hoş planda peki kız gelip benimle niye düzgün konuşmadın derse o zaman ne yapacağım ben
Serkan : sende başa başa konuşmak daha iyi ikimizin de ailesinin sürekli bir yerlerden çıkma ihtimali var ondan dolayı böyle bir yola başvurdum affet beni falan dersin o zaten sana kıyamaz
Baran : tamam olur yapalım bakalım neler olacak ömeri karıştırmayalım o şimdilik plan dışı dursun
Serkan : tamamdır o zaman ben çıkıyım kaçırma işlemine başlayalım sen önce telefonunu sessize al kaçırıldığında seni arayabilir
Serkan evden çıktı baran da onu arkadan takip ediyordu yağmur hastaneden çıkmıştı hastane kokusunu sevmiyordu güneş bir gün daha kalması gerektiğinden annesi Ahmet amcası masal güneşin yanındaydı yağmur evde tekti kapı çaldı yağmur kapıyı açmak için kalktı kapıyı açtı dışarıda kimse yoktu bir iki adım atıp etrafına bakındı o sırada Serkan saklandığı yerden çıktı yavaşça yağmurun arkasından yaklaşıp onu bayılttı kapıyı çekti yağmuru arabaya götürüp arabaya koydu başında kar maskesi geçirdi çiftlik evine doğru sürmeye başladı yaklaşık 2 saat sonra çiftlik evine vardılar Serkan yağmuru yavaşça kucağına aldı kulağında ’kusura bakma yenge ‘ diyerek fısıldadı yağmuru koltuğa yatırdı dışarı çıktı kapıyı kilitledi kızın cebinden telefonu almamıştı bilerek bakalım baranı arayacak mı yağmur gözünü açtığında bilmediği bir yerde olduğu için korktu hızla kalktı yerinden kapıyı açmaya çalıştı kapı kilitliydi kapıya vurmaya başladı
Yağmur : açın kapıyı bırakın beni kimse yok mu deliricem ya neredeyim ben çıkarın beni buradan
Yağmur sinirden ağlamaya başlamıştı kim onu neden kaçırsın ki kimseye bir şey yapmamıştı baran çiftlik evine 20 dakika uzaklıkta bekliyordu aklı yağmurda çok korkmuş mudur acaba diye düşünüyordu derken telefonu çaldı baran telefonunu açtı
Baran : efendim ne oldu yağmur
Yağmur : baran kaçırıldım ben nolur bana yardım et nerde olduğumu da kimin kaçırıldığımı bilmiyorum lütfen kurtar beni
Baran : ben ne yapabilirim ki nerde olduğumu bilmiyorum diyorsun benim yapabileceğim bir şey yok
Yağmur tam bir şey diyecekken içeri maskeli Serkan girdi yağmur tek kelime daha edemedi Serkan telefonu hızla elinden aldı
Serkan : telefonla konuşmak yok burada uslu uslu bekle yoksa canın yanar
Yağmur : benden ne istiyorsunuz bırakın beni gidiyim ben bir şey yapmadım hem siz bittiniz sevgilim beni kaçırdığınızı duyunca sizi mahvedecek
Serkan : anladık sus otur yoksa canın yanar
Kapıyı kilitlemişti yağmur kapıyı açtı yavaşça etrafına bakındı kimseyi görmeyince koşmaya başladı hızla koşuyordu Serkan peşinden gitmeye başladı kuru sıkı silahını çıkarıp havaya bir el ateş etti
Yağmur bunu duyunca daha çok korktu daha da hızlı koşmaya başladı ayağı takılıp yere düştü Serkan peşinden yetişti kolundan tutup kaldırdı yağmur kurtulmak için adama vurmaya başladı
Yağmur : bırak beni bırak ne istiyorsunuz benden lütfen bırak
Serkan : kızım bir dur mosmor ettin her yerimi çürüttün elin ne kadar ağırmış yürü bu kaçmanın hesabını evde soracağım
Yağmur : bak para falan mı istiyorsun ne kadar istiyorsan söyle vereyim yeter ki bırak beni
Serkan : ban değil patrona söylersin şimdi bu evden çıkmak yok gir ve kapıyı kapat
Yağmur eve girdi koltuğa oturdu dizlerini kendine çekip ağlamaya başladı bilmediği bir yerde tanımadığı birinin elindeydi kaçıranın niyeti neydi öldürmek mi saldırmak mı ne istiyordu yağmurdan yağmur korkuyordu baranın onu kurtarmasını istiyordu derken Serkan içeri elinde bir kutuyla geldi
Serkan : patron akşama burada olacak bunu giymeni istiyor
Yağmur : ben elbise falan giymek istemiyorum buradan gitmek istiyorum
Serkan bir şey demeden evden çıktı yağmur kutuyu açtı kutuda masmavi bir elbise vardı giymek istemiyordu ama bir yandan da dediklerini yapması gerekiyordu canının yanmasından korkuyordu çünkü elbiseyi giyip koltuğa oturup beklemeye başladı kapı açıldı Serkan girdi yağmur bir adım geriledi korkuyordu ondan belindeki silahtan Serkan yağmurun kolundan tutup evden çıkardı
Yağmur : ya bırak beni lütfen bak sen iyi birine benziyorsun beni bırak sevgilimde seni yaşatsın
Serkan : sabahtan beri bir sevgilim lafı gidiyor kimmiş senin sevgilin
Yağmur : baran
Serkan : bu mu sevgilin demir şirketin sahibi baran demir
Yağmur : evet de sen onu nereden tanıyorsun bana bak ona bir şey yapmaya kalkma seni mahvederim
Serkan : offff çok konuştun yürü bakalım
Kocaman çiftlik evinin yanında müştemilat gibi bir yeri vardı oranın önüne geldiler Serkan yağmuru içeri doğru itti kapıyı kilitledi yağmur başını yerden kaldıramıyordu baran ona doğru adım atıyordu ki yağmur kapıyı açmaya çalıştı çırpındı çırpındı baran arkadan yağmura sımsıkı sarıldı yağmur kokusundan tanımıştı barandı bu
Yağmur : sen buradasın ama nasıl bir şey yapamam demiştin
Baran : tüm bu yaşadıkların küçük bir oyundu baş başa kalalım diye
Yağmur : ya sen anlamıyorum düşünüyorum düşünüyorum anlamıyorum sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın manyak mısın psikopat mısın ya benim korkudan ağlamaktan içim dışıma çıktı
Baran : bak biliyorum çok korktun ama anlatmama izin ver
Yağmur : dinlemek istemiyorum son bir soru maskeli kişi kim
Baran : kardeşim Serkan
O sırada Serkan içeri girdi maskeyi çıkardı belinde ki silahı da masaya koydu
Serkan : abi durum ne siniri yatıştı mı
Yağmur : abin değil ben cevap vereyim yatışmadı ya siz ne psikopat insanlarsınız ya
Baran : yağmur bak sakin ol
Yağmur : ya ne sakin olacağım senin kardeşin ben kaçtığımda silahla havaya ateş etti
Baran : yağmur bak her şeyi neden yaptığımı falan anlatacağım ama şu an sağlıklı düşünemiyorsun skin ol
Yağmur hızla masada duran silahı eline aldı barana ve serkana doğrulttu
Baran : yağmur sakin ol o silahı bırak bak her şeyi anlatacağım lütfen bırak o silahı
Serkan : bak ne kadar özür dilesem az biliyorum gereğinden fazla korktun ama silahı bırak da öyle konuşalım
Yağmur : ya neyi konuşacağız ben bugün ne kadar korktum ya biz nasıl bir ülkede yaşıyoruz farkında degilmisiniz her gün onlarca kadın öldürülüyor bir manyak tarafından bir psikopat tarafından kafaya takılıp takip ediliyor kaçırılıyor saldırıya uğruyor öldürülüyor cesedi ortadan kaldırılıyor ya ben çok korktum biri kafayı bana da taktı sandım ailemi sevdiklerimi bir daha göremeyeceğim sandım birde böyle bir yere getirilmişim burada bir yere öldürülsem kimse beni bulamaz ne kadar korktum haberin var mı beni anlayabiliyor musun bu korkuyu yaşatmaya ne hakkın var üstelik seni yeni tanımama rağmen bu kadar güvenirken
Baran : bak ne desen haklısın yapmamam gerekiyordu ben bu açıdan düşünmemiştim bin kere özür dilerim çok haklısın ama sen benim için çok değerlisin
Yağmur : o yüzden mi gözyaşlarımı görmezden geldin çok değer verdiğin için mi
Baran : bak ne desen haklısın ben işlerin buraya kadar geleceğini hiç düşünmemiştim yanına geleyim sakince konuşalım hadi güzelim bak geliyorum yavaşça
Baran yağmurun yanına yavaşça vardı yağmur yaşlı gözlerle barana bakıyordu baran elini yavaşça yağmurun silah tuttuğu elinin üstüne koydu ve yavaşça silahı indirdi yağmur silahı bırakmıyordu baran silahı almaya çalışıyor yağmur bırakmıyordu
Baran : ben senin düşündüğün gibi düşünmemiştim senin canın yandı ya benim canım daha çok yandı
Yağmur : ya neden neden senin canın niye yanıyor
Baran : çünkü ben seni
Baranın cümlesini yarıda kesen patlama sesiydi hangisi vurulmuştu baran mı yoksa yağmur mu derken baran yere yığıldı yine söyleyemedi yağmura onu sevdiğini yine yarım kaldı Serkan hemen abisinin yanına koştu
Serkan: abi iyi misin bir şey söyle yağmur ne yaptın sen abi
Baran : iyiyim Serkan korkma ufak bir yara ciddi değil merak etme
Serkan : abi hadi hemen hastaneye gidelim yaranı gösterelim
Baran : hastane olmaz hastaneye gidersek yağmurun başı belaya girer sen bir doktor bul
Serkan : abi başı belaya girerse girsin kan kaybediyorsun hastaneye gitmemiz lazım
Baran : tamam ama şikayetçi olmuyorsun hastaneden sonra sinirimi senden çıkarırım bilesin
Serkan : tamam abi tamam hadi gidelim arabaya
Serkan abisini ayağa kaldırdı yavaşça arabaya götürdü içeri girdi yağmur öylece donup kalmıştı Serkan onu da alıp arabaya götürdü abisinin yanına bindirdi yağmur arkasındaki bezi alıp baranın yarasının üstüne bastırdı konuşmuyor gözleri dolu dolu öylece bakıyordu hastaneye gidene kadar yaradan bir dakika bile elini çekmemişti Serkan aynadan doğru yağmura hiç iyi bakmıyordu yağmura şuan çok sinirliydi ama abisinin hatırına şu an susuyordu hastaneye vardılar
Serkan : sedye getirin yaralı var
Hızla baranı sedyeye koyup içeri aldılar hızla ameliyata girip müdahale ettiler yağmur ve Serkan bekliyorlardı yağmur sessizce ağlıyordu yaşadıklarını düşünüyordu çok korkmuştu daha yeni tanıdığı bir adama bu kadar bağlanmıştı ki böyle bir durum aklına gelmezdi Serkan öfkesiyle yağmurun üstüne yürüdü ona o kadar öfke doluydu ki yağmuru ayağa kaldırdı kollarından tuttu yağmuru sarsmaya başladı
Serkan : mutlu musun bak senin yüzünden abim ne durumda mutlu musun konuşsana bir şey söyle durma susma söyle her şey senin yüzünden oldu
Yağmur bir anda serkanı itti ne oluyordu ya yağmurun korkmuş olmasından başka ne suçu vardı
Yağmur : ben özür dilerim bir dakika ya niye ben özür diliyorum ben sadece sizin yaptığınız saçmalık yüzünden korktum o anın şokuyla davrandım silaha ve bir şey daha senin bu kadar sesin çıktığına göre kaçırma oyunu senin başının altından çıktı demi o yüzden gelip bana poz kesiyorsun baranın böyle bir şey aklına gelmemiştir
Serkan : kimin başının altından çıktıysa çıktı abime bir faydası var mı yok sen dua et abime bir şey olmasın yoksa seni var ya
Yağmur : hadi ya ne olur beni ne yaparsın söyle gücün kızlara yetiyor demi abine gelince süt dökmüş kedi gibisin
Serkan : bak kızım zorlama beni
Yağmur : zorlarsam ne olur abinin arkasına mı saklanırsın
Serkan : bak benim sinirlerimi bozma abimin hatırına susuyorum yoksa ben sana yapacağımı bilirim
Yağmur : ne yapabilirsin ki en fazla korkmuyorum senden
Serkan : sen şimdi görürsün
Serkan hızla uzaklaştı yağmurun yanından Serkan tam gitti doktor çıktı
Yağmur : doktor bey baran nasıl iyi mi
Doktor : hanımefendi sakin olun baran beyin durumu gayet iyi kurşunu çıkardık normal odaya alıyoruz
Yağmur : peki kendine ne zaman gelir
Doktor : orası hastamıza bağlı ama güçlü bir bünyesi var kısa zamanda toparlar
Yağmur : peki her şey için teşekkürler
Baranı odaya almışlardı yağmur tam yanına gidecekken Serkan yanında polislerle geldi yağmur şaşırmamıştı Serkan başka ne yapabilirdi ki zaten
Polis : yağmur özden
Yağmur : evet benim buyurun memur bey
Polis : baran demiri öldürmeye teşebbüsten sizi göz altına alıyorum
Yağmur : ama kazayla oldu ben bir anlatsam size
Polis : merkezde anlatırsınız gidelim buyurun
Yağmur polisler birlikte polis arabasına doğru gitti arabaya bindi merkeze doğru gitmeye başladılar
Yolda düşündüğü tek şey barandı acaba gözünü açmış mıydı durumu nasıldı ailesine ne diyecekti ben bir adamı vurdum karakoldayım mı büyük ihtimalle akrabalara rezil olduk bu kızı kimse de istemez diye düşünürler zaten bugüne kadar ne zaman arkamda oldular diye düşündü yağmur ama annesi bir kere kızının arkasında durdu onu nikahtan kurtarmıştı bir o vardı zaten yağmur yolu izlerken karakola gelmişlerdi yağmuru nezarete attılar ifadeni birazdan alacağız diye yağmur parmaklıklar ardında beklemeye başladı diğer yandan hastanede baran odaya alınmıştı Serkan abisinin başında bekliyordu baran yavaş yavaş gözlerini açtı odaya şöyle bir göz gezdirdi serkana döndü
Serkan : abi nasılsın kendini nasıl hissediyorsun ağrın sızın var mı
Baran : iyiyim merak etme ağrım hafif
Serkan : şükürler olsun abi ucu atlattın daha kötü de olabilirdi
Baran : Allah korudu daha kötüsü olmadan Serkan yağmur nerede o beni yalnız bırakmazdı arabada hayal meyal hatırlıyorum yarama bez bastırıyordu şimdi nerde
Serkan : abi söyleyeceğim ama kızmak yok
Baran : sen böyle diyorsan kızacağım bir şey kesin dökül bakalım
Serkan : ya abi biz yağmurla tartıştık beni çok sinirlendirdi bende polise gidip seni yağmurun vurduğunu söyledim
Baran :ne söyledin ne söyledin ya sen delirdin mi hay ben senin sinirini ben sana demedin mi şikayetçi olmayacaksın diye abinin söylediği şeyi ne güzel yaptın afferim sana
Baran kolundaki serumu yavaşça çıkardı yataktan kalktı
Serkan : abi ne yapıyorsun daha yeni ameliyattan çıktın yatman lazım
Baran : yatamam gidip yağmuru kurtarmam lazım
Serkan : abi bırak çeksin cezasını
Baran : saçmalama Serkan yürü gidiyoruz sen gelmiyorsan ben tek giderim ama yine de yağmuru orada bırakmam
Serkan : tamam abi sen öyle diyorsan öyle olsun gidelim bakalım yağmur hanımı kurtarmaya
Baran : Serkan
Serkan : tamam sustum gidelim
Baran doktorları dinlemeden hastaneden çıktı arabaya bindi hala serkana çok sinirliydi özellikle söylemişti şikayet etmek yok ama Serkan dinlememişti
Baran : hala aklım almıyor nasıl yaptın ya bunu
Serkan : abi sinirliydim ayrıca o da küçük bir şakayı bu kadar büyütmeseydi
Baran : Serkan yanlış yaptık kabul et ayrıca bizim bir kız kardeşimizin başına aynı şey gelseydi onu seven adam ona açılmak için onu kaçırsaydı onun gözlerinden yaşlar aksaydı yine böyle düşünür müydün
Serkan : olmaz abi öyle şey kimse benim kardeşimi üzemez canını okurum
Baran : ne olacak oğlum alt tarafı bir şakaydı ne oldu kendi kardeşine olunca aslan kesildin bakıyorum da şunu unutma bir erkek bir kadını sevsin sevmesin adam olacak her şeyden önce insan olacak kadınlar başımızın tacı babaannem ne derdi erkek olmak kadına kötülük yapmak istemediği şeyler yapmak şiddet göstermek değildir erkek olmak kadınlara nazik olmaktır böyle senin saçının teline zarar gelse dünyayı yakarım deyip de o kadını yakmak değildir lafla herkes adam görünür asıl olan davranıştır derdi hatırlıyor musun
Serkan : hatırlıyorum abi sinirlerime hakim olmalıydım fazla ileri gittim yenge beni affetmeyecek
Baran : dur bakalım sana gelene kadar asıl beni affeder mi oğlum düşününce kız haklı her gün haberlerde neler duyuyoruz kadınları kızları öldürüyorlar oda yetmiyor parçalara ayıran bile var söylerken bile içim acıdı kadınları kızları korumak varken böyle vahşice öldürmek bunu ancak insanlıktan nasibini almamış biri yapabilir o yüzden aklında bulunsun yolda şirkette okulda her nerde olursan ol yardıma ihtiyacı olan bir kadın varsa ona yardım yardım etmeden başını çevirip gidersen iki gün sonra haberlerde görünce vicdanın sızlar bir insana en çok vicdan merhamet yakışır kardeşim
Serkan : haklısın abi kızları kadınları korumak onları bu canilerin eline bırakmamak lazım bir annenin evladının tabutuna sarılıp çok canı yanmış mıdır benim yavrumu demesinin önüne geçmeliyiz kadınlar değerli annelerimiz daha da değerli besliyorlar büyütüyorlar sonra şerefsizin biri geliyor senin canını senden koparıyor bir an önce karakola gidelim abi yağmurdan özür dilemek istiyorum
Baran : az kaldı merak etme afferim benim kardeşime babaanneme layık torunlar oluyoruz tıpkı onun bizi yetiştirildiği gibi
Serkan baranla konuşurken karakola gelmişlerdi arabayı park edip indiler aşağıya içeri girip ifade vermeye başladılar
Polis memuru : baran bey emin misiniz şikayetçi değil misiniz
Baran : değilim memur bey yağmur vurmadı beni benim silahımın tetiği çok hassas yağmur bana uzatırken bir anda patladı tamir ettirecektim ama işlerden vakit olmadı adamlara söyledim onlarda unutmuşlar gerçi ben onlara cezalarını verdim bundan sonra işlerini çok daha iyi yapacaklar
Polis memuru : peki baran bey siz öyle diyorsanız yağmur hanımı çıkarıyoruz
Polis telefon açtı yağmur hanımı çıkarın diye emir verdi baran memura teşekkür edip ayağa kalktı yağmuru beklemeye başladı bir süre sonra dolu gözlerle yağmur geldi yağmur karşısında baranı görünce daha da ağlamaya başladı ona doğru hızla koştu ve boynuna atlayıp sımsıkı sarıldı çok korkmuştu ona bir şey olacak diye
Yağmur: çok şükür iyisin buradasın bırakmadın beni
Baran : iyiyim ve buradayım ben seni burada bırakır mıyım hiç
Yağmur : çok korktum san bir şey oldu diye benim sana söylemem gereken bir şey var
Yağmur barandan ayrıldı yağmurun şuan kafası çok karışıktı ne yapacağını ne düşüneceğini nasıl davranacağını bilmiyordu bu hissettiği bambaşka bir duyguydu tarif edemiyor adını koyamıyordu daha önce hiç böyle hissetmemişti bakalım nasıl bir yol nasıl bir çıkış bulacaktı
Yağmur : baran bir süre görüşmeyelim
Baran : anlamadım ne diyorsun
Yağmur : ben bir süre görüşmek istemiyorum en azından kafamı toplayana kadar şu an hiç mantıklı düşünemiyorum o yüzden en iyisi ayrı kalmak
Baran : yağmur ama ben
Yağmur : baran lütfen daha fazla konuşma böylesi ikimiz içinde daha iyi olacak şimdi buradan da senden de gidiyorum hoşça kal
Yağmur arkasında kırık bir kalp yıkılmış bir adam bırakmıştı baran yağmurun sözlerinden sonra adeta çökmüştü canı yanmıştı şu karanlık dünyasına ışık olmuştu yağmur ama yaptığı ilk hatada yağmur bırakmıştı onu aslında bırakmadı sadece nasıl davranacağını bilmiyor kafası çok karışıktı biraz yalnız kalıp düşünmeye ihtiyacı vardı her şey o kadar üst üste gelmişti ki baran hızla yağmurun peşinden gitmeye başladı yağmursuz yapamazdı onsuz olmazdı hızla yetişti kolundan tutup kendine çevirdi
Baran : öyle ayrı kalalım hoşça kal deyip gidemezsin yağmur hanım
Yağmur : baran bırakır mısın ayrı kalalım dedim bitti
Baran : sen bitti deyince bitmiyor hanım efendi
Yağmur : baran ne istiyorsun benden söyle ne istiyorsun
Baran : benden uzak durmanı istemiyorum senin benden uzak durman canımı yakıyor seviyorum kızım ben seni hem de öyle böyle sevmek değil deli gibi aşığım sana
Baran yağmurun kendisini bırakması korkusuyla çiftlik evinde söylemediğini şimdi söylemiş yağmura aşkını ilan etmişti baran bu ilan sonrasında yağmuru kendine çekti dudaklarına yapıştı bardaktan boşalırcasına yağan yağmur altında öpüşüyorlardı yağmur anın büyüsüne kendini bırakmış ne düşüneceğini bile düşünmüyordu sadece ana odaklanmıştı baran mutluydu şimdiye kadar yağmurun kendisini itip tokat atmasını bekliyordu ama beklediği olmamıştı yağmur onu ne itmiş nede tokat atmıştı bunun üstüne baranın öpüşüne karşılık vermişti ve bu andan itibaren anlamıştı baran sevdiği ondan gitmiyordu sadece kafası karışıktı hak veriyordu yağmura çünkü baranda başta hissettiği duygunun ne olduğunu bilmiyordu sonra kalbini dinledi duygularının farkına vardı yağmurda öyle olacaktı sadece biraz kafasını dinlemesi toplaması gerekiyordu bakalım yağmur baranın itirafına nasıl bir tepki verecek ne söyleyecek neler yapacak bu ikilin aşkı dillere destan olacak
Sizce yağmur ve baran çifti hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Sizce yağmurdan itiraf ne zaman gelecek ?
Sizce bu ikili birbirine neden ailelerinden bahsetmiyor ?
Sizce yağmur ve baran aşkı nasıl ilerleyecek başlarına ne gelecek ?
Yağmurun korkusu ile ilgili ne düşünüyorsunuz ?
Sizce gelecek bölümde neler olacak ?
Diğer çiftlerimiz sizce ne zaman tanışacaklar ?

