İçeriğe geç

aşk sana benzer

Bölüm 3 · 25 dk okuma

aşk sana benzer

Bölüm 3

ilk öpücük

Neslihan çığlık çığlığa bağırırken Ahmet koştu arabayı getirdi yağmuru arabaya bindirip hastaneye doğru hızla yola çıktılar diğerleri de onların peşinden gittiler Neslihan kendine çok kızgındı gözü evlatlarına karşı nasıl böyle kör olmuştu onlarla ilgilenmemişti ama yağmuru hastaneden çıksın kızlarına daha yakın olacaktı hastaneye geldiler

Neslihan : yardım edin sedye getirin

Yağmuru sedyeye yatırdılar içeri müdahale odasına aldılar doktor bir bakışta yağmuru hatırladı

Hemen müdahale etmeye başladı ardından yağmuru bir süre uyutmaları gerektiği için yoğum bakıma aldılar doktorumuz hemen barana mesaj attı bilmesi gerektiğini düşünmüştü baran parkta bankta öylece oturmuş yağmuru düşünüyordu evleniyordu yağmur o böyle düşünürken doktordan gelen mesaj ‘ kardeşim yağmuru acile getirmişler yaralı bir halde bilmek istersin diye düşündüm ‘ baran hızla banktan kalktı arabaya binip hızla hastaneye doğru gitmeye başladı kızlarda hastanede ablalarının uyanmasını bekliyordu ablası için en çok korkanda masal dı Neslihan biraz rahatlaması için Ahmet onu kafeteryaya indirdi

Masal : yeter ya yeter ne zaman uyanacak daha ne kadar uyutacaklar ablamı açsın artık gözlerini sesini özledim abla senin

Güneş : uyanacak ablacım biraz daha beklememiz lazım açacak gözlerini

Güneş masala sarıldı masal güneşi itti

Masal : sarılma bırak istemiyorum seni senin yüzünden ablam bu durumda

Güneş : masal saçmalama ben mi ittim ablamı neden benim yüzümden olsun tamam üzgünsün ama beni suçlamanı yanlış buluyorum

Masal : yanlış buluyorsun demi ya sen değil miydin seni değil ablamı istedikleri gece sinirlenip ona saydıran içinden beddua da mı ettin söyle onu kıskandığın için yaptın itiraf etsene yiyorsa itiraf et en azından yağmur ablam dobra aklına geleni söylüyor ama sen mıy mıy hareketler kıskandın demi onun doğal olmasını sürekli her şeyde ön plana çıkmasını kıskandın

Güneş : masal kırıcı oluyorsun yeter sus bak kalbini kırarım söylediklerin ağır

Masal : kalbimi mi kırarsın sen bana hiçbir şey yapamazsın ayrıca söylediklerimde haklıyım üste çıkamazsın güneş

Güneş : vay şimdi güneş oldum ha ablaya ne oldu masal hanım buraya kadar mı sevmiyor musun artık beni

Masal : abla demem ablam hakkında kötü düşünen birine abla demem evet sevmiyorum seni çünkü kötüsün kendi kardeşini kıskanacak kadar kötüsün

Güneş : ya ben kötü falan değilim kardeşimi kıskanmadım ben sadece onun kadar sevilmek istedim ailem beni de görsün istedim ama olmadı yağmur yağmur yağmur takılmış dillerine bir yağmur bıktım masal bıktım beddua etmemiştim ama kurtulmasını da istemiyorum

Masal güneşe sert bir tokat atıp üstüne yürüdü

Masal : ya sen ne kötü bir insansın Allah seni bildiği gibi yapsın bencil iki yüzlünün tekisin nefret ediyorum senden aklım almıyor biz mi seni masum sanırdık yada sen hep böyle kötü müydün

Güneş : ya neden anlamıyorsun bende sevilmek istedim beni de sevsinler diye uğraştım

Masal : seni sevsinler diye ya kızım sen kötüsün kötü kim seni sevsin seni eski nişanlın bile sevmeyip terk etmedi mi sen sevilmeyi hak etmiyorsun

Güneşin gözleri dolmuştu masal ne söylediğinin farkına vardı ama iş işten geçmişti güneşi en hassas yerinden yaralamıştı güneş hastaneden arkasına bakmadan çıkmıştı yanına ne çanta ne telefon alamadan yol boyunca yürümüş yürümüş ta ki sokakta ki sersilere denk gelene kadar tartışmış güneş param yok dedikçe para istemişler serseriler polis arabasının sesini duyunca o panikle biri kaçmış diğeri polise şikayet edip ifade vermesin diye güneşe bıçağı taktı güneş olduğu yere yığıldı polis aracı güneşin yanında durdu hemen ambulans çağırdılar güneş ambulansla hastaneye kaldırıldı masallar hastanede bahçede bekliyorlardı hem hava alıyorlardı hem de içeride yoğum bakımın önünde kalabalık yapmayalım diye dışarıdalardı ambulansa bahçeye giriş yaptı

Masal : yaralı getirdiler her halde umarım iyi olur

Neslihan : Rabbim bütün hastalara şifa versin kızım

Ambulansın kapısı açıldı sedyeyle güneşi indirdiler masal güneşi sedyede öylece baygın görünce

Masal : güneşşşşş ne oldu sana kim yaptı bunu sana bir şey söyleyin ablama ne oldu

Hemşire : bıçakla yaralanmış izin verin de müdahale edelim

Güneşi içeri götürdüler masal hemen annesinin yanına fırladı

Masal : anne güneş

Neslihan: ne oldu güneşe kızım söylesene

Masal : anne güneşi getirdiler anne güneş bıçaklanmış

Neslihan : nasıl bıçaklanmış kim benim yavrumu bıçakladı

Masal : bilmiyorum içeri aldılar şimdi gidelim bekleyelim

Neslihan masal Ahmet içeri girdi güneşin olduğu kata çıkıp beklemeye başladılar Neslihan için zor bir bekleyişti gece uzun saatler geçmek bilmiyordu bu arada baran hastaneye gelmişti doktor arkadaşının odasına girdi doktor baranı baştan aşağı süzdüğünde bitmiş tükenmiş bir adam görüyordu arkadaşını daha önce hiç böyle görmemişti arkadaşını aşk çarpmıştı gerçekten de ilk görüşte aşk olduğuna inandı arkadaşı sayesinde

Baran : yağmur nerde durumu nasıl neden hastanede onu görmek istiyorum

Doktor : kardeşim bir sakin ol başını taşa sert çarptığı için burada durumu stabil yoğum bakımda uyutuyoruz onu daha sonra görürsün şimdi yoğum bakımda

Baran : yağmuru görücem

Doktor : baran bak şimdi olmaz

Baran : bak rica ediyorum yağmuru görmem lazım yanında olduğumu söylemem lazım

Arkadaşını kırmayıp onu hazırladı yağmurun yanına götürdü sadece beş dakika dedi baran içeri girdi yağmuru öyle yatarken görünce kalbine bir ağrı saplandı

Baran : yağmur ben geldim sen çok güçlü bir kızsın bunu da atlacaksın şimdi uyansan konuşssan sen konuşmayınca garip oluyormuş ben şu kısacık zamanda sana çok alıştım ben aslında kızlarla konuşamam ama seninle konuşmaya başlayınca da susamam ben ne yaşıyorum bilmiyorum ne hissediyorum onu da bilmiyorum bildiğim tek bir şey var ben sensiz yapamıyorum yani böyle bana car car cevap veren inatçı birinin hayatımda olmaması kötü olurdu benim hayatıma ışık oldun ben senden önce nefes almıyormuşum sen benim nefesim oldun yine olsa yine sana arabayla çarparım çünkü sinirli sinirli konuşunca çok güzel konuşuyordun evlendin mi bilmiyorum ama tek bildiğim şey içimdeki duygular evli de olsan sana uzakta olsam uzaktan da olsa sen hep benim kadın olarak kalacaksın o kadar bağlanmışım ki sana yüzünün her zerresini zihnime kazımak istiyorum uyanınca seni bekliyor olacağım benim eşsiz meleğim

Yağmur elini oynattı baran hemen heyecanla ayağa kalktı yağmur yorgun sesiyle baranı sayıklamıştı

Yağmur : baran

Baran : buradayım güzelim yanındayım

Yağmur : ben ben

Baran : yorma kendini ben hemşireyi çağıracağım şimdi

Yağmur : söylemem lazım ben evlenmedim

Baran : bunları sonrada konuşuruz

Baran hemen kapıdan hemşire diye bağırdı hemşire içeri girdi baranı dışarı çıkarıyordu ki

Yağmur : baran gitme

Baran hemşireden izin alarak yağmurun yanına gitti

Baran : güzelim gitmiyorum burada kapının önündeyim doktorlar hemşireler seni muayene edecek sonra tekrar yanına gelicem tamam mı

Yağmur : tamam gitme bir yere

Baran : sen istesende gitmem

Baran yağmurun alnından öpüp odadan çıktı doktoru beklemeye başladı doktor çıktı yağmuru normal odaya alıyorlarmış baran derin bir oh çekti rahatlamıştı baran baran hemen dışarı çıktı yandaki çiçekçiye gidip yağmura bir çiçek alacaktı ama yağmur nasıl bir çiçek severdi ki sonra düşündü ona çarptığı günü hastaneyi düşündü hatırladı boynunda menekşe desenli menekşe almaya karar verdi çiçekçiye girdi menekşeyi alıp çıktı hastaneye geri geldi yağmurun oda numarasını öğrenip odasının önüne geldi üstünü düzeltti kapıyı tıklayıp içeri girdi çiçekleri arkasına sakladı

Yağmur : baran neredeydin çok merak ettim

Baran: sana bu çiçekleri almak için dışarı çıktım

Yağmur : menekşe mi onlar ya çok severim de sen nerden biliyorsun

Baran : kolyen seni ele vermiş olabilir al bakalım

Yağmur : çok güzeller teşekkür ederim

Baran : anlat bakalım neden hastanedesin

Yağmur : şimdi yorgunum daha sonra anlatsam şimdilik raporlu sayılsam

Baran : iyi öyle olsun bakalım ailene yakalanmadan ben kaçıyım sen de dinlen

Baran yağmurun alnından öpüp çıktı

Bu arada Güneşin durumu gayet iyi onu normal odaya almışlar masal Neslihan hanım ve Ahmet beyde yağmuru görmeye geldiklerinde yoğum bakım boştu hemşireye sordular odaya çıkarıldığını ve oda numarasını söylediler hızla çıktılar yağmurun yanına masal hemen kapıyı açıp girdi içeri yağmura sımsıkı sarıldı ağlamaya başladı

Masal : abla sana bir şey olacak diye çok korktum

Yağmur : masalım tamam sakin ol iyiyim bak ama biraz daha sıkarsan iyi olmayabilirim

Masal : şey özür dilerim farkında değildim

Yağmur : sorun değil üzülmeyin artık ben iyiyim hem benden öyle kolay kolay kurtulamazsınız haberiniz olsun

Masal : kurtulmak isteyen yok zaten

Yağmur : güneşi göremedim güneş nerde masal niye öyle bakıyorsun kızım söylesene güneş nerde

Masal : güneş yaralandı ama şimdi senin gibi onu da odaya aldılar durumu iyi

Yağmur : ne diyorsun masal sen ne yaralanması ne oldu güneşe doğru dürüst anlat şunu

Masal : anlatacağım ama kızmak yok

Yağmur : masal pazarlık yapma anlat kızar mıyım kızmaz mıyım ben karar veriyim anne siz doktora sorsanıza ilaçlarımı ne zaman çıkacağımı

Neslihan hanım Ahmet beyle çıktılar odadan zaten bugüne kadar kızların arasında olanları anlamadı bugünde değişmedi zaten yüreği yanıyordu Neslihan’ın bir yavrusu hastaneden çıkmadan diğer yavrusu hastanelik olmuştu ama güçlü olacaktı doktorun odasına geldiler ilaçları çıkış zamanını falan konuşacaklardı o sırada yağmur güneşe ne olduğunu öğrenecekti

Masal : biz güneşle tartıştık ben biraz ağır konuştum o da kırıldı gitti sokakta da sersiler saldırmış ama ben böyle olacağını bilsem öyle söyler miyim gerçekten istemeden oldu

Yağmur : sen güneşin bu kadar kırılacağı ne söyledin

Masal : o bana sevilmek istediğini söyledi bende seni eski nişanlın bile sevmeyip terk etmiş sen sevilmeyi hak etmiyorsun dedi

Yağmur : afferim sana masal mükemmel bir şey yapmışsın kızım sen ne söyleginin farkında mısın böyle bir şeyi nasıl söylersin üstelik o zor zamanlarda sen bizzat yanındaydın

Masal : ya biliyorum evet ben yanındaydım ama sinirle söyledim abla beni bir daha affetmez demi

Yağmur : affetmesini geçtim konuşursa iyidir ama merak etme sen sana kıyamaz gerçi sen ablana kıymışsın ama

Masal : ya abla deme öyle zaten çok pişmanım güneş gözlerini açsın özür dileyeceğim

Yağmur : ikidir dikkatimi çekiyor güneş diyorsun abla demiyorsun ne olursa olsun o senin ablan

Masal : tamam abla o benim ne olursa olsun ablam

Yağmur yavaşça yerinden doğruldu güneşi görmesi lazımdı kardeşleri ne yaparsa yapsın arkasındaydı

Masal : abla ne yapıyorsun yatman lazım

Yağmur : yatmam değil benim güneşi görmem lazım hangi odada

Masal : tamam ben seni götüreyim ama yavaş hareket et

Yağmur : tamam tamam

Odadan çıkıp asansöre bindiler güneşin odasının olduğu katta indiler masal dışarıda kaldı yağmur odaya girdi güneşine şöyle bir baktı sandalyeye yanına oturdu

Yağmur : benim güzel güneşim ben geldim bak kim bilir nasıl canın yanmıştır ama şimdi iyisin buradasın hiçbir şeyin önemi yok

Güneş : abla iyisin buradasın şükürler olsun

Yağmur : buradayım güneşim yalnız ben değil masal da burada

Güneş : abla ben masalla konuşmak istemiyorum ona çok kırıldım hakanı hatırlatıp beni buradan vurması çok canımı yaktı

Yağmur :anlıyorum seni ama onun da sinirli haline denk gelmiştir şimdi görsen çok pişman hem sana güneş de demiyor abla diyor

Güneş : gerçekten mi öyleyse gelsin içeri bir konuşalım bakalım ama öncesinde özür dilerim abla

Yağmur : neden özür diliyorsun güneşim

Güneş : ya abla ben galiba seni biraz kıskandım beni değil de seni istediklerinde her zaman ön planda olmanı hazmedemedim masalda ondan dolayı beni suçladı bende onun sözlerine sinirlenip herkesin ağzında yağmur da yağmur var dedim kurtulmasını istemiyorum dedim ama gerçekten sinirden söyledim ben çok özür dilerim

Yağmur :sorun değil güneşim ben içten söylediğini düşünmüyorum ayrıca hiç kimse sizi sevmesin ben ikizinizde seviyorum bugün yaşananları unutuyoruz tamam mı ayrıca biz kardeşiz tartışabiliriz küsebiliriz kırılabiliriz ama birbirimize arkamızı dönmeyiz unutma

Güneş : haklısın abla hadi durma o zaman masalı çağır da küçük kardeşimizde gelsin

Yağmur kapıya gitti yavaşça kapıyı açtı masal mahcup bir şekilde odaya girdi masal söze nereden başlayacağını bilmiyorum

Güneş : gel buraya gel bakma öyle masum masum

Masal : ya abla ben çok özür dilerim ya ben seni çok seviyorum o sözler için çok pişmanım

Güneş : tamam artık üzülme ablamın da dediği gibi bugünü unutalım

Yağmur : ellerini koyun elimin üstüne bu eller hiç ayrılmasın birbirimize kızsak da tartışıp küssek de hatta birbirimizin canını da yaksak ayrılmıyoruz çünkü biz kardeşiz aynı bahçenin farklı çiçekleriyiz unutmayalım babaannem hep biz öyle demez miydi benim bahçemin birbirinden güzel çiçekleri

Güneş : evet öyle derdi özledim onu abla buradan çıkınca gidelim mi bir hafta sonu kaçarız

Yağmur : hastaneden bir çıkalım da bakarız ayrıca nerede olduğunu öğrenmemiz lazım önce

Masal : o zaman o iş bende sevgili anne ve Ahmet amcaya bir tık yakın olurum annem nasılsa konuşur

Yağmur : bu arada ben kızlara hiçbir şey demedim sizde söylemeyin

Güneş : merak etme abla benden sır çıkmaz ama masalı bilemem

Masal : bak ya laf mı çaktı o bana buradan çıkalım görürsün sen

Kızlar hastanede bir aradalar Neslihan hanım ve Ahmet bey bahçede baran eve gitmişti her ne kadar hastaneye tekrar gitmek istese de eve gidip kardeşlerine bakması lazım aynı yağmur gibi onun da sorumluluğu var eve geldi arabasını bahçeye park edip eve girdi

Serkan : kimleri görüyorum baran bey siz evin yolunu bilir miydiniz

Baran : kardeşim ne sen sor ne ben söyliyim yoğundum diyelim

Serkan : bak sen de bu aralar değişik bir haller var ne lan aşık mı oldun yoksa

Baran : yok ya onu da nerden çıkardın

Serkan : şirketteki işlerinden bugüne kadar hiç işe gitmemezlik yapmazdın bu aralar şirkete uğradığın yok sen hayırdır neler çeviriyorsun

Baran : bu cümleyi bir kere kurucam bir kerelik dalga geçmene göz yumucam ama abartmak yok Oğlum ben aşık oldum aslında ne hissetimi bilmiyordum ama bu kıza fena tutuldum onunlayken hiçbir şey düşünmüyorum bana bir cevaplar veriyor var ya daha çok seviyorum

Serkan : ooooooo sen olmuşsun benim sert asabi abim gitmiş yerine pamuk şekeri gibi biri gelmiş o zaman bu şarkı benden sana gelsin o eski halinden eser yok şimdi

Baran : geç oğlum sen de dalganı geç ama bir seferlik izin veriyorum

Serkan : şaka bir yana senin adına çok sevindim de biz yengeyle ne zaman tanışacağız

Baran : oğlum ben açılamadım ki kıza hayır daha önce hiçbir kızla konuşmuşluğum bile yok ne yapacağım bilmiyorum

Serkan : abi şöyle yapalım yengeyi kaçıralım

Baran : ne diyorsun oğlum sen ne kaçırması

Serkan : abi bir dinle bizim çiftlik evini ayarlayacaz yengeyi oraya kaçıracağız biz içeride dururken sen arka taraftaki bahçeyi hazırlayacaksın ben onu oraya getireceğim sende o sırada ona açılırsın

Baran : oğlum iyi plan hoş planda peki kız gelip benimle niye düzgün konuşmadın derse o zaman ne yapacağım ben

Serkan : sende başa başa konuşmak daha iyi ikimizin de ailesinin sürekli bir yerlerden çıkma ihtimali var ondan dolayı böyle bir yola başvurdum affet beni falan dersin o zaten sana kıyamaz

Baran : tamam olur yapalım bakalım neler olacak ömeri karıştırmayalım o şimdilik plan dışı dursun

Serkan : tamamdır o zaman ben çıkıyım kaçırma işlemine başlayalım sen önce telefonunu sessize al kaçırıldığında seni arayabilir

Serkan evden çıktı baran da onu arkadan takip ediyordu yağmur hastaneden çıkmıştı hastane kokusunu sevmiyordu güneş bir gün daha kalması gerektiğinden annesi Ahmet amcası masal güneşin yanındaydı yağmur evde tekti kapı çaldı yağmur kapıyı açmak için kalktı kapıyı açtı dışarıda kimse yoktu bir iki adım atıp etrafına bakındı o sırada Serkan saklandığı yerden çıktı yavaşça yağmurun arkasından yaklaşıp onu bayılttı kapıyı çekti yağmuru arabaya götürüp arabaya koydu başında kar maskesi geçirdi çiftlik evine doğru sürmeye başladı yaklaşık 2 saat sonra çiftlik evine vardılar Serkan yağmuru yavaşça kucağına aldı kulağında ’kusura bakma yenge ‘ diyerek fısıldadı yağmuru koltuğa yatırdı dışarı çıktı kapıyı kilitledi kızın cebinden telefonu almamıştı bilerek bakalım baranı arayacak mı yağmur gözünü açtığında bilmediği bir yerde olduğu için korktu hızla kalktı yerinden kapıyı açmaya çalıştı kapı kilitliydi kapıya vurmaya başladı

Yağmur : açın kapıyı bırakın beni kimse yok mu deliricem ya neredeyim ben çıkarın beni buradan

Yağmur sinirden ağlamaya başlamıştı kim onu neden kaçırsın ki kimseye bir şey yapmamıştı baran çiftlik evine 20 dakika uzaklıkta bekliyordu aklı yağmurda çok korkmuş mudur acaba diye düşünüyordu derken telefonu çaldı baran telefonunu açtı

Baran : efendim ne oldu yağmur

Yağmur : baran kaçırıldım ben nolur bana yardım et nerde olduğumu da kimin kaçırıldığımı bilmiyorum lütfen kurtar beni

Baran : ben ne yapabilirim ki nerde olduğumu bilmiyorum diyorsun benim yapabileceğim bir şey yok

Yağmur tam bir şey diyecekken içeri maskeli Serkan girdi yağmur tek kelime daha edemedi Serkan telefonu hızla elinden aldı

Serkan : telefonla konuşmak yok burada uslu uslu bekle yoksa canın yanar

Yağmur : benden ne istiyorsunuz bırakın beni gidiyim ben bir şey yapmadım hem siz bittiniz sevgilim beni kaçırdığınızı duyunca sizi mahvedecek

Serkan : anladık sus otur yoksa canın yanar

Kapıyı kilitlemişti yağmur kapıyı açtı yavaşça etrafına bakındı kimseyi görmeyince koşmaya başladı hızla koşuyordu Serkan peşinden gitmeye başladı kuru sıkı silahını çıkarıp havaya bir el ateş etti

Yağmur bunu duyunca daha çok korktu daha da hızlı koşmaya başladı ayağı takılıp yere düştü Serkan peşinden yetişti kolundan tutup kaldırdı yağmur kurtulmak için adama vurmaya başladı

Yağmur : bırak beni bırak ne istiyorsunuz benden lütfen bırak

Serkan : kızım bir dur mosmor ettin her yerimi çürüttün elin ne kadar ağırmış yürü bu kaçmanın hesabını evde soracağım

Yağmur : bak para falan mı istiyorsun ne kadar istiyorsan söyle vereyim yeter ki bırak beni

Serkan : ban değil patrona söylersin şimdi bu evden çıkmak yok gir ve kapıyı kapat

Yağmur eve girdi koltuğa oturdu dizlerini kendine çekip ağlamaya başladı bilmediği bir yerde tanımadığı birinin elindeydi kaçıranın niyeti neydi öldürmek mi saldırmak mı ne istiyordu yağmurdan yağmur korkuyordu baranın onu kurtarmasını istiyordu derken Serkan içeri elinde bir kutuyla geldi

Serkan : patron akşama burada olacak bunu giymeni istiyor

Yağmur : ben elbise falan giymek istemiyorum buradan gitmek istiyorum

Serkan bir şey demeden evden çıktı yağmur kutuyu açtı kutuda masmavi bir elbise vardı giymek istemiyordu ama bir yandan da dediklerini yapması gerekiyordu canının yanmasından korkuyordu çünkü elbiseyi giyip koltuğa oturup beklemeye başladı kapı açıldı Serkan girdi yağmur bir adım geriledi korkuyordu ondan belindeki silahtan Serkan yağmurun kolundan tutup evden çıkardı

Yağmur : ya bırak beni lütfen bak sen iyi birine benziyorsun beni bırak sevgilimde seni yaşatsın

Serkan : sabahtan beri bir sevgilim lafı gidiyor kimmiş senin sevgilin

Yağmur : baran

Serkan : bu mu sevgilin demir şirketin sahibi baran demir

Yağmur : evet de sen onu nereden tanıyorsun bana bak ona bir şey yapmaya kalkma seni mahvederim

Serkan : offff çok konuştun yürü bakalım

Kocaman çiftlik evinin yanında müştemilat gibi bir yeri vardı oranın önüne geldiler Serkan yağmuru içeri doğru itti kapıyı kilitledi yağmur başını yerden kaldıramıyordu baran ona doğru adım atıyordu ki yağmur kapıyı açmaya çalıştı çırpındı çırpındı baran arkadan yağmura sımsıkı sarıldı yağmur kokusundan tanımıştı barandı bu

Yağmur : sen buradasın ama nasıl bir şey yapamam demiştin

Baran : tüm bu yaşadıkların küçük bir oyundu baş başa kalalım diye

Yağmur : ya sen anlamıyorum düşünüyorum düşünüyorum anlamıyorum sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın manyak mısın psikopat mısın ya benim korkudan ağlamaktan içim dışıma çıktı

Baran : bak biliyorum çok korktun ama anlatmama izin ver

Yağmur : dinlemek istemiyorum son bir soru maskeli kişi kim

Baran : kardeşim Serkan

O sırada Serkan içeri girdi maskeyi çıkardı belinde ki silahı da masaya koydu

Serkan : abi durum ne siniri yatıştı mı

Yağmur : abin değil ben cevap vereyim yatışmadı ya siz ne psikopat insanlarsınız ya

Baran : yağmur bak sakin ol

Yağmur : ya ne sakin olacağım senin kardeşin ben kaçtığımda silahla havaya ateş etti

Baran : yağmur bak her şeyi neden yaptığımı falan anlatacağım ama şu an sağlıklı düşünemiyorsun skin ol

Yağmur hızla masada duran silahı eline aldı barana ve serkana doğrulttu

Baran : yağmur sakin ol o silahı bırak bak her şeyi anlatacağım lütfen bırak o silahı

Serkan : bak ne kadar özür dilesem az biliyorum gereğinden fazla korktun ama silahı bırak da öyle konuşalım

Yağmur : ya neyi konuşacağız ben bugün ne kadar korktum ya biz nasıl bir ülkede yaşıyoruz farkında degilmisiniz her gün onlarca kadın öldürülüyor bir manyak tarafından bir psikopat tarafından kafaya takılıp takip ediliyor kaçırılıyor saldırıya uğruyor öldürülüyor cesedi ortadan kaldırılıyor ya ben çok korktum biri kafayı bana da taktı sandım ailemi sevdiklerimi bir daha göremeyeceğim sandım birde böyle bir yere getirilmişim burada bir yere öldürülsem kimse beni bulamaz ne kadar korktum haberin var mı beni anlayabiliyor musun bu korkuyu yaşatmaya ne hakkın var üstelik seni yeni tanımama rağmen bu kadar güvenirken

Baran : bak ne desen haklısın yapmamam gerekiyordu ben bu açıdan düşünmemiştim bin kere özür dilerim çok haklısın ama sen benim için çok değerlisin

Yağmur : o yüzden mi gözyaşlarımı görmezden geldin çok değer verdiğin için mi

Baran : bak ne desen haklısın ben işlerin buraya kadar geleceğini hiç düşünmemiştim yanına geleyim sakince konuşalım hadi güzelim bak geliyorum yavaşça

Baran yağmurun yanına yavaşça vardı yağmur yaşlı gözlerle barana bakıyordu baran elini yavaşça yağmurun silah tuttuğu elinin üstüne koydu ve yavaşça silahı indirdi yağmur silahı bırakmıyordu baran silahı almaya çalışıyor yağmur bırakmıyordu

Baran : ben senin düşündüğün gibi düşünmemiştim senin canın yandı ya benim canım daha çok yandı

Yağmur : ya neden neden senin canın niye yanıyor

Baran : çünkü ben seni

Baranın cümlesini yarıda kesen patlama sesiydi hangisi vurulmuştu baran mı yoksa yağmur mu derken baran yere yığıldı yine söyleyemedi yağmura onu sevdiğini yine yarım kaldı Serkan hemen abisinin yanına koştu

Serkan: abi iyi misin bir şey söyle yağmur ne yaptın sen abi

Baran : iyiyim Serkan korkma ufak bir yara ciddi değil merak etme

Serkan : abi hadi hemen hastaneye gidelim yaranı gösterelim

Baran : hastane olmaz hastaneye gidersek yağmurun başı belaya girer sen bir doktor bul

Serkan : abi başı belaya girerse girsin kan kaybediyorsun hastaneye gitmemiz lazım

Baran : tamam ama şikayetçi olmuyorsun hastaneden sonra sinirimi senden çıkarırım bilesin

Serkan : tamam abi tamam hadi gidelim arabaya

Serkan abisini ayağa kaldırdı yavaşça arabaya götürdü içeri girdi yağmur öylece donup kalmıştı Serkan onu da alıp arabaya götürdü abisinin yanına bindirdi yağmur arkasındaki bezi alıp baranın yarasının üstüne bastırdı konuşmuyor gözleri dolu dolu öylece bakıyordu hastaneye gidene kadar yaradan bir dakika bile elini çekmemişti Serkan aynadan doğru yağmura hiç iyi bakmıyordu yağmura şuan çok sinirliydi ama abisinin hatırına şu an susuyordu hastaneye vardılar

Serkan : sedye getirin yaralı var

Hızla baranı sedyeye koyup içeri aldılar hızla ameliyata girip müdahale ettiler yağmur ve Serkan bekliyorlardı yağmur sessizce ağlıyordu yaşadıklarını düşünüyordu çok korkmuştu daha yeni tanıdığı bir adama bu kadar bağlanmıştı ki böyle bir durum aklına gelmezdi Serkan öfkesiyle yağmurun üstüne yürüdü ona o kadar öfke doluydu ki yağmuru ayağa kaldırdı kollarından tuttu yağmuru sarsmaya başladı

Serkan : mutlu musun bak senin yüzünden abim ne durumda mutlu musun konuşsana bir şey söyle durma susma söyle her şey senin yüzünden oldu

Yağmur bir anda serkanı itti ne oluyordu ya yağmurun korkmuş olmasından başka ne suçu vardı

Yağmur : ben özür dilerim bir dakika ya niye ben özür diliyorum ben sadece sizin yaptığınız saçmalık yüzünden korktum o anın şokuyla davrandım silaha ve bir şey daha senin bu kadar sesin çıktığına göre kaçırma oyunu senin başının altından çıktı demi o yüzden gelip bana poz kesiyorsun baranın böyle bir şey aklına gelmemiştir

Serkan : kimin başının altından çıktıysa çıktı abime bir faydası var mı yok sen dua et abime bir şey olmasın yoksa seni var ya

Yağmur : hadi ya ne olur beni ne yaparsın söyle gücün kızlara yetiyor demi abine gelince süt dökmüş kedi gibisin

Serkan : bak kızım zorlama beni

Yağmur : zorlarsam ne olur abinin arkasına mı saklanırsın

Serkan : bak benim sinirlerimi bozma abimin hatırına susuyorum yoksa ben sana yapacağımı bilirim

Yağmur : ne yapabilirsin ki en fazla korkmuyorum senden

Serkan : sen şimdi görürsün

Serkan hızla uzaklaştı yağmurun yanından Serkan tam gitti doktor çıktı

Yağmur : doktor bey baran nasıl iyi mi

Doktor : hanımefendi sakin olun baran beyin durumu gayet iyi kurşunu çıkardık normal odaya alıyoruz

Yağmur : peki kendine ne zaman gelir

Doktor : orası hastamıza bağlı ama güçlü bir bünyesi var kısa zamanda toparlar

Yağmur : peki her şey için teşekkürler

Baranı odaya almışlardı yağmur tam yanına gidecekken Serkan yanında polislerle geldi yağmur şaşırmamıştı Serkan başka ne yapabilirdi ki zaten

Polis : yağmur özden

Yağmur : evet benim buyurun memur bey

Polis : baran demiri öldürmeye teşebbüsten sizi göz altına alıyorum

Yağmur : ama kazayla oldu ben bir anlatsam size

Polis : merkezde anlatırsınız gidelim buyurun

Yağmur polisler birlikte polis arabasına doğru gitti arabaya bindi merkeze doğru gitmeye başladılar

Yolda düşündüğü tek şey barandı acaba gözünü açmış mıydı durumu nasıldı ailesine ne diyecekti ben bir adamı vurdum karakoldayım mı büyük ihtimalle akrabalara rezil olduk bu kızı kimse de istemez diye düşünürler zaten bugüne kadar ne zaman arkamda oldular diye düşündü yağmur ama annesi bir kere kızının arkasında durdu onu nikahtan kurtarmıştı bir o vardı zaten yağmur yolu izlerken karakola gelmişlerdi yağmuru nezarete attılar ifadeni birazdan alacağız diye yağmur parmaklıklar ardında beklemeye başladı diğer yandan hastanede baran odaya alınmıştı Serkan abisinin başında bekliyordu baran yavaş yavaş gözlerini açtı odaya şöyle bir göz gezdirdi serkana döndü

Serkan : abi nasılsın kendini nasıl hissediyorsun ağrın sızın var mı

Baran : iyiyim merak etme ağrım hafif

Serkan : şükürler olsun abi ucu atlattın daha kötü de olabilirdi

Baran : Allah korudu daha kötüsü olmadan Serkan yağmur nerede o beni yalnız bırakmazdı arabada hayal meyal hatırlıyorum yarama bez bastırıyordu şimdi nerde

Serkan : abi söyleyeceğim ama kızmak yok

Baran : sen böyle diyorsan kızacağım bir şey kesin dökül bakalım

Serkan : ya abi biz yağmurla tartıştık beni çok sinirlendirdi bende polise gidip seni yağmurun vurduğunu söyledim

Baran :ne söyledin ne söyledin ya sen delirdin mi hay ben senin sinirini ben sana demedin mi şikayetçi olmayacaksın diye abinin söylediği şeyi ne güzel yaptın afferim sana

Baran kolundaki serumu yavaşça çıkardı yataktan kalktı

Serkan : abi ne yapıyorsun daha yeni ameliyattan çıktın yatman lazım

Baran : yatamam gidip yağmuru kurtarmam lazım

Serkan : abi bırak çeksin cezasını

Baran : saçmalama Serkan yürü gidiyoruz sen gelmiyorsan ben tek giderim ama yine de yağmuru orada bırakmam

Serkan : tamam abi sen öyle diyorsan öyle olsun gidelim bakalım yağmur hanımı kurtarmaya

Baran : Serkan

Serkan : tamam sustum gidelim

Baran doktorları dinlemeden hastaneden çıktı arabaya bindi hala serkana çok sinirliydi özellikle söylemişti şikayet etmek yok ama Serkan dinlememişti

Baran : hala aklım almıyor nasıl yaptın ya bunu

Serkan : abi sinirliydim ayrıca o da küçük bir şakayı bu kadar büyütmeseydi

Baran : Serkan yanlış yaptık kabul et ayrıca bizim bir kız kardeşimizin başına aynı şey gelseydi onu seven adam ona açılmak için onu kaçırsaydı onun gözlerinden yaşlar aksaydı yine böyle düşünür müydün

Serkan : olmaz abi öyle şey kimse benim kardeşimi üzemez canını okurum

Baran : ne olacak oğlum alt tarafı bir şakaydı ne oldu kendi kardeşine olunca aslan kesildin bakıyorum da şunu unutma bir erkek bir kadını sevsin sevmesin adam olacak her şeyden önce insan olacak kadınlar başımızın tacı babaannem ne derdi erkek olmak kadına kötülük yapmak istemediği şeyler yapmak şiddet göstermek değildir erkek olmak kadınlara nazik olmaktır böyle senin saçının teline zarar gelse dünyayı yakarım deyip de o kadını yakmak değildir lafla herkes adam görünür asıl olan davranıştır derdi hatırlıyor musun

Serkan : hatırlıyorum abi sinirlerime hakim olmalıydım fazla ileri gittim yenge beni affetmeyecek

Baran : dur bakalım sana gelene kadar asıl beni affeder mi oğlum düşününce kız haklı her gün haberlerde neler duyuyoruz kadınları kızları öldürüyorlar oda yetmiyor parçalara ayıran bile var söylerken bile içim acıdı kadınları kızları korumak varken böyle vahşice öldürmek bunu ancak insanlıktan nasibini almamış biri yapabilir o yüzden aklında bulunsun yolda şirkette okulda her nerde olursan ol yardıma ihtiyacı olan bir kadın varsa ona yardım yardım etmeden başını çevirip gidersen iki gün sonra haberlerde görünce vicdanın sızlar bir insana en çok vicdan merhamet yakışır kardeşim

Serkan : haklısın abi kızları kadınları korumak onları bu canilerin eline bırakmamak lazım bir annenin evladının tabutuna sarılıp çok canı yanmış mıdır benim yavrumu demesinin önüne geçmeliyiz kadınlar değerli annelerimiz daha da değerli besliyorlar büyütüyorlar sonra şerefsizin biri geliyor senin canını senden koparıyor bir an önce karakola gidelim abi yağmurdan özür dilemek istiyorum

Baran : az kaldı merak etme afferim benim kardeşime babaanneme layık torunlar oluyoruz tıpkı onun bizi yetiştirildiği gibi

Serkan baranla konuşurken karakola gelmişlerdi arabayı park edip indiler aşağıya içeri girip ifade vermeye başladılar

Polis memuru : baran bey emin misiniz şikayetçi değil misiniz

Baran : değilim memur bey yağmur vurmadı beni benim silahımın tetiği çok hassas yağmur bana uzatırken bir anda patladı tamir ettirecektim ama işlerden vakit olmadı adamlara söyledim onlarda unutmuşlar gerçi ben onlara cezalarını verdim bundan sonra işlerini çok daha iyi yapacaklar

Polis memuru : peki baran bey siz öyle diyorsanız yağmur hanımı çıkarıyoruz

Polis telefon açtı yağmur hanımı çıkarın diye emir verdi baran memura teşekkür edip ayağa kalktı yağmuru beklemeye başladı bir süre sonra dolu gözlerle yağmur geldi yağmur karşısında baranı görünce daha da ağlamaya başladı ona doğru hızla koştu ve boynuna atlayıp sımsıkı sarıldı çok korkmuştu ona bir şey olacak diye

Yağmur: çok şükür iyisin buradasın bırakmadın beni

Baran : iyiyim ve buradayım ben seni burada bırakır mıyım hiç

Yağmur : çok korktum san bir şey oldu diye benim sana söylemem gereken bir şey var

Yağmur barandan ayrıldı yağmurun şuan kafası çok karışıktı ne yapacağını ne düşüneceğini nasıl davranacağını bilmiyordu bu hissettiği bambaşka bir duyguydu tarif edemiyor adını koyamıyordu daha önce hiç böyle hissetmemişti bakalım nasıl bir yol nasıl bir çıkış bulacaktı

Yağmur : baran bir süre görüşmeyelim

Baran : anlamadım ne diyorsun

Yağmur : ben bir süre görüşmek istemiyorum en azından kafamı toplayana kadar şu an hiç mantıklı düşünemiyorum o yüzden en iyisi ayrı kalmak

Baran : yağmur ama ben

Yağmur : baran lütfen daha fazla konuşma böylesi ikimiz içinde daha iyi olacak şimdi buradan da senden de gidiyorum hoşça kal

Yağmur arkasında kırık bir kalp yıkılmış bir adam bırakmıştı baran yağmurun sözlerinden sonra adeta çökmüştü canı yanmıştı şu karanlık dünyasına ışık olmuştu yağmur ama yaptığı ilk hatada yağmur bırakmıştı onu aslında bırakmadı sadece nasıl davranacağını bilmiyor kafası çok karışıktı biraz yalnız kalıp düşünmeye ihtiyacı vardı her şey o kadar üst üste gelmişti ki baran hızla yağmurun peşinden gitmeye başladı yağmursuz yapamazdı onsuz olmazdı hızla yetişti kolundan tutup kendine çevirdi

Baran : öyle ayrı kalalım hoşça kal deyip gidemezsin yağmur hanım

Yağmur : baran bırakır mısın ayrı kalalım dedim bitti

Baran : sen bitti deyince bitmiyor hanım efendi

Yağmur : baran ne istiyorsun benden söyle ne istiyorsun

Baran : benden uzak durmanı istemiyorum senin benden uzak durman canımı yakıyor seviyorum kızım ben seni hem de öyle böyle sevmek değil deli gibi aşığım sana

Baran yağmurun kendisini bırakması korkusuyla çiftlik evinde söylemediğini şimdi söylemiş yağmura aşkını ilan etmişti baran bu ilan sonrasında yağmuru kendine çekti dudaklarına yapıştı bardaktan boşalırcasına yağan yağmur altında öpüşüyorlardı yağmur anın büyüsüne kendini bırakmış ne düşüneceğini bile düşünmüyordu sadece ana odaklanmıştı baran mutluydu şimdiye kadar yağmurun kendisini itip tokat atmasını bekliyordu ama beklediği olmamıştı yağmur onu ne itmiş nede tokat atmıştı bunun üstüne baranın öpüşüne karşılık vermişti ve bu andan itibaren anlamıştı baran sevdiği ondan gitmiyordu sadece kafası karışıktı hak veriyordu yağmura çünkü baranda başta hissettiği duygunun ne olduğunu bilmiyordu sonra kalbini dinledi duygularının farkına vardı yağmurda öyle olacaktı sadece biraz kafasını dinlemesi toplaması gerekiyordu bakalım yağmur baranın itirafına nasıl bir tepki verecek ne söyleyecek neler yapacak bu ikilin aşkı dillere destan olacak

Sizce yağmur ve baran çifti hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Sizce yağmurdan itiraf ne zaman gelecek ?

Sizce bu ikili birbirine neden ailelerinden bahsetmiyor ?

Sizce yağmur ve baran aşkı nasıl ilerleyecek başlarına ne gelecek ?

Yağmurun korkusu ile ilgili ne düşünüyorsunuz ?

Sizce gelecek bölümde neler olacak ?

Diğer çiftlerimiz sizce ne zaman tanışacaklar ?

Bölüm sonu

3 yorum