İçeriğe geç

Aşk intikamı🔪❤️

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Aşk intikamı🔪❤️

Bölüm 4

Maskenin ardındaki düşman🎭😈

Can masanın üzerindeki kırmızı güle ve tahtaya kazınmış o kanlı cümleye bakarken nefesi kesilmişti. Ellerinin titremesine engel olamıyordu.

— "İmkansız..." diye mırıldandı tekrar. "Onu kendi ellerimle kalbinden bıçakladım! O beden bir daha nefes alamaz!"

Muhafızlar salona çabucak doluştu ama gölge çoktan kaybolmuştu. Can hırsla masaya vurdu. İçindeki korkuyu öfkeyle bastırmaya çalışıyordu.

— "Bütün sarayı arayın! Bütün krallığı altüst edin! Bana o kadını ya ölü ya diri getirin!"

Ancak Can’ın bilmediği bir şey vardı: Elara artık kaçan bir av değil, krallığın kaderini çizen bir avcıydı.

Aynı gecenin sabahında, krallık eşi benzeri görülmemiş bir hareketlilikle uyandı. Doğu’nun gizemli ve en zengin ticaret hanedanından gelen Lady Vespera isimli soylu bir kadının krallığa giriş yaptığı haberi kulaktan kulağa yayılıyordu. Dili, zenginliği ve zarafetiyle herkesi büyüleyen bu kadının yüzünde, altından yapılmış ince bir maske vardı.

Kimse bu kadının, dün gece mermer taşlarda ölüme terk edilen Elara olduğunu bilmiyordu.

İkinci canı ona sadece yaşama hakkı vermemişti; gözlerini kan kırmızısına çevirmiş, ona gölgeleri yönetme ve zihnini gizleme gücü bahşetmişti. Elara, aynadaki altın maskeli aksine baktı. Dudaklarında soğuk bir tebessüm belirdi.

— "Elara öldü Can..." dedi fısıltıyla. "Şimdi karşına senin çöküşün olacak Lady Vespera çıkıyor."

Öğleden sonra, sarayın kabul salonunda büyük bir tören düzenlendi. Can, kaybettiği gücü ve serveti telafi etmek için bu zengin soylu kadınla müttefik olmak zorundaydı.

Büyük kapılar ardına kadar açıldı. Elara, siyah ve kırmızı işlemeli görkemli elbisesiyle salona adım attı. Her adımı salonda yankılanıyor, etraftaki herkes hayranlıkla onu izliyordu.

Can, tahtın önünde durmuş, yaklaşan kadına bakıyordu. Kalbinde garip, tanıdık ama bir o kadar da ürpertici bir baskı hissetti. Kadın yaklaştıkça Can’ın göğsü sıkışıyordu.

Elara, Can’ın tam önünde durdu. Altın maskesinin arkasından parıldayan kırmızı gözlerini doğrudan Can’ın gözlerine dikti.

— "Sizinle tanışmak bir onurdur, Prens Can," dedi Elara. Sesi hafif buğulu ve büyüleyiciydi.

Can, kadının elini öpmek için uzandı. Ancak elleri temas ettiği an, Can’ın zihninde dünkü hançer darbesi ve kanlı gül yaprakları bir şimşek gibi çaktı! Can dehşetle geri çekildi.

— "S-siz..." dedi Can, kekeleyerek. "Gözleriniz... Sesiniz..."

Elara, hafifçe eğilerek Can’ın kulağına doğru yaklaştı. Sadece onun duyabileceği o soğuk fısıltıyla konuştu:

— "Bir hayalet görmüş gibi bakıyorsunuz Prensim... Yoksa geçmişinizde gömmeyi unuttuğunuz bir ceset mi var?"

Can’ın gözleri dehşetle açıldı, rengi bir anda balmumu gibi sarardı. Elara ise hiçbir şey olmamış gibi arkasını dönüp salondakilere gülümsedi.

Tuzak kurulmuştu. İntikamın ilk hamlesi başarıyla tamamlanmıştı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.