Yatağımda uzanmış tavanı izlerken derin düşünceler içindeydim. Duygularımı düşündüm: hissettiğim ve hissetmediğim duyguları, hissetmek istediğim duyguları...
Bilmediğim bir duyguyu okuyarak veya yazarak öğrenebilir miydim? Yazarak duygular hissedilebilir miydi? En çok hissetmek istediğim duyguyu yazarak yaşayabilir miydim?
Bir kitap yazmak istedim aşk ile ilgili. Koluma dolanmış ipi söküp atarak yataktan kalktım. Bir başlangıç yapmak için kalem ve kağıt alıp masamın üzerine koydum, sandalyemi çektim ve oturdum. İlk cümlemi yazmak için kalemi elime aldım ve başladım:
Aşk deliliktir,
Ya da değildir, bilmiyorum.
Size asla yapmam dediğiniz şeyleri yaptırır,
Ya da yaptırmaz, bilmiyorum.
O mutlu olduğunda mutlu olursunuz,
Ya da olmazsınız, bilmiyorum.
Aşkı bilmiyorken nasıl aşk hakkında bir kitap yazabilirdim ki? Sıkıntılı bir nefes verip ayağa kalktım. Sandalyeyi tutup odamın penceresinin önüne kadar gıcık sesler eşliğinde çekiştirdim. Pencerenin önüne kayduğum sandalyeye oturdum ve tam karşı dairemdeki sokağı izleyen kadına baktım.
Onu tanıyordum. Yıllardır karşı dairemde oturuyordu. Onu gördüğüm çoğu zaman sokağı, gelen geçeni izlerdi, ben ise onu izlerdim.
Dalgalı kumral saçlarının kokusunu, beyaz pürüzsüz tenini hep merak etmişimdir. Bazen yanımda olduğunu, kokusunu soluduğumu, beyaz tenine dokunduğumu düşlerdim. Nasıl bir his olduğunu bilmesem de biliyormuş gibi yapardım.
Öylece dalmış onu izliyor, yine onu düşlerken göz göze geldik. Haki yeşil gözleri üzerimde gezindi ve bana nahif gülümsemesini bahşetti. Bakışları beni germişti, ne yapacağımı bilemedim ama onun gülümsemesine bakarken istemsizce ben de gülümsedim. Ancak benim gülümsemem, onunki kadar nahif ve büyüleyici değildi; benimki tamamen istemsiz oluşan bir gülümsemeydi.
Kalbim sanki bir maraton koşmuşum gibi hızlandı, gözlerimiz hâlâ birbirine kenetliyken. Sanki bulunduğum oda daralıyor, odadaki oksijen yavaş yavaş tükenecekmiş gibi hızlı nefes alıyordum. Aldığım nefesler yetmiyordu, heyecanlanmıştım.
Sokaktan gelen seslerle, bakışları oraya döndü; ben de aklıma gelenlerle bakışlarımı hızla ondan çektim ve terli ellerimi beyaz eşofmanıma sildim. Ayağa kalkıp sandalyemi eski yerine masamın önüne çekip oturdum. Az önce aklıma gelen kelimeleri kağıda geçirmek için kalemi elime aldım.
Onu gördüğünüzde kalbiniz heyecanla hızlanır.
Evet, evet hızlanır.
Ve nefesiniz kesilebilir.
Evet, dikkatli olmak lazım. Bazı insanlara aşk fazla gelebilir.
Belki de aşkı hissetmişimdir.
