İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 9 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 9

YENİ BAŞLIYORUZ DEDİLER, ÇOKTAN BİTTİLER

Furkan’ın “Doğanı var, Şahini var bir tofaşı yok.” esprisi sınıfta yankılanınca herkes gülmeye başlamıştı. Biz beşimiz kahkaha atarken Şahin ve Doğan’ın yüzü bir anda gerildi.

Şahin gözlerini kıstı, sıraya yaslanıp bize baktı:

— Demek mizah seviyorsunuz… güzel.

Doğan da ayaklarını uzatıp sırıttı:

— Sizle eğlenceli olacağa benziyor, hiç sıkılmayacağız.

Furkan kollarını bağladı, başını yana eğdi:

— Merak etmeyin, biz genelde komediyi seçiyoruz. Dram bize yaramıyor.

Emirhan alttan alta gülümsedi:

— Ama siz dramı seviyorsanız… yapacak bir şey yok tabii.

Şahin ayağa kalkacakmış gibi öne eğildi, sesi biraz sertleşti:

— Dram mı? Siz daha bizi tanımıyorsunuz bile.

Ben kaşlarımı kaldırdım:

— Tanımıyoruz, ama tanımak için çabalamıyoruz da.

Eftel elleri cebinde, sakin ama alaycı bir tonla ekledi:

— Kardeşim, ilk günden laf sokma çabası… acemilik kokuyor.

Doğan buna bozuldu:

— Acemi mi!? Biz sizin gibileri çok gördük.

Ahmet kolunu sıranın üzerine koyup sakin, yorgun sesiyle konuştu:

— Biz de sizin gibileri çok atlattık merak etmeyin. Yani… normal davranırsanız sorun çıkmaz.

Adem gülerek başını salladı:

— Aynen. Sakin hayatta daha huzurlu insanlar oluyor.

Şahin’in sabrı çatladı; eliyle sıraya vurdu.

— Bizimle dalga mı geçiyorsunuz?

Furkan sırıttı:

— Yok canım, biz öyle şeyler yapmayız… bilerek.

Emirhan dayanamadı güldü:

— Aynen ya, sabah sabah ne dalgası? Bir kere önce tanışılır, sonra dalaşılır.

Doğan homurdandı:

— Biz tanıştık işte.

Eftel:

— Yok, siz tanımaya çalışmadınız. Sadece kendinizi göstermeye çalıştınız.

Şahin:

— Ama gösteririz tabii, neden göstermeyelim?

Ben araya girdim:

— Tamam o zaman, gösterin… ama sonra ağlamayın.

Şahin ve Doğan bir anlık sessizliğe gömüldü. Sanki ne diyeceklerini bulamadılar. Sonra Şahin kafasını çevirdi, alt dudakla bir bakış attı:

— Eğleneceğiz sizinle.

Doğan da arkasından, daha düşük bir tonda:

— Çok eğleneceğiz…

Biz masalara yaslanıp gülümsedik. Çünkü tehdit etmeye çalışıyorlardı ama ciddiyetleri komik geliyordu.

Ahmet hafifçe öksürdü.

— Ben yeni ayıldım… beni yormayın bugün. En fazla mizahtayım.

Furkan:

— Abi boş ver, bunların enerjisi de düşük zaten.

Emirhan:

— Düşük değil, gereksiz yüksek. Şarjı yüzde 5 ama parlaklığı yüzde 100 açık gibi.

Ben kahkaha attım.

— Kısın parlaklığı gözümüz alıyor.

Eftel elini kaldırdı:

— Arkadaşlar bakın, bunlar şimdi gider teneffüste kendi aralarında “çok sağlam girdik” diye konuşur. Biz kustuk ya dalgamızı, onlar sandı biz ciddiyiz.

O sırada zil çaldı. Sınıftaki herkes dağılmaya başladı.

Biz tam ayağa kalkarken Şahin kapıda durup geri döndü:

— Daha yeni başlıyoruz.

Ben gülümsedim:

— Biz hep hazırız. Siz geç kalmışsınız.

Doğan hafif bir söyleyememe krizi yaşadı:

— Gö… göreceksiniz.

Furkan:

— Gördük zaten, gelme çabası kötü.

Şahin hışımla çıkarken biz yine güldük.

Teneffüste koridora çıktığımızda Ahmet omzuma dokundu.

— Cemre… bunlar gerçekten uğraşacak.

Ben gülümsedim:

— Olsun, biz daha çok uğraşırız.

Adem iki elini cebine soktu:

— Evet ya, eski formumuza döndük. Kimse sorun değil artık.

Eftel:

— Aşırı zorlamasınlar yeter.

Furkan:

— Takılmayın la, siz benim yanımdasınız. Şahin mi? Doğan mı? Onlar bizim yanımızda yan karakter.

Emirhan:

— Tofaşı yok zaten.

Hepimiz bir kez daha kahkaha attık.

Okulun belası gerçekten peşimizdeydi…

Ama biz artık çok daha güçlü bir ekip olmuştuk.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.