İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 43 · 3 dk okuma

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 43

KIZ NEŞESİ

Hafta sonu sabahı, odama vuran güneş ışığıyla yarı uykulu yatakta dönüyordum. Tam yeniden uykuya dalacakken telefonumdan yüksek bir ses yükseldi.

Ding-ding-ding!

Ama bildirim sesi bildiğin…

Galatasaray marşı gibiydi.

“Da-da-da-daa… Cimbom! Cimbom!”

Daha gözümü tam açamadan Emirhan’ın sesi salondan geldi:

— Bu kızın ruhu Galatasaray zaten.

Telefonu elime aldım.

Ekranda kocaman yazıyordu:

SEPHORA İNDİRİMİ BAŞLADI!

Bir saniye durdum.

Sonra…

— AAAAAAAAH!!!

Çığlığım evin içinde yankılandı.

Ahmet yerinden fırladı, direkt bana doğru geldi:

— Cemre?! Noldu aşkım?

Adem panikledi:

— Bir şey mi oldu?!

Emirhan kaşlarını kaldırdı:

— Hayırdır ya?

Eftel koşarak yanıma geldi:

— Cemre, noldu?!

Telefonu havaya kaldırdım:

— SEPHORA’YA İNDİRİM GELMİŞ!!!

Bir an sessizlik oldu.

Sonra Eftel’in yüzü parladı.

— NE?!

Bir saniye sonra ikimiz de ayağa fırladık.

El ele tutuştuk.

Salonun ortasında çocuk gibi dönmeye başladık.

— Aaa!

— Aaa!

Eftel kahkaha atarak:

— Kız neşesi bu!

Ahmet kollarını bağlamış, gülerek bizi izliyordu:

— Tamam… gitti bunlar.

Adem Eftel’e baktı, gülümseyerek:

— Benimkisi de gidiyor belli.

Emirhan başını salladı:

— 40 dakikaya AVM. Net.

Ben durdum, nefes nefese:

— Odamıza!

— Hemen giyiniyoruz!

— 40 dakika sonra AVM’deyiz!

40 dakika sonra Sephora’nın önündeydik.

İndirim afişleri her yerdeydi, içerisi doluydu ama umurumuzda değildi.

İçeri adım atar atmaz ikimizin de gözleri parladı.

— Tamam, dedim.

— Ayrılmak yok.

İki saat boyunca resmen Sephora’yı fethettik.

• Mat, parlak, nude ve kırmızı rujlar

• Far paletleri (bronzlar, pembeler, kahveler)

• Maskaralar, eyelinerlar

• Serumlar, nemlendiriciler, maskeler

• Parfümler (mini + büyük)

• Makyaj fırçaları, çantalar

İki saatin sonunda ikimizin kolunda toplam 4 dolu poşet vardı.

Eftel gülerek:

— Biraz abartmış olabilir miyiz?

— Hayır, dedim.

— Gayet dengeliydi.

Kapıdan içeri girer girmez salon sessizleşti.

Ahmet, Adem ve Emirhan aynı anda bize baktı.

— OHA!

— Siz ne yaptınız?

— Sephora’yı mı kapattınız?

Poşetleri sehpanın üstüne pat pat pat diye bıraktık.

Eftel:

— Alışveriş bitti.

Ben:

— Ama asıl eğlence şimdi başlıyor.

— Nasıl yani? dedi Emirhan.

— Ürün deneme zamanı.

Ahmet bana yaklaştı, gülerek:

— Aşkım… hazırlıklı mıyım?

— Hayır, dedim.

— Ama izleyici olacaksın.

Masayı makyaj masasına çevirdik.

Ben ve Eftel koltukta, ürünler önümüzde.

Ahmet, Adem ve Emirhan karşı koltukta resmen seyirci gibi oturuyordu.

Adem fısıldadı:

— Furkan birazdan karışır.

Furkan zaten yanıma gelmişti.

Önce cilt bakımı.

Serum, nemlendirici…

Furkan dikkatle izliyor:

— Bu kaçıncı kat?

— Sus, dedim.

— Cilt bilimi bu.

Ahmet güldü:

— Karışma, profesyonel çalışıyor.

Maske sürdüm.

Emirhan kahkaha attı:

— Korku filmi gibi oldu.

Maskeler çıktı, makyaj başladı.

Göz farını sürerken Furkan eğildi:

— Bir tık daha koyu.

— Sen ne zamandır makyaj biliyorsun?

— Seni tanıdığımdan beri.

Adem gülmekten eğildi:

— Adam ezberlemiş.

Eyeliner çekerken Furkan:

— Kıpırdama.

— Konuşma, dedim.

— Elin titriyor.

— Furkan!

Ahmet kahkahayla:

— Oğlum sevgilisi var, rahat ol!

Herkes güldü.

Rujlara geçtim.

Kırmızıyı sürdüm.

Furkan sustu.

Sonra net bir sesle:

— Bu.

— Emin misin?

— Çok.

Ahmet başını salladı:

— Kabul… yakışmış.

Parfüm sıktım.

Furkan bileğime eğildi.

— Sol.

— Neden?

— Daha sen.

Bir anlık sessizlik oldu.

Adem boğazını temizledi:

— Romantizm yükseldi.

Eftel güldü:

— İzleyici var, toparlanın.

Son dokunuşlar bitti. Aynaya baktım.

Ahmet yanıma geldi, belime hafifçe dokundu:

— Güzel olmuşsun.

— Sadece güzel mi?

— Benimkisin, o yüzden fazla konuşamam.

Gülümsedim.

Eftel yanımda:

— Alışveriş + makyaj + ortam = başarılı gün.

İçimden şunu geçirdim:

Bazen bir indirim sadece indirim değildir.

Bazen “kendini iyi hissettiğin” bir gündür.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.