İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 21 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 21

KARARLILIK

(Eftel'in anlatımıyla)

Bazen bir sessizliğin içinden bile kötü bir şey geleceğini hissedersin ya…

Ben saatlerdir o sessizliği dinliyordum.

Evin balkonundaydım.

Soğuk, gecenin içine çökmüş.

Hava ağır, gökyüzü basık, içimde bir sıkışma…

Bir şey olacağını biliyordum ama ne olduğunu bilmemek daha korkunçtu.

Furkan içeriden hızla çıktı.

“Eftel!” dedi nefes nefese, “Cemre tek gitmiş.”

Elimdeki telefon yere düşüyordu az kalsın.

“NE?!” diye bağırdım.

“Tek başına mı?! Ahmet’in yanına mı?!”

Furkan gözlerini kapadı, yüzüne koca bir suçluluk çöktü.

“Onu durduramadım. Gözleri kan çanağı gibiydi. ‘Konumu attılar, gidiyorum’ dedi. Nefes bile almıyordu.”

Boğazım düğümlendi.

“Ahmet’in hâlini bilince… dayanamadı.”

Furkan başını eğdi.

"Ben… ona her şeyi anlattım.”

O an içim buz gibi oldu.

“Sen… gerçekten anlattın mı?”

“Evet. Mecburdum. Cemre o bakışı atınca… saklayamadım.”

Tam ona cevap verecekken Emirhan kapıdan belirdi.

Hırçın… sinirli… gergin.

“Eftel,” dedi, “Arabaları hazırladım. Eğer Cemre oraya tek gittiyse… çok kötü.”

Furkan hüzünlü bir kahkaha attı.

“Çok kötü ne lan? KIZ TEK BAŞINA MEZBAHAYA GİTTİ RESMEN!”

Emirhan sinirle saçlarını geriye itti.

“Sen niye anlattın peki? Zaten panikteydi!”

Furkan omuzlarını kaldırdı, sesini yükseltti:

“E anlatmasaydım? Kız Ahmet’in hâlini bilmeden nasıl duracaktı?!”

Ben araya girdim.

“YETER!”

İkisi birden sustu.

Nefesim titriyordu.

Dizlerim bile zayıflamıştı.

“Şu anda suçlayacak vaktimiz yok. Cemre orada. Ahmet, Adem… üçü de onların elinde. Biz kavga ederek vakit kaybedemeyiz!”

Emirhan dişlerini sıktı.

“Tamam… haklısın. Ama… Ege oradaysa…”

Sesi düştü, kelimeler boğazında takıldı.

Furkan devam etti:

“Ege, Göktuğ, Şahin, Doğan… hepsi orada. Bu… üç kişiye göre bile fazla.”

Ben yutkundum.

“Peki… ne yapacağız?”

Furkan elini cebine sokup bir cihaz çıkardı.

GPS izleyici.

“Cemre giderken fark etmedi ama… arabasına GPS koymuştum. Nereye gittiğini görebiliyoruz.”

Emirhan bana baktı.

“Yani… iz sürebiliriz.”

“Evet,” dedi Furkan. “Ama içeri nasıl gireceğiz bilmiyorum.”

Korku, öfke ve panik bir arada vurdu beni.

“Ama gireceğiz. Çünkü başka şans yok.”

Furkan başını salladı.

“Tamam… cemre gelmeden çıkmıyoruz.”

Emirhan derin bir nefes aldı.

“Ahmet’i… o hâlde bırakacak değiliz zaten.”

Ben gözlerimi kapatıp içimden dua eder gibi bir şey fısıldadım:

“Dayanın… geliyoruz.”

Sonra Furkan haritayı açtı.

Ve üçümüz…

Cemre’yi, Ahmet’i, Adem’i…

O karanlık bodrumdan çekip almak için yola çıkmaya hazırlanmaya başladık...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.