İçeriğe geç

Aşk-ı Miras

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Aşk-ı Miras

Bölüm 1

Acının Adı

Hani derler ya hayat biz planlar yaparken yaşadıklarımızdır diye, bazen iliklerinize kadar hissedersiniz bu cümleyi. Kemiklerinize kadar işler sizi tek duvar arasına sıkıştırır belkide. Peki ya bu durumda bize ne yapmak düşer? Pes edip köşemize çekilmek mi yoksa hayata rağmen dimdik ayakta durup savaşımızı galibiyetle bitirmek mi?

Yezda heyecanın binbir türünü yaşıyordu. Avuçları terliyor damağı kuruyordu. Bugün onun en mutlu günüydü . Sevdiği , yari ,Berzanıyla düğünü vardı bu akşam . Hasret son bulacak kavuşacaklarıdı birbirlerine .

Son kez baktı odasına . Baba evinde geçirdiği son dakikalarıydı. Bu akşam artık kendi yuvasına gidecekti . Heycandan nefes alış verişleri hızlsnmıştı.

Genç kızın düşüncelerinden sıyrılmasına neden olan odasının kapısının çalınması oldu . Kendini toparlayarak

" Gir " dedi .

Odanın kapısı açıldığında içeri giren ağabeyi Sidar'dan başkası değildi .

Sidar kardeşine buğulu gözlerle bakarken konuştu

" Yezdam ,abisinin gülü"

Genç kızın göz yaşları sanki akmak için fırsat kolluyormuşçasına yanağından aşağıya doğru yavaş yavaş yol almıştı .

" Efendim abi "

Aslında bu konuşmanın amacı belliydi ama yine de sormuştu genç kız. Sidar kız kardeşinin yanına gelip alnına minik bir öpücük kondururken konuştu

" Ağlama gülüm. Şunu bil abin bugün de yarın da ne olursa olsun senin yanınada"

Yezdanın akan göz yaşlarına hükmü geçmezken konuştu

" İyiki varsın abi "

Sidar tam ağzını birşey demek için aralamıştı ki karısı Zilan kucağında küçük oğlu Eren ile birlikte içeri girmişti .

Genç kadın oğlunu kocasının eline verdi ve görümcesinin yanına gelerek konuştu

" Burası senin evin Yezda . Her zaman bu kapı sana açık unutma gülüm"

Yezda kollarını yengesine sararken konuştu

" Sağ ol yenge "

Yezda için yenge ve abisinin yeri çok başkaydı . Bundan tam 8 yıl önce anne ve babası trafik kazasında feci bir şekilde can vermişlerdi . O zamanlar Sidar bekardı tabi ,ama 2 yıl önce Zilan ile birleştirmişti hayatını . Zilan da geldiği günden beri en az Sidar kadar sahip çıkmıştı Yezdaya . Anne ve babası öldüğünde henüz 18 yaşında şımarık bir kız çocuğuydu Yezda . Ama hayat olgunlaştırmıştı onu . Yaşadığı acılar günden güne olgun bir kadın yapmıştı onu . Ve abisinin ona öğrettiği en güzel şey başını dik tutmasıydı . Öğrenmişti genç kız . O günden sonra asla eğmemişti başını ve kimseye ezdirmemişti kendini .

Zilan görümcesinin yanaklarına sulu sulu öpücükler kondururken ,Sidarın kucağında tuhaf hareketler sergileyen Eren çarptı gözlere .

Genç kız yeğenini ağabeyinin kucağından alıp sıkı sıkı öperken konuştu

" Halasının bir tanesi "

Bir öpücük daha

" Halan kurban olsun sana "

Genç kız tam bir kere daha öpecekken aşağdan gelen korna ve yüksek sesteki müzik damat tarafının geldiğinin habercisiydi .

Yezda'nın yüzüne kocaman bir gülümseme yerleşirken Sidar komidinin üstünde duran kırmızı kurdaleyi almış ve kız kardeşinin beline üç kere dolayarak bağlamıştı .

Odanın içine sessizlik hakim olurken kabı birden açıldı ve damat tarafı içeriye girdi .

Berzan karşısında gördüğü kıza bir kez daha aşık olurken Yiğit,Evin ,Beriya ve Mirhat da gelinin güzelliği karşısına büyülenmişlerdi .

Mirhat karısının kulağına eğilip

"Çok yakıştılar be gülüm" diye fısıldarken Evin de gülerek karşılık vermişti kocasına .

Yiğit de abisi ve yengesini çok yakıştırmıştı keza Beriya da öyle .

Berzan sanki ağır çekimdeymiş gibi müstakbel karısının yanına gelip kulağına fısıldadı

" Çok güzelsin"

Yezdanın yüzü birden alev topuna dönerken bu defa Yiğit konuştu

" Yenge çok güzel olmuşsun . Allah nazarlardan korusun"

Genç adam bunları söylerken bir hafta sonra başına geleceklerden habersizdi. Nerden bilebilirdi ki kaderin örmek için beklediği bir ağın olduğunu.

Mirhat daha fazla dayanamadan Sidar Ağayla el sıkıştı ve

" Biz artık gidelim . Gözün arkada kalmasın Sidar Ağa . Emanetin emanetimdir . Gözümüz gibi bakarız Yezda geline" demişti abi olarak.

Sidar başını iki yana anladım dercesine sallarken konuştu

" Gözüm arkada değildir Mirhat Ağa . Ben Berzana yürekten inanırım . O benim bacımın kılına zarar gelse dünyayı yakar bilirim . De hayde yolunuz açık olsun "

Odadan zılgıt ve davul sesleri yükselirken Berzan kolunu Yezda'nın girmesi için uzatmıştı.

Genç kız sevdiğinin koluna girerken gözleri mutlukuktan parlıyordu adeta .

Alkışlar eşliğinde gelini evden çıkarmışlardı . Düğün konvoyunun şoförlüğünü Yiğit yapıyordu . Yanında da Beriya vardı .

Mirhat ve Evin de arkadaki arabada giderken ,Sidar ve Zilan da başka bir arabadaydılar .

Düğün konvoyu Mardin'in taşlı sokaklarında ilerlerken Yiğit göz ucuyla ağabeyine bakarak konuştu

" Çok şükür evlendin abi "

Berzan gözlerini kısarak kardeşine baktı ve

"Hayırdır lan sıra sana geldi diye mi seviniyorsun?" dedi .

Yezda ve Beriya aynı anda kahkaha atarken Yiğit konuşmuştu

" Yok abi evde kalmışlık damgası yemekten kurtuldun . Malum yaş 32 yolun yarısı eder " dedi sırıtarak .

Yezda ve Beriya' nın artık gülmekten karınlarına ağrı girerken genç kız kocasının koluna girdi ve

" Yiğit uğraşma kocamla. O kaç yaşında olursa olsun yine onun olmak isterim " dedi .

Yiğit ve Yezda bu tatlı sohbeti ederken girecekleri gordaptan habersizlerdi.

Beriya birden ellerini çırparken konuştu

" Helal olsun yengeme "

Yezda görümcesine göz kırparken Yiğit de cıklayarak konuşmuştu bu defa

" Cık cık cık yenge " dedi .

Düğün konvoyu Dinç Konağının önünde dururken yüksek sesteki müzik de çalmaya başlamıştı.

Buke delale rabe xa kar ke
Hamlaxa grede de le bejnaxa da ke
Şuşa miski serexadake
Zava şirine le horteki pake

Gelin ,güzel gelin . Kalk kendine iş yap
Kıyafetlerini giyin hazırla kendini
Parfüm şişesini başından aşağı dök
Damat şirin yakışıklı bi genç

Buke delale tu xa megrine
Hesra çave kes nebareni
Dili dayekiha tı nehişine
Zava civana pır huyn şirine

Gelin güzel gelin sen ağlatma kendini
Göz yaşlarını sakın salma
Annenin ciğerini sen acıtma
Damat genç çok tatlı

Çalan müzik bittiği zaman Emsal Xanım gelinin yanına geldi ve elinde tuttuğu bir testiyi ona vererek kırmasını istedi.

Genç kız eline verilen testiyi son gücüyle kırarken, bu defa kaynanası elinde bir bal kavanozuyla geldi ve gelinin elini üç kere batırıp dualar eşliğinde kapı pervazına sürdü ve içeri geçirdi.

Yezda ve Berzan içeri geçer geçmez yerlerini almış ve Halay müzikleri çalmaya başlamıştı .

Emsal Xanım ve Cihan Ağa gelen misafirlere hoşgeldin derken Mirhat da halay çekiyordu .

Berzan karısının gözlerinin içine baktı ve

" Benimle reyhani oynarmısın delalamın(güzelim) ?" dedi

Yezda başını aşagı yukarı evet anlamında sallayıp sevdiğinin ellerini tutmuştu.

Genç çifte pistin ortasına gelirken Yiğit de müziği ayarlamıştı .

Çalan müzikle beraber Yezda ve Berzan'ın kolları aynı anda havalanırken, misafirler imrenerek izliyordu bu çifti .

Yezda sanki reyhani oynamak için dünyaya gelmişti. O kadar güzel oynuyordu ki görenler hayran kalıyordu keza Berzan da öyle .

Berzan tam adım adım sevdiğine yaşlaşıp bu oyunu burada sonlandıracaktı ki konağı kaplayan o sesle herkes yerinde donup kalmıştı
"Pat"
"Pat"
"Pat"
Nereden geldiği belli olmayan üç el ateş sesiydi. Düğündeki herkes o silahı kimin sıktığını düşünürken Yezda'nın yeri göğü inleten sesi duyuldu

" Berzaaaaaaaan"

Bütün gözler genç kıza dönerken Berzan göğüs kafesinde hissettiği acıyla beraber yere yığılmıştı .

Yiğit koşarak ağabeyinin yanına gelirken Emsal Xanımın göz yaşları çoktan salmıştı kendini .

Yezda yere sevdiğinin yanına bir hışımla otururken bağırdı

" Ambulans , ambulans çağırın"

Düğündeki herkes göz yaşlarına boğulurken Sidar hemen ambulansı aramıştı.

" Berzan yalvarımın kalk "

Yezdanın gözünden düşen bir damla yaş sevdiğinin dudaklarının üstüne düşerken Berzan son kez konuştu

" Yezdam, seni seviyor..ıhh seviyorum Yezda "

Ve gözlerini sonsuzluğa yumdu . Genç adamın son sözleri bu olurken Yezda bağırmıştı

" Kalk Berzan "

Ve Berzanın göğsüne sert bir yumruk bırakırken tekrar konuştu

" Ölemezsin Berzan "

Bir yumruk daha

" Bugün bizim en mutlu günümüz kalk diyorum Berzan kalk "

Ve bir yumruk daha

" Yapma kurban olayım yapma. Hayallerimiz var Berzan yapma "

Yezda kendini kaybetmiş ard arda yumruklarını sevdiğinin göğsüne indirirken ambulans gelmişti .

Yiğit yengesini zor bela abisinin üstünden uzaklaştırırken sağlık ekipleri hemen olaya müdahale etmişlerdi .

Etraftaki herkes göz yaşları içinde olanları izlerken sağlık ekiplerinden birinin sesi duyuldu

" Hasta ex olmuş"

Emsal Xanım olduğu yere çökerken dudaklarından

" Oğlummmmm, Berzanım" diye bir feryat kopmuştu .

Yezda , Yiğit'in kolları arasından kurtulup Berzan'ın yanına koştu. Sessizce oturdu yanına . Bir kadının yanı kocasının yanı değilmiydi . Yezda da burdaydı işte kocasının yanında.

Elini sessizce yüzünün her miliminde gezdirdi . Sanki ezberlemek istercesine. Yeni tıraş olmuştu ,damat tıraşı... Genç kız göz yaşları içinde fısıldadı

" Yapamazsın ki bırakmazsın beni. Sen taze gelinini bırakmazsın Berzan"

Ama ses gelmiyordu . Cansız yatıyordu yerde sevdiği . Sonra eğilip yanaklarına minik bi öpücük kondururken tekrar konuştu

" Hani iki tane çocuğumuz olacaktı .Kızımız sana benzeyecek oğlumuz bana benzeyecekti . Neden duymuyorsun beni Berzan neden?"

Artık göz yaşları kendini sessiz sessiz iç çekişlere bırakmıştı . Gitmişti , bırakmıştı onu Berzanı . Hem de en mutlu günlerinde .

Yezda tam dudaklarını aralamış birşey daha söyleyecekti ki ambulans görevlilerinden birinin sesi duyuldu

" Hanımefendi "

Yezda sanki duymuyormuş gibi daha çok sarıldı sevdiğine . Ölmüştü işte bırakmıştı onu Berzanı .

Merhaba Arkadaşlar 😊😊😊 Ben geldim . İlk bölümle karşınızdayım . İnanın yazarken duygulandığım bir bölüm oldu . Umarım beğenirsiniz

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.