İçeriğe geç

Aşk-ı Mafya

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Aşk-ı Mafya

Bölüm 2

Şimdiki zaman

İlk merak ettiğinizin ne olduğunu biliyorum sesim geri geldim? Hayır . Artık 20 yaşındaydım işaret diliyle konuşuyordum ve şu an üstümde beyaz bir gelinlik yanımda yıllar önce bana evleneciğimi söyledikleri adamla bir nikâh masasına oturuyorduk tamı tamına 2 dakika 39 dakika önce nikâhımız kıyılmıştı ve ben artık bir Aksoy olmuştum . Bir aşiret geliniydim bununla gurur duymammı gerekiyordu bilmiyorum ama ben bundan nefret ediyordum. Tamam adam yakışıklıydı ama hem benden 7 yaş büyüktü hemde onların ailesinde gelseciğin hem bir mafyası hemde aşiret ağasıydı .

Ya bana babamdan daha beter davranırsa ya bana zorla... Neyse düşüncesi bile berbat. Belki kendimi savunucak kadar güçlüydüm ben bir mafyanın kızıyım bana büyürken hem dövüşü hemde silah kullanmayı öğretmişlerdi üstelik kendime ait bir silahımda vardı . Şu an gelinliğin içinde baldırıma bir kemerle sabitlediğim silahım duruyordu. Neyse konuyu değiştirmeyelim kısacası kendimi savunucak gücüm ve eğitimim vardı kimse bana zorla birşey yaptıramazdı şu evlilik dında .

Kendimi koruyabilirdim ama kendimi savunamazdım bunu yapıcak bir sesim yoktu

Aslında herşey güzel olabilirdi. Yıllar geçtikçe teknoloji gelişi sesimin yerine gelebilmesi için tedaviler bulundu .

Sadece küçücük bir ameliyatla hayatım o karanlığından çıkabilirdi . Ama o lanet olasıca herif ben sırf acı çekeyim diye beni ameliyat ettirmesi

Sonuç ben yine mutsuzdum yine hayatım çok kötü geçiyordu. Bunları düşünürken gözümden bir damla yaş düştü. Herkes çalan şarkıyla halay çekerken beni kimse fark etmmemişti yada ben öyle sanıyordum.

Biri beni gördümü diye etrafıma bakarken onun beni izlediğini gördüm.

Gözlerinde aslında bir duygu vardı sanki bana acıyordu , bu halime üzülüyordu. Benim acınacak bir halim yoktu!

Yada vardı

Yeşil gözlerinin aksine sanki beni ağlarken hiç görmemiş gibi önüne döndü ve oynayanları izlemeye başladı

?

Tam ne olduğunu anlamaya çalışırken bir el masanın altından dizlerimi dürttü. Bana önünü dokunduğunu anlamıştım. Dokunuşuyla ürperdim acaba kötü bir niyeti mı var diye sorgulayarak gözlerimi aşşağı doğru indirdim

Ben kötü birşey beklerken aslında tam tersi oldu masanın altından işaret diliyle "çok özür dilerim lütfen affet beni hayatını hayallerini kararttım" diyordu

Şoke olmuştum. Bana baktı gözlerinde bir şevkat duygusu vardı

Bende gözlerimle ellerimi işaret ettim ve bende ona " senin suçun değidi ve bana öyle bakmayı kesermisin?" dedim.

"Nasıl bakıyorum ki" dedi

"Acıyormuş gibi sanki acınası biriymişim gibi" dedim.

" afedersin amacım sana acımak değildi öyle bakdıysam özür dilerim"

Gülümsiyerek" affedildin" dedim.

Oda gülümsedi

Doğrusu biraz kanım kaynadı ama hemen deil belkide amacı farklıdır kendini iyi gösterip sonrasında babam gibi olabilir.

Bölüm sonu

2 yorum