İçeriğe geç

AŞK-I BERDEL

Bölüm 7 · 5 dk okuma

AŞK-I BERDEL

Bölüm 7

7.Bölüm

Şilandan;

Odamda gördüğüm böcekle bakışıyorduk. Çığlık atmaya başladım. Ben böcekten korkarım. Yorganın altına girmiş bağırıyordum.

Boran kapıyı kırarcasına içeri girince sadece kafamı yorgandan dışarıya çıkarmakla yetindim.

"Ne oldu. Kim geldi. Ne var Şilan bana bak kim vardı kim girdi odaya?"

"Örümcek Boran aaaaaa! yürüyor bak çabuk kaç ordan çabuk!"

"Allahım bu bana reva mı ya rabbi? Sen bu kızla beni sınıyor musun?"

"Örümcek diyorum örümcek sana geliyo kaçsana!"

"Bunun hesabını sorucam bekle"

Örümceği yerde duran tişörtümle tutup camdan aşağıya attı. Kanatları mı var lan bunun uçsun?

"Boraaan niye camdan aşağıya attın ya"

"Uçar belki"

"Çok kötüsün"

"Evet öyleyim. Uykumu bölmenin bedelini sana ödetirdim de dua et yaralısın. Ayrıca o kafanı da çıkar şu yorganın altından"

"Sana mı sorucam be" diye söylenirken yorganın üzerimden ayrılmasıyla Boranla göz göze geldik.

"Hastamısın Boran?"

"Boğulup kalıcan yorganın altında"

"Ne güzel işte"

"La havle la havle"

"Düzgün yat örtücem üstünü"

"Böyle iyi mi?"

"Yok öyle omzunun üzerine yatma. Sağ tarafa doğru yat"

"Şimdi oldu mu"

"Oldu şimdi sus zıbar yat"

"İyi geceler minik turşum demiycekmisin?"

"Çocukmusun sen?"

"Çık şu odadan bak ikinci çığlık geliyor!"

"Tamam sus çekemem senin karga sesini"

Üzerimi örtüp gitti. Benim ise canım acıyordu. Bu yara çabuk geçse iyi olur.

Ağrı sızı derken geceyi sabaha kavuşturmuştum. Sabah erkenden kalkıp merdivenlerden inip mutfağa geçmiştim. Mutfakta bu saatler kahvaltı hazırlanıyor olmalıydı.

Tam da tahmin ettiğim gibi çalışan bir kadın vardı mutfakta. Kahvaltı için hazırlık yapıyordu.

-Hoşgeldin gelin hanım gel buyur.

-Gelin hanım mı?

-He hanımım

-Hanımım mı?

-Anlamamışım valla

Bende kadını neye zorluyorsam. Daha fazla uzatmadan boş sandalyeye oturdum.

-İsmin ne senin abla?

-Nermin.

-Yardım istermisim Nermin abla?

-Nerde görülmüş hanımın kahvaltı hazırladığı olmaz.

-Ben hanım değilim insanım ve yardım etmek istiyorum.

-Yapmayın gelin hanım. Boran ağam çok kızar.

-Ne Boranmış bee..

-Ne oldu beğenemedin mi?

Arkamdan gelen sesle irkildim bir insanın kulakları bu kadar keskin olamazdı.

-Beğenmedim.

-Bir an önce beğenmeye bak o zaman.

-Nerden çıktı bu?

-Çok yakında nikah kıyılacak..

-Ne o çok meraklısın sanki evlenmeye? Tek gecelik ilişkilerinle mutludursun diye düşünmüştüm ben oysa ki.

-Ben mi sana meraklıyım? Güleyim de boşa gitmesin. Neyine meraklanıyım senin?

-Ya gitsene sen.

-Beni kendi konağımdan mı kovuyorsun sen?

-Pardon.. ben gidiyordum zaten.. hala ne arıyorsam burada.

Tam ayaklanmıştım ki kalktığım yere oturttu beni.

-Sabahın köründe mi gideceksin?

-Sanane!

-Şilan bak sabrımı sınıyorsun yapma!

-Yaparsam ne olur? Söylesene ya!

Kendini zor tuttuğunu görebiliyordum ama ne kadar caydırıcı olursam o kadar iyiydi.

-Kızım kalk git şuradan bak elimden bir kaza çıkacak yoksa.

-Hep şiddet hep argo ne bu ya!?

-ŞİLAN DEDİM!

artık sesinin desibeli gök gürültüsüyle eş değerdi. Ama korkmuyordum. Öldürecekse öldürsün en kolay kurtulma yolu buydu zaten. Ben tepki vermesini beklerken hışımla kalkıp gitmişti. Bende hala erken olduğu için odama çıktım yatağım toplanmıştı. Ama hala kimse uyanmamış olmalı ki ses seda yoktu. Biraz uyuyayım dedim gözlerimi kapattım.

-Şilaaan.. Şilaaaan

-Hı Beyza?

-Hadi kahvaltıya gel seni bekliyoruz.

-Kalktım bile.

Hemen kalkıp elimi yüzümü yıkadım tekrardan. Aşağıya inerken bir yandan da kolumu iyice sarıp sarmalamış olan koruyucuyu da diğer elimle destekliyordum.

Beni görür görmez Boran ayağa kalkmıştı. Sandalyemi çekip oturmamı sağladı. Ben sofraya oturunca Esma ağzını açmıştı bile.

-Oğlum niye ayağa kalkıyosun. Sanki Ağa geliyor dikildi hemen ayağa.

-Esma Ana! Buna sen değil ben karar veririm.

-Boran abi.. olay çıkarma sofrada. Dedi Beyza hem Esmayı hemde Boranı uyararak.

Boran önce yüzüme imalı imalı baktı sonra da hışımla kalkıp gitti. Sabah sabah derdi zoru neydi ki. Benim de iştahım kalmamıştı yavaşça kalkıp benim için ayarlanan odaya çıktım.

İlaçlarımı alıp aşağıya indim. Sofrada olan Maraz aşireti beni izliyordu.

-Nereye Şilan?

-Eve gidiyorum Hazar amca.

-Kızım amca değil baba diyeceksin. Hazar Ağam de.. ama amca yok bidaha duymiyim.

-Çok beklersin. Dedim kısık bir sesle.

-Hem nereye gidiyorsun sen. Boranın haberi yok.

-Eve geçeyim artık. Size de rahatsızlık verdim.

-Öyle şey olur mu kızım. Burası senin evin artık.

-Yok estağfurullah.

-Borana haber vereyim gelsin götürsün seni.

-Gerek yok ben hallederim. Hem bizim konak buraya yakın yürüme mesafesinde.

-Şilan hanım.. Boran oğlumu kızdırma.

Dedi Esma hanım. İmalı bir takım cümleler imalı bir takım tavırlar.. bu kadının derdi neydi tam olarak?

-Boranla bizim aramızda hiç birşey yok Esma hanım bu böyle bilinsin. Benim kararlarım Boranı ilgilendirmez.

-O nasıl söz öyle Şilan!

-Esma Ana Boran abim Şilan ne isterse o olucak dedi. Uzatmayalım istersen.

Dedi Beyza. O kadar yorgundu ki bedenim bir an önce eve gitmek istiyordum. Konağın büyük kapıları açılınca dışarıya bir adım attım ve o kocaman konaktan kurtuldum. Eve varıncaya kadar her gören geçmiş olsun demişti. Boranla olan berdel de cabası. Her ağzını açan aynı şeyleri söyleyip geçiyordu.

Eve girince beni annem karşılamıştı.

-Hoş geldin yavrum.. nerde kaldın gözümüz yollarda kaldı.

-Geldim annem geldim. Çocuklar nerde?

-Havin uyuyor. Gülşin de oyun oynuyor bahçede.

-Ben onları bir göreyim.

-Aman kızım şimdi boynuna sarılırlar falan dikkat et.

-Ederim anne.

Bahçede oyun oynayan Gülşin beni görür görmez çığlık atmaya başlamıştı.

-Şşt Gülşiiin Havin'i uyandıracaksın sessiz ol!

-Ablaa ablacıımm.

-Gülşin ama...

-Tamam tamam. Sustum çok özledim seni abla. Canın yanıyor mu ha?

-Yok ablacım iyiyim ben. En yakın zamanda da iyileşeceğim söz.

-Havin de uyansa görse seni ne mutlu olurdu.

-Ama uyusun şimdi. Bizde seninle anneme yardım edelim.

-Olmaz abla sen otur. Ben yaparım.

-İyi bari Gülşin hanım görelim marifetlerini.

Avluda ki masaya oturup annemin işlerini bitirmesini bekledim. Konuşacaklarımız vardı elbette.

-Anne

-Efendim Şilanım.

-Abim nerde?

-Evde ya kızım.

-O değil.. Civan abim.

-Bilmiyorum kızım. Boran ben hallederim demişti ama..

-Tamam.

Devamını biliyordum. O yüzden telefonuma sarılıp Boranı aradım.

-Ne?

-Ne diye açılmaz telefon.

-Efendim Şilancığım.

-Seninle işim yok zaten.. Abim nerde?

-Eşekler cennetinde.

-Boran!

-Ne var?

-Abim nerde?

-Şilan o seni vurdu. Akılsızmısın sen hala abim de abim diyorsun?

-Akılsızım ya. Abim o benim abim sevmesem de zarar gelsin istemem ona. Birşey yapmadın değil mi?

-Yapamadım.

-Nasıl yani?

-Telefon da anlatamam 1 saate işim biter. Seni alırım yaylaya gideriz hem biraz hava alırsın hemde konuşuruz.

-İyi tamam.

Telefonu kapatıp Boranın gelmesini beklemeye başladım. O sırada annemle beraber pirinç ayıklıyordum. Tek kolla da olsa yardım yardımdır.

Bölüm sonu

15 yorum