Kampüse girdiğim gibi Berna'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Onun yanına adımlayıp oturduğu banka oturdum.
" Berna Alaz'ı gördün mü?"
"Hayır bugün dersi yok."
Kafamı ona çevirip yüzünü izledim. O nerden biliyordu ki.
" Sen nerden biliyorsun bana hiç demedi."
"Imm şey ya."
"Ne?"
" Nerden bilicem kızım geçen arkadaşlarına diyordu bende kulak misafiri oldum yoksa bana ne senin sevgilinden." yüzüne bakıp inceledim. Neden telaşkanmıştı ki bu şimdi.
" Tamam sakin ol bir şey demedim."
" Yani öyle şüpheli şüpheli sorunca insan kendini suçlu sanıyor yani. "
" Ben öyle bakmadım ki sana öyle gelmiştir. "
" Olabilir evet, son zamanlarda stres yapıyorum. Bir ay sonra üniversite bitiyor ve tamamen hayata atılıyoruz. "
" Evet öyle insan ister istemez strese giriyor. "
Berna telefondan saate bakıp oturduğu yerden ayaklandı.
"Ne oldu?"
" Benim dersim başlıyor ya gitmem lazım. Hadi sana da iyi dersler." diyip bana gülümseyip koşarak fakültesine gitti. Arkasından onu izlerken aklım hala karman çormandı.
Alaz son günlerde fazla fevri ve sinirliydi. Sürekli bana patlıyordu ve bu sinirinin sebebini iş yerine bağlıyordu. Ayrıca fazla ilgisizdi. Aramalarımı açmıyor mesajlarıma saatler sonra dönüyordu. Ben de artık sinirleniyordum.
Oturduğum banktan kalkıp fakülteme yürümeye başladım yürürkende Lelya'ya mesaj yazıyordum.
Siz : Lelyaşummm işin var mı.
Lelyamm: Hayır güzellik neden?
Siz : Ders çıkışı sana yazsam gelsen beni alsan olur mu?
Lelyamm : Bir şey mi oldu Birce?
Siz : Yok bana bir şey olmadı. Alaz'a ulaşamıyorum onu çok merak ettim.
Lelyamm : Ay salak bende bir şey oldu sandım.
Siz : Alırsın dimi beni.
Lelyamm : Alırım tabi ki bu da soru muuu
Siz : Hadi ben derse kaçtım sonra yazarım.
Lelyamm : İyi dersler bebişim byyeee.
Telefonu çantama koyup amfide ki boş olan bir yere oturdum. Hoca beş dakika sonra gelmiş ve hemen derse başlamıştı ama ben derse odaklanamıyordum. Eşyalarımı toplayıp çantama koydum ve ses çıkarmamaya dikkat ederek amfiden çıktım. Nasıl olsa daha sonra sınıfta ki bir arkadaşımdan notları alırdım. Merdivenlerden inerken Lelya'yı aradım. İki üç çalışta sonra açmıştı.
"Alo ben dersten çıktım."
" Erken çıkmışsın ders iptal mi edildi."
" Hayır ben kendim çıktım."
" Tamam bebişim ben zaten şimdi yoldayım beş dakika orada olurum."
" Tamam aşkım ben kapatıyorum." diyip aramayı sonlandırdım. Bahçede ki banklardan birine oturup etrafta ki insanları izlemeye başladım.
Neredeyse on dakika sonra Lelya'nın arabasını gördüm. Oturduğum banktan kalkıp arabaya doğru ilerleyip hiç beklemeyerek arabaya bindim. Arabaya biner binmez kemerimi takıp Lelya'ya döndüm.
" Hadi hemen gidelim."
" Kızım sakin ol ya. Sanki ilk defa telefonlarını açmıyor."
Kaşlarımı çatıp ona bakmaya devam ettim.
" Aşkım bak özür dilerim ama gerçek bu. Seni ihmal eden bir adamla ilişkiye devam ediyorsun."
" Seviyorum ama."
" Hayır kızım hayır. Sadece alıştın. Alışkanlık bu. "
" Bunu konuşmayalım şimdi. "
" Bak inkar etmedin bile neyse önce yemek yiyelim kurt gibi açım benn. " Ona sen ciddi misin der gibi bakıp göz devirdim. Bu kız cidden beni delirticekti.
" Ne yesek ki acaba. "
" Tavuk dürüm yiyelim. "
" Seni şu dürüm aşkın beni öldürür. "
" Dürüm bir kültürdür bebeğim ayrıca ekonomik"
" Paraya da çok ihtiyacın var dimi?"
" Babamdan ne kadar az para alırsam o kadar iyi."
" Benim gururlu ama zengin kızım."
" Sen benden daha zenginsin."
" Benim param senin paran senin paran senin paran."
Kahkaham arabanın içini doldurmuştu. O da bana sırıtarak bakıyordu.
" Güzellik sen hep gül. "
" Lelya biz hep beraber gülelim. "
" E herhalde be abla sen benden ayrılamazsın. "
Arabanın yavaşlaması ile beraber kafamı cama çevirdim. Küçük bir dürümcünün önüne arabayı park etmişti. Kapayı açıp indim ve Lelya'nın yanıma gelmesini bekledim. O gelince ikimiz beraber dükkanın içine girip köşedeki masaya oturduk.
" Hoş geldiniz efendim ne alırdınız?"
" İki tane tavuk dürüm iki tane de ayran ama rica etsem birine turşu koymazsanız olur mu?" dedim.
" Tabi efendim birazdan siparişiniz hazır olur." diyip gitti garson.
"Dökül bakalım sen neden bu kadar endişelisin."
"Acaba başkası mı var diye kendi kendimi yiyorum o yüzden sanırım."
" Yok ya Alaz o kadar yapmaz kızım."
"Bilmiyorum ki yapar mı yapmaz mı? Ben artık o kadar tanımıyorum ki onu."
Lelya derin bir nefes aldı ve elimi tutup gözlerimin içine bakarak konuşmaya başladı.
" Bak güzelim her ne olursa olsun her zaman yanındayım bunu da atlatırız. O kıçıkırık Alaz yüzünden kendini üzemezsin valla döverim seni. " dedi.
Yüzümde belli belirsiz bir gülümseme peydah oldu. Bu kızı cidden seviyordum deliydi ya. Önümüze yemeğin konması ile bakışlarımı önüme indirdim. İster istemez dudaklarımı yaladım. Gerçekten çok acıkmıştım. Garson siparişleri bırakıp giderken önümdeki dürümü yemeye başlamıştım.
Yemeğimi bitirip kalan ayranımı yudumlarken Lelya'yı izliyordum çok yavaş yiyordu. Yaklaşık beş dakika sonra dürümünü bitirmiş ve yerinden kalkmıştı.
" Hadi hadi hesabı ödeyelim ve şu kaçağı arayalım bakalım."
Yerimden kalkıp kasaya doğru ilerledim cüzdanımı çıkarırken kafamı arkama çevirip konuştum.
" Ben öderim o yüzden o elini o cüzdandan çek çabuk."
Lelya bana gülümseyip cüzdanını çantasına attı ve bir suçlu gibi ellerini havaya kaldırdı. Bende sesli bir şekilde gülüp kasaya hesabı ödedim. Kasada işim bitince Lelya'nın koluna girip dükkandan çıktık ve arabaya bindik.
" Önce iş yerine gidiyoruz değil mi?"
"Evet öyle yapıyoruz. Bu saatlerde işte olmalı."
"Olmasa da pek bir şey olmaz torpille babası soktu nasıl olsa."
" Ya! Lelya."
" Yalan mı kız? Yalansa yalan de"
Sadece ona bakıp gülümsedim ve başımı iki yana salladım bu kız ifla olmazdı. Başımı cama çevirip dışarı izledim. Hafif yağmur yağıyordu.
.
.
.
Yaklaşık on beş yirmi dakika sonra iş yerine gelmiştik. Lelya'ya dönüp konuştum.
" Sen hiç inme ben bakıp geliyorum."
" Emin misin?"
" Evet bebişim beş dakikaya gelirim bekle sen."
" Peki o zaman."
Kapıyı açıp arabadan indim ve hızlı adımlarla şirkete girdim. Etrafta tanıdık var mı diye bakınırken lobide Mehmet'in oturduğunu gördüm. Mehmet Alaz'ın iş arkadaşıydı.
" Mehmet."
" Aa Birce senin burada ne işin var? "
" iki dakika konuşabilir miyiz?"
" Tabi ki de konuşabiliriz gel şöyle." diyerek köşeye doğru yürüdü. Bende onun peşinden gidip karşısında durdum. "
" Mehmet Alaz işte mi? Ulaşamıyorum da. "
" Alaz bir hafta izin aldı haberin yok mu?"
" İzin mi aldı?"
" Evet hatta iki gündür gelmiyor."
" Anladım saol."
" Rica ederim. "
Arkamı dönüp yürümeye başladım. İçimde bir huzursuzluk doğmuştu. Nasıl bana bir şey söylemezdi. Benden ne gizliyordu bu çocuk. Aceleyle dışarı çıkıp arabaya bindim.
" Lelya Alaz'ın evine sür. "
" Ne? Neden eve gidiyoruz işte yok mu? "
" İzin almış bir haftalık iki gündür gelmiyormuş işe ve benim haberim bile yok."
" Piçe bak sen kim bilir ne yapıyor?"
" Allah bilir."
Lelya arabayı hızlı sürüp sürekli ağzından küfür savuruyordu.
" Lelya sakin olsana biri kovalamıyor bizi. "
" Biz birini kovalıyoruz zaten kızım. Onu iş üstünde yakalamam lazım. "
" Sence beni aldatıyor mudur? "
" Bana bak üzülmenin sırası değil eğer aldatıyorsa da onun ağzına sıçıcaz."
Telefonu elime alıp bildirimlere baktım. Berna yazmıştı.
Berna: Birce nerdesin?
Bana niye yazmıştı ki şimdi Berna. Mesajı görmezden gelip telefonu çantama geri koydum.
" Berna yazmış. "
" Ne diyor yine? "
" Nerede olduğumu soruyor. "
" Of konuşma şu kızla ya sinir oluyorum."
" Sen beni kıskanıyor musun acaba?"
Lelya bana bakıp göz devirdi.
" Alaz'ı bırakıp seni mi alsam kendime."
" Bırakıp bırakmayacağına şimdi karar vericez bekle sen bebişko. " dedi.
Gelmiştik sonunda. Lelya arabayı park etti ve beraber indik. Alaz'ın oturduğu apartmana doğru yürüyüp şansımıza açık olan kapıdan içeri girdik.
Asansöre binerken Lelya tekrar konuştu.
" Heyecan var mı heyecan? "
" Lelya beni rahatlatmaya falan çalışma çünkü ben bekledikçe ve kafamda kurdukça sinir oluyorum."
"Tamam tamam sustum."
Lelya benden önce davranıp beşinci kat için olan tuşa bastı. Birkaç dakika içinde beşinci kata gelmiştik. Asansörden inip Alaz'ın dairesinin önüne geldik. Ben zile basmak için elimi kaldırmışken Lelya elimi tuttu.
" Kızım ne yapıyorsun anahtar yok muydu sende."
" Vardı."
" E hadi anahtarla aç."
Çantamdan anahtarı alıp kapıyı açmaya çalıştım ama anahtar kapıya girmiyordu.
" Ne oldu."
" Anahtar yuvaya girmiyor ki."
" Yanlış anahtar olmasın."
" Hayır doğru. "
" Anahtarı mı değiştirmiş şerefsiz. "
Zar zor yutkunup kafamı onu onaylar şekilde salladım.
" Anahtarı sakladığı bir yer var mı?"
"Ne?"
" Böyle ne bileyim paspas altına falan yedek anahtar koymaz mı?"
" Şu ayakkabı dolabının içine bırakırdı bazen ama."
" Şansımızı denemekten zarar gelmez bebeğim." diyip yan tarafta duran dolabı karıştırmaya başladı. Ayakkabı ters çevirip içlerine bakıyordu. Rafta duran botu alıp ters çevirince bir anahtar düşmüştü. Lelya ile göz göze geldik. Yerde ki anahtarı alıp tekrar konuştu.
" Mal bu çocuk anahtarı değiştirdin madem buralara koyma." diyip kapıyı açtı.
Beraber içeri girip kapıyı sessizce kapattık. Kapının yanında duran askılarda bir kadın ceketi vardı. Lelya'da ceketi görmüştü.
Salondan sesler geliyordu. Kafamı oraya çevirip hızlı adımlarla salona girdim. Gördüğüm manzara ile şok oldum. Berna Alaz'ın kucağında oturuyordu ve öpüşüyorlardı. Bu manzara yüzünden midem bulanmaya başlamıştı.
" Telefonlarını açmadığın ve işinden izin aldığın önemli işin bu sanırım."
Benim konuşmam ile Alaz irkilip Berna'yı kucağından itti. Berna yere düşünce inlemişti. Gözlerimi Alaz'dan hiç çekmeyip ona bakmaya devam ettim. Bu durumu zaten öncesinde düşünmüştüm ama hiç böyle hissettirmemişti. Kalbim acıyordu ve nefeslerim sıklaştı ama ağlamayacaktım. Berna benim arkadaşımdı. Arkadaşımı sevgilimin kucağında görmek acımı ikiye katlamıştı.
" Birce bak açıklayabilirim. Yanlış anladın."
Ben ağzımı açmayıp ona bakmaya devam ediyordum. Benim yerime Lelya konuşmaya başlamıştı bile.
" Neyi yanlış anladı Alaz. Dur yoksa Berna'nın ayağı kayıp bir anda kucağına düştü sonra dudaklarınız birbirine mi değdi. Yeme lan bize salak mıyız biz? Gözlerimiz var bizim."
Hayalkırıklığı yaşıyordum. Zor bela ağzımı açıp konuşmaya başladım.
" Tamam Lelya boşuna konuşma her şey açık. "
" Ama Birce be-"
" Nolur gidelim. İkisinin de yüzünü şeytan görsün. "
" Birce sevgilim bak-"
" Sevgili falan değiliz Alaz bitti. Sen bitirdin. Şimdi karşıma geçipte açıklama yapmaya çalışma. Üstelik arkadaşımla aldattın. "
Kafamı Berna'ya çevirdim. Yere bakıyordu. Utanmıştı sanırım.
" Başka biri mi yoktu Berna."
" Özür dilerim Birce."
" Özür falan dileme benden. " diye bağırdım.
Lelya'ya döndüm.
" Lütfen gidelim. "
" Gidelim güzelim. "
__________________________________________________
Bitti.
İyi okumalar aşkolar.
Umarım beğenirsiniz.
💗💕✨
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
"Bugün dersi var mıydı?"
" Yoktu diye hatırlıyorum."
"Tamam işte telefonu falan bozulmuştur bel
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
"Bugün dersi var mıydı?"
" Yoktu diye hatırlıyorum."
"Tamam işte telefonu falan bozulmuştur belki."
"Öyle mi diyorsun."
"Derse girip çıkalım sonra iş yerine uğrarız oradadır zaten
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
"Bugün dersi var mıydı?"
" Yoktu diye hatırlıyorum."
"Tamam işte telefonu falan bozulmuştur belki."
"Öyle mi diyorsun."
"Derse girip çıkalım sonra iş yerine uğrarız oradadır zaten."
" Tamam o za
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
"Bugün dersi var mıydı?"
" Yoktu diye hatırlıyorum."
"Tamam işte telefonu falan bozulmuştur belki."
"Öyle mi diyorsun."
"Derse girip çıkalım sonra iş yerine uğrarız oradadır zaten."
" Tamam o zaman öyle yapalım."
" Hadi gadi
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
"Bugün dersi var mıydı?"
" Yoktu diye hatırlıyorum."
"Tamam işte telefonu falan bozulmuştur belki."
"Öyle mi diyorsun."
"Derse girip çıkalım sonra iş yerine uğrarız oradadır zaten."
" Tamam o zaman öyle yapalım."
" Hadi hadi derse geç kalmayalım."
Başımı sallayıp onu onayladım daha sonra beraber kendi
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
"Bugün dersi var mıydı?"
" Yoktu diye hatırlıyorum."
"Tamam işte telefonu falan bozulmuştur belki."
"Öyle mi diyorsun."
"Derse girip çıkalım sonra iş yerine uğrarız oradadır zaten."
" Tamam o zaman öyle yapalım."
" Hadi hadi derse geç kalmayalım."
Başımı sallayıp onu onayladım daha sonra beraber kendi fakültelerimize gitmek için ayrıldık. Lelya benim
Kampüse girdiğim gibi Lelya'yı görmüştüm. Bana el sallıyordu. Hızlı adımlarla yanına yürüyüp konuşmaya başladım.
" Dün geceden beri Alaz'a ulaşamıyorum. Haberin var mı?"
" Kızım ben nereden bileyim. Sakin ol bir şey olmamıştır."
" Ne telefonlarımı açıyor ne de mesajlarıma bakıyor endişeleniyorum."
"Bugün dersi var mıydı?"
" Yoktu diye hatırlıyorum."
"Tamam işte telefonu falan bozulmuştur belki."
"Öyle mi diyorsun."
"Derse girip çıkalım sonra iş yerine uğrarız oradadır zaten."
" Tamam o zaman öyle yapalım."
" Hadi hadi derse geç kalmayalım."
Başımı sallayıp onu onayladım daha sonra beraber kendi fakültelerimize gitmek için ayrıldık. Lelya benim
