İçeriğe geç

Aşk ağlatır

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Aşk ağlatır

Bölüm 2

2. Bölüm : "karşılaşma"

Bölüm 2

"Karşılaşma"

Masada oturuyordum. Tabağım dolu ama yemiyordum, sadece kaşıkla yemeği karıştırıyordum. Aklım hala Eren'deydi,yemekle oynamaya devam ederken babamın sesini duydum

Babam :" Kızım noldu? Yemekle oynama yesene yemeğini"

Afalladım, bakışlarımı babama çevirdim

-"ı- hiç birşey yok baba" babamı inandırmak için ağzına bir lokma aldım

-"baba... Birazdan dışarıya çıkabilir miyim arkadaşım Merve'yle bulusucam"

Babam kıs kıs güldü

Babam:"hangi Merve'ymiş bu bildiğimiz Merve'ler mi bu" hafifçe güldüm

-"Saçmalama baba"

Babam:"tamam tamam annene söyle annen izin verirse gidersin" bakışlarımı anneme çevirdim masum bakış attım

Annem:"tamam tamam bakma öyle gidebilirsin

Masadan kalktım ve üzerimi giymeye gittim

🤍

Dışarıya çıktım, temiz hava tenime vurunca derin nefes aldım. Yolda yürümeye devam ettim. Yürüyerek telefonuma bakarken birinin omzuma sertçe çarptığını hissettim. Dönüp baktığımda donakaldım.

Eren'di

Eren'le göz göze geldim.

Eren yüzümü iyice inceledi, sanki tanıyacakmış gibi

Eren:"sen... Her neyse benzettim galiba özür dilerim" diyip yoluna devam etti arkasından bakakaldım.

Gerçekten beni tanımamıştı şaka gibi beni tanımamıştı angut. Yoluma devam ettim arada sırada arkama bakıyordum sanki gelecekmiş gibi

(malım ha harbi malım çocuk seni tanımamış sen hala bir ihtimal var zannediyorsun)

Az önce ona baktığım yüzü hala aklımdaydı. Kahve çilleri hala ona çok yakışıyordu. İlk İstanbul'a geldiğimizde onunla telefonla konuşurduk sonra telefonum bozulunca başka telefon almak zorunda kaldık. O günden sonra da hiç görüşmemiştik.

Yıllar önce

İstanbul'a daha yeni gelmiştik valizimi boşaltırken telefonumun titreştiğini hissettim ekrana baktığımda Eren'in aradığını gördüm, yüzümde hafif tebessüm oluştu telefonu açtım ve Eren'in yumuşak sesini duydum

Eren:"canım nasılsın geldin mi İstanbul'a"

-"evet geldim hatta valizimi boşaltıyorum"

Eren:"hmm iyi güzel mi İstanbul"yüzümü hafif buruşturdum

-"yani çok kalabalık ama iyi. Keşke sende olsaydın"

Eren'in telefondan gülümsediğini duydum

Eren:"geleceğim merak etme en kısa sürede yanında olacağım"

Bugün Ama bugün beni tanımamıştı. Belki de hayatında başka biri vardı,ya da ben öyle düşünüyordum kafamı toplamaya çalıştım ama elimde değildi yavaş adımlarla eve ilerledim kapıdan girince derin bir nefes aldım. Göz yaşlarımı tutmakta zorlanıyordum hızlı adımlarla odama geçtim ve elimle ağzımı kapatıp boğuk bir sesle ağladım. İlk defa biri için bu kadar ağlıyordum. Çünkü ağladığım kişiyi gerçekten sevmiştim.

İnsan sevdiğini unutur mu? O unutmuştu. Beni unutmuştu

🤍

Akşam olmuştu hava kararmış, cırcır böceklerinin sesleri duyuluyordu. Odamda kafamı dağıtmak için arkadaşımla konuşuyordum. Biraz da olsa rahatlamıştım. En yakın dostum Aylin'di.

Aylin:"ezgi... Sana noldu durgun geliyor sesin" sesine endişe vardı. Derin bir nefes aldım gözlerimi kapattım sonra tekrar açtım

-"bugün ne olmadı ki" diye yanıt verdim

Aylin:"istersen anlat ama anlatmak istemezsen zorlamam" dedi. Tabiki de anlatacaktım bunu kendisi de biliyordu

-"bugün bil bakalım kimi gördüm" dedim

Aylin:"kimi gördün" sesinde merak ve heyecan vardı derin nefes alıp devam ettim

-"Eren'i gördüm ve beni tanımadı şaka gibi ya" dedim Aylin önce duraksadı

Aylin:"ne bir dakika nasıl gördün İstanbul'a mı gelmiş" dedi

-"Evet gelmiş. Ama beni tanımadı acaba tanımamazlıktan mı geldi" Aylin hemen itiraz etti

Aylin:"saçmalama ezgi Eren seni niye niye tanımasın hem belki acelesi vardı. Nerden biliyorsun" dedi beni küçük bir çocukmuşum da avutmaya çalışır gibi

-"diyorsun?" Dedim bir umutla. Konuşmaya devam ettik ardından konuşmayı bitirdik yatağıma uzandım. Aylin'in dediklerinden sonra içime bir umut doğmuştu. Birdaha karşılaşırsak o zaman beni tanır mıydı? Tanırdı ya, gözlerimi yavaşça kapatıp uykuya teslim oldum.

Sevdiğini unutmak, onu kalbinden silmek değil; yokluğuyla yaşamayı öğrenmektir.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.