Bi kaç saat sonra gittiler. Ortalığı toparladım. Saat çok geçti. Hemen odama çıktım. O sırada Mert bir az telefonda oyalandı ve odasın çıkıp duşa girmişti. Yarım saat sonra çarşaf deyiştirmek için Mertin odasına girdim. Oda boşdu. Duştan çıkmamışdı daha. Komidinin üzerinde parfümü vardı. Dayanamayıp parfümün kapağını açtım ve kokladım. Çok güzel kokuyodu. Bu onun kokusuydu. Birden bi ses duydum ve korkudan sıçradım.
"Beyendin mi?" Dedi. Arkamı döndüğümde karşımda Merti gördüm sadece altında bi şort vardı. Ve saçların havluyla kuruluyodu.
"Iıı...şey...ben...yani.." sözler ağzımdan çıkmıyorduuu.
"Sen ne?" Dedi
"Ben çarşaf almak için gelmişdim" dedim
"Tamam çarşaflar şurda" eliyle çekmeceleri işaret etti. Hemen alıp çıktım. Koşar adımlarla odama geçtim ve heycandan ölüyodum. Çok karizmatikdi. Ah! Noluyo bana noluyoo
Dışarda yağmur yağıyodu. Şimşek çakıyodu ve ben çok korkuyodum. Saat epey bi geç olmuşdu. Ayağa kalktım ve Mertin odasına doğru yürüdüm. Kapını çaldım ama ses çıkmadı. Bende içeri girdim. Galiba uyuyodu. Yanına gittim ve yatağın bi ucuna uzandım. Sonra Mert yüzünü bana doğru çevirdi ve beni kolları arasına aldı. Kalbim çok hızlı atıyodu. Onun yanında olmak bana o kadar çok huzur veriyodu ki anlatamam size. Onun kolları arasında olmak onun kokusunu koklamak ona sarılmak o kadar huzur vericiydi ki. Belki de bana öyle geliyodur hani insanın sevdiyi bi başka olur ya. Ben ilk defa bu kadar çok sevdim. İlk defa birine sığındım. Şimdi sevdiyim adamın yanındayım. Ben birini sevdim mi bırakmam o beni bırakırsa ama hiç unutmam yine severim belki ger döner diye. Bilmiyorum o beni seviyomu sevmiyomu ama ben onu seviyorum ve hayatımın sonuna kadar sevicem.