11.B Ö L Ü M
"Kaçınılmaz son!"
Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve bolca yorum yapmayı unutmayın 🤎🌹
Not: Bölüm 1 gün gecikti biliyorum arkadaşlar ama tek sebebi uygulamaya giremememdi hata veriyordu neyseki bugün düzeldi ve yayınlayabildim hadi bakalım size iyi okumalar bol bol bildirim vermeyi unutmayın canlar 🤎✨
O buradaydı beni bulmuştu,
kaçınılmaz sonum gerçekleşmişti.
-"Esila sakin ol,bana bak birtanem"
Burcu hocam beni kendime gelmem için sarsıyordu ama ben şoka girmiştim ve bir türlü çıkamıyordum.
-"Esila bana bak, diyorum."
Bu sefer bakışlarım ona doğru çevrilmişti,bende ağlamaklı sesimle hocamın elini tutup konuşmaya başladım.
-"hocam ne yapacağız, buldu beni ne olur birşey söyleyin, beni ona bırakmayın."
-"tamam kuzum sakin ol,ölürüm de asla vermem seni o adama,rahat ol bak şimdi, seni daha görmedi ben hazırlıklı geldim merak etme, al bu peçeyi hemen başından geçir, yüzünü gizlersek senin Esila olduğunu anlayamaz, zaten beni hiç görmediler tanıyamazlar."
-"hocam iyi diyorsunuz da gelinliğimden tanır, fazla vaktimiz yok her an gelebilir."
-"dur bir saniye, en iyisi sen benim yerime geç kenarda otur, bende bir çarşaf örteyim üstüne, sende uyur numarası yap tamam mı?"
-"tamam hocam"
Burcu hocamla yerimizi değiştirdikten sonra peçeyi takmıştım, kapıda onu görmemle hemen gözlerimi yumdum. kahretsin nereye gitsem buluyordu beni pislik herif
Acaba ablam ne yapıyordu şuan, umarım canını yakmıyorlardır,ah ablam keşke yanımda olsaydın.
Hala gözlerim kapalı bekliyordum umarım beni tanıyamazdı ve giderdi,içimden bildiğim tüm duaları okuyordum.
Sesi yaklaştıkça tedirginliğimde artıyordu, gözlerim kapalı olsa da çok yakınımda olduğunu anlayabiliyordum.
-"hanımefendi yakınınız mı?"
Kime diyordu bu lafı acaba diye düşünürken hocamın sesini duydum yoksa anlamış mıydı?
-"kız kardeşim, neden sordunuz?"
-"yüzünü açmasını söylerseniz sevinirim,benim için çok önemli olan birini arıyorum yardımcı olursanız iyi olur hanımefendi"
-"beyefendi ne dediğinizin farkında mısınız,haddinizi bilin aradığınız her kimse burada değil,lütfen uzaklaşır mısınız, zaten gördüğünüz gibi kardeşim uyuyor"
-"peki öyle olsun,rahatsızlık verdiğim için özür dilerim."
Bir an çok korkmuştum ama hocamın sözleriyle rahatlamıştım gittiğini umarak gözlerimi açıp etrafa bakındım.
Çok şükür gitmişti, kalbimi tutarak rahat bir oh çekmiştim,hocama dönüp sıkıca sarılmayı da ihmal etmemiştim.
-"hocam ucuz yırttık valla, iyi ki varsınız siz olmasanız ne yaparım ben"
-"deme öyle, benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı."
-"yapmazdı hocam, yapmazdı."
Hocam ağladığımı görünce tekrar sarılmıştı bana sarılmamızı bölen aramı görmemdi, o gitmemişmiydi işte bu sefer işim bitmişti,beni görmüş olacakki buraya doğru geliyordu.
-"burcu hocam bakın geri geldi, ne yapacağız şimdi, kesin tanıdı beni"
-"hiç merak etme Esila,ben varken sana dokunamaz sakin ol birtanem."
Bu sefer kurtuluşum yoktu biliyordum, neden hep aksilik çıkıyordu neden bir türlü kaçamıyordum, lanet olası Mardin'den ve törelerden neden?!
Aram karşımda durmuştu, resmen bana alay eder bir tavırla bakıyordu.
-"demek kaçak gelin buradaymış sana demiştim değil mi,nereye gidersen git benden kaçamazsın."
İçimde ona olan nefretim harlanarak büyümeye devam ediyordu, birde gelmiş karşımda pis pis sırıtıyordu.
Burcu hocam koltuktan kalkıp önüme geçti, bende ayaklanmıştım.
-"bana bak ağamısın nesin bilmiyorum ama defol git buradan Esila seninle evlenmeyecek anladın mı?"
Ne kadar korksamda burcu hocamın yanımda olması beni rahatlatıyordu.
-"ben sizinle konuşmuyorum hanımefendi, karımla konuşuyorum, bence sizin defolup gitmeniz gerek."
Aramın burcu hocaya dedikleri beni delirtmişti, nasıl böyle konuşabilirdi onunla
-"Aram haddini bil hocamla bu şekilde konuşamazsın."
-"sen hiç konuşma Esila, seninle sonra hesaplaşacağız, şimdi düş önüme gidiyoruz, karıcığım."
Kolumdan tutup beni uçaktan indirmeye çalışıyordu,burcu hocam da onu engellemeye çalışıyordu ama nafile kolumu bırakmıyordu ve canımı çok yakıyordu.
-"aram bırak beni, seninle hiçbir yere gelmiyorum, anladın mı? rahat bırak beni!"
Tüm bu söylemlerime rağmen tek kelime etmemişti,hala kolumdan çekiştirip zorla götürmeye çalışıyordu ve bu hareketini uçaktaki herkes görmesine rağmen yardım eden tek kişi yoktu,bu muydu insanlık, eğer buysa insanlık ölmüş demektir.
Uçaktan inmiştik ve şimdi arabasına doğru götürüyordu beni fazlaca kolumu kurtarmaya uğraşsamda başarılı olamamıştım
En son çare olarak aramın elini ısırdım ve bu yaptığımla kolumu kurtarmayı başarmıştım,hemen hocamın yanına gidip kolundan tuttum ve arkasına saklandım.
Şuan küçük bir çocuk gibiydim ama yanımda annem yoktu ona çok ihtiyacım vardı ama onun yerine burcu hocam vardı,şuan sığınabileceğim tek limandı hocam.
Arama baktığımda elinin acısıyla elini sallıyordu, bu kadar sert mi ısırmıştım belki evet
Aram bir eline birde bana bakıyordu, yanıma gelmeye başlayınca daha sıkı tuttum hocamın kolunu.
-"Esila yaptıkların haddini aştı bunu bil,eğer şuan benimle kendi isteğinle gelmezsen yanındaki kadını öldürürüm seçim senin"
Dedikleriyle şoka uğramıştım bu adam burcu hocamı öldürmekle tehdit ediyordu.
Yapmazdı değil mi bu kadar alçak olamazdı.Aklıma canice öldürdüğü o adam gelince hocamı da rahatlıkla öldürebileceğini anlamıştım.
-"yapamazsın aram, bu adiliği yapamazsın değil mi?"
-"seçim senin Esila, sen her türlü benimle geleceksin ama zorluk çıkarmadan kendi isteğinle gelirsen hocana zarar gelmez ama yok illa direteceğim dersen, ölür!"
Söylediği sözler kanımı dondurmuştu, insan öldürmek bu kadar kolay olabilir miydi?
Bu adam ona olan nefretimi azaltmaya çalışacağına katlanarak arttırmaya devam ediyordu.
Burcu hocam beni kendine döndürüp gözyaşlarımı sildi ve elimden sıkıca tuttu.
-"esilam korkma, bana hiçbir şey yapamaz bu ağa bozuntusu,hadi gidelim emin ol sana asla zarar gelmesine izin vermem, beni merak etme tatlım."
Ah hocam, keşke herşey bu kadar kolay ve masum olsaydı ama değildi.
Burası Mardin'di,Mardin'de masum kalmak imkansızdı.
Kan,vahşet,töre,acı herşey vardı ama eksik olan birşey vardı.
Mutluluk!
Burada kimsenin mutlu ve huzurlu olmasına izin verilmezdi ama Mardin'in güzelliği yok mu derseniz cevabım şu olur;
Mardin insana acıyı ve cehennemi yaşattığı gibi mutluluğu ve cenneti de yaşatıyordu.
Mardin yaşamasını bilene güzeldi tıpkı bu insanlara olduğu gibi ama ben ne burada kalmak, ne de buranın adetlerini öğrenmek istiyordum,sadece tek isteğim İstanbul'a dönüp okuluma devam etmekti.
Ama görünene göre sadece istemekle kalacaktım.
Burcu hocamdan elimi çekip omzuna dokunarak konuşmaya başladım.
-"hocam şuana kadar benim için yaptıklarınıza ne kadar teşekkür etsem azdır ama bitti,ikimizde buradan kurtulamayacağımı biliyorduk, baksana etrafımıza bir sürü adam dolu, şu saatten sonra nereye kaçabilirim ki,sizden son defa birşey isteyeceğim, lütfen gidin yoksa sizi öldürürler,ben bunu görmeye dayanamam,ne olur hocam beni de anlayın."
Konuşmamı zar zor bitirmiştim, zira konuştukça boğazım düğümleniyordu, gözyaşlarım her zamanki gibi akmaya devam ediyordu ve biliyordum ki hiç birzaman dinmeyecekti.
-"Esila,lütfen bunu benden isteme yapamam, seni burada bırakıp arkamı dönüp gidemem,ne olur sende beni anla."
Hocama son kez sarılmak istiyordum, o yüzden sıkıca sarıldım, ona bir daha hiç sarılamayacaksına sarılmıştım artık yolun sonuna gelmiştim.
-" sarılmanız bittiyse hadi artık gidiyoruz bir tanem"
Hocamdan ayrılıp gözyaşlarımı sildim ve arama doğru adım atacakken, burcu hocam kolumdan tutup beni durdu.
-"Esila yapma canım, bunu kendine yapma, lütfen gitme beni biraz seviyorsan gitme, ne olur bu kadar çabuk vazgeçme kendinden, savaş herşeyi çabucak kabullenecek misin?benim tanıdığım Esila bu değil,benim tanıdığım Esila asla pes etmezdi,sonuna kadar savaşırdı."
Arkama dönüp burcu hocamın elini tutarak kendimi anlatmaya çalışıyordum.
-"siz söyleyin hocam ne yapayım gözümün önünde ölmenizi mi izleyeyim, benden ne istediğinizin farkında mısınız, yalvarırım hocam bunu istemeyin benden yapamam."
-"hayır Esila bu adam bana hiçbir şey yapamaz, lütfen kendine gel sen Esila Avşinsin!"
Diyerek beni sarsmıştı,şuan ne yapacağımı hiç bilmiyordum gitsem de bir boşluğa düşmüş olacağım, gitmesemde aynı durumda olacaktım, şuan kafam allak bullak olmuştu.
Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı,kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok, bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan.
-"haklısınız hocam, ben Esila Avşinim.asla pes etmeyeceğim."
Arama dönüp,parmağımı ona doğrultarak konuşmaya başladım.
-"ne yaparsan yap,asla sana boyun eğmeyeceğim aram haznedar! seninle evlenmek istemiyorum, evlenmeyeceğimde şimdi defol git buradan beni rahat bırak."
Aramın saçlarını çekmesinden sinirlenmeye başladığını anlamıştım.
-"o zaman hocanın ölümünü izlemeye hazır ol,güzelim."
Aram belinden silahını çıkarıp burcu hocaya doğrultmuştu. dediğinde ciddiydi,gerçekten öldürecekti hocamı,buna asla izin vermeyecektim.
Burcu hocamın önüne geçip konuşmaya başladım.
-"önce beni öldür o zaman, aram!"
-"Esila çekil, beni delirtme"
-"hiçbir şey yapamayacaksın hocama, aram asla izin vermem "
-"baran al esilayı, arabaya bindir"
Adamları yanıma gelip beni kolumdan tutup götürmeye başladı gitmemek için direnmeye çalışıyordum ama boşunaydı.
Aramın tetiği çektiğini görünce adamlara tekme atıp kurtulmuştum onlardan,koşarak aramın yanına gittim.
Tekrar silahın önüne geçmiştim.
-"baran bir işi de düzgün yap, alın esilayı diyorum beceriksizler"
-"aram tamam kabul,hiçbir zorluk çıkarmadan geleceğim seninle, yeterki hocama zarar verme."
-"ha şöyle güzelim asilik yapmayınca ne kadar da tatlı oluyorsun ama"
-"hocama zarar vermeyeceksin, değil mi?"dedim,dolu gözlerle.
-"yapmayacağım ama artık uslu bir kız olacaksın ve bana karşı çıkmamayı öğreneceksin."
Yanıma gelip koluma girdi ve beni götürmeye başladı,hocamı arkamda bırakıp gitmek zorunda kalmıştım, aksi takdirde burcu hocam ölecekti.
-"hocam ne olacak, peki ara"
-"yarın özel bir uçakla İstanbul'a gönderilecek, merak etme"
Arabaya bindiğimizde beni nereye götüreceği hakkında hiçbir tahminim yoktu.
Yol boyunca ikimizde tek kelime etmemiştik ama aram bu durumdan sıkılmış olacaktı ki bana dönerek sinirli bir şekilde konuşmaya başladı.
-"gerçekten benden kaçabileceğini mi sandın Esila?"
Söylediklerine karşı tek bir kelime etmemiştim, çünkü bu adamla muhatap olmayı gerek görmüyordum.
-"hep böyle mi yapacaksın,tamam konuşma sus öylece sus Esila!"
Daha fazla bu adamın sesine tahammülüm kalmamıştı, belki o pis çenesini kapar diye sözlerine cevap vermeye karar vermiştim.
-"benden ne istiyorsun aram,ne yapmamı bekliyorsun?bağırıp çağırmamı mı,istiyorsun böyle yaparsam daha mı hoşuna gidecek yeter ya yeter, rahat bırak artık beni nefret ediyorum senden anladın mı, sadece nefret!"
Bu seferde o konuşmamıştı, tek kelime etmemişti sadece bana bakıyordu.
Bu yaşadıklarım çok ağırdı haketmemiştim, hemde hiç haketmemiştim.Neden ben ya neden onca kız arasından beni bulmuştu bu kader,ne kadar kaçmaya çalışırsam çalışayım, hep kapana sıkışıyordum.
Annem haklıydı galiba kaderimizden kaçamazdık. kaderimizde ne varsa onu yaşardık ama bu benim kaderim değildi abi dediğim şerefsiz yüzünden hayatımın mahvolmasıydı.
Eğer o kızı kaçırmasaydı, ben şuan bu gelinliği giymek zorunda kalmayacaktım, bu durumda olmayacaktım.
Araba durduğunda geldiğimiz yere bakmıştım,burası konaktı ama bizim konağımız değildi. muhtemelen aramın konağıydı.
Arabadan indiğimde ayaklarım geriye gitmek istiyordu ama bunu yapacak gücüm yoktu, artık tükenmiştim.
Aram daha arabadan inmemişti şuan koşarsam büyük ihtimal hemen yakalanırdım ama yine de koşmaya başladım.
Hiç değilse son ana kadar çabaladım diyecektim, öyle hemen kabullenmemiştim diyecektim, üzerimdeki gelinlikle ne kadar hızlı koşabilirsem,o kadar hızlı koşmaya çalışıyordum.
Arkama baktığımda peşimden gelen kimse yoktu, üstelik korumalarda kaçmamı engellememişti,bu işte bir terslik vardı da neyse, koşmaya devam ediyordum ,bir mahalleye girip koşmaya devam ettim ama kısa süre sonra bu sokağın çıkmaz sokak olduğunu görmüştüm.
Hızlıca geri çıkmak için koşmaya başladım ama karşımda aramı görmemle tekrar geri geri gitmeye başladım.
-"gerçekten yorulmadın mı sürekli kaçmaktan Esila, bize bir şans vermeyi denesen bu asiliğini bir kenara bıraksan olmaz mı güzelim?"
-"yaklaşma, uzaklaş benden"
Ben geri geri gittikçe üstüme gelmeye devam ediyordu, aklıma annemin verdiği bıçak gelmişti, koluma saklamıştım.
Hemen sakladığım yerden çıkarıp kendime doğru tuttum,aram bıçağı kendime dayadığımı görünce durmuştu.
-"eğer yaklaşırsan yeminim olsun öldürürüm kendimi aram,şakam yok."
Evet kararlıydım,geri adım atmaya asla niyetim yoktu .
-"güzelim, saçmalama bırak o bıçağı, sakın kendine zarar vermeye kalkışma, sen dahil kimse sana zarar veremez anladın mı? sen benim en değerlimsin."
-"en değerlinim öyle mi?o zaman bırakta gideyim, bu berdeli bozalım beni bu kadar çok seviyorsan neden acı çekmeme izin veriyorsun, gözlerinin önünde ölüyorum ama senin tek derdin benimle evlenmek, bana sahip olmak, bu aşk değil aram bu takıntılık!"
Asla bana karşı hissettiği duygular aşk değildi, o sadece takıntılı bir psikopattı.
-"Esila sana olan sevgimi ispatlamam için ne yapmam gerekiyor, söyle..söyle de bileyim çünkü ben artık çok yoruldum, sana aşkımı ispat etmeye çalışmaktan"
-"beni özgür bırak, sadece özgürlüğüme kavuştur beni aram senden başka birşey istemiyorum"
-"senden vazgeçmek mi?asla Esila bu düşünceyi kafandan çıkar, öyle bir şey olmayacak."
-"o zaman kendimi öldürürüm."
Bıçağı damarıma yaklaştırıp kesmek için bastıracakken,aram koşarak son anda aldı bıçağı benden, çok derin olmasa da biraz kesmiştim, eğer izin verseydi şuan ölmüş olacaktım ama buna bile izin vermemişti.
Onu kendimden uzaklaştırmak için ittirmeye başladım ama iki kolumu da kendine hapsetmişti.
"bırak beni aram bırak" sözlerimi hiç aldırış etmeden beni kucağına alıp taşımaya başladı.
-"Allah belanı versin senin, iliklerime kadar nefret ediyorum senden aram, asla sevmeyeceğim
seni, bir ömür nefret edeceğim.
sende bir ömür,senden nefret eden seni istemeyen, bir kadınla yaşayacaksın öyle mi? hangi adamlığa sığar bu söyle aram hangi?"
-"kapa çeneni Esila, zaten sinirliyim senden çıkarmak istemiyorum tüm sinirimi, o yüzden kapa o çeneni ve sus artık "
-"tabi işine gelmedi ya dediklerim hemen sus dersin..."
Sözlerime devam edememiştim çünkü kendimi çok kötü hissediyordum, bileğimde kanıyordu, başım dönmeye başlamıştı ve gözlerim kararmaya başlamıştı, daha fazla bu ağrıya dayanamadığım için gözlerim kapandı.
_____________________________
Aram'dan
Hızlıca havalimanına varıp uçağa girmiştim ve esilayı aramaya başladım ama hiçbir yerde yoktu.
Bu uçakta olması lazımdı ama yoktu en son çarşaflı birine takıldı gözlerim, yanına gittiğimde uyuduğunu görmüştüm, bende yanındaki kadına" yüzünü açabilir misin" demiştim ama beni terslemişti, haklıydı da o yüzden daha fazla konuşmayarak çekilmiştim yanlarından.
Uçaktan indiğimde barana dönüp konuşmaya başladım.
-"hani Esila bu uçaktaydı baran, sen benimle dalga mı geçiyorsun lan?"
-"beyim valla bu uçaktaydı, bende bilmiyorum ne olduğunu"
Başka bir adamımın bana seslenmesiyle baranın yakasını bırakıp, ona doğru dönmüştüm.
-"beyim bunları görmen gerek"
-"ne var Ahme"
-"aram beyim, yengemin kaçmasına yardım eden kadının fotoğrafını bulduk,bir bak derim."
Getirdiği zarfı aldıktan sonra içindeki fotoğrafı çıkarıp, baktığımda şaşırmıştım, bu kadın beni uçakta tersleyen kadındı ,o zaman demek oluyor ki peçeli olanda esilaydı,kendini bu şekilde gizlemişti akıllıca bir plandı ama karşındaki kişide aram haznedardı,beni çok fazla hafife almışsın küçüğüm
Hızlıca tekrar uçağa girip esilanın yanına gittim ve onu zorda olsa uçaktan indirmeyi başarmıştım. şimdide hocasının canıyla tehdit ediyordum yoksa başka türlü onu ikna edemeyecektim.
O da sonunda bu inadını bırakıp benimle gelmeyi kabul etmek zorunda kalmıştı.
Şimdide kollarımda baygın yatıyordu ne oldu da birden bayılmıştı,bakışlarım bileğindeki kanlara takılmıştı, son anda bıçağı alsamda kesilmesini önleyememiştim.
Eğer esilama birşey olursa kendimi asla affedemezdim, koşarak onu arabaya bindirip hastaneye götürmeye karar vermiştim ama sonra vazgeçmiştim," neden bileği kesildi" diye tonlarca boş sorular soracaklardı, o yüzden konağa doktor çağırmaya karar verdim.
Hızlıca konağa götürüp ,yatağıma yatırdım.Annem ve babamın gözleri üstümdeydi ve bana diyecekleri birşeyler olduğunu anlamıştım, yanıma gelen şevine ve diğer kardeşlerime hemen doktoru çağırmalarını söyledikten sonra odadan çıkıp babamların yanına doğru ilerledim.
-"buyur baba diyeceklerin var gibi"
-"hele oturasın oğul"
Sedire oturduktan sonra dikkatlice
Babamı dinlemeye başladım.
-"bak oğul Esila kaçtığı için berdel bozulmuştur, aşiret kararı vermiştir.Ağir, Berfin ve esilanın kanı sana helaldir, oğlum! namusumuzu temizleyesin."
Babam bu sözleri nasıl söyleyebilirdi bana,esilama bu kadar aşıkken onu vurmamı istiyordu, bunu asla yapmazdım.
-"baba sen ne dersin, ben karımı asla vurmam.Tamam yaptı bir cahillik ama bu ölümü gerektirmez Esila benim karımdır, yarın resmi nikahımız kıyılacak berdelde bozulmayacak benim son kararım budur!"
-"töreleri bilmezmiş gibi konuşma aram sen töreye karşı mı gelirsin?"
-"baba töreler karımı öldürmemi istiyorsa bu töreler benim için geçerli değildir, aşiret yarın toplansın adam gibi konuşuruz, sakin kafayla hadi size iyi geceler"
Diyip kalkmıştım, doktorun geldiğini görünce hızlıca esilanın yanına gitmiştim.
-"doktor bey durumu nasıl?"
-"şuan bilemem aram bey,bir bakmam gerek bileklerine,kısa sürede açıklama yaparım size"
-"peki doktor bey"
Sinirden odada volta atıp duruyordum, esilayı düşünmekten kafayı yememe az kalmıştı.
Şevin yanıma gelip öfkeli bir tavırla bana bağırmaya başladı,
Bense bu tavırlarına anlam veremiyordum, neden şimdi bana bağırıyordu bu kız?
-"Esila yengem, neden bu halde abi ne yaptın ona?"
-"kızım saçma sapan konuşma, ne yapabilirim ki ben esilaya!
Kafayı mı yedin? kendisi yaptı bunu kendine, kahretsin ki engelleyemedim."
-"ne demek engelleyemedim,ya ölürse o zaman ne yapacaksın? baksana kızın haline mahvolmuş, şimdi çık git odadan eğer uyanırsa seni görmesin, daha da kötüleşir zaten senden nefret ediyor."
Tek kelime etmemiştim,haklıydı. başımı eğip, çıkıp gitmiştim odadan,terasa gidip demirlere tutunmuştum.Azyakta kalabilmek için çünkü daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı.
neden kimse beni anlayamıyordu bende bir insanım değil mi?benimde duygularım var, bir kalbim var, ben ister miydim esilamın bu halde olmasını, en çok ben üzülüyordum,kahroluyordum. onun bu halde olmasına ama kahretsin ki, onun bu halde olmasının sebebi bendim, bunu da çok iyi biliyordum .
Düşüncelerimi bölen abimin sesiydi
-"aram ne yapıyorsun burada, tek başına diyecemde tüm Mardin biliyor derdini be kardeşim, duydun mu verilen kararı? "
-"duydum Bawer,sen söyle nasıl zarar veririm, kendimden sakındığıma, yapamam abi yapamam!"
-"ah be kardeşim, töreleri reddedemezsin ki bir planın var mı?"
-"yok Bawer, hiçbir planım yok ama çok korkuyorum,onu kaybedecem diye çok korkuyorum abi.Ben,aram haznedar ilk kez çaresizliği iliklerime kadar hissediyorum."
-"yarın ola hayrola kardeşim, sıkma canını"
-"abi yengem uyandı"
Sılanın sesini duyunca arkama dönüp onu dinledim ,aldığım haberle çok mutlu olmuştum.
Hızlıca odaya girdim ve esilanın yanına oturdum, elini tutup öptükten sonra nasıl olduğunu sordum.
-"nasılsın bir tanem iyi misin?"
-"git başımdan aram,yüzünü görmek istemiyorum lütfen git."
-"Esila ben burada senin için ölüp ölüp dirildim, sense gelmiş git diyorsun, bu tavırlarını bir kenara bırak artık, ben senin kocanım sende benim karımsın."
-"ben senin karın falan değilim aram, şimdi defol git yanımdan! ne yüzsüz bir adamsın ya defalarca seni istemediğimi söyledim ama sen ne yaptın aram, söyle sen ne yaptın?"
-"esila artık dayanamıyorum bu soğuk tavırlarına, sende beni sevmeye çalışsan, bak işte o zamano zaman herşey daha da güzel olacak. cehennem diye tabirlediğin bu konak ve Mardin sana cennet olacak gülyüzlüm."
Esila bu sözlerim karşısında hiçbir tepki vermemişti, sadece yüzünü benden çevirmişti.
-"birtanem,sadece ateş mi yakar insanı sen gözlerinin soğukluğundan yandığımı görmüyor musun,yalnızca ateş mi öldürür insanı sen gözlerindeki buz parçalarının kalbimi parçaladığını anlamıyor musun?"
Bakışlarını tekrardan bana döndürmüştü ama bana olan bakışları tiksinircesine bir bakıştı. işte bu bakışları beni mahvediyordu, kalbimi paramparça ediyordu.
-"seni anlamak mı aram, peki sen beni hiç anladın mı?kaç kere sana kendimi anlatmaya çalıştım ama sen kulaklarını tıkadın bana, şimdi de gelmiş karşıma beni anla diyorsun, ben seni anlamakta, görmekte,sesini duymakta, istemiyorum.Asıl sen bunu anlasan çok iyi olacak."
-"berdelin olması benim suçum değildi,abinin suçuydu.Ve ben
istemesem de her türlü bu evlilik olacaktı,töreleri bilmiyormuş gibi konuşma Esila."
Odadan çıkmak için ayaklanmıştım, çıkmadan önce şevine esilaya duş aldırmasını ve temiz kıyafetler giydirmesini söylemiştim.
Odadan çıktıktan sonra doğruca misafir odasına geçip, duş aldıktan sonra derin bir uyku çekmek için yatağa uzandım.
____________________________
Esila'dan
Gözlerimi açtığımda bir yatakta yatıyordum ve yanı başımda bir adam vardı,koluma iğne yapıyordu büyük ihtimalle doktordu.
Yavaş yavaş kendime gelmeye çalışıyordum, başım çatlayacak gibi ağrıyordu.
-"yenge uyandın mı,nasılsın, kendini nasıl hissediyorsun?"
Gözlerimi şevine döndürdüm, onun ne işi vardı ki burada, tabi ya en son bayılmıştım, aramda beni evine getirmiş olmal,uyanır uyanmaz şevinin soruları beni boğmaya başlamıştı bile
-"şevin ne çok soru sordun ya,şuan konuşmaya fazla mecalim yok, çok bitkin hissediyorum kendimi, biraz uyumak istiyorum, umarım anlayış gösterirsin."
-"tamam yenge, sen dinlen."
Gözlerimi kapatıp uykuya dalmak istiyordum ama aramı görmemle tüm uykum kaçmıştı..
Yanıma gelip nasıl olduğumu soruyordu, bu yüzsüzlüğün kaçıncı seviyesiydi artık, ben onun yüzünden bu haldeydim şimdi de gelmiş iyi miyim diye soruyordu. sadece güldüm çünkü karşımdaki adam fazla komikti.
Bir an önce yanımdan gitmesini istiyordum ama boş konuşmasına devam ediyordu ve beni onu anlamamak ile suçluyordu.
Ben mi onu anlamıyordum, yoksa o mu beni anlamıyordu, oturup bi düşünmesi gerekti, bu dedikleri karşısında ona çok fena çıkışmıştım.
O da artık pes etmiş olacak ki,çıkıp gitmişti.Odadan çıkmasıyla bir nebze de olsa rahatlamıştım.
Yatakta geriye yaslanıp iç çekmiştim,şevin bana destek olmak için elimi tutmuştu.
-"hadi kalk yenge, bir duş al iyi gelir, bende sana temiz kıyafetler getiririm hemencik"
-"çok iyi olur, şevin."
Kısa sürede duş alıp, şevinin getirdiği temiz kıyafetleri de giyip tekrar yatağa uzanmıştım.
-"yenge aşiretin kararını öğrendin mi?"
-"ne kararı?"
-"ağir, Berfin ve senin ölüm hükmün verildi."
Yüzümde kocaman bir tebessüm oluşmuştu,madem ben kendimi öldüremiyordum,onlar beni öldürsündü.
-"korkmuyor musun,ölümden?"
-"kaybedecek bir şeyim kalmadı şevin, bu yaşadıklarımdan sonra artık hiçbir şey bana zarar veremez, hayatım bir komediden ibaret o yüzden korkmuyorum."
-"yenge deme öyle, hem aram abim sana zarar gelmesine asla izin vermez."
-"bana en büyük zararı abin verdi zaten, başkaları zarar verse ne olur, ben zaten bitmişim."
-"yenge biliyorum bu yaşadıkların çok ağır ama sence abime haksızlık etmiyor musun? ona şans vermeyi denesen abim seni tüm kalbiyle seviyor, buna emin ol."
Ben artık delirmek üzereydim, hem de çevremdeki insanların yaptığı baskılar yüzünden delirmek üzereydim, neyini anlamıyorlardı gerçekten hiç bilmiyordum,aramı istemiyorum,sevmiyorum.Zorla mı ya zorla mı sevdirteceklerdi?
-"şevin kalbini kırmak istemiyorum ama çık git lütfen yalnız kalmaya ihtiyacım var."
-"afedersin yenge rahatsız ettim,en iyisi ben gideyim, sende biraz dinlen."
Şevin gidince çarşafı üzerime kadar örtüp uyumak için gözlerimi kapatmıştım, güzel bir uykuya çok ihtiyacım vardı şuan ,aşırı derecede yorgundum.
11.B Ö L Ü M
"Kaçınılmaz son!"
Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve bolca yorum yapmayı unutmayın 🤎🌹
Not: Bölüm 1 gün gecikti biliyorum arkadaşlar ama tek sebebi uygulamaya giremememdi hata veriyordu neyseki bugün düzeldi ve yayınlayabildim hadi bakalım size iyi okumalar bol bol bildirim vermeyi unutmayın canlar 🤎✨
O buradaydı beni bulmuştu,
kaçınılmaz sonum gerçekleşmişti.
-"Esila sakin ol,bana bak birtanem"
Burcu hocam beni kendime gelmem için sarsıyordu ama ben şoka girmiştim ve bir türlü çıkamıyordum.
-"Esila bana bak, diyorum."
Bu sefer bakışlarım ona doğru çevrilmişti,bende ağlamaklı sesimle hocamın elini tutup konuşmaya başladım.
-"hocam ne yapacağız, buldu beni ne olur birşey söyleyin, beni ona bırakmayın."
-"tamam kuzum sakin ol,ölürüm de asla vermem seni o adama,rahat ol bak şimdi, seni daha görmedi ben hazırlıklı geldim merak etme, al bu peçeyi hemen başından geçir, yüzünü gizlersek senin Esila olduğunu anlayamaz, zaten beni hiç görmediler tanıyamazlar."
-"hocam iyi diyorsunuz da gelinliğimden tanır, fazla vaktimiz yok her an gelebilir."
-"dur bir saniye, en iyisi sen benim yerime geç kenarda otur, bende bir çarşaf örteyim üstüne, sende uyur numarası yap tamam mı?"
-"tamam hocam"
Burcu hocamla yerimizi değiştirdikten sonra peçeyi takmıştım, kapıda onu görmemle hemen gözlerimi yumdum. kahretsin nereye gitsem buluyordu beni pislik herif
Acaba ablam ne yapıyordu şuan, umarım canını yakmıyorlardır,ah ablam keşke yanımda olsaydın.
Hala gözlerim kapalı bekliyordum umarım beni tanıyamazdı ve giderdi,içimden bildiğim tüm duaları okuyordum.
Sesi yaklaştıkça tedirginliğimde artıyordu, gözlerim kapalı olsa da çok yakınımda olduğunu anlayabiliyordum.
-"hanımefendi yakınınız mı?"
Kime diyordu bu lafı acaba diye düşünürken hocamın sesini duydum yoksa anlamış mıydı?
-"kız kardeşim, neden sordunuz?"
-"yüzünü açmasını söylerseniz sevinirim,benim için çok önemli olan birini arıyorum yardımcı olursanız iyi olur hanımefendi"
-"beyefendi ne dediğinizin farkında mısınız,haddinizi bilin aradığınız her kimse burada değil,lütfen uzaklaşır mısınız, zaten gördüğünüz gibi kardeşim uyuyor"
-"peki öyle olsun,rahatsızlık verdiğim için özür dilerim."
Bir an çok korkmuştum ama hocamın sözleriyle rahatlamıştım gittiğini umarak gözlerimi açıp etrafa bakındım.
Çok şükür gitmişti, kalbimi tutarak rahat bir oh çekmiştim,hocama dönüp sıkıca sarılmayı da ihmal etmemiştim.
-"hocam ucuz yırttık valla, iyi ki varsınız siz olmasanız ne yaparım ben"
-"deme öyle, benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı."
-"yapmazdı hocam, yapmazdı."
Hocam ağladığımı görünce tekrar sarılmıştı bana sarılmamızı bölen aramı görmemdi, o gitmemişmiydi işte bu sefer işim bitmişti,beni görmüş olacakki buraya doğru geliyordu.
-"burcu hocam bakın geri geldi, ne yapacağız şimdi, kesin tanıdı beni"
-"hiç merak etme Esila,ben varken sana dokunamaz sakin ol birtanem."
Bu sefer kurtuluşum yoktu biliyordum, neden hep aksilik çıkıyordu neden bir türlü kaçamıyordum, lanet olası Mardin'den ve törelerden neden?!
Aram karşımda durmuştu, resmen bana alay eder bir tavırla bakıyordu.
-"demek kaçak gelin buradaymış sana demiştim değil mi,nereye gidersen git benden kaçamazsın."
İçimde ona olan nefretim harlanarak büyümeye devam ediyordu, birde gelmiş karşımda pis pis sırıtıyordu.
Burcu hocam koltuktan kalkıp önüme geçti, bende ayaklanmıştım.
-"bana bak ağamısın nesin bilmiyorum ama defol git buradan Esila seninle evlenmeyecek anladın mı?"
Ne kadar korksamda burcu hocamın yanımda olması beni rahatlatıyordu.
-"ben sizinle konuşmuyorum hanımefendi, karımla konuşuyorum, bence sizin defolup gitmeniz gerek."
Aramın burcu hocaya dedikleri beni delirtmişti, nasıl böyle konuşabilirdi onunla
-"Aram haddini bil hocamla bu şekilde konuşamazsın."
-"sen hiç konuşma Esila, seninle sonra hesaplaşacağız, şimdi düş önüme gidiyoruz, karıcığım."
Kolumdan tutup beni uçaktan indirmeye çalışıyordu,burcu hocam da onu engellemeye çalışıyordu ama nafile kolumu bırakmıyordu ve canımı çok yakıyordu.
-"aram bırak beni, seninle hiçbir yere gelmiyorum, anladın mı? rahat bırak beni!"
Tüm bu söylemlerime rağmen tek kelime etmemişti,hala kolumdan çekiştirip zorla götürmeye çalışıyordu ve bu hareketini uçaktaki herkes görmesine rağmen yardım eden tek kişi yoktu,bu muydu insanlık, eğer buysa insanlık ölmüş demektir.
Uçaktan inmiştik ve şimdi arabasına doğru götürüyordu beni fazlaca kolumu kurtarmaya uğraşsamda başarılı olamamıştım
En son çare olarak aramın elini ısırdım ve bu yaptığımla kolumu kurtarmayı başarmıştım,hemen hocamın yanına gidip kolundan tuttum ve arkasına saklandım.
Şuan küçük bir çocuk gibiydim ama yanımda annem yoktu ona çok ihtiyacım vardı ama onun yerine burcu hocam vardı,şuan sığınabileceğim tek limandı hocam.
Arama baktığımda elinin acısıyla elini sallıyordu, bu kadar sert mi ısırmıştım belki evet
Aram bir eline birde bana bakıyordu, yanıma gelmeye başlayınca daha sıkı tuttum hocamın kolunu.
-"Esila yaptıkların haddini aştı bunu bil,eğer şuan benimle kendi isteğinle gelmezsen yanındaki kadını öldürürüm seçim senin"
Dedikleriyle şoka uğramıştım bu adam burcu hocamı öldürmekle tehdit ediyordu.
Yapmazdı değil mi bu kadar alçak olamazdı.Aklıma canice öldürdüğü o adam gelince hocamı da rahatlıkla öldürebileceğini anlamıştım.
-"yapamazsın aram, bu adiliği yapamazsın değil mi?"
-"seçim senin Esila, sen her türlü benimle geleceksin ama zorluk çıkarmadan kendi isteğinle gelirsen hocana zarar gelmez ama yok illa direteceğim dersen, ölür!"
Söylediği sözler kanımı dondurmuştu, insan öldürmek bu kadar kolay olabilir miydi?
Bu adam ona olan nefretimi azaltmaya çalışacağına katlanarak arttırmaya devam ediyordu.
Burcu hocam beni kendine döndürüp gözyaşlarımı sildi ve elimden sıkıca tuttu.
-"esilam korkma, bana hiçbir şey yapamaz bu ağa bozuntusu,hadi gidelim emin ol sana asla zarar gelmesine izin vermem, beni merak etme tatlım."
Ah hocam, keşke herşey bu kadar kolay ve masum olsaydı ama değildi.
Burası Mardin'di,Mardin'de masum kalmak imkansızdı.
Kan,vahşet,töre,acı herşey vardı ama eksik olan birşey vardı.
Mutluluk!
Burada kimsenin mutlu ve huzurlu olmasına izin verilmezdi ama Mardin'in güzelliği yok mu derseniz cevabım şu olur;
Mardin insana acıyı ve cehennemi yaşattığı gibi mutluluğu ve cenneti de yaşatıyordu.
Mardin yaşamasını bilene güzeldi tıpkı bu insanlara olduğu gibi ama ben ne burada kalmak, ne de buranın adetlerini öğrenmek istiyordum,sadece tek isteğim İstanbul'a dönüp okuluma devam etmekti.
Ama görünene göre sadece istemekle kalacaktım.
Burcu hocamdan elimi çekip omzuna dokunarak konuşmaya başladım.
-"hocam şuana kadar benim için yaptıklarınıza ne kadar teşekkür etsem azdır ama bitti,ikimizde buradan kurtulamayacağımı biliyorduk, baksana etrafımıza bir sürü adam dolu, şu saatten sonra nereye kaçabilirim ki,sizden son defa birşey isteyeceğim, lütfen gidin yoksa sizi öldürürler,ben bunu görmeye dayanamam,ne olur hocam beni de anlayın."
Konuşmamı zar zor bitirmiştim, zira konuştukça boğazım düğümleniyordu, gözyaşlarım her zamanki gibi akmaya devam ediyordu ve biliyordum ki hiç birzaman dinmeyecekti.
-"Esila,lütfen bunu benden isteme yapamam, seni burada bırakıp arkamı dönüp gidemem,ne olur sende beni anla."
Hocama son kez sarılmak istiyordum, o yüzden sıkıca sarıldım, ona bir daha hiç sarılamayacaksına sarılmıştım artık yolun sonuna gelmiştim.
-" sarılmanız bittiyse hadi artık gidiyoruz bir tanem"
Hocamdan ayrılıp gözyaşlarımı sildim ve arama doğru adım atacakken, burcu hocam kolumdan tutup beni durdu.
-"Esila yapma canım, bunu kendine yapma, lütfen gitme beni biraz seviyorsan gitme, ne olur bu kadar çabuk vazgeçme kendinden, savaş herşeyi çabucak kabullenecek misin?benim tanıdığım Esila bu değil,benim tanıdığım Esila asla pes etmezdi,sonuna kadar savaşırdı."
Arkama dönüp burcu hocamın elini tutarak kendimi anlatmaya çalışıyordum.
-"siz söyleyin hocam ne yapayım gözümün önünde ölmenizi mi izleyeyim, benden ne istediğinizin farkında mısınız, yalvarırım hocam bunu istemeyin benden yapamam."
-"hayır Esila bu adam bana hiçbir şey yapamaz, lütfen kendine gel sen Esila Avşinsin!"
Diyerek beni sarsmıştı,şuan ne yapacağımı hiç bilmiyordum gitsem de bir boşluğa düşmüş olacağım, gitmesemde aynı durumda olacaktım, şuan kafam allak bullak olmuştu.
Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı,kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok, bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan.
-"haklısınız hocam, ben Esila Avşinim.asla pes etmeyeceğim."
Arama dönüp,parmağımı ona doğrultarak konuşmaya başladım.
-"ne yaparsan yap,asla sana boyun eğmeyeceğim aram haznedar! seninle evlenmek istemiyorum, evlenmeyeceğimde şimdi defol git buradan beni rahat bırak."
Aramın saçlarını çekmesinden sinirlenmeye başladığını anlamıştım.
-"o zaman hocanın ölümünü izlemeye hazır ol,güzelim."
Aram belinden silahını çıkarıp burcu hocaya doğrultmuştu. dediğinde ciddiydi,gerçekten öldürecekti hocamı,buna asla izin vermeyecektim.
Burcu hocamın önüne geçip konuşmaya başladım.
-"önce beni öldür o zaman, aram!"
-"Esila çekil, beni delirtme"
-"hiçbir şey yapamayacaksın hocama, aram asla izin vermem "
-"baran al esilayı, arabaya bindir"
Adamları yanıma gelip beni kolumdan tutup götürmeye başladı gitmemek için direnmeye çalışıyordum ama boşunaydı.
Aramın tetiği çektiğini görünce adamlara tekme atıp kurtulmuştum onlardan,koşarak aramın yanına gittim.
Tekrar silahın önüne geçmiştim.
-"baran bir işi de düzgün yap, alın esilayı diyorum beceriksizler"
-"aram tamam kabul,hiçbir zorluk çıkarmadan geleceğim seninle, yeterki hocama zarar verme."
-"ha şöyle güzelim asilik yapmayınca ne kadar da tatlı oluyorsun ama"
-"hocama zarar vermeyeceksin, değil mi?"dedim,dolu gözlerle.
-"yapmayacağım ama artık uslu bir kız olacaksın ve bana karşı çıkmamayı öğreneceksin."
Yanıma gelip koluma girdi ve beni götürmeye başladı,hocamı arkamda bırakıp gitmek zorunda kalmıştım, aksi takdirde burcu hocam ölecekti.
-"hocam ne olacak, peki ara"
-"yarın özel bir uçakla İstanbul'a gönderilecek, merak etme"
Arabaya bindiğimizde beni nereye götüreceği hakkında hiçbir tahminim yoktu.
Yol boyunca ikimizde tek kelime etmemiştik ama aram bu durumdan sıkılmış olacaktı ki bana dönerek sinirli bir şekilde konuşmaya başladı.
-"gerçekten benden kaçabileceğini mi sandın Esila?"
Söylediklerine karşı tek bir kelime etmemiştim, çünkü bu adamla muhatap olmayı gerek görmüyordum.
-"hep böyle mi yapacaksın,tamam konuşma sus öylece sus Esila!"
Daha fazla bu adamın sesine tahammülüm kalmamıştı, belki o pis çenesini kapar diye sözlerine cevap vermeye karar vermiştim.
-"benden ne istiyorsun aram,ne yapmamı bekliyorsun?bağırıp çağırmamı mı,istiyorsun böyle yaparsam daha mı hoşuna gidecek yeter ya yeter, rahat bırak artık beni nefret ediyorum senden anladın mı, sadece nefret!"
Bu seferde o konuşmamıştı, tek kelime etmemişti sadece bana bakıyordu.
Bu yaşadıklarım çok ağırdı haketmemiştim, hemde hiç haketmemiştim.Neden ben ya neden onca kız arasından beni bulmuştu bu kader,ne kadar kaçmaya çalışırsam çalışayım, hep kapana sıkışıyordum.
Annem haklıydı galiba kaderimizden kaçamazdık. kaderimizde ne varsa onu yaşardık ama bu benim kaderim değildi abi dediğim şerefsiz yüzünden hayatımın mahvolmasıydı.
Eğer o kızı kaçırmasaydı, ben şuan bu gelinliği giymek zorunda kalmayacaktım, bu durumda olmayacaktım.
Araba durduğunda geldiğimiz yere bakmıştım,burası konaktı ama bizim konağımız değildi. muhtemelen aramın konağıydı.
Arabadan indiğimde ayaklarım geriye gitmek istiyordu ama bunu yapacak gücüm yoktu, artık tükenmiştim.
Aram daha arabadan inmemişti şuan koşarsam büyük ihtimal hemen yakalanırdım ama yine de koşmaya başladım.
Hiç değilse son ana kadar çabaladım diyecektim, öyle hemen kabullenmemiştim diyecektim, üzerimdeki gelinlikle ne kadar hızlı koşabilirsem,o kadar hızlı koşmaya çalışıyordum.
Arkama baktığımda peşimden gelen kimse yoktu, üstelik korumalarda kaçmamı engellememişti,bu işte bir terslik vardı da neyse, koşmaya devam ediyordum ,bir mahalleye girip koşmaya devam ettim ama kısa süre sonra bu sokağın çıkmaz sokak olduğunu görmüştüm.
Hızlıca geri çıkmak için koşmaya başladım ama karşımda aramı görmemle tekrar geri geri gitmeye başladım.
-"gerçekten yorulmadın mı sürekli kaçmaktan Esila, bize bir şans vermeyi denesen bu asiliğini bir kenara bıraksan olmaz mı güzelim?"
-"yaklaşma, uzaklaş benden"
Ben geri geri gittikçe üstüme gelmeye devam ediyordu, aklıma annemin verdiği bıçak gelmişti, koluma saklamıştım.
Hemen sakladığım yerden çıkarıp kendime doğru tuttum,aram bıçağı kendime dayadığımı görünce durmuştu.
-"eğer yaklaşırsan yeminim olsun öldürürüm kendimi aram,şakam yok."
Evet kararlıydım,geri adım atmaya asla niyetim yoktu .
-"güzelim, saçmalama bırak o bıçağı, sakın kendine zarar vermeye kalkışma, sen dahil kimse sana zarar veremez anladın mı? sen benim en değerlimsin."
-"en değerlinim öyle mi?o zaman bırakta gideyim, bu berdeli bozalım beni bu kadar çok seviyorsan neden acı çekmeme izin veriyorsun, gözlerinin önünde ölüyorum ama senin tek derdin benimle evlenmek, bana sahip olmak, bu aşk değil aram bu takıntılık!"
Asla bana karşı hissettiği duygular aşk değildi, o sadece takıntılı bir psikopattı.
-"Esila sana olan sevgimi ispatlamam için ne yapmam gerekiyor, söyle..söyle de bileyim çünkü ben artık çok yoruldum, sana aşkımı ispat etmeye çalışmaktan"
-"beni özgür bırak, sadece özgürlüğüme kavuştur beni aram senden başka birşey istemiyorum"
-"senden vazgeçmek mi?asla Esila bu düşünceyi kafandan çıkar, öyle bir şey olmayacak."
-"o zaman kendimi öldürürüm."
Bıçağı damarıma yaklaştırıp kesmek için bastıracakken,aram koşarak son anda aldı bıçağı benden, çok derin olmasa da biraz kesmiştim, eğer izin verseydi şuan ölmüş olacaktım ama buna bile izin vermemişti.
Onu kendimden uzaklaştırmak için ittirmeye başladım ama iki kolumu da kendine hapsetmişti.
"bırak beni aram bırak" sözlerimi hiç aldırış etmeden beni kucağına alıp taşımaya başladı.
-"Allah belanı versin senin, iliklerime kadar nefret ediyorum senden aram, asla sevmeyeceğim
seni, bir ömür nefret edeceğim.
sende bir ömür,senden nefret eden seni istemeyen, bir kadınla yaşayacaksın öyle mi? hangi adamlığa sığar bu söyle aram hangi?"
-"kapa çeneni Esila, zaten sinirliyim senden çıkarmak istemiyorum tüm sinirimi, o yüzden kapa o çeneni ve sus artık "
-"tabi işine gelmedi ya dediklerim hemen sus dersin..."
Sözlerime devam edememiştim çünkü kendimi çok kötü hissediyordum, bileğimde kanıyordu, başım dönmeye başlamıştı ve gözlerim kararmaya başlamıştı, daha fazla bu ağrıya dayanamadığım için gözlerim kapandı.
_____________________________
Aram'dan
Hızlıca havalimanına varıp uçağa girmiştim ve esilayı aramaya başladım ama hiçbir yerde yoktu.
Bu uçakta olması lazımdı ama yoktu en son çarşaflı birine takıldı gözlerim, yanına gittiğimde uyuduğunu görmüştüm, bende yanındaki kadına" yüzünü açabilir misin" demiştim ama beni terslemişti, haklıydı da o yüzden daha fazla konuşmayarak çekilmiştim yanlarından.
Uçaktan indiğimde barana dönüp konuşmaya başladım.
-"hani Esila bu uçaktaydı baran, sen benimle dalga mı geçiyorsun lan?"
-"beyim valla bu uçaktaydı, bende bilmiyorum ne olduğunu"
Başka bir adamımın bana seslenmesiyle baranın yakasını bırakıp, ona doğru dönmüştüm.
-"beyim bunları görmen gerek"
-"ne var Ahme"
-"aram beyim, yengemin kaçmasına yardım eden kadının fotoğrafını bulduk,bir bak derim."
Getirdiği zarfı aldıktan sonra içindeki fotoğrafı çıkarıp, baktığımda şaşırmıştım, bu kadın beni uçakta tersleyen kadındı ,o zaman demek oluyor ki peçeli olanda esilaydı,kendini bu şekilde gizlemişti akıllıca bir plandı ama karşındaki kişide aram haznedardı,beni çok fazla hafife almışsın küçüğüm
Hızlıca tekrar uçağa girip esilanın yanına gittim ve onu zorda olsa uçaktan indirmeyi başarmıştım. şimdide hocasının canıyla tehdit ediyordum yoksa başka türlü onu ikna edemeyecektim.
O da sonunda bu inadını bırakıp benimle gelmeyi kabul etmek zorunda kalmıştı.
Şimdide kollarımda baygın yatıyordu ne oldu da birden bayılmıştı,bakışlarım bileğindeki kanlara takılmıştı, son anda bıçağı alsamda kesilmesini önleyememiştim.
Eğer esilama birşey olursa kendimi asla affedemezdim, koşarak onu arabaya bindirip hastaneye götürmeye karar vermiştim ama sonra vazgeçmiştim," neden bileği kesildi" diye tonlarca boş sorular soracaklardı, o yüzden konağa doktor çağırmaya karar verdim.
Hızlıca konağa götürüp ,yatağıma yatırdım.Annem ve babamın gözleri üstümdeydi ve bana diyecekleri birşeyler olduğunu anlamıştım, yanıma gelen şevine ve diğer kardeşlerime hemen doktoru çağırmalarını söyledikten sonra odadan çıkıp babamların yanına doğru ilerledim.
-"buyur baba diyeceklerin var gibi"
-"hele oturasın oğul"
Sedire oturduktan sonra dikkatlice
Babamı dinlemeye başladım.
-"bak oğul Esila kaçtığı için berdel bozulmuştur, aşiret kararı vermiştir.Ağir, Berfin ve esilanın kanı sana helaldir, oğlum! namusumuzu temizleyesin."
Babam bu sözleri nasıl söyleyebilirdi bana,esilama bu kadar aşıkken onu vurmamı istiyordu, bunu asla yapmazdım.
-"baba sen ne dersin, ben karımı asla vurmam.Tamam yaptı bir cahillik ama bu ölümü gerektirmez Esila benim karımdır, yarın resmi nikahımız kıyılacak berdelde bozulmayacak benim son kararım budur!"
-"töreleri bilmezmiş gibi konuşma aram sen töreye karşı mı gelirsin?"
-"baba töreler karımı öldürmemi istiyorsa bu töreler benim için geçerli değildir, aşiret yarın toplansın adam gibi konuşuruz, sakin kafayla hadi size iyi geceler"
Diyip kalkmıştım, doktorun geldiğini görünce hızlıca esilanın yanına gitmiştim.
-"doktor bey durumu nasıl?"
-"şuan bilemem aram bey,bir bakmam gerek bileklerine,kısa sürede açıklama yaparım size"
-"peki doktor bey"
Sinirden odada volta atıp duruyordum, esilayı düşünmekten kafayı yememe az kalmıştı.
Şevin yanıma gelip öfkeli bir tavırla bana bağırmaya başladı,
Bense bu tavırlarına anlam veremiyordum, neden şimdi bana bağırıyordu bu kız?
-"Esila yengem, neden bu halde abi ne yaptın ona?"
-"kızım saçma sapan konuşma, ne yapabilirim ki ben esilaya!
Kafayı mı yedin? kendisi yaptı bunu kendine, kahretsin ki engelleyemedim."
-"ne demek engelleyemedim,ya ölürse o zaman ne yapacaksın? baksana kızın haline mahvolmuş, şimdi çık git odadan eğer uyanırsa seni görmesin, daha da kötüleşir zaten senden nefret ediyor."
Tek kelime etmemiştim,haklıydı. başımı eğip, çıkıp gitmiştim odadan,terasa gidip demirlere tutunmuştum.Azyakta kalabilmek için çünkü daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı.
neden kimse beni anlayamıyordu bende bir insanım değil mi?benimde duygularım var, bir kalbim var, ben ister miydim esilamın bu halde olmasını, en çok ben üzülüyordum,kahroluyordum. onun bu halde olmasına ama kahretsin ki, onun bu halde olmasının sebebi bendim, bunu da çok iyi biliyordum .
Düşüncelerimi bölen abimin sesiydi
-"aram ne yapıyorsun burada, tek başına diyecemde tüm Mardin biliyor derdini be kardeşim, duydun mu verilen kararı? "
-"duydum Bawer,sen söyle nasıl zarar veririm, kendimden sakındığıma, yapamam abi yapamam!"
-"ah be kardeşim, töreleri reddedemezsin ki bir planın var mı?"
-"yok Bawer, hiçbir planım yok ama çok korkuyorum,onu kaybedecem diye çok korkuyorum abi.Ben,aram haznedar ilk kez çaresizliği iliklerime kadar hissediyorum."
-"yarın ola hayrola kardeşim, sıkma canını"
-"abi yengem uyandı"
Sılanın sesini duyunca arkama dönüp onu dinledim ,aldığım haberle çok mutlu olmuştum.
Hızlıca odaya girdim ve esilanın yanına oturdum, elini tutup öptükten sonra nasıl olduğunu sordum.
-"nasılsın bir tanem iyi misin?"
-"git başımdan aram,yüzünü görmek istemiyorum lütfen git."
-"Esila ben burada senin için ölüp ölüp dirildim, sense gelmiş git diyorsun, bu tavırlarını bir kenara bırak artık, ben senin kocanım sende benim karımsın."
-"ben senin karın falan değilim aram, şimdi defol git yanımdan! ne yüzsüz bir adamsın ya defalarca seni istemediğimi söyledim ama sen ne yaptın aram, söyle sen ne yaptın?"
-"esila artık dayanamıyorum bu soğuk tavırlarına, sende beni sevmeye çalışsan, bak işte o zamano zaman herşey daha da güzel olacak. cehennem diye tabirlediğin bu konak ve Mardin sana cennet olacak gülyüzlüm."
Esila bu sözlerim karşısında hiçbir tepki vermemişti, sadece yüzünü benden çevirmişti.
-"birtanem,sadece ateş mi yakar insanı sen gözlerinin soğukluğundan yandığımı görmüyor musun,yalnızca ateş mi öldürür insanı sen gözlerindeki buz parçalarının kalbimi parçaladığını anlamıyor musun?"
Bakışlarını tekrardan bana döndürmüştü ama bana olan bakışları tiksinircesine bir bakıştı. işte bu bakışları beni mahvediyordu, kalbimi paramparça ediyordu.
-"seni anlamak mı aram, peki sen beni hiç anladın mı?kaç kere sana kendimi anlatmaya çalıştım ama sen kulaklarını tıkadın bana, şimdi de gelmiş karşıma beni anla diyorsun, ben seni anlamakta, görmekte,sesini duymakta, istemiyorum.Asıl sen bunu anlasan çok iyi olacak."
-"berdelin olması benim suçum değildi,abinin suçuydu.Ve ben
istemesem de her türlü bu evlilik olacaktı,töreleri bilmiyormuş gibi konuşma Esila."
Odadan çıkmak için ayaklanmıştım, çıkmadan önce şevine esilaya duş aldırmasını ve temiz kıyafetler giydirmesini söylemiştim.
Odadan çıktıktan sonra doğruca misafir odasına geçip, duş aldıktan sonra derin bir uyku çekmek için yatağa uzandım.
____________________________
Esila'dan
Gözlerimi açtığımda bir yatakta yatıyordum ve yanı başımda bir adam vardı,koluma iğne yapıyordu büyük ihtimalle doktordu.
Yavaş yavaş kendime gelmeye çalışıyordum, başım çatlayacak gibi ağrıyordu.
-"yenge uyandın mı,nasılsın, kendini nasıl hissediyorsun?"
Gözlerimi şevine döndürdüm, onun ne işi vardı ki burada, tabi ya en son bayılmıştım, aramda beni evine getirmiş olmal,uyanır uyanmaz şevinin soruları beni boğmaya başlamıştı bile
-"şevin ne çok soru sordun ya,şuan konuşmaya fazla mecalim yok, çok bitkin hissediyorum kendimi, biraz uyumak istiyorum, umarım anlayış gösterirsin."
-"tamam yenge, sen dinlen."
Gözlerimi kapatıp uykuya dalmak istiyordum ama aramı görmemle tüm uykum kaçmıştı..
Yanıma gelip nasıl olduğumu soruyordu, bu yüzsüzlüğün kaçıncı seviyesiydi artık, ben onun yüzünden bu haldeydim şimdi de gelmiş iyi miyim diye soruyordu. sadece güldüm çünkü karşımdaki adam fazla komikti.
Bir an önce yanımdan gitmesini istiyordum ama boş konuşmasına devam ediyordu ve beni onu anlamamak ile suçluyordu.
Ben mi onu anlamıyordum, yoksa o mu beni anlamıyordu, oturup bi düşünmesi gerekti, bu dedikleri karşısında ona çok fena çıkışmıştım.
O da artık pes etmiş olacak ki,çıkıp gitmişti.Odadan çıkmasıyla bir nebze de olsa rahatlamıştım.
Yatakta geriye yaslanıp iç çekmiştim,şevin bana destek olmak için elimi tutmuştu.
-"hadi kalk yenge, bir duş al iyi gelir, bende sana temiz kıyafetler getiririm hemencik"
-"çok iyi olur, şevin."
Kısa sürede duş alıp, şevinin getirdiği temiz kıyafetleri de giyip tekrar yatağa uzanmıştım.
-"yenge aşiretin kararını öğrendin mi?"
-"ne kararı?"
-"ağir, Berfin ve senin ölüm hükmün verildi."
Yüzümde kocaman bir tebessüm oluşmuştu,madem ben kendimi öldüremiyordum,onlar beni öldürsündü.
-"korkmuyor musun,ölümden?"
-"kaybedecek bir şeyim kalmadı şevin, bu yaşadıklarımdan sonra artık hiçbir şey bana zarar veremez, hayatım bir komediden ibaret o yüzden korkmuyorum."
-"yenge deme öyle, hem aram abim sana zarar gelmesine asla izin vermez."
-"bana en büyük zararı abin verdi zaten, başkaları zarar verse ne olur, ben zaten bitmişim."
-"yenge biliyorum bu yaşadıkların çok ağır ama sence abime haksızlık etmiyor musun? ona şans vermeyi denesen abim seni tüm kalbiyle seviyor, buna emin ol."
Ben artık delirmek üzereydim, hem de çevremdeki insanların yaptığı baskılar yüzünden delirmek üzereydim, neyini anlamıyorlardı gerçekten hiç bilmiyordum,aramı istemiyorum,sevmiyorum.Zorla mı ya zorla mı sevdirteceklerdi?
-"şevin kalbini kırmak istemiyorum ama çık git lütfen yalnız kalmaya ihtiyacım var."
-"afedersin yenge rahatsız ettim,en iyisi ben gideyim, sende biraz dinlen."
Şevin gidince çarşafı üzerime kadar örtüp uyumak için gözlerimi kapatmıştım, güzel bir uykuya çok ihtiyacım vardı şuan ,aşırı derecede yorgundum.