10.B Ö L Ü M
"Düğünden kaçış"
Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim ve bolca yorum atarsanız sevinirim ✨🌹
Duyduğum zılgıt sesleriyle bu konaktaki süremin dolduğunu anlamıştım.
Hissettiklerim korku muydu ya da heyecan mıydı,bilmiyordum ama korku seçeneği daha ağır basıyordu.Korkuyordum sonuçta hiç tanımadığım insanlarla birlikte yaşayacaktım.
Bir nebze de olsa korkumu bastırmak için ablamın elini sıkıca tuttum ve gözlerimi sımsıkı yumdum,ablamda korkumu anlamış olacakki,beni kendine çekip sımsıkı sarıldı.
-"esilam yapma böyle,senin için zaten çok endişeleniyorum."
Biliyordum ama içimde oluşan bu korku hissiyatı bir türlü geçmiyordu, aksine harlanarak devam ediyordu.
-"biliyorum abla ama ne yapayım korkuyorum, yaşayacaklarımdan yeni hayatımdan.."
-"Esila güçlü dur kardeşim, güçlü ol asla kendini ezdirme, sen çok güçlü bir kızsın,dayanmalısın.Sen neleri atlatmadın ki,sakın ezilme sen Esila Avşinsin!"
Ablamın sözleriyle kendime gelmiştim,az önceki hâlim bir anlık korku hissiyatıylaydı ama ben Esila avşindim asla kendimi ezdirmeyecektim.
-"doğru abla ben Esila Avşinim kimse yıkamaz,beni her şeye rağmen dimdik ayaktayım ve hepte öyle olacağımm"
Asla kimseye kendimi ezdirmeyecektim, onlar kimdi ki sonuçta bu evliliğe zorlanan bendim onlar değil, hemde onların kızının hayatı için benim hayatımı çalıyorlardı, bana karşı en ufak bir yanlışlarında o konağı başlarına yıkardım.
Gözyaşlarımı silmeye çalışırken kapı açıldı, gelene baktığımda annemdi.
-"esila kızım hayde, vakit geldi."
-"tamam,geliyorum."
Annemin yüzüne bile bakmak istemiyordum, çünkü her yüzüne baktığımda ona olan nefretim katlanıyordu,aklıma oğlu için beni feda ettiği geldiğinden sinir katsayılarım artarak devam ediyordu.
Yanından geçip gidecekken kolumdan tutup,bedenimi kendine çevirdi.
-"kızım bana dargın gitmeyesin, bilirim kendi içinde bana karşı nefret duygusu beslersin ama bende çaresizim, ben evlenmeni istemiyorum desem, baban tamam evlenmesin mi der sanki,beni dinlemez ki yavrum."
Annemin karşımda döktüğü timsah gözyaşlarına kanmamıştım, beni gerçekten kızı olarak görseydi ne yapar eder bu evliliği engellerdi. artık boş laflara karnım toktu.
-"bana boş laf anlatma anne, benim artık boş laflarına karnım tok, ha bunu da bilki ne seni, ne babamı, ne de abilerimi, bir ömür affetmeyeceğim."
Ablamın odadan çıkmasıyla bende arkasından gidecekken, annem tekrardan kolumdan tutup beni kenara çekiştirdi ve elimi açıp bıçak koydu.Ben ne yaptığını anlayamasamda bıçağı almıştım.
-"anne bu ne?"
-"kızım belki bu evliliği engelleyemedim ama en azından senin için bunu yapmak istedim."
-"ne anlatıyorsun anne, hiçbir şey anlamıyorum daha açık konuş lütfen. "
-"kızım eğer ki aram sana bu gece senin isteğin dışında dokunmaya kalkarsa, hiç çekinmeden kendini koru kızım, elimden başka birşey gelmiyor şimdilik,ama bil ki hep yanındayım kınalı kuzum."
-"ne o anne yoksa vicdanını mı rahatlatmaya çalışıyorsun ama ne yapsan boş,beni yaktınız artık bitirdiniz hayatımı hayallerimi, herşeyimi kül ettiniz."
Diyip çıkıp gitmiştim odadan, aklınca vicdanını rahatlatıyordu, bu vakitten sonra ne yapsa nafileydi.
Avluya indiğimde tüm gözler üzerimdeydi,benim bakışlarımsa tek bir kişiye takılmıştı.
Aram haznedar'a!
Daha merdivenlerden inerken bana bakmaya başlamıştı ve hala daha devam ediyordu.
İmamın bizi beklediği odaya girmiştik, imam nikahı kıyılacaktı yerime oturduktan sonra aramda hemen yanı başıma oturmuştu.
İmam efendi sorusunu 3 kez yöneltti, bende 3 defa "ettim" dedikten sonra aram da üstüne düşeni yapmıştı.
İmam bana bakarak mehir olarak ne istediğimi sormuştu, şuan aklıma hiçbir şey gelmiyordu, ne istesem diye düşünürken aklıma ilk geleni söylemiştim.
-"talak hakkı istiyorum"
İmam arama dönüp kabul edip etmeyeceğini sormuştu, söylediğim cümle herkeste şok etkisi yaratmıştı,bunu üzerimdeki gözlerden anlayabiliyordum.
Aramda uzun süre bana baktıktan sonra imama dönüp,"kabul ediyorum" demişti.
En azından böyle bir hakkım vardı artık bu fikrin aklıma gelmesi iyi olmuştu.
(Talak hakkı:nikahın bozulması,boşanma)
Baba evinden çıkmadan önce kırmızı kuşak bağlayacaktı ağir abim,yani adetler böyleydi karşı çıkmamıştım,ne olacaksa bir an önce olsun bitsin istiyordum.
Ağir karşıma geçip kuşağı bağlamaya başlamıştı,en sonunda bağlamıştı.Ardından hiç beklemediğim bir hareket yaparak bana sarılmıştı.
Yaptığı ani hareketle kollarım iki yana açılmıştı ve gözlerim nal taşı gibi açılmıştı, bu adam hangi yüzsüzlükle bana sarılabiliyordu belki de bana karşı olan minnetini bu şekilde gösteriyordu, sonuçta sevdiği kızla evlenmesini sağlıyordum.
Bende hiç kimsenin beklemediği bir hareket yaparak,ağirin sarılmasına karşılık vermiştim ve fısıltılı bir sesle son sözlerimi de söylemiştim ona.
-"bil ki seni asla affetmeyeceğim, ağir! bir ömür ahım üstünde olacak,umarım o kaçırdığın kızla hiç bir zaman mutlu olamazsın, sen beni yaktın ya rabbimde seni yaksın,bu sözlerimi sakın unutma Ağir Avşin!"
Ona sarılmamın nedeni de buydu bana yaptıkları altında ezilmesini istiyordum, nitekim başarılı da olmuştum.
Bedenimi saran kolları aniden çekilmişti ve benden hızlıca uzaklaşıp bir köşeye geçmişti.
Söylenecek herşeyi de söylemiştim ağire, ama gram pişman olduğunu sanmıyordum,emin olduğum tek bir şey vardı o da bir ömür ahımın üzerinde olacağıydı.
Yanıma gelen aramla bakışlarım ona kaymıştı,tüm heybetiyle yanımda yerini almıştı,"çok güzelsin."dediğinde onu umursamadan yürümeye devam ediyordum.Ardından zılgıtlar eşliğinde konaktan çıkıp,düğünün yapılacağı yere doğru yola çıkmıştık.
Yol boyunca camdan dışarıyı izlemekten başka birşey yapmamıştım,tabi konvoyun zılgıtlarından ve kornalarından başım şişmişti, orası ayrı bir meseleydi.
Ama şuan dikkatimi çeken, yol kenarındaki insanların erbane çalmasıydı, gerçekten muazzam bir görüntüydü, hem tepede hemde yol kenarlarında yüzlerce insan erbane çalıyordu, çok güzel bir görüntüydü,şoföre camı açmasını söylemiştim.
Cam açıldığında kafamı dışarı çıkarıp insanlara büyük bir şaşkınlıkla bakıyordum,tabi sadece aramın sesini duyana kadar
-"beğendin mi?"
-"sen mi yaptırdın?"
-"evet sonuçta seninle evleniyorum tüm Mardinin şahit olması gerek"
-"ama nasıl bu kadar insan..."
-"hepsi sana feda olsun güzelim"
-"saçmalama aram neyse kapatalım bu konuyu"
-"ben saçmalamıyordum ama neyse"
Bakışlarımı tekrar cam tarafına çevirdim, şuan ağlamamak için kendimi zor tutuyordum,kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki anlatamaya kelimeler yetmezdi.
Arabanın durmasıyla geldiğimizi anlamıştım,arabadan inmem için birinin yardımı gerekiyordu, bu gelinlikle tek başıma kalkmam imkansız gibi birşeydi çünkü
Tam o sırada şevin,sıla ve şeyda yardıma gelmişti ,galiba iç sesimi duymuşlardı.
-"ah,iyi ki geldiniz kızlar"
-"ne demek yenge "
Onlarında yardımıyla arabadan indiğimde,salona giriş yaptığımız sırada zılgıtlar çalmaya başlamıştı.
Şarkılar eşliğinde gelin masasına doğru ilerledim ve koltuğuma oturdum, ablama bakınıyordum ama ortalıkta yoktu neredeydi bu kız
-"yenge çok güzel olmuşsun ya peri gibisin"
-"sende çok güzel olmuşsun sıla ve tabiki sizde çok güzel olmuşsunuz kızlar."
-"ee o zaman bir halay çekeriz artık hep birlikte"
-"yok şeyda kalsın,hiç bana göre değil zaten istemiyorum, lütfen ısrar etme."
-"tamam o zaman yenge,şevin sıla hadi biz gidelim o zaman halaya"
Sevinçle halaya girmişlerdi, keşke bende onlar kadar mutlu olabilseydim, halayı izlerken arama takılmıştı gözlerim, mutluluğu gözlerinden okunuyordu zaten halay başı da olmuştu.
Daha fazla onları izlemek istemediğim için başka yöne bakmaya başladım, aklım ablamdaydı hala neredeydi acaba oturmaktan sıkıldığım için ablamı aramaya karar verdim.
Masadan kalktığımda annem "nereye"diye sormuştu.
-"ablam nerede anne biliyor musun?"
-"valla kızım bana lavaboya gidecem demişti, bir bak oraya sen"
-"tamam o zaman"
Diyip lavaboya doğru yürümeye başlamıştım, yürürken bile tüm gözler üzerimdeydi, alt tarafı lavaboya gidiyordum ya ne bu bakışlar
Lavaboya geldiğimde etrafa gözlerimi gezdirdim ama ablam yoktu,artık endişelenmeye başlamıştım nerede olabilirdi ki?
Lavabodan çıkacağım sırada ağzıma kapanan elle ve belimden tutulmamla lavaboya geri girmiştim.
Ama gördüğüm kişiyle rahatlamıştım, ablamdı ama neden böyle bir hareket yaptığını anlayamıyordum, ablam sağa sola bakıp kapıyı kilitlemişti.
-"abla ne oluyor, ne yapıyorsun?"
-"Esila galiba hala bir şansın var."
-"ne konuda abla, hem sen neredeydin kaç saattir arıyorum yoksun hiçbir yerde"
-"uzun hikaye anlatamam, şuan sana anlatamam,bak kim var burada"
Ablamın gösterdiği tarafa baktığımda gördüğüm kişiyle şok olmuştum.
Burcu hocam buradaydı!
Bir hocama,bir ablama bakıyordum,gerçek miydi yoksa hayal mi görüyordum bir türlü emin olamıyordum.
-"burcu hocam siz gerçek misiniz"
-"tabiki Esila hem sen beni gördüğüne sevinmedin galiba hala sarılmadın bana çünkü"
-"olur mu öyle şey sadece şaşkınlık yaşadım sizi burada görünce"
Dedikten sonra koşarak ona sarılmıştım,buradaydı beni kurtarmaya gelmişti,şuan içinde olduğum duygular tarif edilemez duygulardı.
-"hocam,siz nasıl geldiniz buraya"
-"azra sayesinde girebildim salona sağolsun,çok yardımı dokundu."
-"olur mu öyle şey hocam, siz benim kardeşimin hayatını kurtarmaya gelmişsiniz, ne yapsam yetmez."
-"iyi de nasıl çıkacaz buradan, hem imam nikahım kıyıldı, sadece resmi nikah kaldı,artık karısıyım ve herşey için çok geç hocam"
-"asla öyle düşünme Esila, imam nikahı bozulabilir, hem bak en azından resmi nikah olmamış daha,hemen şuan elimden tutup benimle gelecek misin? başka şansımız yok bu son şansımız"
Şuan içinde olduğum durum karmakarışıktı.
Nasıl kaçacaktık kapıda bir ton adam vardı ve aram çok yakınımızdaydı,buradan çıksak bile bizi bulma ihtimalleri ağır basıyordu.Burcu hocama benim yüzümden zarar gelmesini asla istemiyordum.
-"hocam nasıl kaçacağız, peki bir planınız var mı?kapıda bir ton adam var, salonun her yeri güvenlik kameralarıyla kaplı. buradan çıkmamız imkansız, beni de anlayın nolur, sizin zarar görmenizi hiç istemiyorum."
-"sen beni boşver Esila, önemli olan sensin şuan, bir çıkış buluruz illa sen yeterki evet de"
Çok önemli bir karar vermem gerekti, şuan çok tedirgindim. ablam yanıma gelip,elimi tutup beni kendine doğru döndürdü.
-"bak kardeşim sen bizi düşünme eğer sen o adamla evlenirsen zaten ölürüm ben, içindeki korkuyu bir kenara at ve hocanla kaç, ben burayı idare ederim, hiç merak etme."
-"abla saçmalama lütfen,seni asla burada yalnız bırakmam,babamın sana yapacaklarını biliyorum, sende bizimle gelirsen kabul ederim."
-"evet Azra seni burada bırakamayız,bakın şu pencereyi görüyor musunuz, işte oradan çıkabiliriz, zemin kattayız zaten şuan kimse görmez bizi,hadi acele etmeliyiz."
-"durun ben bir bakayım dışarıda birileri var mı?"
Ablam tabureye çıkıp dışarıyı gözetlemeye başlamıştı,şuan çok tedirgindim, ya biz buradan çıkamadan biri gelirse diye çok korkuyordum.Çünkü epey bir zamandır ortalıkta yoktum, birazdan annem gelirdi buraya,her ne yapacaksak hemen şuan yapmalıydık, müziğin sesi kesilince halayın bittiğini anlamıştım, aramın buraya gelmesi an meselesiydi.
-"abla, hemen çıkmalıyız.Halay bitti aram beni merak edip gelebilir her an buraya, hadi acele etmeliyiz"
-"tamam esila tamam, baktım kimse yok burası arka taraf önce sen çık, hemen arkandan bizde geliriz, hadi esilam"
"Tamam"deyip hızla pencere tarafına gittim ve ablamın yardımıyla atlayabildim.Hemen arkamdan hocamda atlamıştı, ablamı beklerken aramın sesini duymuştum,tuvalet kapısının önündeydi şuan
-"Esila orada mısın,birtanem?"
Ablamın hemen oradan çıkması lazımdı.
-"abla hadi geldiler, hemen çıkmalıyız acele et."
-"Esila sen git kardeşim,ben gelemem,hemen kaç arkana bakmadan kaç git kardeşim,ben onları biraz oyalayabilirim, merak etme sen beni"
-"abla ne diyorsun ya,sen gelmeden şuradan şuraya adım dahi atmam hadi gel. "
-"Esila hadi gitmemiz lazım"
-"hocam baksanıza ablam ne diyor onu burada mı bırakacağız, sonra ne yaparlar ona"
O sırada tekrar aramın sesini duymuştum,bu sefer hiddetle kapıya vuruyordu.
-"Esila aç kapıyı yoksa kırarım ona göre"
-"Esila,ablan senin iyiliğin için yapıyor tüm bunları,bende senin için burdayım, bu son şans, bunu geri tepme ne olur"
-"Esila kardeşim, eğer şuan gitmezsen yemin olsun hakkımı helal etmem sana, hadi git hadi"
Kafam allak bullak olmuştu. ablamı bırakıp gitmeyi hiç istemiyordum ama hakkını helal etmemekten bahsediyordu.
Ne yapacağımı,nereye gideceğimi, nasıl hissettiğimi bilmiyorum. zaman kavramını yitirmişim, pek süre önce...
Zürekli aynı yerde olmaktan zaman bükülmüş ve ben aynılığa hapsolmuşum.
Sonlu yaşamda sonsuz döngü!
Kendimden hiçbir şey beklemiyorum gelecekten hiç!nasıl bekleyebilirm ki?
Korku duyarlılığa sahip duyularım derin bir bitik içinde olan duygularım var.Yalnızca beni yok edebilen keskin bir zihne, hiçbir şey yapamamam için elinden gelen herşeyi yapan bir beyne sahibim.
Ve bir araf tam şuramda, kalbimin üstündeki yanık izinde.
Ya hep ya hiç Esila kaçmalısın, ardına bakmadan hemde,evet bunu yapacaktım, son şansımı en iyi şekilde kullanmalıydım.
Hocamın uzattığı eli tutup, koşarak uzaklaşıyorduk,düğün salonundan bir yandan gözyaşlarımı siliyordum,bir yandan da gelinliğimi tutarak koşmaya çalışıyordum.
__________________________
Aram'dan
Bugün en mutlu günümdü, sonunda esilama kavuşuyordum ama o düğün boyunca suratı asık bir şekilde oturuyordu .
Bu durum canımı sıksada ses etmemiştim,sonuçta onun açısından olduğu durum çok başkaydı onu anlıyordum.
Halay bittiğinde esilanın yanına gidecekken masada olmadığını gördüm,nereye gitmişti şimdi, umarım düşündüğüm şeyi yapmamışsındır Esila
Kayınvalidemin yanına ilerleyerek esilanın nerede olduğunu sordum, o da bana lavaboya gittiğini söylemişti duyduğum cevapla rahatlamıştım.
Onu kontrol etmek için lavaboya doğru yürümeye başladım. lavaboya geldiğimde kapıyı tıklatıp
"Orada mı olduğunu" sordum.
-"Esila orada mısın birtanem?"
Ama tek bir ses bile yoktu,artık bu durumdan şüphelenmeye başlamıştım.
Uzun süre kapıyı açmasını bekledim ama boşuna bir bekleyişti bu seferde kapıyı açmayacağı takdirde kıracağımı söylemiştim, ama hala tek bir ses yoktu.
Geriye çekilip,kapıyı kırmak için hareket ettim ve ilk vuruşumda kapı kırılmıştı.Hemen içeriye girdim ama Esila yoktu sadece ablası buradaydı.
-"Azra kapıda on saattir dil döküyorum neden açmıyorsun kapıyı?"
-"özel bir işim vardı aram ağa o yüzden açamadım, sen neden kapıyı kırdın ki burası kadınlar lavabosu sonuçta"
-"söyleseydin o zaman ,Esila nerede biliyor musun?en son buraya geldiğini söyledi,annen"
Azra resmen karşımda ecel terleri döküyordu ve sürekli elleriyle oynuyordu, bu durum şüphelenmeme sebep olmuştu.
-"evet buradaydı ama o işi bittiği için benden önce çıktı, biraz hava almak için terasa çıkacağını söylemişti ,bir bak belki oradadır"
Deyip gitmişti,bende hemen yukarı kata çıkmıştım terasa girdiğimde kimse yoktu.Azra resmen dalga geçiyordu benle, zaten hareketlerinden şüphelenmiştim.
Hızlı adımlarla aşağı inip, azrayı bulmak için etrafa bakındım, onu gördüğümde hızla yanına giderek kolundan tuttum ve konuşmaya başladım.
-"karım nerede lan,çabuk söyle bana nereye gitti,sen biliyorsun demi çabuk söyle, yoksa olacaklardan ben sorumlu olmam"
-"ne saçmalıyorsun be,bırak kolumu hayvan herif, Esila bana terasa gideceğini söylemişti. buralarda bir yerdedir,şimdi bırak kolumu"
Herkes etrafımıza toplanmıştı. annem yanıma gelerek, neler olduğunu soruyordu.
-"oğul ne yaparsın hiç yakışık alırmı bu hareketler, bırak kızın kolunu buluruz hemen esilayı"
-"anne ne sakin olmasından bahsediyorsun, bu kız herşeyi biliyor,esilanın yerini de,herşeyi anlatacak kaçışı yok."
Diyip ölümcül bakışlarımı yollamaya devam ediyordum azraya.
-"sana son kez söylüyorum aram haznedar,bırak kolumu"
Bırakmamakta ısrarcıydım, hatta daha da sıkmaya başlamıştım ama Azra hiç beklemediğim birşey yapmıştı.
Bana aram haznedar'a tokat atmıştı...
-"evet ben herşeyi biliyorum, hatta ben yardım ettim esilaya, kurtardım onu sizden,anladınız mı kardeşimin hayatını karartmanıza izin vermedim, kaçmasına ben yardım ettim duydun mu? rahatlarsın artık aram"
Eğer karşımda ki bir kadın olmasaydı cesedi yerdeydi şuan ama dua etsin kadındı.
Esilanın kaçtığını söyleyince artık sinirden deliye dönmüştüm,nasıl kaçardı?ona kavuşmaya bu kadar az bir zaman kalmışken nasıl kaçardı?
İstersen dünyanın öbür ucuna git Esila, yerin dibine de girsen seni bulurum.Tekrar azraya dönüp
-"nerede söyle yoksa senin canını alırım."
-"korkuyorum mu sanıyorsun aram,bana ne yaparsan yap asla tek kelime etmem."
-"peki söyleme ama şunu bil ki,sen şuan yaptığın aptallık yüzünden kardeşini kurtarmadın,aksine benim elime verdin."dedim ve ardından adamlarıma tüm Mardini araması emrini verdikten sonra, baranı da yanıma alıp esilayı aramaya çıkmıştım.
Düğün günü olacak şeymiydi bu, ah Esila ah, Mardin'de nereye kadar kaçacasın acaba?
Her yere bakıyordum ama yoktu yer yarıldı da, içine mi girmişti bu kız,artık sinirden deliye dönmeme ramak kalmıştı.
Elimle başımı ovup barana döndüm.
-"baran bulamadılar mı hal"
-"yok beyim bulamamışlar ama merak etme yarın olmadan buluruz hanımağamı, birazdan haber gelir."
-"hele bi bulamasınlar, işte o zaman kendilerine mezar kazmaya başlasınlar baran!"
Arabama binip konağa doğru yola çıktım, yolun yarısındayken barandan arama gelmişti, vakit kaybetmeden açıp konuşmaya başlamasını beklemiştim.
-"beyim hanımağamı bulduk, bir kadınla uçağa binecekmiş 20 dk sonra İtalya uçağına"
Derin bir oh çekmiştim, sonunda bulmuşlardı gülyüzlümü ,şimdi hemen onu durdurmam lazımdı, İtalya'ya gitmeden.
-"tamam baran siz önden gidin, sakın uçağın kalkmasına izin vermeyin, birazdan orada olurum"
-"tamam beyim, o iş bizde sen hiç tasalanma"
Yönümü havalimanına doğru değiştirmiştim, uçak kalkmadan yetişmeliydim.
____________________________
Esiladan devam
Ablamı geride bırakarak gitmem içimi inanılmaz huzursuz etse de kaçmaya mecburdum, ablamın benim için yaptıklarını asla unutmayacaktım.
Şuan burcu hocamın arabasındaydık ama nereye gittiğimiz hakkında hiçbir fikrim yoktu, kafamda cevapsız birçok soru vardı, hocama dönüp bundan sonra ne yapacağımızı sormuştum
-"hocam ne yaparız, nereye gideriz hem siz nereden öğrendiniz,başıma gelenleri?"
-"nazlı söyledi, senin içinde bulunduğun duruma çok üzülmüş bende onu sıkıştırıyordum senin hakkında en sonunda söyledi, bende ilk uçakla atlayıp geldim."
Demek nazlı söylemişti, ona da ne kadar teşekkür etsem azdı,canım arkadaşım benim ama mutluluğum uzun sürmemişti,çünkü şimdiye aram anlamıştır kaçtığımı,ablama birşey yaparlar mıydı acaba,keşke onu orada bırakmasaydım.
Ablam aklıma geldikçe gözlerim doluyordu,en sonunda gözyaşlarımı serbest bırakmıştım.
-"Esila ne oldu kuzum neden ağlıyorsun?"
-"hocam ablamı düşünüyorum,ona birşey yapmazlar değil mi?"
-"merak etme Azra,benim tanıdığım en güçlü kadınlardan birisi,o kendini korur,şimdi önemli olan sensin."
-"iyi de hocam biz nereye gideceğiz Mardin'de kalırsak hemen bulurlar bizi,şimdiye çoktan aramaya çıkmışlardır."
-"merak etme Esila, ben herşeyi düşündüm, şimdi havalimanına gidiyoruz 20 dakikaya uçağa binmemiz gerek, seni kimsenin bulamayacağı bir yere götüreceğim merak etme, artık güvendesin tatlım."
-"hocam size olan minnetimi nasıl öderim hiç bilmiyorum, iyi ki varsınız annemin yapmadığı anneliği yapıyorsunuz bana"
-"ah ne demek, ne demek, sen benim kızım gibi oldun tabiki yardım edecem hah bak geldik hadi uçağı kaçırmayalım."
-"tamam hocam ama inmem için yardım etmeniz gerek malum gelinlik ağır da"
Burcu hocamında yardımıyla arabadan inmiştim ve havalimanına girmiştik, doğrudan doğruca uçağa binmiştik,çünkü 5 dakikaya kalkacaktı.
Sonunda kurtuluyordum, şuan çok mutluydum ama buruk bir mutluluk, çünkü yanımda ablam yoktu.Ama olsun,bir müddet sonra onu da yanımıza aldırırdık.
Ama hala içimde bir korku vardı, sanki..sanki her an aram beni bulacak hissi vardı, artık havalansa da rahat bir oh çeksem dakikalar bitmek bilmiyordu.
Hala anlayamadığım birşey vardı uçağın uçuş saati gelmişti ama neden kalkmamıştı hala,yanımdan geçen hostese uçağın neden hala kalkmadığını sormuştum.
-"bakarmısınız acaba uçak neden kalkmadı daha bir sorun mu var?"
-"bir yolcumuz eksik onu bekliyoruz efendim,o gelmeden uçuşa geçemeyiz"
-"ne münasebet ya bu kadar insan onu mu bekleyeceğiz?"
-"maalesef efendim, çok değerli bir kişi o gelmeden kalkamayız"
Diyip uzaklaşmıştı,kimdi bu ya bu kadar önemli bir kişiydi üstelik, bir an önce gelse de havalansa artık uçak
-"Esila ellerin titriyor sakin ol bak bitti artık, yaşadığın bütün korkunç olaylar bitti ,rahatla birtanem istersen omzuma yaslan uyu biraz, yorgun görünüyorsun."
-"elimde değil hocam,her an aram gelecek gibi hissediyorum,sanırım biraz uyusam iyi olacak."
Omzuna yaslanıp, gözlerimi kapattım.Biraz dinlenmeye ihtiyacım vardı.
Ama aklıma takılan birşey vardı, herşey neden bu kadar kolay olmuştu?Şuan uçaktaydım ve birazdan kurtulacaktım tüm bu herşeyden ama herşey nasıl bu kadar kolay olabilmişti.
Düşüncelerimi bozan duyduğum sesti.
-"ESİLA"
bu aramın sesiydi hemen gözlerimi açtım ve doğruldum.
O
buradaydı beni bulmuştu...