İçeriğe geç

Asfalt

Bölüm 2 · 9 dk okuma

Asfalt

Bölüm 2

Hastane

Yağız'ın Ağzından

Sağlık görevlileri Mina'nın yanına gelmişti Mina bayılmıştı ve yerde öylece yatıyordu. Babası ağlıyordu Rüzgar öylece duruyordu seyirciler şaşkındı sağlık görevlileri ilk yardım yaparak sedye ile ambulansa doğru götürdü. Babası sağlıkçıların peşinden gidiyordu bir yandan sorular soruyordu ortalık çok karışıktı herkes evlere dağılmıştı etrafa bakınca Mina'nın motorunu gördüm feci durumdaydı. Rüzgar yanıma geldi "Hepsi senin yüzünden Mina'nın dikkatini dağıttın" diyip gitmişti. Gerçekten benim yüzümdenmiydi dikkatini dağıtmak istememiştim motorumu alıp yarış pistinden çıktım. Ambulans tam önümdeydi takip ediyordum Mina nasıldı acaba "Niye bu kadar merak ediyorsun" demişti iç sesim gerçekten niye bu kadar merak ediyordum? Yoğun duygular içinde hastaneye geldim ambulanstan Mina ve babası indi bende onlarla birlikte hastaneye girdim. Babası Mina'nın elini tutup "Dayan kızım ben senin yanındayım" diyordu. Gözlerim Rüzgar'ı aradı ama yoktu değer veren insan yanında olurdu neyse bana kalmış birşey değil diye geçirdim içimden. Doktorlar Mina'yı kontrol odasına aldı bizde koltuklara oturup beklemeye başladık o sırada telefonumu çıkarıp annemden gelen mesaja baktım

Annem♡

-Oğlum nerde kaldın bir problemmi var?

Ben

-Bir işim çıktı beni beklemeyin iyim haber vericem

telefonu cebime baktım ve Mina'nın babasına döndüm "Mina çok güçlü merak etmeyin ona birşey olmaz" Mina'nın babası bana zorla gülümseyerek "Umarım oğlum umarım" demişti ve tekrar başını öne eğmişti aklıma Rüzgar'ın gedikleri geldi "Hepsi senin yüzünden" takılmamalıydım o salağın dediklerine inanamazdım eğer Mina'ya biraz değer veriyorsa burda olurdu. Merak ettim ve instagram hesabını açtım hikaye vardı 15 dk önce yazısı dikkatimi çekti videoya baktım gülüşüp parti yapıyorlardı pardon ama bu neyin partisiydi sporcusu burda acı çekerken o orda partiliyordu pes gerçekten. Doktor odadan çıktı "Mina Öztürk'ün yakınları" hemen ayaklandık babası yanına koştu "Neyi varmış doktor bey" doktor konuşmaya başladı "Kolunda 2 tane kırık var çok ciddi değiller kolunu alçıya aldık bileğinde 1 kırık var iyi ki kaskı varmış yoksa beyin kanaması geçirebilirmiş geçmiş olsun girip görebilirsiniz" dedi ve yanımızdan ayrıldı babasına döndüm "Dedim size kırık ile atlatmış Mina güçlüdür ona birşey olmaz ben şimdi gideyim tekrar uğrarım" dedim ve tam giderken babası kolumdan tutup bana sarıldı "Çok teşekkürler oğlum" dedi ve gözyaşlarına boğuldu. Bir süre sarıldıtan sonra ayrıldım ve "Rica ederim ne demek diyip" gülümsedim ve oradan ayrıldım arkamı döndüğümde babası yüzünde bir gülümsemeyle Mina'nın odasına doğru girdi.

Mina'nın Ağzından

Yavaş yavaş gözlerim aralandı başımda şiddetli bir ağrı vardı. Gözlerimi açınca koltukta uyuya kalan babamı gördüm etrafı inceledim Rüzgar burda değildi belki dışardadır diye düşüdüm. Kapı açıldı içeriye hemşire girdi "Uyanmışsınız nasıl hissediyorsunuz kendinizi" diye gülümseyerek sordu "İyiyim sadece başımda şiddetli bir ağrı var" diyebildim. Alçıda olan koluma ve ayağıma bakınca hemşire hemen konuştu "Başınızın ağrıması normal çok şiddetli bir şekilde düşmüşsünüz kolunuzda 2 kırık bileğinizdede 1 kırık var alçıya aldık en kısa sürede iyileşirsin" dedi serum taktı ve çıktı. Babam seslere uyandı yanıma geldi "Minnoşum uyanmışsın bir şeyin varmı neren acıyor iyi misin?" dedi merakla bana bakıyordu. Diklendim babamın elini tuttum "İyim ben babacığım merak etme beni" gülümsedim "Rüzgar nerde?" gerçekten Rüzgar neredeydi şuan burda olması gerekiyordu "Bilmiyorum minnoşum gelmedi hastaneye" dedi babam şaşırdım "Tamam babacığım telefonum nerde sen git dinlen kafeteryada birşeyler iç birşey olursa ararım" babam telefonumu uzatırken "Emin misin?" dedi bende olumlu anlamda başımı salladım. Babam odadan çıktı bende telefonumu açıp instagrama girdim bir dünya mesaj gelmişti dikkatimi Rüzgar'ın profili çekmişti hikaye atmıştı tıkladım hikayeye partideydi gerçekten onun gözünde bu kadar değersizmiydim? Aselden gelen mesajlara tıkladım

Ufaklık

-Mina kaza yapmışsın iyimisin? (17.47)

-Allahım lütfen onu koru (17.47)

-Babana ulaşamıyorum çok merak ettim seni (17.55)

-Lütfen yaz bana (18.00)

Ben

-İyiyim balım merak etme gelmenede gerek yok ben seni haberdar edicem.

Ufaklık

-Allahım sonunda yazdın eminmisin gelebilirim bak iyisin demi çok ciddi birşey yok

Ben

-Eminimmm sakin ol ciddi birşey yok haber edicem seni diyorum

Ufaklık

-Tamam seni çok öpüyorum kendine dikkat et birşey olursa ara beni.

Ben

-Bende seni öpüyorum ararım merak etme

Mesajı yazdıktan sonra instagrama tekrar girdim reels izlemeye başladım. Üstten bildirim düştü @yagız_sönmez sizi takip etmeye başladı hesabına girip bende geri takip yaptım biraz hesabında dolaştım bir süre sonra çok telefona bakmaktan başıma ağrı girdi babama uyuyacağıma dair bir mesaj atıp telefonu kapattım ve derin bir uykuya daldım.

Rüzgar'ın Ağzından

Mina hastaneye gittikten sonra bende kendi evime doğru yol aldı. Mina dikkasiz biri değildi hepsi o Yağız denen çocuk yüzünden olmuştu onun dikkatini dağıtmaya çalışmıştı ve başarmıştı. Arabam ile eve doğru giderken acaba yanına gitmemekte hatamı yaptım diye düşünüyordum neyse onun Yağız'ı yanındadır diye düşünüp vazgeçtim. Eve vardığımda hemen sıcak duşun altına girdim. Sıcacık bir duş aldıktan sonra üstümü giyinip kendimi koltuğa bıraktım. Gelen mesaja baktım beni partiye davet ediyorlardı kafamı dağıtmak için gidebilirdim çok büyük birşey olsa beni ararlar diye düşünüp hazırlanmak için giyinme odama gittim parti havuz partisi olacağı için altıma mayo üstümede bir tişört geçirip hazırlandım mesaj geldimi diye baktım ne Mina'dan nede babasından mesaj vardı bende umursamadan evden çıktım. Parti yerine gelince hemen kendimi partiye kaptırıp gittim Mina'yı tamamen unutmuştum telefonu çıkarıp hemen instagrama bir story paylaştım. Bir süre sonra telefonu çıkarıp kimler gördü diye bakarken gözüme Yağız ve Mina'nın hesapları takıldı tamam Mina'yı anlamıştımda Yağız ne alakaydı? Pek umursamadan eğlenmeye devam ettim Mina hikayemi gördüğüne göre bir sorun yoktu diye düşündüm. Partinin sonlarına doğru çok fazla içmekten ayakta duramaz hale geldim ve geldiğim evin koltuğuna kendimi bırakıp derin bir uykuya daldım.

Yağız'ın Ağzından

Eve vardığım zaman annemlerle hiç konuşmadan kendimi duşun altına attım gerçekten bugün ne yaşamıştım. Güzel bir duşun ardından üstümü giyinip alt kata annemlerin yanına indim salonda yanlarına oturdum annem hemen meraklı gözlerle bana baktı "Oğlum bu kadar geç gelmezdin hayırdır ne oldu?" anneme döndüm "Anneciğim ben sana haber verdim ya bir arkadaş yarışta kaza geçirdi onun yanındaydım" dedim. Babam bana dönüp "Eeee nasıl bari bir şeyi varmı arkadaşının,yanına gittiğine göre önemli biri olmalı" diyip bana göz kırptı "Arkadaşım iyide düşündüğünüz gibi birşey yok" dedim ve televizyon izlemeye başladım. Bir süre sonra telefonumu elime alıp instagramda dolaşmaya başladım karşıma Mina'nın instagram profili düşünce istek attım Rüzgar'ın dediği yine kafamda yankılandı "Hepsi senin yüzünden" tam isteği geri çekicekken vazgeçtim neden Rüzgar'ın aklına uyacaktımki? İnstagramda dolaşmaya devam ettim 5 10 dakika sonra Mina isteğimi kabul etmiş ve beni takip etmeye başlamıştı demek iyiydi ve uyanmıştı. Sıkıntıdan patlamak üzereydim annemlere iyi geceler diyip odama gittim kendimi yatağa bıraktım ve en yakın arkadaşım olan Efe'ye mesaj atmaya karar verdim

Ben

-Kardeşim naber?

Arıza

-Oooo sen bana yazarmıydın ya iyiyim sen nasılsın?

Ben

-Nasıl olalım aynı yaptığımız birşey yok yarışlar iş güç

Arıza

-Evet ya gördüm bugün haberlerde sanırım yenge kaza yapmış yarışı falan bırakmışsın nasıl bari iyimi?

-Bu arada kırıldım bana dememişsin tanışmadıkta

Ben

-Ne yengesi oğlum ne saçmalıyorsun yenge falan yok öyle şeyler, çok kötü kaza yaptı bende bıraktım

Arıza

-Sen kimse için yarışı bırakmazsın kardeşim tanımıyormuyum seni

Ben

-Kafam dağılsın diye yazdım sana dahada daraldım

Arıza

-Tamam tamam sustum

Ben

- Yok gidiyom ben git bak işine

Telefonu kapadım "Yengeymiş" sinirle söylendim. Saate baktım saat 11 olmuştu uyumaya karar verdim üstümü değiştirip derin bir uykunun kollarına kendimi bıraktım.

10 saat sonra

Derin bir uykunun ardından gözlerimi açtım saate baktım ve saat 9 olmuştu kalkıp yemeğimi yiyip Mina'nın yanına gitmeye karar verdim kahvaltıya inmeden önce kendimi banyoya attım ve sıcak bir duş aldım duşun ardından üzerime siyah bir kazak altımada siyah bir pantolon giyinip saçlarımı şekillendirdim. Telefonumu alıp koluma saatimi taktıktan sonra aşağıya inmek için odadan çıktım merdivenlerin başında burnuma çok güzel yumurta kokusu geldi acıktığımı hissedip hızlıca aşağıya indim. Annem masayı hazırlarken babamda masanın başında gazete okuyordu yanlarına gittim ve bende bir sandalyeye oturdum "Günaydın" dedim annem bana dönüp "Günaydın oğlum" dedi babamda sadece kafasını sallamakla yetindi. Kahvaltımızı yaptıktan sonra anneme hastaneye gideceğimi diyip evden çıktım bugün motorla gidesim yoktu onun için arabaya doğru yol aldım. Arabaya binip çalıştırdım ve radyoda bir şarkı çalmaya başladı.

Gel,yaralarını ben sarayım.

Ömrümü ömrüne katayım.

Bir gün gülersek eğer yoluna güller katayım.

Dur, yanıma öyle yanaşma.

Doğruyu söylemem inanma.

Severim seni yine elbet, Sen buna aldanma.

Bu şarkı bana neden garip hissettirmişti? Bir süre durduktan sonra düşüncelerden ayrılıp çiçekçiye doğru yol aldım. Çiçekçinin önüne geldim ve durdum hangi çiçeği severdi acaba instagram hesabını açtım ve biraz dolaşmaya başladım papatya seviyor gibi geldi bana ve papatya almak için çiçekçiye doğru ilerlerdim. Bir buket papatya ile hastaneye doğru ilerledim tabi tek papatya değil düşüncelerimde benimle birlikteydi. Hastanenin önüne gelince arabayı park edicek bir yer buldum papatyaları aldım ve hastaneye girdim. Kaldığı odanın önüne gelince acaba uyuyormudur diye düşündüm ve kapı açıldı babası çıktı dışarıya bana gülümseyerek "Hoşgeldin oğlum" dedi. Bende gülümsedim "Hoşbuldum Mina'yı ziyarete gelmiştimde uyuyormu müsaitmi?" diye sordum babası kapıyı açtı ve içeriye girmemi söyledi Mina hasta yatağında yatarken birşeyler izliyordu beni fark etmedi bile yanına gitti ve oturdum. Mina bana döndü "Aaaa Yağız hoşgeldin" dedi gülümsedim "Hoşbuldum elim boş gelmek istemedim" dedim ve papatyaları uzattım Mina papatyaları görünce gülümsedi "Teşekkür ederim papatya sevdiğimi nasıl bildin" şaşırdım gerçekten papatya seviyormuş "Sadece tahmin ettim" diyip göz kırptım ağzından küçük bir kahkaha kaçtı. Bir süre sohbet ettik onunla sohbet etmek eğlenceliydi en azından aynı şeyleri konuşabiliyorduk bir süre sonra kapı açıldı içeri hemşire girdi beni görünce biraz şaşırdı ama belli etmemeye çalıştı. Mina'nın yanına gelip "Bugün nasılsınız bir ihtiyacınız varmı yada ağrıyan bir yeriniz?" dedi bir yandan serumunu değiştirdi Mina kafasını hemşireye çevirip "Teşekkür ederim şuanlık bir problem yok ama bir sorum var tahmini ne zaman çıkarım hastaneden" diye sordu hemşire güler yüzlü bir şekilde "Sizi biraz daha burda misafir edicez" dedi ve dışarıya çıktı. Mina bana dönüp "Hergün aynı şeyleri diyorlar sıkıldım burda" diye yakındı "Haklısın ben olsam bende sıkılırdım ama sağlığına kavuşmadan burdan çıkman pek mantıklı olmaz" dedim Mina bana dönerek haklısın der gibi başını salladı ve sohbete devam ettik. Aklıma takılan soruyu sormaya karar verdim "Mina ben senin dikkatini dağıttığım içinmi kaza yaptın?" Mina bana şaşırmış bir şekilde bakıyordu "Şaçmalama Yağız niye senin yüzünden kaza yapayım aklıma birşey geldi onun yüzünden dikkatim dağıldı sen nerden çıkardın" dedi bende bir bahane bulup "Hiç öyle aklıma geldi" dedim istediğim cevabı almıştım başka bir soru sordum "Peki Rüzgar hiç geldimi yanına onun için çok değerliymişsin ya" dedim imalı imalı Mina bana dönerek "Hayır yazmadı aramadı sormadı bende onun için değerliyim sanıyordum ama değilmişim beyefendi partiliyordu" yüzü düşmüştü ona moral vermek için "Boşversene belki başkaları için değerlisindir baksana babana gözlerinin altı mosmordu uykusuzluktan" dediğim şey onu biraz olsun gülümsetmişti. Elimi tuttu biraz şaşırmıştım bana döndü "Teşekkür ederim" dedi "Rica ederimde ne için bir şey yapmadımki?" dedim "Yanımda oldun o bile bana yeter" dedi gülümsedi ve elini çekti bende gülümsedim ve o güzel muhabbetimizi bir telefon bozdu ekrana baktım ve Bilinmeyen Numara yazıyordu şaşırdım Mina bana döndü "Kimmiş?" dedi "Önemli birşey değil açıp geliyorum" dedim ve odadan çıktım telefonu açınca kimse birşey demedi "Alo" dedim ve telefonun karşısındaki kişi "Rüzgar yaptı" dedi ve telefonu kapattı neyi Rüzgar yapmıştı ve neden bana demişti? Bir süre düşündükten sonra aklıma Mina'nın motoru geldi frenlerinde bir sıkıntı var gibi gözüküyordu ve Mina'nın motorunun kontrolleri Rüzgar'daydı hızlı bir şekilde odaya daldım ve Mina'ya bakıp tek birşey söyledim "Kazanın sebebi sen değilsin Rüzgar."

Devam edicek...

Selamlar ballarııım kitabımın ikinci bölümü ile karşınızdayım ben bölümü çok sevdim umarım sizde sevmişsinizdir bölümü oylamayı ve bölümle ilgili yorum yapmayı unutmayıın sizleri seviyoruum m>

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.