Derin bir nefes daha aldıktan sonra tam kapıdan geçecekken erlerden biri beni durdurdu "Bacım ziyarete geldiysen giriş burada değil şurada" diyerek eliyle bir köşeyi gösterdi. Bende hemen kartımı çıkartıp gösterdim "Yusuf Atacan Manisa emredin komutanım" diyerek selam verdi "Rahat asker ve bir daha böyle saygısızlık görmeyeyim gelen kişilere daha kibar davranıyorsun." "Emredersiniz komutanım" bu sefer kafa selamı verip karargaha yürüdüm. İçeri girdim ve nöbetçi askerlerin birine albayın odasının nerede olduğunu sordum. Asker yönü tarif ettikten sonra albayın kapısına geldim ve albay postasına "aslanım bak bakayım albay müsait mi?" Dedim asker "emredersiniz" diyerek komutanın odasına girdi (Asena ilk başta kimliğini göstermişti bundan dolayı asker olduğunu biliyordu) aradan 1 dakika bile geçmeden geri geldi "Buyrun komutanım albayım sizi bekliyor" dedi. Bende başımı salladım ve içeri girdim "Asena Gök İzmir emredin komutanım" diyerek selam verdim. Albay"rahat kızım otur" dedi. Lakin oturmadım valla ceza almaya hiç niyetim yoktu. Albay yüzünde hafif bir sırıtma ile "bu bir emirdir asker" dedi. Bende anında oturdum "Hoşgeldin asker biliyorsundur diye düşünüyorum ateş timine geldin şimdi ben sana hem odanın hem de lojmanının anahtarıni vereyim sonrasında ise timinin yanına gideriz" dedi. Bende "emredersiniz komutanım" dedim. Sonrasın albay birkaç çekmeceyi karıştırdıktan sonra 2 anahtar çıkardı ve bana verdi bende hemen aldım. "Hadi asker gidelim" dedi. Bende "emredersiniz komutanım" dedim hemen kapıyı açıp albayın çıkmasını bekledim. Albay önde ben arkada bahçeye çıktık. Ve bir kamelyada oturan timin yanına doğru ilerledik. Timdekilerin hepsi bana baktı hepsini göz ucuyla süzdüm en son gördüğüm yüz ile donakaldım....
Bölüm 3
Bölüm 3
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.