İçeriğe geç

Aşeka

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Aşeka

Bölüm 2

Geçmiş

Bölüm Şarkısı: Dolu Kadehi Ters Tut - Aldattın Mı?

*

1Yıl Önce

Annem...

Bu hayattaki her şeyim. Onu kaybettim. Bir trafik kazası sonucu ellerimden kayıp gitmişti. Önümdeki bardağı tek dikişte bitirip masaya sertçe bıraktım. Yavaştan sarhoş olduğumu hissedebiliyordum. Oturduğum L koltukta iyice yayılmıştım. O sırada çapraz masamda oturan adamın bu tarafa baktığını fark ettim. Gözlerim sarhoşluktan bulandığı için yumup tekrar açtığımda karşımda gördüğüm kişinin gençlik aşkım Kemal olduğuna emin olmuştum. İçki bardağını doldurup ona doğru kaldırdığımda, o da bana karşı bardağını aynı harekle kaldırmıştı.

Ayağa kalktığında ne yapacağını merak ettiğim için dikkatle onu inceliyordum. Benim oturduğum masaya doğru doğru geliyordu. Hafifçe yana doğru kayıp, L koltuğun köşesini boş bıraktım. İyice buraya yaklaştığında gelip boş bıraktığım köşeye bacaklarımız değecek şekilde oturdu. Biraz daha yaklaşıp fısıldadı.

"Figen." dediğinde yavaşça mırıldandım.

"Hmm." iyice dibime girip kulağımın arkasına küçük bir öpücük kondurdu.

"Çok güzelsin." dediğinde iyice dudağıma yaklaşmıştı.

"Öyleyim." dedikten hemen sonra dudaklarına yapışmıştım. İyice derinleşen öpüşmemizle birlikte onu koltuğa yaslayıp kucağına çıkmıştım. Alınlarımız birbirine değiyorken nefes almak için birbirimizden ayrılmıştık.

"Seni görmeyeli uzun zaman ol-" cevabımın yarıda kalmasının sebebi dudağıma kapanan dudaklar olmuştu. Üzerimde ki deri ceket yavaşça omuzlarımdan düşmüştü. Açıkta kalan boynuma doğru öpücüklerini sıraladığında kendimi ona bastırmıştım. Kısık sesle inleyerek konuştu.

"Sonum olacaksın." dedikten sonra tekrar dudaklarıma yapışmıştı.

Kucağında benle ayağa kalktı. Ceketimi koluna asıp, çıkışa ilerledi. Mekandan çıkıp siyah lüks bir arabaya yaklaşıp ön yolcu koltuğunun kapısını açıp beni oturtup kapıyı kapattı. Sürücü koltuğuna oturup bana yaklaştı.

"Evin nerede?" diye fısıldadı. Bir süre düşünüp cevap verdiğimde, arabayı çalıştırıp eve doğru sürmeye başladı. O sırada sırıtarak onu süzüyordum. Yıllar onu değiştirmişti. Omuzları genişlemiş, gömleğinden bile belli olan kasları olmuşmuştu.

Evin önünde durduğumuzda arabadan inip. Bende kapımı açıp indiğimde çoktan önüme gelmişti bile. Dudaklarıma kapanıp kucağına aldığında evin kapısına doğru adımlıyordu. Koluna astığı ceketimden anahtarı aldı, kapıyı açıp içeri adımladı. Kapıyı kapattıktan sonra beni kapıya yasladığında tekrar dudaklarıma yapışmıştı. Bedenimizi kapıdan ayırıp sarhoşluğun verdiği savsaklıkla yatak odasına doğru yürüdü. Kapıyı açıp odadan içeriye girdi. Beni kucağından bırakıp yatağa oturtturdu. Hafifçe omuzlarımdan tutarak geriye doğru yatağa uzandırdı. Daha sonra dirseklerini kollarımın iki yanına koyarak üzerime eğilip dudaklarını dudaklarıma örttü.

Üzerimizdeki kıyafetler tek tek yere düşmüş, biz bu gece tüm benliğimizle birbirimizin olmuştuk. Hiçbir şeyi umursamadan, geçmişi geride bırakarak birlikte olmuştuk. Sabah olacaklardan bir haber mut

lulukla uykuya dalmıştım.

*

Gözlerimi açtıktan sonra başımı elime yaslayarak Kemal'i izlemeye başladım. Ellerimi yumuşak saçlarına uzatarak okşamaya başladım. Yavaştan gözlerini açmaya başladığında yanağını öptükten sonra kısık bir sesle konuştum.

"Günaydın." dediğimde gözleri iyice açılmış ve nerde olduğunu idrak etmeye çalışır gibi odada gezdirmişti.

"Benim burda ne işim var?" diyerek telaşla konuştuğünda kaşlarımı çatarak söylenmeye başladım.

"Geçirdiğimiz harika geceyi hatırlamıyor musun? Halbuki ben unutulmaz olduğunu düşünüyorum." diye fısıldadığımda gözleri yutkunarak aşağılara doğru süzerek yavaşça inmeye başladı. Çıplak bedenlerimiz üzerindeki ince beyaz çarşafı yavaşça kaldırdığında gözlerini sıkıca yumdu.

"Sikeyim böyle işi." diye mırıldandığını işittim. Kaşlarım daha fazla çatıldığında o sırada yataktan kalkıyordu. Hızla yataktan kalktıktan sonra gece fırlattığımız kıyafetleri yerden alarak giyinmeye başladı.

"Kemal ne oluyor?" dediğimde derin bir nefes çekti ciğerlerine.

"Bir şey olduğu yok. Ben şimdi siktir olup gidiyorum ve sende bir daha karşıma çıkmıyorsun anladın mı?" dediğinde ayağa kalkarak sinirle konuştum.

"Ne saçmalıyorsun sen?" bağırmaya başladığımda üzerime doğru gelmeye başladı.

"Diyorum ki bir daha karşıma çıkma. Evliyim kızım ben. Dün ne oldu, ne bitti hiçbir şey hatırlamıyorum. Sakın bir daha gözüme gözükme anladın mı beni?" yavaştan gözlerim dolmaya başlamıştı.

Ardından hızla odadan çıktı. Dış kapının sesi geldiğinde evden gittiğini anlamıştım. Kendimi dizlerimin üzerine bırakarak ağlamaya başladım. Beni ardında bırakmasına değil gördüğüm muameleye ağlıyordum. Karısını benimle aldatmıştı. Kendisiyle aldatılan taraf olmuştum ve bu kesinlikle acı vericiydi.

*

1,5 Ay Sonra

Bulanan miğdemle birlikte tekrar lavaboya doğru koşup, içeri girdikten sonra klozete eğildim. Midemi tamamen boşalttıktan sonra ayağa kalktım. Son bir haftadır midem çok kötü bulanıyordu, ne yesem ne içsem kusuyordum. Bu sebeple oldukç halsiz düşmüştüm. Adet döngüm de 2 hafta gecikmişti. Aklıma gelen ihtimalle derince yutkundum.

"Siktir..."

*

Elimdeki hamilelik testlerine bakım içime koca bir nefes çekip ofladım. Testleri lavabonun üzerine bırakarak banyodan çıktım. Hamile olma düşüncesi beni oldukça korkutmuştu. Eğer hamileysem Kemal asla bu çocuğu istemezdi. Evliydi bu adam, aldırtırdı çocuğu. Acımasızdı o, bir kaya kadar sertti, merhameti yoktu.

*

Aradan geçen süreden sonra korkumu yenip banyoya doğru adımladım. İçeri girip ters çevirdiğim 5 testi de tek tek düzeltmeye başladım.

1.test pozitif. //

2.test pozitif. //

3.test pozitif. //

4.test pozitif. //

5.test pozitif. //

Hamileydim...

Ben hamileydim. Vicdanıma yüklenen bu duygudan hiç hoşlanmamıştım. Aldıramazdım, doğmamış bir bebeğin günahını yüklenemezdim. Ben Figen Yıldız baba sevgisine muhtaç bir çocuk iken, bir çocuğu babasız büyütebilme ihtimalini göze alarak ona sahip çıkmaya karar vermiştim. İşte şimdi ne yapacağını bilmez şekilde, bir çıkmazın içindeydim.

*

7 Ay Sonra

Artık 8,5 aylık hamileydim. Vücuduma yüklenen yeni bir his daha doğmaya başlamıştı. Vicdan azabı yaşayabileceğimi düşünmemiştim. Aksine bebeği aldırırsam hissedeceğimi düşündüğüm bu duygu o hala karnımdayken bile omuzlarımdaydı. Ben bebeği doğurmaya karar vermek ile çok büyük bir hata etmiştim. Ama o benim için hala bir umut ışığı idi. Çükü o Kemal'in bebeğiydi. Yıllardır aşık olduğum adamın.

*

3,5 Ay Sonra

Minik bebeğim doğmuş hatta 3 aylık olmuştu. Adını Hare koymuştum. Hare sert, kaya gibi demekti. Bu isim bana Kemal'i çağrıştırıyordu.

Bebeğe bu zamana kadar bakmıştım, ancak artık tek başıma dayanamıyordum. Kemal benimle seviştiğinin öğrenilmesinin korkusunu taşırken, gayrimeşru bir çocuğu olduğu duyulursa beni mahvederdi. Ancak artık bazı gerçeklerin duyulması, öğrenilmesi gerekiyordu. Yarın herşey açığa çıkacaktı. Kemal'in korktuğu başına gelecekti

*

"İşte böyle Aysun hanım. Ben Hare'ye tek başıma baktım bu süre boyunca ancak artık tek başıma yapamıyor. Bir şeylerin öğrenilmesi gerekiyordu. Bu adam aylarca sizi aptal yerine koydu. Ancak sizinde artık bir şeyleri bilmeniz gerekiyordu." Kemal beni öldürecek gibi bakıyordu. Hayır bakışlarından alev fışkırıyordu. Ancak hemen kendini savunmaya başladı.

"Yalan söylüyor hayatım." Sinsice sırıttım. Elim çantamın içindeki DNA testine gitti.

"Şöyle DNA testini vereyim, belki bakmak isterseniz." Kadın elimde ki kağıda uzandı ve açıp defalarca kez okudu. Bir yandan gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı.

"Boşanıyoruz..."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.