8 yaşında babamın tahtı devretmek zorunda bırakılması yüzünden herhangi biri benim de babam ve annem gibi bittiğimi düşünebilirdi.
Eski kral ve kraliçe.
Şimdi sadece savaş bile olmadan gücü kendi isteğiyle vermiş iki sürülmüş insan.
Yeni konumunu kabullenmiş yalaka soylu kızı oynamak iyi bir karardı.
Bu sayede hala saraydayım, benden alınanı geri almak için iyi bir konum, Leydi Diana olarak. Halk içinde hala Prenses Diana diye bahsedilsem de.
Saraydaki Prenses Jayla, prenseslerin aptal olduğu klişesini çıkartan kişinin gözlemlediklerinden biri olmalı. Şu an olağan bir bütçe ayarlama toplantısında elbiseye giden gelirlerin arttırılmasını istemekle meşgul.
Sevgili amcam, babamın kuzeni, çocukluğumda orada babamı görmeye alıştığım ve bir gün oraya Noah'ın oturacağını bildiğim baş köşede, kral yerinde otururken sakince kızını izliyor. 11 yıl geçti ama ben hala onun orada olmasını garipsiyorum.
Bir gün diyorum içimden. Bir gün...
Sarı saçları ve mavi gözleriyle bana hiç benzemeyen ikizim Noah boş bakan gözleri dışında tamamen normal görünüyor. O da sarayda kaldı, rol yapmasına gerek kalmadan.
Çünkü artık eski veliaht prensin bir sorun teşkil edemeyeceğini onlar da iyi biliyor.
Fazla net hatırlıyorum, kaçırtıldığı günü ve onu takip eden günleri. Amcam yapmıştı, hedefi taçtı. Tahta geçecek bir erkek çocuğun yokluğunda kralın hükmünü sürdüremeyeceğini biliyordu. Her yerde aramalar başlatsak da yerini bulamamıştık.
Amcam aracılığıyla önce kör olduğunu, sonrasında bir daha yürüyemeyeceğinin haberini aldık.
Kadim kanunlar gereği hükümdarda olması gereken özellikler artık Noah'ta sağlanmıyordu. Babamın da başka bir erkek çocuğu yoktu. Kralın danışmanları, kanunları dipnotlarına kadar inceleyip bir açık bulmaya çalışıyordu ama cevap netti.
Artık ailemizin veraset hakkı yoktu.
Oğluma daha fazla zarar gelmesini göze alamam demişti babam.
Bir yandan bu kararı neden bu kadar geç aldığını haykırarak sormak istiyor bir yandan da başka bir çözüm yolu bulmak için beklemek istiyordum.
O gece taç devredildi.
Artık prenses değildim.
Anne ve babamıysa bir daha hiç göremedim.
Noah ancak bir hafta geçtikten sonra gece yarısı geri döndü. Amcam başta olmak üzere o ve ailesinin taç takma törenlerinden sonra.
Bir şekilde hala onun eskisi gibi gülümseyerek ön kapıdan gireceğine inanıyordum.
Ama öyle olmadı. Halktan gizlenerek arka kapıdan bir sedyede geldi. Uzun bir süre onu ne yeni odasından çıkarttılar ne de beni içeri aldılar. Tüm geceyi onun kapısının önünde geçirdiğim bir kaç gün sonra beni nihayet yarım saatliğine içeri aldıklarında hızlıca girdim ve kapıyı umursamadan arkamdan savurdum. Fazla heyecanlıydım.
İrkildi, hayır daha fazlası. Korktu. Ellerini tehlikeden korunmak ister gibi yüzüne doğru kaldırdı.
Ne yaptığımı o zaman anladım, "Noah?" diye seslendim. Rahatlatıcı olduğunu umduğum şekilde küçük yaşta kılıç kullanmaktan nasırlaşmış ellerini tuttum. Büyük ihtimalle bir daha kullanmayacaktı.
Yüzünü bana doğru çevirdi ama gözleri bana değil farklı bir yere bakıyordu.
Yanımda oturan Li-iria'nın dürtüklemesiyle geçmişten çıkıp toplantıya geri döndüm. Saraya küçük yaşta eğitim için gelmiş uzakdoğulu bir kızdı. Zeki olmasının yanında kibar ve saray kurallarına yetiştirildiği toplumdan olsa gerek yatkınlığı olduğu için ben yedi yaşlarındayken nedimem olması teklif edilmişti. Sadece bir yıl prensesin nedimesi olabilmiş sonrasında unvanı "Leydi Diana'nın maiyetindeki hanım"a düşmüştü. Prensesken dört tane nedimem vardı ama artık bir tek o kalmıştı.
Masanın üzerinde ülkenin bu ayki harcamalarının yazılı olduğu belgeler duruyordu. Toplantının konusu oldukça sıradandı; sarayın giderleri, vergilerden gelen gelir ve gelecek ay için ayrılacak bütçe.
Jayla'ya tekrar baktım. "Kraliyet ailesinin görünüşü krallığın itibarıdır. Bu kadar az bütçeyle nasıl itibar gösterebiliriz?". Üzerindeki gümüş işlemeli beyaz elbiseyle birlikte gösteriş meraklısı kralla bile yarışır durumda olan tek kişiydi. Sunduğu gerekçeye bakarsak koca kıtadaki en itibarlı krallıklardan biriydik.
Etrafımdaki herkes onu dinliyor, bazıları söylediklerini not alıyordu. Birkaç kişi görüşünü belirtmek için el kaldırmış sıra bekliyordu. Ben ise önümdeki belgeleri sessizce inceliyordum. Bu tarz sıradan toplantılarda konuşmayı tercih etmezdim, çünkü dediklerimin önemsenmesinin bir limiti olduğunu keşfetmiştim.
"Peki ya siz bu konuda ne düşünüyorsunuz Leydi Diana?"
Soruyu soran kişi kralın hemen sağında oturan genç adamdı.
Earl.
"Açıkçası kış aylarına girmek üzereyiz, kasabalara yakacak, yiyecek ve benzeri şeyler dağıtılması gerek. Halk da daha fazla vergi veremez. Her kış olduğu gibi yine bir çok kraliyet fonuyla açılan binanın hasar görecektir. Bu durumda onları onarmalıyız. Bu benim tespitim Prens Earl. Karar size kalmış."
Aslında karar onlara kalmamıştı, hiç kimse eski prensesin halkı da düşünerek bu kadar mantıklı konuşmasının yanında yeni prensesin elbiseler hakkındaki mızmızlanmalarını dikkate alamazdı. Bu büyük bir skandal olurdu, krallıkları çöküşe götürmede hep büyük olaylar suçlanır ama onlar sadece süreklilik gösteren küçük olayların bir toplamıdır.
"Doğru" diye onayladı beni Veliaht Prens. Noah'tan boşalan koltuğa o oturmuştu. Bizden bir kaç yaş büyüktü ve Jayla'nın üvey abisiydi.
Evet, Kral Lion'un iki eşi vardı.
Bunun kurallara aykırı olup olmadığını hep merak etmişimdir zira (çünkü) hiç böyle bir örnek hatırlamıyorum. Yine de araştıramıyorum çünkü bu hem çok dikkat çeker ve elimdeki biraz var olan özgürlüğümü alır hem de bu kaynaklara ulaşmak amcam tahta geçtikten sonra çok daha zorlaştı.
Toplantı her zamanki gibi Kral'a ve ailesine bağlılık yeminleri ile sonlandı. Bende herkes gibi yeminimi ettim. İçim yeminime ettiğim ihanetle huzursuz değildi çünkü çocukluğuma dair bulanık anılarımda onun da bana ve aileme karşı bu yemini ettiğini hatırlıyorum.
Gergin odadan çıkınca farkında olmadan tuttuğum nefesimi dışarı bıraktım. Hep böyle olurdu. Li-iria ile birlikte kaligrafi atölyesine koyulduk. Kaligrafiyi severdim, bir kaç yıl çalışmanın ardından onların güzel olduğunu söyleyebilirdim. Tabi Li İria'nınkilerle karşılaştırılamazdı.
Küçük yaşlarda eğitim nedeniyle saraya gelen bu asyalı kız, yetiştiği kültürden gerek olsa saray ortamına uyum göstermesiyle prensesin nedimelerinden biri olmayı başarmıştı. Taht değişimiyle birlikte unvanı prensesin nedimesinden Leydi Diana'nın maiyetindeki hanıma düşsede prensesken sahip olduğum dört nedimeden tek kalanı olmuştu.
Avluya çıkmamızla "Üşüyeceksiniz." diyerek yanındaki bir şalı bana uzattı. Bu soğuk gününde minnetle ipek kumaşa sarıldım. Kapıya dayanan kış her yıl olduğu gibi bu yılda soğuk geçeceğe benziyordu.
Üstten alta
Diana La Veyre
Noah La Veyre
Li-iria Yoon
Alex Ashford
Earl La Veyre
Jayla La Veyre






