İçeriğe geç

Arsız

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Arsız

Bölüm 5

Yaşantı

Boranın sesiyle arkama döndüm. Her şeyi duymuştu evet, ağzından çıkacak cümleleri bekliyordum. Yüzümü gördüğü an yüzünde gülümseme oluştu.

Kalbim deli gibi atıyordu.

"Sadece özür dilemeye gelmiştim."

"Bir daha yüzünü görmediğin bir adama saldırmaya kalkışma." Yüzümü tamam anlamında salladım. Üzerime doğru yürüdü. Nefesimi tutup kaşlarım çatık halde yüzüne baktım.

"Ne oldu?"

"Kokun.." kaşlarımı iyice çattım, neyden bahsediyordu. Kötü mü kokuyordum? Hayır daha yeni duş almıştım.

"Duş jelim zeytin özlü ev-"

"Zeytin kokusu gelmiyor."

"Şeker kokusu geliyordur o zaman, parfümüm şeker aromalı."

"Hayır şeker de değil."

"Lan ne kokuyorum o zaman! Ayrıca ne koktuysam kokuyorum neden burda salak gibi kokum hakkında konuşuyoruz? Ben gidiyorum!" Gideceğim esnada kolumdan tutup kendine çekti. Nefesimi tuttum.

"Nefesini tutmayı bırak." Dur nefes almayı unuttum! Nefes alamıyorum NEFES ALAMIYORUM!!

"Nefes alsana gerizekalı kadın!"

Derin nefes verdiğim gibi derin nefes aldım;

"Sensin gerizekalı, ödlek!"

"Ödlek mi?" Sırıttı. Kaşlarımı çattım. Oğlum adama hakaret ediyorum sırıtıyor vallahi deli bu adam!"

"Neden düzgün üvey abim yokki?" Bora derin nefes alıp yavaşça kolumu bıraktı.

"Git." Manyak adam zaten sabahtan beri odadan çıkmak için debeleniyorum!.

"İyi lan zaten burda kalmayı çok istiy-"

"Dilan sus artık, sadece çık odamdan"

Beni susturmaya mı çalıştı az önce? Ben bunun kulağına yapışır sabaha kadar konuşurum arkadaş!, Ama öyle yaparsam beni duvara monte eder. Göz devirerek odadan çıktım. Acıktım ulan! Koskocaman milyoner adam üvey babam, ama ben açım. Olacak iş mi bu ya?.

"Dilan." sesin geldiği yöne kafamı çevirdim.

"Koray?"

"Konuştun mu borayla?"

"Hee konuştum."

"Ne dedi?"

"Bir daha odama girersen seni duvara monte ederim dedi." Korayın kaşlarını çatıp bana doğru yürüdüğünü gördüm.

"Gerçekten mi?"

"Yok şakaydı da, konuştum ama açım yemek versene." Gülümseyerek elini omzuma attı.

"Gel benle sevdiğin çikolatalı pasta var mutfakta. Söylediği şey ile gözlerim ışıldadı resmen! Bana bunlarla gelin arkadaş.

"Ne?" İştahla çikolatalı pastamı yerken Koray'a baktım, telefonla birisiyle konuşuyordu ama kaşlarını çatmış karşıdaki kişiyi dinliyordu, ve karşıdakinin söylediği şeyle morali bozulmuş gibiydi.

"Ne oldu?" Koray sesimle bana doğru döndü. Bir şey yok dermiş gibi kaş göz yaptı. Telefonu kapatıp mutfaktan çıkmak için kapıya doğru ilerledi.

"Oğlum yabancı mıyım ben? Neye bozuldun söylesene." Bana doğru dönüp dişini sıktı. Moralini bozan şeyler olduğuna yüzde yüz pay vermiştim.

"Babamla anneni kaçırmışlar." Kendimi Wattpad hikayesinde gibi hissettim o an. Hatta söylediği şeyle güldüm başta inanmadım. Ama gerçekten annem babam kaçırılmıştı, ve üvey babamla annem düşmanların elindeydi. Ne demişler zenginin düşmanı çoktur. Öyle miydi lan? Hatırlayamadım.

-Devam Edecek-

Bölüm sonu

5 yorum