“Kaçma gel buraya! Benden kaçamazsın, denesen bile sonun belli!” dedi Ada Yazgı’ya. “Ben kaçmam! Sen elinden kaçırırsın!” dedi. İşte bu son damlayı taşırırdı benim için, silahımı aldım tam Yazgı’nın omzunu sıyıracak kadar nişan aldım ve tetiği çektim vurdum.
Ben Gece. Sinirlenince çok deli olurum. Ben Arsal ailesinin en büyük kız varisiyim. 25 yaşındayım. En büyük mafyalardan birinin üyesiyim.
Düşmanımız olan o aileyi bitirmeye çalışıyoruz. Yazgıda o ailenin 3. torunu ve onların şirketinin CEO’su ve inanılmaz egolu biri. Biraz öncede aynı şekilde egoluydu fakat zeki değil.
Onların ailesini bitirmem lazım bir şekilde, bu konuda bana en çok yardım eden abim ve kardeşim. Abim çok karizmatik ve yakışıklı, her kızın dikkatini çekebilir fakat bunu yapmıyor. Abimin yanında ben veya Ada olduğu için hiç bir şey yapmaz.
Ben ise Ada’yı yanıma alarak bir kaç şeyi bunlara cinayet de dahil her şeyi birlikte yaparım. Birlikte silah atışları yapar, dövüşür her olasılığa karşı onun yanında olurum. Ada daha toy bende ona abimin ben toyken yaptıklarını yapıyorum.
Yaklaşık 5 dakika geçti Yazgı’yı vuralı fakat hâlâ aynı yerde durduk bekliyorduk nedeni ise salak Yazgı yüzünden arabaların 300 m geride kalması, korumaları arabaları almak için gönderdim. Ara sokakta oturmuş bekliyoruz. Sokağa giren arabaların sesi geldi.
Ayağa kalkıp baktım. Bunlar bizim arabamız değil “Ada! Kaç! Çabuk!” dedim Ada anında kaçmaya başladı. Ben ise silahımı yerinden çıkartıp arabalara doğru tuttum. “Eğer canınız yansın istemiyorsanız gidin!” dedim, karşılık olarak “Sakin ol Gece” sesini duydum bu Onurdu. Arabadan indi arkasından diğer kuzenlerim Işıl, Işık ,Bora indi. Arabadan indikten sonra arabalar diğer yollara girip arkasındaki arabayı açık ediyordu. Bu Arsal’ların ortama giriş şekillerinden biriydi.
Bence mükemmel bir girişti. Benim arabalarım Range Lover olduğundan her halde onların arabası Jeep’e binince değişik hissediyorum.
Onları görünce hepsine bir sarılmaya çalıştım fakat kollarıma sığmadılar. Bende “Böyle olmuyor hepinize teker teker sarılmalıyım “ dedim. “ İlk ben!” dedi Işık
Dediği gibi ilk ona sarıldım. Hepsiyle teker teker sarıldıktan sonra Ada’yı aradım. “Tamam, ben arabadayım geliyorum.” dedi. Ben de bunun üzerine kuzenlerime “Bekleyelim Ada birazdan burada olur.” dedim. “Tamam” dedi Bora.
Ada yaklaşık bir dakika sonra gelmişti ben arabaya bindim ardından herkes arabaya bindi eve gitmek üzere yola çıktık.
-
“Kim? Kim?” dedim. “Amcanlar” dedi. Amcamlar gelecekmiş ve amcamlar hep hediye alır. Bebek hediyesi değil. Pırlanta, telefon, bilgisayar gibi şeyler.
Muhtemelen kuzenlerimde gelecek. Çok eğlenicez. Hep birlikte motor sürmeye felan gideriz belki lunapark. Ama motora Ela ve Lale binemez sebebi ise motordan korkuyorlar. Erim küçük sadece normal motor ehliyeti var.
Nida Yengem 10 dakikaya gelirler demişti. Ben hemen sofra kurulumuna yardım ettim, hizmetlilere yardım etmek için.
Telefon başında geçirdiğim 15 dakika sonra kapı zilinin sesi büyük evin içinde yankılanmaya başladı. Kapı açılınca bütün kuzenlerim ile sarıldım. Hepsi bir gelmişti.
Normalde bu çok az meydana gelir babama sorduğumda yakında öğrenirsin demişti. Ben de sorgulamadım çünkü sebebi biliyordum artık hep birlikte yaşayacaktık. Düşünemeyecek kadar değişik şeyler yaşayacaktık.
Biz Arsal’lar hep farklıyız. Onlar okurken biz hem okuyup hem çatışmalara giriyorduk.
-12 yıl önce
“Elinde kelebek olunca kolay mı geliyor he?”. “Hayır, sen her şekilde kolaysın!” dedi. Bunun üstüne kelebeği savurdu, kendimi geri çektim ve kafasına yumruk attım. Kafası sağa doğru giderken ağzından kan fışkırdı. Bu yüzümde sinsi bir gülümsemeye yol açtı. Sinirlendiği yüzünden belli oluyordu.
Hiç anlamadığım bir anda kelebeği fırlattı çekilsem de kelebek vücudumda bir yerleri kesmişti.
Bilincimi kaybetmeden önceki duyduğum tek şey onun sesiydi.
Barlasın, abimin
“Dayan Gece, lütfen dayan. Bak hastaneye götüreceğim seni normalde hiç yapmam biliyorsun!” dedi.
Ve gözlerim günlerce kapalı durmak şartıyla kapandı.
“ Yardım edin! Çabuk! ” abimin sesini hâlâ net bir şekilde duyuyordum. Gözlerimi yavaşça araladım.
“Abi” dedim kısık ses tonumla. “Abisinin bir tanesi iyi misin?” dedi. İyi olmamı beklemiyordu değil mi? “ Değilim abi canım acıyor.” dedim. “Tamam abisinin bir tanesi iyi olacaksın sana hiç bir şey olmayacak ve seninle gidip onu bitiricem. Her şeyi senin için yapıcam. Dayan tamam mı?” dedi. “Dayanıcam abi.” dedim gülümseyerek.
“Şimdi seni ameliyata alıcaklar, çok kan kaybetmişsin kan takviyesi yapıp dikiş atıcaklar.” dedi.
Tamam anlamında başımı salladım. İçeri doğru sürüklediler ve ameliyathaneye aldılar.
- Barlas Arsal
Gece ameliyathaneye gireli bir saat olduğu halde hâlâ bir haber verilmedi. Bir haber verilse belki mutlu olurdum.
Fakat haber hâlâ gelmiyordu. Ben öyle sabırlı biri değilim. O çocuk kendini öldü bilecek. Çünkü yakın bir zamanda ölücek.
Hemde kendi ellerimde kendi elimle öldürücem…
-1 saat sonra
“İstediğin bir şey var mı.” dedi abim daha doğrusu korumacı abim. “Yok abi sağ ol annem ve babam ne zaman gelir?” dedim annemle babam hâlâ gelmemişti. Normalde gelmiş olmaları lazımdı. “Abi!” dedim. “Bir şey mi oldu?” dedi.
“Annemle babam niye gelmedi?” dedim. “Bak söylicem ama sakin olucaksın. Annemle babam bi kaza geçirdi. Durumları iyi merak edilecek bir şey yokmuş doktor dedi.”
